Tarih

Gerileme Dönemi (1699 - 1792)

Osmanlı Devleti Karlofça (1699) ve İstanbul (1700) Antlaşmaları'yla ilk defa büyük toprak kaybına uğrayarak "Gerileme Dönemi" ne girmiştir. Osmanlı Devleti, XVIII. yüzyıl başlarında kaybedilen toprakları geri alma politikası izledi. Bu durum Osmanlıların Rusya, Venedik ve Avusturya devletleriyle savaşmasına neden olmuştur. Ayrıca Osmanlı Devleti askeri alanda ıslahatlar yaparak toprak kaybını önlemeye ve eski gücünü kazanmaya çalışmıştır.

XVIII. Yüzyıl Siyasi Olayları ve Sonuçları

1. Osmanlı - Rus İlişkileri  

XVII. yüzyıl sonlarında güçlenmeye başlayan Rusya'nın bazı terşhş emelleri vardı. Bu amacını gerçekleştirmek için Kutsal İttifak'a katılan Çarlık Rusyası, 1700 İstanbul Antlşmasıyla Azak kalesini alarak Karadeniz'e ulaşmayı başarmıştır. Çarlık Rusyası'nın tarihi emelleri:

  • Karadeniz'e inerek Kırım'a yerleşmek
  • Balaknlarda yaşayan Ortodoks halkları himaye altına almaktı.

Rusya bu emellerini gerçekleştirerek sıcak denizlere açılıp, gücünü arttırmak istiyordu, Rusya'nın tarihi emellerini engellemek bu kaybettiği toprakları geri almak isteyen Osmanlı Devleti, XVIII. yüzyıl başında Rusya ile savaşlara başlamıştır. 1711 yılında yapılan Prut Savaşı'nı kazanan Osmanlı Devleti iel Rusya arasında Prut Antlaşması imzalanmıştır. Osmanlı Devleti, Rusya'dan Azak kalesini geri almıştır. Bu başarı Karlofça Antlaşması ile elden çıkan toprakların geri alınabileceği umudunu güçlendirmiştir. Ancak devlet adamlarının ileri görüşlü olmamaları Prut Antlaşması'ndan gereği gibi yararlanılmasını engellemiştir. 

2. Osmanlı - Venedik İlişkileri

Azak kalesinin alınmasından sonra kaybedilen toprakları geri almak için umutlanan Osmanlı Devleti ile Venedik arasında savaş baladı (1715). Osmanlı - Venedik Savaşı'nın nedenleri şunlardır:

  • Venediklilerin Karadağ halkını Osmanlılara karşı kışkırtması 
  • Venediklilerin Akdeniz'de Osmanlı gemilerine saldırması
  • Venediklilerin baskısına dayanamayan Mora halkının Osmanlılardan yardım istemesi

1715'te başlayan savaşlar sırasında Osmanlı Devleti, Karlofça Antlaşması ile kaybettiği Mora Yarımadası'nı geri aldı. Osmanlıların elde ettiği başarılar Karlofça Antlaşması'nın garantörü olan Avusturya'yı harekete geçirmiştir.

3. Osmanlı - Avusturya İlişkileri

Venediklilerden Mora'nın alanmasından sonra, sıranın kendisine geleceğini düşünen Avusturya garantörlük hakkını kullanarak harekete geçti ve 1716'da Osmanlı - Venedik Savaşı'na katıldı.

Avusturya ile yapılan savaşta Osmanlı Devleti mağlup oldu. Temeşvar kalesi, Banat eyaleti ve Belgrad Avusturya'nın eline geçti (1717). İngiltere ve Hollanda'nın araya girmesiyle Pasarofça Antlaşması yapıldı (1718).

  1. Belgrad, Temeşvar, Banat, Küçük Eflak ve Kuzey Sırbistan Avusturya'ya bırakıldı.
  2. Mora, Osmanlılarda kaldı.
  3. Dalmaçya ve Hersek taraflarındaki bazı kaleler Venediklilere verildi.

Bu antlaşma sonucunda:

  • Avrupa ile Balkanlar arasında kapı durumunda olan Belgrad'ın Avusturya'ya geçmesi, bölgedeki güç dengesini bozmuş, Avusturya Balkanlara inmeye başlamıştır. Osmanlı Devleti'nin Orta Avrupa'daki varlığı sona ermiştir. 
  • Fenerli Rumlar, Eflak ve Boğdan'a yönetici olarak gönderilmiş, Balkanlardaki halktan alınan vergiler azatılmıştır.
  • Rusya ve Avusturya Osmanlı Devleti'ne karşı gizli bir ittifak kurmuşlardır.
  • Osmanlı Devleti, Avrupa'daki olaylardan uzak kalıp barışçı bir siyaset izlemiştir. Barış siyaseti Pasarofça Antlaşması'yla kesinleşmiş ve Osmanlı Devleti batıda genişleme çalışmaları yerine savunma tedbirlerine önem vermiştir. 
  • Antlaşmanın yapılmasında etkili olan İngilizlere daha önceden verilen kapitülasyon hakları genişletilmiştir.
  • Avrupa ile ilişkiler artmış ve Osmanlı Devleti, bu yıllarda Avrupa'nın gerisinde kaldığını kabul etmiştir. Pasarofça Antlaşması Osmanlı tarihinde Lale Devri'nin başlangıcı olmuştur (1718 - 1730).

4. Osmanlı - İran İlişkileri

Osmanlı Devleti, Pasarofça Antlaşması'ndan sonra doğu siyasetine önem verdi. Bu sırada İran karışıklık içindeydi. Bu durumdan faydalanıp batıdaki kayıplarını unutmak isteyen Osmanlı Devleti, Rusların Kafkasya'ya girmesi üzerine İran'a savaş açtı. Osmanlı ve Rus kevvetlerinin Kafkasya'ya girmesi iki taraf arasında gerginliğe neden oldu. Fransa'nın girişimleriyle Osmanlı Devleti ile Rusya arasında İstanbul Antlaşması imzalanmıştır (1724). Bu antlaşmayla Osmanlı Devleti Rusyayla ittifak yaparak İran topraklarını paylaşmıştır.

I. Mahmut Dönemi'nde İranla Savaşlar yeniden başladı. Bİr yıl kadar devam eden savaş sonucunda iki devlet arasında Ahmet Paşa Antlaşması imzalandı (1732). Bu antlaşma İran'daki iç karışıklıklardan dolayı Nadir Şah'ın barış istemesiyle Kasr-ı Şirin Antlaşması'nı yeniden geçerli hale getiren bir antlşama yapılmıştır (1746). Bu tarihte başlayan Osmanlı - İran arasındaki barış dönemi günümüze kadar devam etmiştir. 

5. Barış Siyaseti Dönemi

Osmanlı Devleti, Pasarofça Antlaşması'ndan sonra Avrupa'ya karşı barış siyaseti izledi. Avrupa'da genişlemeden daha çok savunma tedbirlerine önem verildi. Ayrıca Osmanlı Devleti, Avrupa'daki gelişmeleri yakından takip ederek yeniliklerden yararlanma yoluna gitti. Bu amaçla Avrupa'nın önemli merkezlerine geçici elçilik heyetleri gönderilmiştir.

6. Osmanlı - Rus ve Avusturya İlişkileri (1736 - 1739)

Osmanlı Devleti'nin Pasarofça Antlaşması'ndan sonra Avrupa'daki olaylara karışmama konusundaki ısrarlı tutumuna rağmen, rahat durmayan Rusya, Avusturya ile ittifak kurdu. Osmanlı - İran Savaşı'ndan yararlanan Rusya; Kafkaslardaki sınır sorunlarını bahane ederek 1736 'da savaşı başlattı. Azak kalesi ve Kırım'ı işgal ederek halkı kılıçtan geçiren Rusya, Osmanlı Devleti'yle arasında tampon devlet olan Lehistan'ın içişlerine de karışmaya başladı. Bu gelişmeler üzerine Osmanlı Devleti ile Rusya arasında savaş başladı.  

Osmanlı - Rusya Savaşı'nın başlamasından sonra Sırbistan, Bosna ve Hersek'i almak isteyen Avusturya da Osmanlı Devleti'ne savaş açtı. Böylece Osmanlı Devleti Avrupa'nın iki büyük devletiyle savaşmak zorunda kaldı. Osmanlı Devleti iki cephede de başarılı olmuştur. 

Bu savaşların kazanılmasında Humbaracı Ahmet Paşa'nın orduda yaptığı ıslahat ve savaş için hazırladığı planların da önemli katkısı olmuştur. Osmanlı Devleti'nin Belgrad'ı kuşatması ve Rusları Kırım'dan çıkarmasından sonra Fransa'nın devreye girmesi üzerine Belgrad Antlaşmaları imzalandı (1739). Buna göre;

  1. Avusturya, Pasarofça Antlaşması ile aldığı yerleri Belgrad dahil geri verecektir.
  2. Azak kalesi yıkılmak şartıyla Rusya'ya bırakılacaktır. 
  3. Rusya, Karadeniz'de savaş ve ticaret gemisi bulundurmayacaktır. 
  4. Rus Çarı protokol bakımından İmparatoruna ve Fransa Kralına eşit sayılacaktır.

Antlaşmanın Önemi

  1. Osmanlı Devleti, XVIII. yüzyıldaki son kazançlı antlaşaması imzalanmıştır.
  2. Karadeniz yeniden Türk gölü haline gelmiştir.
  3. Askeri alanda Avrupa tarzında yapılan ıslahatların faydaları görülmüştür.
  4. Rus çarı protokol bakımından Osmanlı Padişahına denk hale gelmiştir.
  5. Osmanlı Devleti, İsveç ile, Rusya ise Avusturya ile ittifakını güçlendirmiştir.

Antlaşmaların imzalanmasında arabulucuk yapan Fransa Osmanlı Devleti'nden yeni imtiyazlar elde etmiştir. Bunların en önemlisi kapitülasyonların sürekli hale getirilmesidir (1740). 

Osmanlı Devleti, XVIII. yüzyılda, Prusya'nın gayretleriyle bazı ilişkilere girmiştir. İki devlet arasında 1761 yılında ticaret antlaşması yapılmıştır. Bu gelişmeler, 1787'de Osmanlı Devleti ile Rusya ve Avusturya sırasında iki devlet arasında ittifak yapılmasına zemin hazırlamıştır. 

7. Lehistan Meselesi ve Osmanlı - Rus Savaşı (1768 - 1774)

Bu savaşın esas nedeni Lehistan meselesiydi. XVIII. yüzılda Osmanlı - Rus ilişkilerinde Lehistan önemli bir paya sahiptir. Lehistan, Osmanlı Devleti ile Rusya arasında tampon bir gölgeydi. Osmanlı Devleti bu bölgenin Rus nüfuzu altına girmesini tehlike olarak görüyordu. Buna rağmen Ruslar Lehistan'dan asla vazgeçmiyorlardı. Lehistan Kralının 1763 yılında ölmesi üzerine Ruslar Lehistan'ın içişlerine karışmaya başladı. Rusların bu tutumuna karşı çıkan Leh milleyetçileri ayaklandı. Bu ayaklanma karşısında Rusya Lehlileri cezalandırmak için bölgeye asker gönderdi.