Tarih

Birinci Dünya Savaşı'ndan Sonra Osmanlı Devleti'nin Durumu

1917 yılında ABD'nin savaşa girmesiyle Birinci Dünya Savaşı'nda denge İtilaf Devletleri'nin lehine bozuldu. Gerek dengenin bozulması gerekse Wilson İlkelerinde yer alan iyimser ifadeler İttifak Devletleri'ni barış görüşmelerine yöneltti. 

29 Eylül 1918'de Bulgaristan ateşkes imzalayarak savaştan çekildi. Bu gelişme üzerine Osmanlı Devleti ile Almanya arasındaki bağlantı kesildi ve yardım alma umudu kalmadı. Ayrıca Bulgaristan'ın savaştan çekilmesinden sonra Trakya ile İstanbul, Yunanistan üzerinden gelecek saldırılara açık hale geldi. Batı yönündeki tehditlerden başka Osmanlı Devleti'nin Filistin ve Suriye cephelerinde de durumu iyi değildi. Bu cephelerde İngiliz birlikleri sürekli ilerliyordu. Sadrazam Talat Paşa, 8 Ekim'de istifa edince yerine İzzet Paşa Hükümeti kuruldu. Bu arada Osmanlı Devleti'nin mağlubiyeti kesinleşince İttihatçılar savaşın sorumluluğunun kendilerine yükleneceğini ve Divan-ı Harp'te yargılanacaklarını bildikleri için gizlice ülkeyi terk ettiler. 

Mondros Ateşkes Anlaşması (30 Ekim 1918)

Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra zor durumda kalan ve Wilson İlkelerine güvenen Ahmet İzzet Paşa kabinesi İtilaf Devletleri'nden barış istedi. Ateşkes görüşmeleri Ege'deki Limni Adası'nın Mondros limanında başladı. Görüşmelere Osmanlı Devleti'ni temsilen Bahriye Nazırı Rauf (Orbay) Bey, Dışişleri Müsteşarı Reşat Hikmet ve askeri danışman Sadullah Bey katıldılar. İtilaf Devletleri'ni temsilen de İngiltere'nin Akdeniz Filosu Komutanı Amiral Calthorbe katıldı. 30 Ekim 1918'de Mondros Ateşkesi imzalandı. Mondros Ateşkes Anlaşması'nın en önemli hükümleri şunlardır:

1. Çanakkale ve İstanbul Boğazları İtilaf Devletleri'ne bırakılacaktır.

  • Mondros'un bu maddesiyle İstanbul ve Osmanlı'nın siyasi varlığı tehlike altına girmiştir. 
  • Anadolu ve Rumeli topraklarının baülantısı kesilerek Osmanlı toprak bütünlüğü bozulmuştur.

2. İtilaf Devletleri güvenliklerini tehlikede gördükleri herhangi bir bölgeyi işgal edebileceklerdir. 

  • Ateşkesin en tehlikeli maddesidir. 
  • İtilaf Devletleri'nin isterlerse bütün Anadolu topraklarını işgal edebileceklerini göstermektedir. 
  • İtilaf devletleri bu maddeye dayanarak işgaller yapmışlar ve böylece Wilson ilkelerine ters düşmekten kurtulmuşlardır. 
  • Türk ulusuna hayat hakkı tanımayan bir maddedir.

3. Vilayat-ı Sitte'de (Erzurum, Van, Diyarbakır, Elazığ, Sivas, Bitlis) herhangi bir karışıklık çıktığında İtilaf Devletleri bu illeri işgal edebileceklerdir.