Tarih

Yeniçağ'da Avrupa (1453-1779)

1. Yeniçağ Avrupası'nın Şekillenmesini Sağlayan Etkenler

a. Barutun Ateşli Silahlarda Kullanılması

Haçlı seferleri sonucunda öğrenilen barutun ateşli silahlarda kullanılması, Avrupa'yı siyasal yönden etkilemiştir. Top sayesinde feodal beylerin şatoları yıkılmış, derebeylik rejimi zayıflamış ve Avrupa'da Mutlak Krallıklar güçlenmiştir. Barutun ateşli silahlarda kullanılması Avrupa'da siyasal rejimin değişmesinde etkili olmuştur.

XIV. yüzyıldan itibaren Avrupa'da yeni siyasal anlayışlar ve kurumlar doğmaya başlamıştır. Monarşilerin güçlenmesiyle birlikte, imparatorluk düşüncesi zayıflamıştır. Papalığın  eski itibar ve gücünü yitirmeye başlaması, Avrupa'da birleşik Hristiyan alemi fikrinin zayıfladığı göstermektedir. 

b. Pusulanın Avrupa'ya Geçmesi ve Gemicilik Bilgisinin İlerlemesi

Haçlı Seferleri sırasında Avrupalılar tarafından öğrenilen pusula, Avrupa uluslarını ekonomik yönden etkilemiştir. Avrupalılar pusula sayesinde yeni ticaret yolları bulmuşlar, sömürge imparatorlukları kurmuşlar ve değerli madenlere sahip olmuşlardır. Dolayısıyla zenginleşen Avrupa ulusları Rönesans hareketlerini gerçekleştirmiştir.

c. Kağıt ve Matbaanın Avrupa'da Kullanılması

Kağıt ve matbaanın Avrupa'da kullanımının yaygınlaşması fikirlerin kısa sürede yayılmasını, toplumlar arasında etkileşimin hızlanmasını, bilim ve edebiyatın yayılmasını sağlamıştır. Avrupa uluslarını sosyo - kültürel açıdan etkileyen kağıt ve matbaa Rönesans ve Reform hareketlerinin meydana gelmesini sağlamıştır. 

2. Yenicağ Avrupası'nın Genel Özellikleri

  • Feodalite siyasal bir sistem olmaktan çıkmış, milli monarşiler kurulmuştur. 
  • Papalarla krallar arasındaki mücadele kralların lehine sonuçlanmıştır.
  • Milli monarşilerin kurulmasıyla birlikte, modern Avrupa milletlerinin oluşum süreci başlamıştır.
  • Fert bütün özellikleriyle öne çıkmıştır. Hümanizm ve Rönesans hareketleriyle modern insanı yaratacak düşünce inkılabı başlamıştır.
  • Reform hareketlerinin, Katolik Kilisesini sorgulaması yeni mezheplerin ortaya çıkmasına neden olmuştur.
  • Avrupa ekonomi, bilim, sanat ve edebiyat alanlarında ilerlemiş ve skolastik düşünce yıkılmıştır. 

Coğrafi Keşifler

XV. ve XVI. yüzyıllarda Avrupalılar tarafından yeni ticaret yollarının, okyanusların ve kıtaların bulunmasına Coğrafi Keşifler denir.

Önceleri dini ve ilmi amaçlarla başlayan dünyaya yayılma hareketleri XV. yüzyılın ikinci yarısında açık bir şekilde ekonomik gayelere yönelmiştir. Yeniçağ Avrupası'nda ticaretin gelişmesi, paranın esası olan değerli madenlere ulaşabilmek için Asya ve Avrupa'ya seferler düzenlemişlerdir.

1. Coğrafi Koşulların Nedenleri

  • Avrupalıların pusulayı öğrenmeleri, gemicilik ve coğrafya bilgilerinin artması
  • Avrupalıların Doğu ülkelerinin zenginliklerine ulaşabilmek amacıyla yeni ticaret yolları aramaları
  • İstanbul'un fethinden sonra Türklerin Doğu ticaret yollarına hakim olmaları ve Avrupalıların açık denizlere çıkma ihtiyacı hissetmeleri 
  • Avrupa'da değerli madenlerin az bulunmasından dolayı kralların gemicileri desteklemesi
  • Avrupalıların Hristiyanlık inancını yayma istekleri
  • Avrupalıların dünyayı tanımak istemeleri

2. Keşifler

İpek Yolu: Çin'den başlayarak Orta Asya üzerinden, Hazar Denizi'nin güneyinden ve kuzeyinden geçerek Trabzon ve Kırım limanlarına gelen malların buralardan Avrupa'ya ulaştuğu yoldur.

Baharat Yolu: Hindistan'dan başlayarak İran körfezi ve Irak üzerinden Suriye limanlarına veya Kızıldeniz yoluyla Süveyş ve Akabe'ye, oradan da kara yoluyla İskenderiye'ye ulaşan yoldur. Uzak Doğu ile yapılan ticaret Venedik ve Mısırlıların elinde bulunuyordu. Bu devletler, diğer devletlerin Baharat Yollarından faydalanmasını engellemeye çalışmışlardır.

İlk keşif seyahatleri Atlantik Okyanusu ve Afrika sahillerinde XIV. yüzyılın başlarında Fransız ve Cenevizli gemiciler tarafından yapılmıştır. Bu seyehatler sonucunda Kanarya ve Azor adaları keşfedildi. Kristof Kolomb 1492'de Amerika kıtasına ulaştı. Portekizli gemici Bartelmi Diyaz'ın Ümit Burnu'nu dolaşarak Hint Okyanusu ve Hindistan'a ulaştı. Portekizli Macellan ve Del Kano dünyayı dolaşarak yuvarlaklığını kanıtlamışlardır. 

3. Keşiflerin Sonuçları

Keşifler dünya tarihinde önemli sosyal, siyasal, ekonomik ve dini değişikliklere neden olmuştur. Bu durum keşiflerin evrensel yönünü ortaya koymaktadır. 

Eski ticaret yolları değişti. Akdeniz doğu - batı ticaretindeki önemini kaybetti. Baharat ve İpek Yolları önemleri kaybetti. Bu durum Atlas Okyanusu limanların önem kazanmasına neden olmuştur.

Avrupalılar yeni keşfedilen yerlerde sömürge imparatorlukları kurdular. Bu durum keşfedilen ülkelerden Avrupa'ya altın ve gümüş başta olmak üzere bol miktarda hammadde götürülmesine neden olmuştur. Bu gelişmeler Avrupa'nın zenginleşmesini, hayat standartlarının yükselmesini ve Rönesans hareketlerinin gerçekleştirilmesini sağlamıştır.

Ticaretle uğraşan burjuva sınıfı zenginleşmiş ve Avrupa ürünleri yeni pazarlar bulmuştur. Böylece daha sonraki yıllarda gerçekleşecek olan Sanayi İnkılabı'na ortam hazırlanmıştır.

Keşfedilen yerlerde Avrupa'dan göçler olmuş, bu durum Avrupa kültür ve medeniyetinin yayılmasını sağlamıştır.

Hristiyanlık yeni ülkelere yayılmıştır. Ancak bazı bilimsel gerçeklerin ortaya çıkması sonucunda Hristiyanların dini inançları zayıflamış, kiliseye güven sarsılmıştır.

Dünyanın bazı yerleri Avrupalılar tarafından tanınmış, yeni kültürler, canlılar ve ırklar ortaya çıkmıştır.

4. Coğrafi Keşiflerin Türk Dünyası Üzerindeki Etkileri

Coğrafi Keşifler bütün insanlığı etkilemiştir. Bu yönüyle "evrensel" bir özelliği sahiptir. Akdeniz limanları Coğrafi Keşifler sonucunda önemini yitirdi. Ancak 1869'da Süveyş kanalının Fransızlar tarafından açılmasıyla bu limanlar yeniden önem kazanmıştır.

Coğrafi Keşifler Müslüman ülkeler açısından büyük zararlara neden olmuştur. İslam ülkeleri yoksullaşmış, Türkistan Hanlıkları giderek zayıflaşmış ve Ruslar karşısında gerilemiştir.

Osmanlı İmparatorluğu, İpek ve Baharat yollarına hakim olmasına rağmen yolların değişmesinden dolayı umduklarına ulaşamadı. Osmanlı İmparatorluğu, ticaret faaliyetlerini yeniden geliştirebilmek için Avrupalı devletlere kapitülasyonlar vermek zorunda kaldı. Ayrıca Osmanlı topraklarında kervan yolları boyunca faaliyet gösteren halk ve zanaatkarlar işsiz kaldı. Bu durum Osmanlı Devleti'nde ekonomik sıkıntılara ve dolayısıyla Celali İsyanlarına yol açtı.

Osmanlı Devleti, Hint ticaret yolunun hakimiyeti için de İspanyollarla mücadele etti. Endonezya'da savunma ve koruma savaşları yapan Osmanlı Devleti, Hristiyan Avrupa karşısında "Doğu kalkanı" haline gelmiştir.

Rönesans

XV. ve XVI. yüzyıllarda önce İtalya'da başlayan ve daha sonra Avrupa'da yayılan edebiyat, güzel sanatlar ve bilim alanındaki gelişmeler, yenilikler ve anlayışlara "Yeniden Doğuş" anlamında Rönesans denmiştir. 

1. Rönesans'ın Nedenleri

  • Ortaçağ'ın sonlarına doğru kültür ve sanatta önemli bir birikimin oluşması
  • Avrupa'nın İspanya'da Endülüs Emevi Devleti ve Sicilya aracılığıyla İslam medeniyetini tanıması
  • Matbaanın geniş kullanım alanına girmesiyle yeni buluş ve düşüncelerin yayılması
  • Avrupa'da kültür ve sanat faaliyetlerini destekleyen, bilim ve sanat adamlarını himaye eden zengin kişilerin ortaya çıkması
  • Coğrafi Keşiflerden sonra zenginleşen Avrupa'da sanattan ve edebiyattan zevk alan bir sınıfın var olması
  • Antikcağ eserlerinin incelenmesi
  • İstanbul'un fethinden sonra Bizanslı bazı bilginlerin İtalya'ya göç ederek eski Yunancayı öğretmeleri ve eski eserleri tanıtmaları

Rönesans, XIV. yüzyılın sonlarında İtalya'da başlamıştır. Rönesans'ın ilk önce İtalya'da başlamasında; İtalya'nın coğrafi konumu, ekonomik durumu, dini ve tarihi önemi, siyasal durumu ve İslam medeniyetinden etkilenmesi önemli rol oynamıştır. 

İtalya'da Rönesans, XIV. yüzyılın sonlarında Hümanizma ile başlamıştır. Hümanizma; Eski Yunan ve Latin kültürünü en yüksek kültür örneği olarak alan ve Ortaçağ'ın skolastik düşüncesine karşı Avrupa'da doğup gelişen felsefe, bilim ve sanat görüşü, insanlık sevgisini en yüce amaç ve olgunluk sayan bir doktrindir. İtalya'da Eskiçağ'dan kalan antik eserleri incelemek ve benzerlerini yapabilmek amacıyla akademiler kurularak Yunanca, Latince ve İbranice metinler incelendi. Hümanizma, insanın kendini tanımasına, yasaları yapmasına ve haklarını korumasına zemin hazırlamıştır.

2. Rönesans'ın Sonuçları

Avrupa ülkelerinde bilim, sanat, edebiyat alanlarında yebi bir dünya görüşü ortaya çıkmıştır.

Skolastik düşünce yıkıldı. Düşüncede serbeset bir ortam oldu.

Deney ve gözleme dayanan pozitif düşünce ortaya çıktı

Kilise zayıfladı. Bu durum Reform hareketlerini başlattı.

Bu döneme kadar bilim, sanat ve medeniyet alanlarında İslam ülkeleri öncülük yaparken Rönesans hareketleriyle Avrupa ülkeleri öne geçti.

Avrupa'da insan faktörü öne çıktı. İnsanlar kendi haklarına sahip çıkmaya başladılar.

Reform

Katolik kilisesinin bozulması ve dini amaçlardan uzaklaşması üzerine XVI. yüzyılda Almanya'da başlayarak diğer Avrupa ülkelerine yayılan dini alandaki yeniliklere Reform denir.

1. Reform'un Nedenleri

  • Katolik Kilisesi'nin bozulması ve ıslahat fikrinin yayılması
  • Hümanizm sayesinde Hristiyanlığın kaynaklarına inilmesi, İncil'in milli dillere çevrilerek temel ilkelerin ortaya konulması
  • Matbaanın yaygınlaşması ile okuma - yazma bilenlerin artması üzerine Katolik mezhebinin sorgulanmaya başlaması
  • Endülüjans sorununun ortaya çıkması, para karşılığında kilisenin günahları affetmesi
  • Rönesans hareketlerinin etkisi
  • Reform hareketlerin ilk defa başladığı Almanya'da siyasal birlik olmaması ve Almanya'daki prenslerin dinde yenilik isteyenleri desteklemesi

2. Reform'un Doğuşu

1517'li yıllarda Reform düşüncesi Almanya'da Martin Luther tarafından ortaya atıldı. Sonunda Luther'in görüşleriyle Protestanlık mezhebi doğdu.  

Protestanlar Katolikler arasında mücadeleler Ogsburg Antlaşması ile sona erdi (1555). Buna göre ; Protestanlık mezhebi ve kilisesi kesin olarak kabul edilmiştir. Alman prensleri istedikleri mezhebi seçme ve kendi topluluklarına kabul ettirme konusunda serbest oldular. Prensler kendi ülkelerinde din işlerinin mutlak hakimi hale geldiler. Prenslerin mezheplerini kabul etmeyen Almanların başka yerlerde göç etmesine izin verildi. Almanya'da başlayan Reform hareketleri İngiltere, Fransa, İsveç, Norveç ve Danimarka gibi ülkelere de yayılmıştır.

3. Reform'un Sonuçları

Avrupa'da mezhep birliği bozuldu. Katolik ve Ortodoks mezhepleri yanında Protestanlık, Kalvenizm ve Anglikanizm mezhepleri ortaya çıktı, mezhepler arasında çatışmalar başladı.

  • Din adamları ve kilise eski itibarını kaybetti.
  • Katolik Kilisesi kendini yenilemek ve düzenlemek zorunda kaldı.
  • Eğitim - öğretim faaliyetleri kiliseden alınarak laik bir eğitim sistemi kuruldu.
  • Katolik Kilisesi'nden ayrılan ülkelerde kilisenin mallarına ve topraklarına el konuldu.
  • Papa ve kilisenin Avrupa ülkelerinin kralları üzerindeki etkisi sona erdi ve Avrupa'da siyasal bölünmeler yaşandı. Çünkü Ortaçağ'da Papa Avrupa krallarına taç giydirerek onların krallıklarını onaylıyor ve yönlendirebiliyordu. Papanın bu gücü kaybetmesi, Haçlı Seferlerinin düzenlenmesini engellemiştir.
  • Katolik kalan ülkelerde yeni mezheplerde mücadele etmek amacıyla Engizisyon mahkemeleri kuruldu. 
  • Protestan krallar ve prensler din işlerinin mutlak hakimi oldular. 
  • Reform hareketleri Avrupa'yı siyasi yönden zarara uğramıştır. Şarklen'in Osmanlı Devleti üzerine yapmayı planladığı Haçlı Seferi bölünmelerinden dolayı gerçekleşmemiştir. Mezhep savaşları Osmanlı Devleti'nin Avrupa'da ilerlemesini kolaylaştırılmıştır. 

Not: Rönesans ve Reform hareketleri Avrupa'da gelişmeyi önleyen engellerin ortadan kalkmasını sağlamıştır.

Osmanlu Devleti içerisinde yaşayan Gayrimüslimlerin büyük çoğunluğu Hristiyandı. Osmanlı Devleti bunlara inanç ve din konularında serbestlik tanıyarak geniş haklar verdi. Osmanlı ülkesinde dini bakımdan bağımsız olan Hristiyan toplumu Avrupa'daki mezhep kavgalarından etkilenmedi. Bunda Osmanlı Devleti'nin Hristiyan halkı kilisenin suistimallerine karşı koruması etkili olmuştur. 

Otuz Yıl Savaşları (1618 - 1648)

Bu savaşlar Alman İmparatoru II. Ferdinand'ın Almanya'da mezhep birliğini sağlamak ve Protestanları ortadan kaldırmamak istemesinden dolayı çıkmış, ancak daha sonra siyasi bir nitelik kazanmıştır.

Otuz Yıl Savaşları önce Bohemya'da başladı. Daha sonra sırasıyla Danimarka ve İsveç savaşa girdiler. Bu devletlerin yenilmesinden çekinen Fransa, Katolik mezhebinden olmasına rağmen İsveç, Hollanda ve Almanya prostestanları ile anlaşarak Almanya'ya savaş açtı (1635). Almanya - Fransa savaşlarına dönüşen Otuz Yıl Savaşları, Almanya'nın yenilmesiyle sonuçlandı ve Westfalya Antlaşması imzalandı (1648). Bu antlaşmaya göre Almanya İmparatoru, Alman prenslerinin siyasal ve dinsel özgürlüklerini kabul etti. Hollanda'nın bağımsızlığı tanındı. Almanya, Alsas'ı Fransa'ya bıraktı. Yeni ve güçlü hükümetler ortaya çıktı. Bunların en güçlüsü Prusya idi. 

Lehistan Sorunu

VIII. yüzyılda Avrupa'da karşılaşılan en önemli problemlerden biri Lehistan sorunudur. Bu yüzyılda Osmanlı Devleti ile Rusya ve Avusturya arasında çıkan savaşların bir nedeni de Lehistan sorunudur. Lehistan'da milli bir hanedan yoktu, kral seçimle iş başına gelirdi. Kralı seçen soylulardan bir tanesinin vetosu kral seçimini imkansız hale getiriyordu. Seçimin ittifakla gerçekleşmesi gerekiyordu. Seçim yüzünden Lehistan iç karışıklıklar içerisine düşüyordu. Çalkantı içerisinde bulunan bu ülkenin toprakları, Rusya, Avusturya ve Prusya tarafından paylaşıldı. Osmanlı Devleti Lehistan'ın bağımsızlığına önem veriyordu. Çünkü bu ülke kendisi ile Rusya arasında bir tampon bölge gibiydi. XVIII. yüzyıldaki Osmanlı Rus savaşlarının çıkmasının bir nedeni de bu sorundur. 

Yedi Yıl Savaşları (1756 - 1763)

Prusya ve Fransa'nın ihtiraslarından dolayı çıktı. İngiltere, Fransa'nın Kuzey Amerika'daki sömürgelerini ele geçirmek savaşa girdi. Savaş Fransa, Rusya ve Avusturya ittifakına karşı İngiltere ve Prusya arasında oldu. Savaşı İngiltere ve Prusya kazandı. Bu savaşla Avrupa'nın en güçlü devletinin Fransa değil, İngiltere olduğu ortaya çıktı. Prusya güçlü Avrupa devletleri arasında yerini aldı.