Tarih

A. Osmanlılarda Devlet Anlayışı

Uç beyliği olarak tarih sahnesine çıkan Osmanlıların ilk dönemlerinde uç beyliğinin gelenekleri etkili olmuştur. Devletin daha sonraki aşamalarında; İslam hukuku, eski Türk gelenekleri ve fethedilen yerlerin daha önceki uygulamaları devlet yönetiminde ve uygulamalarda etkili olmuştur.

Osmanlı Devleti'nin hakim olduğu yerlerde hanedana mensup padişahın otoritesi hakimdi. Hükümdarlık makamına sadece hanedanın erkek bireyleri geçebiliyordu.

Osmanlılarda devlet anlayışının temelinde; Orta Asya Türk geleneği ile Türk - İslam devletlerinin etkileri görülür. Osmanlılar, geçmişten aldıkları yönetim, askerlik, kültür ve medeniyet alanlarındaki mirası, yaşadıkları dönemin koşullarına uygun olarak geliştirdiler. Padişahlar, bulundukları görevi, kendilerine Tanrı tarafından verilmiş bir emanet olarak görürlerdi. Bu nedenle adaletten ayrılmamaya asayiş ve güvenliğin sağlanmasına dikkat ederlerdi. 

Osmanlı Devleti; Türk gelenek ve görenekleriyle, İslam hukuku ve fethedilen yerlerin kanunlarına göre yönetiliyordu. Merkezi otoritesi güçlü olan Osmanlı Devleti'nde padişahlar yönetim, askerlik, maliye, hukuk gibi konularda geniş yetkilerde sahipti. Ancak padişahlar bu yetkileri kullanırken mevcut kanunlara, örf, adet ve geleneklerle İslam hukukuna uymak zorunda bulunuyorlardı.

1. Padişahlar

Osmanlı Devleti'nin ilk dönemlerinde bey ve gazi ünvanlarını taşıyan hükümdarlara daha sonraları padişah denilmiştir. Diğer Türk devletlerinde olduğu gibi Osmanlı Devleti'nde de memleket hanedanın ortak malı sayılıyordu. Bu durum ise uzun yıllar devame eden taht kavgalarının en önemli nedeni olmuştur. Hükümdarın ölümü ile birlikte hangi şehzadenin tahta çıkacağı belli olmadığı için devlet adamları ve ordunun desteğini alan şehzade hükümdar oluyordu. 

I. Murat, memleketin hanedan üyelerinin ortak malı olması prensibini kaldırıp yerine "memleket hükümdar ve oğullarının ortak malıdır" prensibini kabul ederek merkezi idarenin güçlenmesini sağlamıştır. Fatih Sultan Mehmet'in çıkardığı Kanunname-i Al-i Osman ile Türk tarihinde ilk defa tam olarak merkeziyetçilik kurulmuştur.