Tarih

Türklerin İlk Anayurdu

Türkler çok uzun zaman Asya Kıtası'nın geniş bir alanında hayatlarını sürdürmüşlerdir. Türklerin Anayurdu Orta Asya'dır. Bu sınırlar batıda, Hazar Denizi, doğuda Kingan Dağları, güneyde Himalaya Dağları, kuzeyde Sibirya'dır. 

Anayurt, ilk önceleri sık ormanlar, çayırlı, bozkırlar, çöller ve melez ağaçlı ormanlardan oluşan bir bitki örtüsüne sahiptir. Önemli dağları, Altay, Ötüken ve Kögmen Dağları'dır. En büyük ırmakları, Orhun ve Selenge'dir. Bölgede birçok göl bulunmaktadır. En önemlisi Baykal Gölü'dür. 

Orta Asya Medeniyeti'nin başlıca merkezleri Baykal çevresi, Abakan, Altaylar, Anav ve Namazgah dolaylarıdır. 

Göçler ve Sonuçları

Türklerin Anayurdu olan Orta Asya'nın tabiat şartları çok sertti. Yağışların yetersizliği, tatlı sulardan pek yararlanılmaması Türkleri, hayvancılığa itiyordu. Hayvancılık ise göçebe hayatı zorunlu kılıyordu. Türklerin Anayurttan göçleri çeşitli aralıklarla uzun süre devam etmiş ve M.S XI. yüzyıla kadar sürmüştür. Bu göçlerin sebebleri ise;

  • Kuraklık
  • Hayvan hastalıkları
  • Nüfus artışı
  • Şiddetli kışlar
  • Tarıma elverişli toprakların yetersizliği 
  • İç mücadelelerdir. 

Bu göçler sonucunda Türkler, gittikleri yerlere kendi kültür ve medeniyetlerini götürmüş, Taş Devri insanlarını Maden Devri'ne geçirmişlerdir. Çin kültür ve medeniyeti üzerine önemli etkiler yapan Türkler, Çinlilere buğday, arpa, darıyı tanıttılar. At ve koyun yetiştiriciliğini öğrettiler. Güneye ve batıya yapılan göçler dünyanın en eski medeniyeti olan Sümer medeniyetini meydana getirmiştir. 

 Asya Hun İmparatorluğu

Türkler hakkındaki en eski bilgilere Çin kaynaklarında rastlanmaktadır. Bu bilgiler M.Ö. IV. yüzyılda büyük bir güç haline gelen Hunlar, Çinliler için büyük bir tehlike haline gelmiştir. Çinliler Hun akınlarından korunabilmek amacıyla Çin Seddi'ni yapmışlardır. 

Orta Asya'da kurulan İlk Türk federasyonu Hun Devleti'dir. Bu devletin ilk hükümdarı Teoman'dır. Teoman'dan sonra Hunların başına geçen Mete Tung - Hular devletine son verdi. Kuzey'de de bir çok kavmi yenerek sınırlarını oldukça genişletti. Çin'i de egemenliği altına alan Mete büyük bir imparatorluk kurdu. 

İç karışıklıklar ve Çin siyaseti sonucu Hun imparatorluğu M.Ö. 51'de ikiye ayrıldı. Doğu Hunları Çin egemenliği altına girdi. Batı Hunları ise Asya içlerine doğru yayıldılar. 

Avrupa Hunları ve Kavimler Göçü

Büyük Asya Hun İmparatorluğu  yıkıldıktan sonra Çin hakimiyetini kabul etmeyen Hunların bir kısmı İtil Nehri boylarında varlıklarını sürdürdüler. Zamanla Türk boylarının katılmasıyla güçlenen Türkler M.S. 374'te İtil Nehrini aşarak Kavimler Göçünü başlattılar. İşte bu Türklere Avrupa Hunları adı verilmektedir. 

Önüne çıkan kavimleri bozguna uğratarak Avrupa içlerine doğru sürdüler. Avrupa Hunlarının sebep olduğu kavimler göçünün sonucunda ise; Roma İmparatorluğu doğu ve batı olmak üzere ikiye ayrıldı. Avrupa'da büyük bir karmaşa ortaya çıktı. Avrupa'nın etnik yapısı değişti. Birçok Avrupa devletinin temeli atıldı. Avrupa milletlerinin meydana gelmesine sebep oldu. İlkçağ kapandı Ortaçağ başladı. Avrupa feodolite rejimi ortaya çıktı. 

Avrupa Hunlarının ilk hükümdarı Balamir'dir. Daha sonra Uldız (Yıldız) ve Rua hükümdar olmuştur. Devlet en parlak dönemini Atilla zamanında yaşamıştır. Bizansı devamlı baskı altında tutan ve onlara Magrus Barışını imzalatan Atillanın asıl amacı Bizansı güçten düşürmek ve Batı Roma üzerine yürümekti. Daha sonra Roma'ya karşı ünlü Galya Seferi'ni düzenledi. Atilla'nın ölümünden sonra Avrupa Hun İmparatorluğu parçalandı.

Göktürkler (552 - 745)

Göktürk Hanedanı, Hunların da mansup olduğu Aşina sülalesindendir. Avarlara bağlı olarak yaşıyorlardı. Bu dönemde Orta Asya'ya egemen olan Avar ülkesinde çıkan Tolişler İsyanını bastıran Bumin Kağan istekleri red edilince Avarlara son vererek ilk kez Türk adını taşıyan Göktürk Devleti'ni kurdu.

Güçlenen Göktürk Devleti Çin - İpek yolunu ele geçirdi. Türkistan'ın Türkleşmesinde önemli rol oynadılar. Batı Yabgusu olan İstemi Yabgu önce Sasanilerle birleşerek Akhunlara son verdi. Daha sonra Bizansla anlaşarak Sasanileri zayıflattı. 

Çin siyaseti sonucu Göktürkler doğu ve batı olmak üzere ikiye ayrıldı. Birbiriyle mücadele sonucunda iyice zayıflayan Göktürklerin toprakları Çin'in eline geçti.

Kutluğ Kağan Çin'e karşı bağımsızlık mücadelesi vererek 682'de II. Göktürk Alfabesini oluşturan Göktürkler Orhun Anıtları'nı da dikmişlerdir. Göktürklerde taht kavgaları ve iç karışıklıkların sürdüğü sıralarda Uygurlar, Karluklar ve Basmiller II. Göktürk Devleti'ne son verdiler (745).

Uygurlar (745 - 940)

Ortaasya'da kurulan son Türk Federasyonudur. İlk hükümdarı Kül Bilge Kağan'dır. En büyük hükümdarı İl - İtmiş Kağandır. Bu hükümdar Ordu Balık şehrini 758 yılında kurarak Türklerin şehir kuran ilk hükümdarı ünvanını almıştır. Ölümünden sonra yerine oğlu Bögü Kağan geçti. Bögü Kağan Çin Seferleri sırasında Mani dinini kabul etti. Mani inanışı uygurların savaşçılığını azalttı ancak ticaret ve sanat alanında ilerlemelerini sağladı. 

Yerleşik hayata geçen İlk Türk boyu olan Uygurlara Kırgızlar son verdi. Çeşitli ülkelere göç eden Uygurlar Moğolların Türkleşmesinde önemli rol oynadılar.

Kırgızlar

Abakan bozkırlarında yaşayan Kırgızlar Hun İmparatorluğunun yıkılmasından sonra IV. yüzyılda Hakas Devleti'ni kurdular. Mukon Kağan zamanında Göktürklere bağlanmışlardır. Uygur Devleti'ni yıkan Kırgızlar Ötüken'de kendi devletlerini kurmuşlardır (840). Moğol soyundan olan Kıtaylar, Kırgızları Ötüken'den sürdü. Daha sonra Cengiz Han'ın hakimiyetine girdiler (1207). 

Akhunlar

Hun soyundan gelmektedirler. V. yüzyılda Sasanilere karşı büyük mücadele vermişlerdir. Yüzyılın sonlarında Asya'da büyük bir güç haline gelmişlerdir. Akşunvar zamanında Afganistan'a fetihler yaptılar. İran vergiye bağlandı. Hindistan'a seferler düzenlendi. Akhunlar, Göktürkler ve Sasanilere karşı verdikleri savaşlarda zayıf düştü. Akhunlar Göktürkler tarafından yıkıldı. 

Avarlar

Siyenpi - Topa (Tabgaç) devletinin yıkılmasından sonra 394 yılında kurulmuşlardır. Avarlara Göktürkler son verince (552) Avarlar batıya doğru öç etmişlerdir. Bizans'tan toprak istekleri reddedilince, Slav toplluklarını egemenlikleri altına alan Avarlar Macaristan'ı ele geçirdiler. Bizans'ı vergiye bağladılar. 617 ve 626'da iki kez İstanbul'u kuşattılarsa da alamadılar. Avar Devleti Franklar tarafından 805'te yıkıldı. 

Hazarlar

Aşağı İtil boylarında yaşayan Hazarlar VI. yüzyılda bağımsız bir devlet kurdular. İtil, Don Nehirleri ile Kafkaslara egemen olan Hazarlar Sibirlerin de katılmasıyla iyice güçlendiler. Dört Halife döneminde müslümanlarla savaşlar yaptılar. Hazar Devleti yöneticileri Museviliği benimsediler. En önemli gelir kaynakları ticaretti. Peçenek saldırıları sonucu iyice zayıflayan Hazarlar 965'te yıkıldı. 

Türgişler

İli Vadisi ve Işık Gölü dolaylarında yaşıyorlardı. İlk bilinen hükümdarları Boğa Tarkan'dır. 630'da kurulan bu devlet uzun süre Göktürklerle savaştı, Emevilerin Türkistana yerleşmesini önledi. 766'da Karluklar, Türgişlerin siyasi varlıklarına son verdiler.

Karluklar

Kara İrtiş Irmağı boylarında yaşayan Karluklar Uygur ve Basmillerle işbirliği yaparak Göktürklerin yıkılmasında önemli rol oynadılar. Talas Savaşında Arap müslümanlarla birlik olup Çin'i ağır bir yenilgiye uğrattılar. İslamiyeti kabul eden ilk Türk boyu olan Karluklar, Karahanlılar Devleti'nin kurulmasında önemli rol oynadılar. Moğol Karahitayların hakimiyeti altında siyasi varlıkları son buldu. 

Macarlar

Eski yurtları Urallardır. Sibirler tarafından sürülen Macarlar Kurban Nehri dolaylarına yerleştiler. Hazar hakimiyetini kabul ettiler. Peçeneklerin baskısı sonucu bugünkü kendi adlarını taşıyan yurtlarına yerleştiler. Hristiyanlığın Katolik mezhebini kabul ederek yerleşik hayata geçtiler. Macarlar Balkan topluluklarını Germenleşmekten korumuşlardır. 

Peçenekler 

On - Oklarınbirkaç boyunun birleşmesinden meydana gelmişlerdir. VI. - XII. yüzyıllar arasında Karadeniz'in kuzeyindeki bozkırlara egemen oldular. Macarları sürerek Don ve Aşağı Tuna ırmakları arasındaki toprakları ele geçirdiler. Bu dönemlerde Ruslara ağır darbeler vurdular. Bizans için büyük bir tehlike oldular. Hristiyanlığı benimseyen Peçenekler milli benliklerini yitirerek eriyip kaybolmuşlardır.

Bulgarlar

Karadeniz'in kuzeyinde Don ve Kurban ırmakları arasında yaşayan Bulgarlar VII. yüzyılda bir devlet kurdular. Hazarların ilerlemesi sonucu Bulgar devleti bölündü. Bir bölümü Tuna diğer bir bölümü isa Kama nehirleri boylarına gittiler. Tuna Bulgarları Hristiyanlığı kabul ederek Slavlaştılar. Kama nehrine gidenler ise İslamiyeti kabul ettiler. Onlara bugün Kazan Türkleri adı verilmektedir. 

Oğuzlar

Oğuzlar Peçenekleri batıya sürerek onların yurtlarına yerleşmişlerdir. Tarihte Türk Milleti'nin siyaset, kültür ve medeniyet alanlarında en büyük rolü oynayan koldur. Türkiye Türkleri, Türkmenistan, Azerbaycan, İran ve Irak Türklerinin atası sayılan boydur. İslamiyet'î kabul ederek Selçuklu ve Osmanlı Devleti'ni kurmuşlardır.  

Kıpçaklar

Yukarı İrtiş boylarında yaşayan Kıpçaklar IX. yüzyılda batıya göç ederek Seyhun boylarına yerleştiler. X. yüzyılda Oğuzları sıkıştırarak uzun süren savaşlara giriştiler. Bu iki Türk kavmi arasındaki savaşlar Dede Korkut Destanları'nın esas konusunu meydana getirmişlerdir. Orta Asya'dan Balkanlara inen Kıpçaklar Ruslar'ın Karadenize inmesine engel oldular. 1238 - 1239 yılları arasında Moğol işgali altına girdiler. 

Kültür ve Medeniyet

Devlet ve Toplum Yapısı

Türk devletlerinin temelini aileler oluşturuyordu. Aileler obaları, obalar oymakları, oymaklar boyları, boylar da budunu meydana getiriyordu. Hükümdarlara devleti idare etme yetkisinin Tanrı tarafından verildiğine inanılırdı. Hükümdara Kurultay adı verilen bir meclis yardım ederdi. 

Devlet çoğunlukla doğu ve batı olmak üzere ikiye bölünerek yönetilirdi. Merkezde oturan Hükümdara Kağan, doğu ve batı yönetimindekilere ise Yabgu denirdi. 

Ordu

Türk devletlerinde her Türk asker sayılırdı. Ordunun temelini ve teşkilatını Mete kurmuştur. Ordu onluk, yüzlük, binlik gibi bölümlerden oluşuyordu. Türkler daha çocukken savaş eğitimine başlarlardı. En yaygın silahlar ok, yay, mızrak, kılıç, hançer, kement vs. dir. 

Din ve İnanış

Tabiat kuvvetlerine inanma şeklinde başlayan din zamanla yerini Gök - Tanrı inancına bırakmıştır. Türkler ölümden sonra hayatın devam edeceğine inanırlardı. Ölen birinin eşyaları kendisi ile birlikte mezara konurdu. Ölüler kötü ruhlardan temizlenir diye uzun bir süre bekletilirdi. Ölülerin bedenleri kokmasın diye mumyalanırdı. Caneza törenlerine Yuğ, din adamlarına Şaman veya Kam, kişi hayatta iken öldürdüğü düşman sayısını simgeleyen mezar taşlarına ise Balbal denirdi. 

Hun ve Göktürklerde Gök - Tanrı inancına sahiptiler. Uygurlar Mani dinini benimsemişlerdi. Hazarlar Museviliği Avrupa'ya göç eden Türkler ise Hristiyanlığı kabul etmişlerdir. Talas Savaşı'ndan sonra Orta Asya'daki Türkler İslamiyet'i kabul etmişlerdir. 

Hukuk

Eski Türklerde yazılı hukuk mevcut değildi. Adet, gelenek ve göreneklerden meydana gelen yazısız hukuk olan töre geçerliydi. Vatana ihanet, ayaklanma, savaştan kaçma, adam öldürme, zina gibi suçların cezası idamdı. Büyük davalara hükümdar başkanlığındaki bir heyet bakardı. Yargıçlara Yargucu veua Yargan denirdi. 

Dil ve Edebiyat

Sözlü edebiyatın en önemli ürünleri destanlardır. Alp Er Tunga, Oğuz Kağan, Dede Korkut, Türeyiş, Ergenekon, Manas destanlardan bazılarıdır. 

İlk Türk yazılı eser Orhun kitabeleridir. Orhun Yazıtları Göktürk Alfabesiyle yazılmıştır. Türklerin ikinci alfabesi ise Uygur Alfabesi'dir.

Sanat

Resim, mimari, çadır, dokuma, maden işlemciliği, silah yapımı oldukça gelişmiştir.