Tarih

İlk Türk İslam Devletleri

Türkler ve İslamiyet

Ortaasya Hun göçlerinde Avrupaya giden kollar Hristiyanlaşarak, Çindeki Türkler Budistleşerek eriyip gitmişlerdir. Musive olan Hazarlar da aynı akıbete uğramışlardır. Diğer taraftan Müslüman olan Tükrler varlıklarını günümüze kadar sürdürmüşlerdir. Bunun da temel nedeni İslamiyet'in Türklerin diğer ölçülerine, yaşayışlarına, karakterine uygun olmasıdır. 

İlk Türk - Müslüman ilişkileri Hz. Ömer döneminde başlamıştır. Nihavent Savaşı'yla Sasani İmparatorluğu'na son veren Müslümanlar Horasan'da yaşayan Türklerle sınır komşusu olmuşlardır. Hz. Ömer döneminden sonra da Müslümanların Ortaasyadaki ilerleyişleri devam etti. İlk kez Hz. Osman döneminde Müslümanlarla savaşa girenler Hazar Türkleridir. Emeviler döneminde ise Türgişler mücadele etmişlerdir. Emevilerin ırkçı politikası nedeniyle İslamiyet bu dönemde Türkler arasında pek fazla yayılmamıştır. 

Talas Savaşı ve Önemi

Göktürklerin 745 yılında yıkılmasından sonra Orta Asya'da bir otorite boşluğu meydana gelmişti. Bunun üzerine Çinliler doğudan; Arap Müslümanlar da batıdan ilerlemeye başladılar. Orta Asya'yı Çinlileştirmek isteyen Çinlilere karşı Türkler Müslümanlardan yardım istediler. Neticede Talas Nehri boylarında yapılan savaşı Türklerinde yardımıyla Müslümanlar kazandı (751).

Talas Savaşı Türklerin İslamiyet'i seçmesinde önemli rol oynamıştır. Türklerle Müslümanlar arasındaki ilişkiler düzelmeye başlamıştır. Bu savaşta esir edilen Çinlilerden kağıt yapımına öğrenilmiştir. 

Tolunoğulları (868 - 905)

Abbasilerin Mısıra atadığı Türk Valisi Tolunoğlu Ahmet tarafından kurulmuştur. Filistin Suriye ve Irak'ın kuzeyini ele geçirmişlerdir. Tolunoğulları devleti Mısır'da kurulan İlk Türk devletidir. Mimari, bayındırlık, sanat, sağlık hizmetlerine önem vermişlerdir. Önemli eserlerinden biri Mısırdaki Tolunoğlu Ahmet Camii'dir. Tolunoğullarına Abbasiler son vermiştir. 

Akşitler (935 - 969)

Mısırda kurulan ikinci Türk devletidir. Kurucusu Ferganalı Mehmet'tir. Mısır Valisi iken bağımsızlığını ilan eden Akşitler daha sonra Suriye, Filistin ve Hicaz'ı topraklarına kattılar. Ülkede çıkan iç karışıklıklar sonucu Mısır ve Suriye'yi ele geçiren Fatımiler, Akşitlere son verdiler.

Karahanlılar (840 - 1212)

İlk Müslüman Türk devleti olan Karahanlılar, Uygurların yıkılmasından sonra Karluk, Yağma ve Çiğil Türkleri tarafından kurulmuştur. Karahanlılar Satuk Buğra Han döneminde İslamiyet'i kabul etmişlerdir. Böylece Satuk Buğra Han İlk Müslüman Türk Devleti'nin kurucu olmuştur.  Karahanlılar, doğu ve batı olmak üzere ikiye ayrıldılar (1042). Doğu Karahanlılara Karahitaylar 1211 yılında, Batı Karahanlılara Harzemşahlar 1212 yılında son verdi. 

Kültür ve Medeniyet

Ülke doğu ve batı olmak üzere ikiye ayrıldı. Doğuyu hükümdar, batıyı ise yardımcısı yönetirdi. Halkın tamamı Türk olan bir bölgede kurulan Karahanlılarda resmi dil, konuşma dili ve edebi dil Türkçeydi. Uygur Alfabesi kullanılırdı. Bu dönemin en önemli eserlerinden biri Yusuf Has Hacib'in yazdığı Kutadgu Bilig'dir.

Karahanlıların Türk tarihindeki önemi Orta Asya Türk kültür ve medeniyeti arasında bir köprü ödevi yapmış olmasıdır. 

Gazneliler (968 - 1187)

Devletin kurucusu Samanoğulları devletinde Herat valisi olan Alp Tigindir. Afganistan'ın Gazne şehrinde kurulmuştur ve kurulduğu yerin adını almıştır. En parlak dönemini Gazneli Mahmut döneminde yaşamıştır. Horasan, Hindistan, Irak, Acem Harzem ve Afganistan'ı ele geçiren Mahmut, devleti imparatorluk haline getirmiştir. Abbasi Halifesi, Şii Büveyhoğulları karşısında Mahmut'tan yardım istemiş ve Büveyhoğullarıyla savaşan Mahmut'a Sultan ünvanını vermiştir. 

Sultan Mahmut'un ölümünden sonra yerine oğlu Mesut geçti. Bu dönemde Selçuklularla 1040 yılında yapılan Dandanakan Savaşını Gazneliler kaybetti. Bu savaştan sonra devlet yıkılma sürecine girdi. Daha sonra Gurlular Gaznelilere son verdi. 

Kültür ve Medeniyet

Gazneliler çok uluslu bir imparatorlukla çok geniş bir coğrafyada kurulmuştur. Yönetici Kesim Halaç (Kalaç) Türklerinden oluşuyordu. Çeşitli toplumlardan oluştuğundan yönetebilmek için sert kurallar koymuşlardı. Arap ve Fars kültürünün etkisi oldukça fazlaydı. Türkçe'nin kullanıldığı alanlar sınırlıydı. İlmi faaliyetlere önem vermişlerdir. Şair Firdevsi, ünlü eseri Şehname'yi Gazneli Mahmut'a sunmuştur. Bilim ve sanat adamları korunmuş, bayındırlığa da önem vermişlerdir. 

Büyük Selçuklu İmparatorluğu (1040 - 1157)

Selçuklular Oğuzların Üçok kolunun Kınık boyuna mensuptur. Tarih sahnesine çıkarken Kınık boyunun başında Selçuk Bey bulunuyordu. Görevi babası ve dedesi gibi Ordu Komutanlığı (Subaşı) idi. Askeri yeteneğinin yanısıra ileri görüşlü ve teşkilatçı bir insan olan Selçuk Bey, kendisinden rahatsız olan Oğuz Yabgusunun muhtemel bir suikast girişimine karşı beraberindeki Kınık boyu ile birlikte Yenikent'ten ayrılarak Cend şehrine geldi. İslamiyet'i kabul etmiş olmasının sağladığı avantajdan da yararlanan Selçuk Bey, bölgede giderek gücünü arttırdı. Oğuz yabgusuna vergi ödemeyi reddetti. Üzerine gönderilen Oğuz ordusunu yendi. Karahanlılarla mücadele halindeki Samanoğulları'na yardımcı oldu. Samanoğlu Devleti'nin Karahanlılar ve Gaznelilerin iki koldan saldırıları sonucunda yıkıldığı sıralarda öldü. Yerini oğullarından Arslan Bey aldı. Gazneli Sultan Mahmut, Arslan Bey'i tutuklayarak hapsetti.

Arslan Yabgu'nun ardından Tuğrul ve Çağrı Beyler Selçukluların başına geçtiler. Çağrı Bey, askeri konularda, Tuğrul Bey de yönetim alanında sorumluluk üstlendiler. Bir yandan Gaznelilerle mücadele ederken diğer yandan Anadolu'ya keşif akınları düzenlediler. Nesa ve Serahs savaşlarının ardından Nişabur'da ilk bağımsızlıklarını ilan ettiler. Tuğrul Bey adına hutbe okutuldu. Gazne sultanı Mesut'un Nişabur'u geri almasıyla Selçuklular tekrar çöle çekildiler. Ertesi yıl Dandanakan Savaşı'nda Gazne ordusu karşısında geri çekilme ve pusu kurma taktiklerini uygulayarak 1040 yılında parlak bir zafer kazandılar. Bu zafer, Selçukluların tüm kurumlarıyla bağımsız bir devlet haline gelmesini sağladı. 

Dandanakan Savaşı'nın ardından toplanan kurultayda sultan ilan edilen Tuğrul Bey, dört bir yana akınlar düzenlenmesini emretti. Yınal komutasındaki bir Selçuklu ordusu Erzurum yakınlarında yaptığı Pasinler Savaşı'nda Bizans güçlerini ve onları destekleyen Gürcüleri yendi (1048).

Abbasi Halifesi Kaim Biemrillah, başkent Bağdat'ı baskı altında tutan Şii Büveyhoğulları Devleti'ne karşı Tuğrul Bey'den yardım istedi. Tuğrul Bey, Bağdat'a aralıklarla düzenlediği iki seferle Büveyhoğulları Devleti'ni ortadan kaldırdı. Sonuçtan çok memnun olan Halife, Tuğruş Bey'e "Doğunun ve Batının Sultanı" ünvanını verdi. Tuğrul Bey, önce Karahanlıları egemenlik altına alan ve en büyük yardımcısı ağabeyi Çağrı Bey'i kaybetti. Bir süre sonrada kendisi öldü.

Alparaslan Dönemi (1064 - 1072)

Tuğrul Bey'in çocuğu olmadığından yönetim; ağabeyi Çağrı Bey'in oğulları tarafından sürdürüldü. Alparslan, ağabeyi Süleyman'la mücadeleyi başarıyla sonuçlandırarak tahta çıktı. Bu arada sultanlık iddiasında bulunan Kutalmış engeli de ortadan kaldırıldı. Doğu sınırlarında güvenliği sağladıktan sonra Batıya yöneyelen Alparslan, Doğu Anadolu'ya gitti. Ani ve Kars kalelerini ele geçirerek Kafkasya'ya yöneldi. Kafkas krallıklarından Gürcistan'ı egemenlik altına aldı. Mısır Fatımileri üzerine sefere çıktığı sırada Bizans ordusu harekete geçtiğinden Halep'ten geri döndü. Ordusu sayıca az olan Alparslan'ın Bizans imparayoru Diyojen'e yaptığı barış önerisi kabul edilmedi. Malazgirt ovasında yapılan savaş Selçukluların zaferiyle bitti (1071). Diyojen tutsak edildi. 

Malazgirt Zaferinin Önemi

Bizans'ın Anadolu'da gerilemeye başlamasına neden olan bu zafer, Anadolu kapılarını tamamen Türklere açtı. Türk akıncıları kısa sürede Ege ve Akdeniz sahillerine ulaştılar.

  • Bu zafer sonucunda ayrıca;
  • Tutsak edildiği halde serbest bırakılan Bizans imparatoru, Alparslan'la anlaştı. Ancak İstanbul'a dönünce gözaltına alındığından antlaşma yürürlüğe girmedi.
  • Alparslan'a bağlı komutanlar, onun izniyle fethettikleri topraklarda Anadolu'daki ilk Türk betliklerini kurdular.
  • Anadolu'nun yurt edilinmeye başlamasıyla denizcilik, savunmanın vazgeçilmez bir unsuru haline geldi. Büyük donanmalar kuruldu.
  • Türklerin gelmesiyle Bizans'ın aksine adaletli vergi uygulamaları başlatıldı. Bu da Anadolu'da tarımsal çalışmaları hızlandırdı. Ekonomik refah yükseldi.
  • Haçlı Seferleri başladı.

Malazgirt zaferinin ardından doğu bölgelerine giden Alparslan, Maveraünnehir'deki denetim çalışmaları sırasında suikast sonucu öldürüldü.

Melikşah Dönemi (1072 - 1092)

Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nu en geniş sınırlarına ulaştıran Melikşah'ın başarılarında babasının son Büyük vezirliğe getirilen ünlü düşünür ve siyaset bilgini Nizamülmülk'ün payı büyüktür. Bu nedenle imparatorluk sınırları Seyhan Nehri'nde Akdeniz'e, Kafkas dağlarından Aden'e genişledi. Diğer yandan devletin dağılma nedenleri ortaya çıkmaya başladı. Güçlenen Batıniler, Melikşah'la arası açılan Nizamülmülk'ü suikast sonucu öldürdüler. Batınilerin üssü durumundaki Alamut Kalesi'ne ordu gönderen Melikşah, kale düşürülmeden öldü. 

Devletin Dağılma Nedenleri

  • Taht kavgaları 
  • Asıl görevleri Melik denilen Selçuklu prenslerini yetiştirmek olan atabeylere eyaletlerde özerk yetkiler. 
  • Haçlı seferlerinin başlaması
  • Batınilerin zararlı çalışmaları
  • Siyasal gücü Selçuklu sultanlarına kaptıran Abbasi halifelerinin Selçuklu ailesi arasındaki iktidar kavgalarını körüklemeleri 

Yukarıdaki nedenlerle Melikşah'tan sonra imparatorluk dağılma dönemine girdi. İktidar kavgalarının ardından Berkyaruk tahtı ele geçirdi. Ölümünden sonra Mehmet Tapar tahta çıktı. Mehmet Tapar'ın yerine geçen Mahmut'u tahttan indiren Sultan Sancar, birliği yeniden sağlayarak kısa süreli de olsa Selçuklulara son bir yükselme yaşattı. 

Moğol asıllı, Karahitaylarla yaptığı Katvan Savaşı'nı 1141 yılında kaybedince  Sancar'ın da gücü sarsıldı. Ardından, ayaklanan Oğuzlar üzerine yürüyen Sancar, tutsak düştü. 1157'de ölümüyle Selçuklu siyasal birliği tamamen bozuldu. Selçuklu kültür ve medeniyeti ise İmparatorluğun mirası üzerine kurulan devlet ve atabeylikler aracılığı ile gelişmesini sürdürdü.

Büyük Selçuklu Kültür ve Medeniyeti

Yönetim: Başlangıçta merkeziyetçi bir yönetim uygulamaya çalışan Büyük Selçuklular, ülke genişledikçe federasyon tarzını benimsediler. Özerk yetkili eyaletler oluşturdular. Bir yandan Ortaasya gelenekleri sürerken diğer yandan Karahanlı, Gazneli gibi kendilerinden önceki Türk - İslam devletlerinin örgütlenme biçiminden yararlandılar. Merkezde oturan büyük hükümdara Sultan-ı Azam denirdi. Sultanın en önemli danışma organı büyük vezir başkanlığındaki Saltanat Divanı idi. Eyaletlerde atanan valiler, sultan soyundan geliyorsa Melik ünvanını alırdı. Diğer valilere ise Şıhne denirdi. Küçük yaşta eyaletlere gönderilen meliklerin başında onların yetişmesinden sorumlu atabeyler bulunurdu. 

Ordu: Büyük Selçuklu ordusu şu ana unsurlardan oluşuyordu. 

  • Gulamlar (Merkez - Kapıkulu ordusu)
  • Ikta askerleri (Tımarlı Sipahiler)
  • Türkmenler ve diğer yardımcı kuvvetler

Gulamlar, tıpkı Osmanlı yeniçerileri gibi hükümdarın merkez ordusuydu. Kökeni devşirme Türkmen çocuklarına dayanan bu sürekli ordu devletten maaş alırdı. Ikta askerleri ise eyaletlerdeki Tımarlı sipahilerdi. Devletten maaş almazlar, kendilerine verilen toprakların gelirleriyle geçinirlerdi. Oğuz göçleri devam ettiğinden yeni gelen Türkmen boyları Bizans sınırına yerleştirilir, sınırların güvenliği sağlanırdı. 

Yargılamada hem örfi hem de şer'i hukuk uygulandı. Ticaret ve gümrük, ekonominin en önemli gelir kaynakları idi. En güzel mimari eserler, medrese, türbe, camii ve mimari alanlarında verildi. 

Moğol İmparatorluğu (1196 - 1227)

Moğol İmparatorluğu'nu kuran ve en etkili seviyesine ulaştıran Cengiz Han'dır. Moğol kabilelerini bir araya getiren Cengiz'in han ilan edilmesiyle devletin temelleri atıldı. Çin'i ve Doğu Türkistan'ı ele geçirerek gücünü arttıran Cengiz, daha sonra Harzemşahların elindeki Maveraünnehir'e girerek bu devlete son verdi. 

Cengiz'in ölümünden sonra 1227 imparatorluk parçalandı. İmparatorluğun toprakları üzerinde şu devletler kuruldu. 

  • Altın Orda (1227 - 1502)
  • İlhanlılar (1256 - 1336)
  • Çağataylar (1227 - 1369)
  • Kubilay Hanlığı (1280 - 1507)

Timur İmparatorluğu (1370 - 1507)

Çağatay Hanlığının hizmetinde çalışan Timur, isyan ederek yöneticilerle mücadeleye başladı. Yaptığı savaşlarda ayağından yaralandığı için iktidarına son vererek yönetimin başına geçti. Harzem ve Horasan'ı ele geçirdikten sonra Altın Orda topraklarına saldırıldı. Bu devleti ortadan ortadan kaldırarak Kıpçak bozkırlarına egemen oldu. Azerbaycan ve İran'ı ele geçirerek Osmanlılar ve Memlüklerle sınır komşusu oldu. Daha batıya yönelmeden Hindistan seferine çıktı. Bol ganimetle döndüğü Hindistan seferinin ardından ayaklanan Bağdat ve Karakoyunlu beyleriyle uğraştı. Yıldırım'dan kaçan Anadolu beylerinin de kışkırtmasıyla Anadolu'ya girdi. Ankara Savaşı'nda Yıldırım Bayazit'i yenerek tutsak etti. Anadolu birliğini bozdu. Semerkant'a döndükten bir süre sonra çıktığı Çin seferi sırasında öldü. Timur'un ölümünden sonra imparatorluk toprakları oğulları tarafından Uluğ Bey zamanında bilim ve kültür çalışmaları hızlandı. 

Harzemşahlar (1097 - 1231)

Büyük Selçukluların yerine kurulan atabeyliklerden biridir. Kurucusu Atsız'dır. En güçlü dönemini Tekiş zamanında yaşamıştır. Celaleddin Harzemşah zamanında Moğollar, başkent Gürgenç'e girdiler. Calaleddin Moğollardan kaçaran İran'a geldi. Bölgedeki devletlerle savaşlar yaptı. Bu arada Anadolu Selçukluları ile yaptığı Yassıçemen Savaşı'nda yenildi. Celaleddin'in ölümüyle Harzemşah Devleti ortadan kalktı. 

Eyyubiler (1174 - 1250)

Kurucusu Selehaddin-i Eyyubi'dir. Selahaddin, Zengiler Atabeyliğinde görevli komutanlardam Şirguh'un yeğeniydi. Haçlı saldırılarına karşı Fatımilere yardım amacıyla Mısır'a gelmiş, Fatımi Devleti'ne son vererek kendi devletini kurmuştur. 

Büyük bir komutan olan Selehaddin-i Eyyubi Hıttin Savaşı'nda Haçlılara bozguna uğratarak Kudüs'teki Latin Krallığı'nı ortadan kaldırdı. Selehaddin'in ölümünden sonra devlet, gücünü koruyamadı. Memlük komutanlarından Aybey, Eyyubi iktidarına son verdi. 

Memlükler (1250 - 1517)

Eyyubi ordusunda görevli Memlükler tarafından kurulan bu devlete Kölemenler de denir. Memlüklerin askeri alandaki en büyük başarısı, Moğolları durdurmalarıdır. Ortadoğu'daki Haçlı varlığını tamamen ortadan kaldıranlar da onlardır. Memlükler ayrıca;

  • Herkesi yeteneği ölçüsünde göreve getirdiler. Hükümdarlarını başarılı komurtanlar arasında seçtiler. 
  • Her alanda Türkçe kullandılar. 
  • Moğol istilasından kaçan çok sayıda bilgine çalışma ortamı sağlayacak El - Ezher Medresesi'ni büyük bir üniversite haline getirdiler. 

Memlük Devleti, Yavuz Sultan Selim tarafından Mercidabık ve Ridaniye savaşları sonucunda yıkılmıştır. 

Babür Devleti (1526 - 1858)

Hindistan'da kurulan bu Türk İmparatorluğu'nun kurucusu Timur'un torunlarından Babür Şah'tır. İmparatorluk en güçlü çağını Ekber Şah zamanında yaşamıştır. Cihan Şah zamanında Babürlerin en güzel mimari yapıtı olan Taç Mahal inşa edilmiştir. Uzakdoğu denizlerine ulaşan İngiliz ve Hollandalılara ekonomik ayrıcalıklar tanıyan Babür saltanatına İngilizler son vermişlerdir.