Tarih

Yükselme Devri

Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethedilmesiyle başlar (1453), Vezir Sokullu Mehmet Paşa'nın ölümüyle son bulur (1579). Bu dönemin padişahları şunlardır: Fatih Sultan Mehmet, II. Bayezit, Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman, II. Selim ve III. Murat (ilk beş yılı).

II. Selim'in tüm iktidarı ve III. Murat'ın ilk yılları "Sokullu Devri" adıyla anılmıştır.

Fatih Dönemi (1451 - 1481)

Fatih Sultan Mehmet, henüz on bir yaşındayken 1443 yılında Manisa Sancakbeyliğine atandı. Edirne Segedin Antlaşması'ndan sonra II. Murat Osmanlı tahtından ayrıldı. Fatih Osmanlı tahtına çıktı. Çocuk yaşta deneyimsiz bir gencin Osmanlı hükümdarı olmasını fırsat bilen Haçlılar Osmanlılara karşı savaş hazırlıklarına girişti. II. Murat, yeniden Osmanlı ordularının başına geçti. II. Kosova Savaşı'ndan hemen önce de II. Murat ikinci kez Osmanlı tahtına geçti. 

II. Mehmet, babası II. Murat'ın ölümü nedeniyle yeniden Osmanlı tahtına çıkması üzerine Karamanoğulları beyliği, bazı Osmanlı kalelerini ele geçirdi; Aydınoğulları, Menteşeoğulları ve Germiyanoğulları beyliklerinin varislerini kışkırttı.  II. Mehmet Sırplar ve Bizanslılarla antlaşma yaptı. 1451'de Anadolu'ya geçti. Alaiye Kalesi'ni Karamanoğulları'na bırakarak Anadolu'da barışı sağladı. Bundan sonra büyük bir enerji ile kafasında olgunlaştırdığı İstanbul'un Fethi projesini ele aldı. 

İstanbul'un Fethi

Osmanlı Devleti, Anadolu ve Rumeli'de geniş topraklara sahipti. İstanbul'un alınamaması, Osmanlı topraklarının birleşmesini engelliyordu. Bizans'ın ortadan kaldırılamaması Osmanlılar'ın Anadolu'da egemenliğine gölge düşürüyordu. Rumeli'de kesin hakimiyetin sağlanması ise, İstanbul'un fethi ile gerçekleşebilirdi. Bizans, Haçlıları sürekli Osmanlılara karşı kışkırtıyordu. Anadolu'daki beylikleri isyana teşvik ediyordu. 

Fatih, İstanbul Boğazı'nın en dar yerine Yıldırım Bayezit zamanında yapılan Anadoluhisarı'nın karşısına Rumelihisarı'nı yaptı. Böylece, Bizans'a Karadeniz'den gelecek yardım önlenmiş oldu. Avrupa'dan Bizans'a gelecek bir yardımı önlemek için Balkanlar'da ordu topladı. İstanbul'un surlarını yıkacak büyüklükte toplar döktürdü.

II. Mehmet 29 Mayıs 1453'te İstanbul'u fethetti. İstanbul'un fethi ile Anadolu ve Rumeli'de iki ayrı parça halinde bulunan Osmanlı toprakları birleştirildi. Boğazlarda kesin Osmanlı hakimiyeti sağlandı. Karadeniz'de Ceneviz'in hakimiyetini sürdürmesi imkansız hale geldi. Ortaçağ kapandı; Yeniçağ açıldı. Osmanlılar'ın İslam dünyasındaki prestiji daha da arttı. Kuruluş devri sona erdi; İmparatorluk devri başladı. İstanbul Türk kültürünün en önemli merkezlerinden biri haline geldi. Karışıklıklar içerisinde bulunan Balkanlar'da asayiş sağlandı. Hristiyan Cemaatlere geniş hürriyetler tanındı. Topun savaşlardaki önemi anlaşıldı; kalelerin yerle bir edilebileceği ortaya çıktı.

Anadolu'da İlerlemeler

1459'da Karadeniz fetihlerini başlatan Fatih Ceneviz ticaretinin en önemli merkezi olan Amasra'yı aldı. 1460'ta Candaroğulları (İsfendiyaroğulları) Beyliği'ni ortadan kaldırdı. Böylece Sinop ve Kastamonu Osmanlı topraklarına katıldı. 1461'de eski Bizans hanedanlarından "Komminos" sülalesinin elinde bulunan Trabzon Rum İmpartorluğu'nun varlığına son verdi. Fatih'in bu başarısıyla Anadolu'daki Karadeniz sahilleri Osmanlı hakimiyeti altına alınmış, Anadolu toprakları tamamen Türklerin kontrolü altına girmiştir. 

Merkezi Konya olan Karamanoğulları, Akkoyunlu Devleti ve Venediklilerle anlaşarak Osmanlılar'a karşı cephe aldılar. Bunun üzerine Fatih, 1466 yılında Karamanoğulları Beyliği'ne son verdi. Böylece Anadolu birliğinin sağlanmasında çok büyük bir engel ortadan kalkmı oldı. 1473'te Akkoyunlu Devleti Otlukbeli Savaşı'nda büyük bir bozguna uğratıldı. Bu zaferle Osmanlılar'a karşı kurulmuş olan Doğu - Batı ittifakı bozulmuş oldu. Akkoyunlu Devleti çöküş sürecine girdi. 

Batıdaki İlerlemeler

İstanbul'un fethinden sonra Fatih'in ilk büyük hareketi 1454 Sırbistan seferidir. Sırbistan'ın fethinin zaruret halini alması Fatih'in büyük Balkan yarımadasını Türk hakimiyeti altına alma siyasetinin bir gereğidir. Sırbistan'a karşı üç sefer düzenlendi. Belgrad kuşatıldı ve Sırp topraklarının büyük bir kısmı fethedildi. Bizans İmparatorluğu'nun, İstanbul'un fethinden sonra son iki kalıntısı olan Mora Despotlukları ve Pontus Rum Devleti varlıklarını sürdürmekteydi. Mora'da yoğun iktidar mücadelesi yaşanıyordu. Mora Klisesi Ortodoks Mezhebi'ni himayesi altına almış olan Fatih'e başvurup Mora'yı almasını istedi. 1460 yılında Mora'ya sefer düzenlendi. Yarımada'nın büyük bir kısmı fethedildi ve Despotluğa son verildi. 1460 yılında Yıldırım Bayezid Dönemi'nde vergiye bağlanmış olan Eflak Prensliği ile yeni bir antlaşma yapıldı. Bu prenslik sürekli olarak Osmanlı himayesi altına alındı. Prenslik Osmanlılara on bin duka altın haraç ödeyecekti. Fakat antlaşmanın imzalanmasından hemen sonra Eflak prensi Kazıklı Voyvoda Macar Kralı ile antlaşma yaptı. Vergiyi ödemedi. Osmanlı topraklarına karşı ihlal hareketlerinde bulundu. Bunun üzerine Eflak üzerine bir sefer düzenlenerek burası ele geçirildi. 1463'te Bosna fethedildi. Bosna'nın fethiyle İtalya, Osmanlı tehdidi altına girmiş oldu. 1463'te Herkes Osmanlı topraklarına katıldı. 1479'da Arnavutluğun büyük bir kısmı ele geçirildi. 

Denizlerdeki Gelişmeler

Fatih'e göre denizlere hakim olmadan karaların güvenliği sağlanamazdı. 1454'te Karadeniz'e çıkan donanma bütün Ceneviz kolonilerini haraca bağladı. Buna karşılık Ege Denizi'nde hakimiyet kurmak için Ege'nin kuzeyindeki Limni, Taşoz, Midilli, İmroz, Somatraki ve Eğriboz kaleleri Osmanlı hakimiyeti altına alındı. Karadeniz'de Kırım Osmanlı Devleti'ne bağlandı. Böylece Karadeniz bir Türk gölü haline gelmiş oldu. Zenta, Ayamavra gibi Yunan adaları alındıktan sonra 1480'de İtalya'nın fethi girişimi başladı. Otranto kuşatıldı. Roma'nın fethi için hazırlıklara girişildi. 1481'de Fatih'in vefat etmesi İtalya Seferi'nin yarıda kalmasına neden oldu. II. Bayezid Dönemi'ndeki Cem Sultan hadisesi İtalya Seferi'nin durmasına neden oldu. 

Osmanlı Venedik Savaşları (1463 - 1479)

Bu savaşın nedenleri Osmanlılar'ın Bizans, Pontus Rum ve Balkan devletlerini arka arkaya ortadan kaldırmasıdır. Papalık, Osmanlıların başarıları üzerine Hristiyan devletlerini Osmanlılar'a karşı savaşa kışkırttı. Savaşın öncülüğünü Venedikliler yaptı. Osmanlıların Ege'deki başarısı, Venediklilerin çıkarlarına ağır darbeler indirmesi Venediklileri rahatsız etmişti. Hristiyanlarla işbirliği yapan Akkoyunlu Devleti'ne ağır darbeler indirildi. Savaş'ta Venedik ile Osmanlıu arasında kesin bir sonuç alınamadı. 1479 yılında Venediklilerle antlaşma yapıldı. Bu antlaşmaya göre;

  • Mora ve Dalmaçya'da iki tarafın da harp esnasında aldıkları yerler iade edilecek. 
  • Arnavutluk'ta Akçahisar Kalesi Osmanlılarda kalacak. 
  • Venedik Cumhuriyeti Osmanlı Devleti'ne savaş tazminatı ödeyecek. 
  • İstanbul'da bir Venedik elçisi bulunacak. 

Fatih'in Diğer Hizmetleri

II. Mehmet, devlete sürekli bir yapı kazandırmak için getirdiği düzenlemeler açısından Osmanlı tarihinde çok önemli bir yer tutar. Fatih Kanunnamesi ile yönetim, maliye ve hukuk alanlarında sonraki padişahlar döneminde de yürürlükte kalan kurallar koyarak klasik Osmanlı Padişahı imgesini yarattı. İstanbul'u fethettikten sonra değişik ülkelere mensuğ bilginleri sarayında topladı. Yine sarayında değişik dillerdeki eserlerden oluşan bir kitaplık kurdu. Ressam Gentille Bellini'ye portresini çizdirdi. İslam alimlerine yakınlık gösterdi. Fatih Camii çevresinde medreseler kurdu. Divan başkanlığını Sadrasam'a bıraktı. 

II. Bayezid Dönemi (1481 - 1512)

Yükselme devrinde, sönük geçen bir devirdir. Bu dönemde Cem Oayı, Memlük Savaşları ve Şahkulu İsyanları başlıca olaylardır. 

Cem Olayı

Fatih Sultan Mehmet Han'ın 1481'de ölümü, Bayezid ile Karaman Beyi olan kardeşi Cem'i tahta geçme konusunda karşı karşıya getirdi. Fatih'in düzenlediği Kanunname'de padişah olacaklara "Nizan-ı alem" için kardeşlerini öldürme hakkı tanınması, şehzadeler arasında saltanat mücadelesini yaşamak arzusu gibi bir mahiyet de vermişti. 

Fatih'in ölümünü Cem'e bildirmek için yola çıkan haberci Bayezid taraftarları tarafından öldürüldü. Yeniçerililerin yardımıyla II. Bayezid Osmanlı tahtına çıktı. Fatih'in ölümünü daha sonra öğrenen ve kendisini saltanata daha layık gören Cem'in II. Bayezid'e karşı silahlı mücadeleye girişmesi kanlı bir iç savaşa, ardından da devletler arası bir probleme yol açtı. Kendisine bağlı kuvvetlerle Bursa'ya giren Cem, kendi adına hutbe okuttu ve para bastırdı. II. Bayezid'e İmparatorluğu paylaşma teklifinde bulundu. Bayezid bu isteği reddetti. Yenişehir Savaşı'nda yenilen Cem Mısır'a kaçtı. Karamanoğulları Beyliği'nin varislerinin çağrısı üzerine tekrar Anadolu'ya döndü. İsyanını sürdürmek istediyse de başarılı olamadı ve Rodos şovalyelerine sığındı. Şovalyeler onu Osmanlılar'a karşı bir koz olarak kullandılar. Şovalyelere 40 bin duka ödenecek ve onlara Osmanlı topraklarında serbest ticaret tanınacaktı. Cem'in papaya satılmasından sonra da Avrupa devletleri ile Osmanlı Devleti arasında yoğun bir pazarlık başladı. Cem Olayı Avrupa'da İstanbul'u yeniden ele geçirme umutlarını doğurdu. Bu da II. Bayezid'i çok dikkatli ve barışçı bir politika uygulama zorunda bıraktı. II. Bayezid ve Cem arasındaki mücadele Otranto'nun elden çıkmasına neden oldu. Cem 1495'te zehirlenme sonucu vefat etti. 

Osmanlı - Memlük Savaşları (1485 - 1491)

Osmanlılara Memlükler arasındaki siyasi ilişkiler Sultan I. Murat devrinde başladı. Yıldırım Dönemi'nde de dostane bir şekilde gelişti. Fatih'in devrinde Karamanoğulları ortadan kaldırılınca iki devlet arasındaki Dulkadiroğulları Beyliği'nin toprakları sınır kabul edildi. Dulkadiroğulları'nın Memlükler'e bağlı olması, Osmanlı Devleti'nin bu beylik üzerinde hak iddia etmesi, Hicaz su yollarının tamir edilmesi gibi problemler iki devletin arasını açtı. II. Bayezid Dönemi'nde Memlük hükümdarı Kautbay'ın Cem'e asker ve para yardımında bulunarak Anadolu'ya göndermes, Dulkadiroğlu Beyliği'ne hücüm etmesi Osmanlı - Memlük ilişkilerini gerginleştirdi. Hindistan Behmeniyye hükümdarı II. Muhammed Şah'ın II. Bayezid'a gönderdiği hediyelere Memlük Sultanı'nın el koyması Osmanlı - Memlük Savaşı'nın çıkmasına neden oldu. Ancak bu savaşlarda kesin bir üstünlük sağlanamadı. Çukurova bölgesi Memlüklere katıldı.

Venedik Savaşları (1498 - 1502)

Osmanlı hakimiyeti altına giren Mora'da Venedikliler Navarin, Modon, Koron gibi limanları elde tutuyordu. Yine Kuzey Yunanistan'da İnebahtı Venediklilerin hakimiyeti altındaydı. Bu da Osmanlılar'ın Mora'daki egemenliğine gölge düşürüyordu. Cem Olayı'nı fırsat sayan Venedikliler kaybettikleri yerleri ele geçirme teşebbüsünde bulundular. II. Bayezid, Fatih Dönemi'nde Venediklilere verilen ayrıcalıkları yürürlükten kaldırdı. Venediklilere karşı askeri hareketlere girişildi. İnebahtı, Koron, Modon gibi önemli Venedik üsleri ele geçirildi.

II. Bayezid Devri'nde Endülüs İslam Devleti ortadan kaldırıldı. Hristiyan İspanyollar, Müslümanlara karşı katliama giriştiler. Cem Olayı, Osmanlı Devleti'nin yardım etmesini engelledi. Akdeniz'deki Türk korsanlarından Barbaros kardeşler, İspanya'ya seferler düzenledi. Kurtardıkları Müslümanları Kuzey Afrika'ya yerleştirdiler. İspanya'daki Yahudiler, Osmanlılar tarafından İstanbul'a yerleştirilerek kurtarıldı. 

Şahkulu İsyanı (1511)

Şahkulu, Şah İsmail'in babası Şeyh Haydar'ın halifelerinden Hasan Halife'nin oğluydu. İran'da Şii eğitimi gördükten sonra Antalya'ya döndü. Orada Şiilik propagandasına girişerek kendisine yandaş toplamaya başladı. Tımar ve Zaamet dağıtımındaki haksızlar, II. Bayezid'in oğulları arasındaki taht mücadelesi Şahkulu'nun çevresinde toplanan Türkmenlerin toplanmasına yol açtı. Şahkulu Rumeli'de de propagandaya girişti. Türkmen halkı Şah İsmail'i desteklemeye çağırdı. 1511 yılında isyan başlatan Şahkulu, Antalya ve Burdur'u ele geçirdi. Amasya Sancak Beyi, Şehzade Ahmet Şahkulu üzerine harekete geçti. Şahkulu yakalanarak idam edildi. Onun ölümünden sonra isyan kısa sürede bastırıldı.

Yavuz Sultan Selim Dönemi (1512 - 1520)

II. Bayezid'in oğulları Şehzade Ahmet, Korkut ve Selim, babalarının sağlığında iktidar mücadelesine giriştiler. II. Bayezid oğulları arasında bir iktidar mücadelesinin yaşanmaması için tahttan ayrılıp yerine Şehzade Ahmet'i geçirmek istiyordu. Trabzon valisi Şehzade Selim babasının bu niyetini öğrenince harekete geçti; Kırım'a gitti. Trabzon'a dönmek için verilen emirleri dinlemedi. Kırım'dan topladığı kuvvetlerle Rumeli'ye geçti. Çorlu yakınlarında babasına bağlı kuvvetlerle giriştiği savaşı kaybetti. Yavuz'un yenilgisi Şehzade Ahmet'in padişahlık şansını arttırdı. Şehzade Ahmet İstanbul'a geldi. Ancak Yeniçerililer Selim'in lehinde gösterilerde bulundular ve onun hükümdar olmasını istediler. Selim askerlerin ve kendini destekleyen devlet adamları tarafından 1512 yılında Osmanlı tahtına çıktı. Kardeşlerini ortadan kaldırarak Osmanlı tahtında oğlu Süleyman dışında rakipsiz kaldı. 

Çaldıran Savaşı (1514)

Yavuz tahta geçtiğinde Osmanlılar için asıl tehlike İran'dan geliyordu. Safevi İmparatoru Şah İsmail, Anadolu'da yoğun bir Şii'lik propagandasına girişti. Bu propaganda Osmanlı Devleti'ni parçalayıcı bir durum aldı. I. Selim tahta çıkınca Safevi Devleti'nin durumun inceledi. İran Safevi Devleti'ne cihat açılması hakkında fetva aldı. İran Ordusu ile Osmanlı ordusu Çaldıran'da karşılaştı.Yapılan savaşta İranlılar mağlup oldu. Tebriz'e giren Yavuz burada birçom sanatkarı İstanbul'a gönderdi. Çaldıran Savaşı Osmanlılara Doğu Anadolu'yu kazandırdı. 

Yavuz Sultan Selim, Sadrazam Sinan Paşa'yı Dulkadiroğulları Beyliği üzerine gönderdi. Dulkadiroğulları ile yapılan Turnadağ Savaşı'nı Osmanlı Devleti kazandı (1515). Böylece Güneydoğu Anadolu toprakları Osmanlı Devleti'ne katıldı. 

Osmanlı - Memlük Savaşları

Dulkadiroğulları'nın Osmanlı topraklarına katılması Osmanlı - Memlük ilişkilerini gerginleştirdi. Yavuz, Memlüklere karşı harekete geçmeye karar verdi ve Savaş hazırlıklarına girişti. 1516 yılında Sultan Selim harekete geçti.

1516 yılında Ramazanoğulları Beyliği kendiliğinden Osmanlılara katıldı. Böylece Anadolu Türk birliği kesin bir şekilde sağlanmış oldu. Memlük ordusu ile Osmanlı ordusu Mercidabık'ta karşılaştı. sonuçta Memlük ordusu yenildi. Memlük Sultanının karargahı, eşyaları ile birlikte ele geçirildi. Halep Osmanlılara teslim oldu. Hama, Humus ve Şam ele geçirildi.

Selim bütün Suriye'ye hakim olduktan sonra tekrar Mısır ile ilgilenmeye başladı. Memlük hükümdarı Tomanbay'a kendisine bağlı olmak şartıyla Mısır'ın yönetimini ona bırakacağını bildirdi. Tomanbay bu teklifi reddetti. Bunun üzerine Memlüklere karşı Ridaniye Seferi başlatıldı. Memlükler bu seferde yenilerek ortadan kaldırıldı. Mısır, Filistin ve Hicaz Osmanlı topraklarına katıldı. Venedikliler, Memlüklere Kıbrıs için ödedikleri vergiyi Osmanlılara ödemeye başladılar. Halifelik Osmanlılara geçti. Baharat Yolu Osmanlı kontrolüne girdi. 

I. Selim, Mısır dönüşünden sonra özellikle donanma ile ilgilendi. Doğu ticaretinin önemini anladığından Filistin ve Mısır kıyılarını İstanbul'a deniz yolu ile bağlamayı düşündü. Ancak ölümü, onun ideallerinin gerçekleşmesini önledi. 

Kanuni Sultan Süleyman Dönemi (1520 - 1566)

Onuncu Osmanlı Padişahı olup, Yavuz Sultan Selim'in oğludur. Osmanlı İmparatorluğu'na en parlak devrini yaşattı. Avrupa'nın tek bayrak altında toplanmasını önledi. Katolik mezhep birliğini parçalamak için Protestanları destekledi. 

Anadolu İsyanları

Macaristan seferi yapıldığı sırada Anadolu'da bir isyan hareketi oldu. Süğlün Koca adında birisi ile başlayan ve ertesi yıllarda da devam eden bu isyanların başlıca iki nedeni vardır: Bir kısmı sosyal ve ekonomik, diğer kısmı da dini nedenlerdir. Bozok'ta Osmanlı devlet idarecilerinin yanlış uygulamaları Baba Zünnun ayaklanmasına neden oldu. Bu isyandan bir yıl sonra, 1527 yılında Adana'da Şiilik tesiri ile isyan çıktı. İsyanlar çıktıktıkları yıl bastırıldı. Bu dönemde Anadolu'da en büyük isyan Karaman'da çıktı. Bu isyanın elebaşısı Kalender Çelebi'dir. Bu isyanda da Şiilik etkili olmuştur. Kanuni Dönemi'nde disipline alışamayan Türkmen aşiretleri de isyana katılmıştır. İsyanlar şiddetle bastırılmıştır. 

Mısır İsyanları

Kanuni Sultan Süleyman tahta çıktığı yıl Şam beylerbeyi Canberdi Gazali isyan etti. Bağımsız devlet kurma amacındaydı. Şam'a hakim olunca adına hutbe okuttu, sikke bastırdı. İsyanı yedi yıl sürdü fakat yakalanıp idam edildi.

Kanuni, Padişah olunca Piri Mehmet Paşa'yı emekliye ayırdı. Yerine Yavuz Dönemi'nin ikinci veziri Ahmet Paşa'nın getirilmesi gerekiyordu. Ancak Sultan Süleyman bu geleneğe uymayıp Pargalı İbrahim Paşa'yı vezirliğe getirdi. Mısır'a tayin edilen Ahmet Paşa görev yerine küskün olarak gitti. Memlük beyleri ile birlikte isyan ederek bağımsızlığını ilan etti. Adını para bastırdı, hutbe okuttu. Ahmet Paşa'nın üzerine Vezir İbrahim Paşa gönderildi.  İsyan bastırıldı ve Ahmet Paşa idam edildi. 

Batı Seferi

Kanuni tahta çıktığında Avrupa'da Osmanlı Devleti'ni tehdit eden önemli gelişmeler yaşanıyordu. Bu gelişme, Avrupa'nın bir bayrak altına toplanmak üzere bulunması idi. Kutsal Roma German İmparatorluğu tüm Avrupa'yı hegomanyası altına almak üzere bulunuyordu. Kanuni, Batı'ya karşı ilk seferini Belgrat üzerine yaptı. Fatih Sultan Mehmet Devri'nde buraya karşı sefer yapılmış ancak alınamamıştı. 1520'de Belgrat fethedildi. Osmanlıların ilerleyişi Macarlar'ı, Osmanlılara karşı yoğun bir savaş hazırlığına sevk etti. 1526'da Mohaç'ta Macar ordusu bozguna uğratıldı. Macaristan Osmanlılara bağımlı hale getirildi. Bu zaferden sonra Macaristan için Osmanlılar ile Alman İmparatorluğu arasında mücadele başladı. Osmanlılar ilk defa Viyana'yı kuşattılar. Havanın soğuması, hayvan ve insan kaybı, erzakın azlığı dolayısıyla 1529'da kuşatma kaldırıldı. 1532 yılında Osmanlı Devleti Avusturya'ya yeni bir sefer başlattı. Avusturya Osmanlıların karşısına ordu çıkarmaya cesaret edemedi. Osmanlı Devleti ileAvusturya arasında 1533 İstanbul Antlaşması yapıldı. Bu antlaşmaya göre;

  • Avusturya kralı Osmanlı vezirine eşit sayılacak
  • Avusturya, Macaristan üzerindeki iddialarından vazgeçecek.
  • Avusturya elinde bulundurduğu Macar toprakları için 30 bin duka vergi ödeyecekti. 

Avusturya bu antlaşmaya uymamış, Macaristan'a egemen olma çabalarını devam ettirmiştir. 1541'de Macaristan'a Budin Beylerbeyliği kurularak Macaristan doğrudan Osmanlı Devleti'ne bağlandı. 

Osmanlı - Fransız İlişkileri

Fransa Kralı I. Fransuva, Alman İmparatoru Şarklen ile giriştiği rekabeti kaybetti. Fransızlar, Osmanlı Devleti'ne yakınlaştı. Avrupa birliğini parçalamak isteyen Kanuni, Fransa'yı Almanya'ya karşı kullanmak istedi. 1535'te Fransa ile Osmanlı Devleti arasında siyasal ve ekonomik maddeler içeren ilk antlaşma imzalandı. Buna göre;

  • İki taraf karşılıklı olarak birbirinin memleketinde gümrük vergisinden başka hiçbir kayda tabi olmayarak, serbest ticaret yapacaklar.
  • Anadolu'daki Fransızların davasına Fransız yargıçlar bakacak.
  • Fransızlar ile Türkler arasındaki davalarda tercüman bulundurulacak.
  • Fransız ithalatı ancak yüzde beş gümrük vergisine tabi tutulacak.
  • Diğer Avrupa devletlerinin gemilerini Osmanlı limanlarında Fransız bandırasıyla işleyecek.
  • Bu ayrıcalıklar, anlaşmayı onaylayan hükümdarların sağlığında geçerli olacaktır.

Bu anlaşmanın yukarıdaki son maddesine uyulmamış, Fransızlar her padişaha anlaşmayı yeniden onaylatmışlar, 1740'ta da anlaşma sürekli hale getirilmiştir. 

Doğu (İran) Seferleri

1533 yılında Avusturya ile İstanbul Anlaşması yapılınca Kanuni dikkatini doğuya çevirdi. Sınır ihlalleri üzerine Sadrazam İbrahim Paşa, İran seferine gönderildi (1533). Bağdat fethedildi. Bağdat'tan Sadabad ve Tebriz'e varıldı. 

Şah Tahmasb'ın kardeşi Şah'a isyan ederek Osmanlılara sığındı. Bu olay İran'a sefer açılmasına neden oldu. Tebriz üçüncü defa Osmanlıların eline geçti. Şah Tahmasb 1552 yılında Osmanlı ordusunun Erdel meselesiyle uğraşmasını fırsat sayarak Osmanlı topraklarına saldırdı. 1553 yılında İran'a karşı üçüncü bir sefer düzenlendi. Revan, Karabağ ve Nahcivan ele geçirildi.  1555 yılında Osmanlı Devleti ile İran arasında Amasya Antlaşması yapıldı. Tebriz, Doğu Anadolu ve Irak Osmanlılarda kaldı. 

Deniz Seferleri 

  • Kanuni Dönemi'nde Akdeniz bir Türk gölü haline geldi. Barbaros kardeşler Osmanlıların hizmetine girdiler. Hint seferleri düzenlendi. Bu dönemdeki başlıca deniz etkinlikleri şunlardır. 
  • Rodos adası Fatih zamanında kuşatılmışsa da alınamamıştı. Rodos Hristiyan şovalyelerin elindeydi. Rodos bir Osmanlı gemilerine saldıran korsan yatağı olmuştu. 1522'de Rodos karadan ve denizden kuşatılarak ele geçirildi. 
  • Korfu adası kuşatıldı. 
  • Barbaros Hayrettin Paşa kumandasındaki Osmanlı donanmasıyla, Andrea Doria kumandasınadaki Haçlı donanması arasında Preveze'de yapılan deniz savaşını Osmanlılar kazandı. Preveze Savaşı'nda en çok zarar gören ülke Venedik oldu; savaştan sonra Osmanlı Devleti'yle yaptığı barış antlaşmasıyla Adriyatik kıyılarında bazı kıyılar Osmanlıların eline geçti. 

Hindistan'daki İslam devletlerine yardım için Hint sularında Portekizlilerle mücadeleye girişildi. Bu seferde temel amaç toprak kazanma olmadığından bu seferlerden istenilen sonuç alınamadı. 

Sokullu Devri (1566 - 1579)

Kanuni'nin ölümünden sonra Osmanlı tahtına II. Selim çıktı. II. Selim devlet yönetimini damadı ve sadrazamı olan Sokullu Mehmet Paşa'ya bıraktı. Kendisi ise sarayına çekildi Devlet meseleleriyle ilgilenmedi. 

  • Osmanlı Devleti büyüklüğünü muhafaza etti. Bununla birlikte ekonomik sıkıntılar arttı. 
  • Sokullu Mehmet Paşa devrindeki önemli olaylardan biri de Don ve Volga nehirleri arasında bir kanal açarak Hazar Denizi'ni bu kanalla Karadeniz'e bağlamak teşebbüsüydü. Sokullu'nun bundaki amacı İran savaşlarında ordunun ikmalini daha kolaylıkla sağlamak; Kazan ve Astrahan'ın Rusların eline geçmesi üzerine Kuzeyde Devleti aleyhine bozulan dengeyi, yeniden Osmanlı lehine çevirmekti. Osmanlılar'ın Kıbrıs'ın fethi ile uğraşması Kanal açma teşebbüsünün başarısızlıkla sonuçlanmasına neden oldu. 
  • Portekizlilere karşı Açe ve Sumatra adalarındaki halka yardım edildi. Süveyş Kanalı projesi ortaya atıldı ise de gerçekleştirilemedi. 
  • Doğu Akdeniz'de Osmanlı hakimiyetini sağlamlaştırmak için 1571 yılında Kıbrıs fethedildi. Kıbrıs'ın fethedilmesi üzerine Papalık, Portekiz ve İspanya Osmanlılar'a karşı birleşti. Osmanlı deniz kuvvetleri İnebahtı deniz savaşında yenildi. Avrupa'daki "Osmanlı yenilmez" fikri yıkıldı. 
  • 1574 yılında Tunus fethedildi. 
  • Lehistan 1575 yılında Osmanlı himayesi altına alındı. 
  • Fas Sultanlığı 1577 yılında Osmanlı himayesine girdi. 

Sokullu Mehmet Paşa'nın ölümüyle Osmanlı Devleti duraklama devrine girdi (1579).