Tarih

XIV. Yüzyıl Başlarında Yakın Doğu

İran, Anadolu, Mezopotamya, Filistin, Arabistan, Mısır ve Ürdün'ü içine alan bölgeye Yakın Doğu, Ön Asya veya Orta Doğu denilmektedir. XIV. yüzyılın başlarında Yakın Doğu'nun en güçlü devleti Memlüklerdi. Memlükler Yakın Doğu'ya egemen olmuşlar, bölgede hakimiyetlerini devam ettirmek için Haçlılar ve Moğollarla mücadele etmişlerdir. Abbasi halifesinin Mısır'da bulunması Memlüklere dini bir üstünlük sağlamış ve Mümlükler diğer Müslüman devletleri kendi etrafına toplamaya çalışmışlardır. Ayrıca baharat Yolu'nun Mısır'da Türk topraklarından geçmesi Memlüklere ekonomik yönden önemli faydalar sağlamıştır. 

XIV. yüzyıl başlarında Anadolu'da;

-Anadolu Selçuklu Devleti

-İlhanlılar Devleti 

-Bizans İmparatorluğu

-Trabzon Rum İmparatorluğu bulunuyordu.

Anadolu'nun Siyasal Durumu

  • 1243 Kösedağ Savışı'nda mağlup olan Türkiye Selçuklu Devleti merkezi otoritesini kaybetti. Bu gelişmelerden sonra Anadolu'da birlik bozulmuş ve merkezden kopan beylikler bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir. 
  • Moğollar Anadolu'nun siyasal hayatına hakim oldular. Türkiye Selçukluları, Beylikler ve Trabzon Rum İmparatorluğu Moğollara bağımlı hale geldiler. 
  • XIV. yüzyılın başında Anadolu'daki topraklarının büyük bir bölümünü kaybeden Bizans, Anadolu'da Marmara Denizi ve Kocaeli Yarımadası ile Balkan Yarımadası'nda Trakya'ya egemendi.

Anadolu'nun Sosyo-Ekonomik Durmu

  • Moğolların Anadolu'yu istilası halkı sosyal ve ekonomik yönden olumsuz etkilemiştir. 
  • Anadolu'da önemli bir yere sahip olan Ahilik teşkilatı Osmanlı Beyliği'nin güçlü bir devlet haline gelemsinde etkili oldu. 

XIV. Yüzyıl Başlarında Batı

XIV. yüzyılın başlarında Avrupa devletleri siyasi birliklerini kuramamışlardı. Ortaçağ Avrupası'nda feodalite rejimi geçerliydi. Bu yüzyılın başında Avrupa'da en güçlü devlet Kutsal Roma - Germen İmparatorluğu idi. XIV. yüzyılda İngiltere ve Fransa siyasi birliklerini sağlama yolunda gelişme gösterirken İtalya'da bu alanda bir gelişme yoktu. İtalya'da; Venedik, Ceneviz Cumhuriyetleri, Papa Hükümeti, Napoli Krallığı ve Floransa Dükalığı bulunuyordu.

XIV. yüzyılda Avrupa'nın iki önemli devleti İngiltere ile Fransa arasında Yüzyıl Savaşları (1337 - 1453) yapıldı. Bu savaşlarda İngiltere mağlup olduı. Yüzyıl Savaşları Osmanlılarının Avrupa'da ilerlemesini kolaylaştırılmıştır.

Kafkaslardan ve Urallardan Doğu Avrupa'ya kadar olan bölgede zamanın en güçlü devletlerinden biri de Altın Orda Devleti'ydi. Doğu Avrupa'daki birçok Slav topluluğu bu devlete bağlıydı. 

XIV. yüzyılda Balkanlarda Bulgar Krallığı, Sırp Krallığı, Arnavut, Bosna, Hersek, Eflak ve Boğdan beylikleri bulunuyordu. Balkanların en güçlü devleti Sırp Krallığı idi.

Balkanlarda bir kısım topraklara sahip olan Bizans, iç isyanlar ve hanedanların sürekli olmaması gibi nedenlerden dolayı Balkanlarda denetimi kaybetmişti. 

XIV. yüzyılda Balkanlarda siyasi ve dini birlik yoktu. Balkanlardaki uluslar arasında Hristiyanlığın Katolik, Ortodoks ve Bogomil mezhepleri yaygındı. Balkan ulusları arasında mezhep kavgalarından dolayı sürekli çatışmalar yaşanıyordu. 

Balkan halkı krallar derebeyleri ve adaletsiz vergiler ile eziliyordu.

Not: Avrupa'daki bu gelişmeler Osmanlı Devleti'nin Avrupa'da ilerleyişini kolaylaştırmıştır. 

Osmanlı Devleti'nin Kuruluşu

Kayı Boyu'nun Anadolu'ya Gelişi

Osmanlı hanedanı, Oğuzların Gün Han kolunun Kayı boyuna mensuptur. Kayılar diğer Türk boylarıyla beraber Malazgirt zaferinin ardından Anadolu'ya geldiler. Anadolu Selçukluları tarafından Söğüt ve Domaniç yöresi Kayılara verildi. Böylece Kayılar Bizans sınırına yakın bir yere yerleşmiş oldular. 

Kayıların başında bulunan Ertuğrul Gazi döneminde batı yönğnde ilerlediler. Ertuğrul Gazi'nin vefat etmesi üzerine Osman Bey 1281 yılında Kayıların başına geçti.

Osman Bey Dönemi (1281 - 1326)

Osman Bey, Çobanoğulları Beyliği'ne bağlı kaldı. 1291 yılında bu beyliğin yıkılmasıyla Osman Bey Anadolu Selçuklularının uç beyi oldu. Bu dönemde Bizans içte ve dışta birçok sorun yaşıyordu. Anadolunun güneyinde bulunan birçok Bizans toprağı bağımsız hareket eden Bizans tekfurlarının kontrolündeydi. Bu durumdan faydalanan Osman Bey Anadolu'da birçok toprağı hakimiyet altına aldı.

Osmanlı Devleti'nin kuruluş yıllarınıda Ahilik teşkilatı çok önemli bir konumdaydı. Osman Bey Ahi şeyhlerinden Edebali'nin kızıyla evlenip teşkilatın desteğini sağladı. Anadolu beylikleri ile mücadele etmek istemeyen Osmanlı Beyliği yönünü Bizans'a çevirdi. Osman Gazi Bizans'tan 1291 yılında Karacahisar'ı, 1298 yılında Bilecik, Yarhisar ve İnegöl'ü, 1300 yılında ise Yundhisar ve Yenişehir'i ele geçirdi.

Selçuklu Sultanı III. Alaeddin Keykubat'ın İlhanlı hükümdarının yanına gitmesiyle doğan iktidar boşluğundan faydalanan Osman Bey 1299 yılında bağımsızlığını ilan etmiştir.

Koyunhisar Savaşı (1302)

Osman Bey bağımsızlığını ilan ettikten sonra fetih hareketlerini hızlandırarak İzmit'e kadar ilerledi. Bunun üzerine Bizans Anadolu'ya ordu gönderdi. Koyunhisar denilen yerde yapılan savaşı Osman Bey kazandı. Bu Osmanlı kuvvetleriyle Bizans arasındaki ilk savaştı. Bu savaştan sonra Osman Bey Kite kalesini ve İzmit'i kontrol altına aldı. Bursa üç tarafından Osmanlı toprağıyla kuşatılmış oldu. Osman Bey Bursa yakınlarına kaleler yaptırarak şehri sıkıştırmaya başladı. Osman Bey'in ihtiyarlamasından dolayı akınları yöneten Orhan Bey 1321'de Mudanya'yı alarak Bursa'nın Bizansla irtibatını kesti. Orhaneli kalesi alındıktan sonra Bizans'tan yardım ümidini kesen Bursa tekfuru şehri Orhan Bey'e teslim etti (1326).

Osman Gazi bu sırada vefat etti ve vasiyeti üzerine Bursa'ya gömüldü. Osman Bey Dönemi'ndeki fetih hareketleri Türkmen birlikleriyle gerçekleştirildi. Bu dönemde henüz düzenli ordu yoktu.

Osman Bey zamanında ilk Osmanlı parası basıldı. Ancak devletin teşkilatlanmasına Orhan Bey Dönemi'nde başlandı. Osman Bey fethedilen yerleri yönetimini oğlu, kardeşi ve komutanlara dirlik vererek gerçekleştirdi.

Osmanlı Devleti'nin Kısa Zamanda Büyümesinin Nedenleri

  • Kuruldukları bölgenin önemli bir jeopolitik konuma sahip olması
  • Bizans'ın zayıf durumda olması
  • Osmanlıların Anadolu beylikleriyle barış politikasını izlemeleri
  • Devletin başına askeri ve siyasi yönden yetenekli kişilerin geçmesi
  • Merkezi otoritenin düçlü tutulması
  • Doğudan göç edip gelen yoğun Türkmen gücünün fetihleri kolaylaştırması
  • Balkanlarda istikrarsızlığın olması
  • Fetihlerde iskan politikasının uygulanması ve halka iyi davranılması
  • Yönetimin tamamen Türklerin elinde bulunması
  • Tımar sisteminin uygulanması
  • İngiltere ve Fransa'nın bu dönemlerde Yüzyıl Savaşlarıyla meşgul olması 

Orhan Bey Dönemi (1326 - 1362)

Osman Bey öldükten soruna yerine oğlu Orhan Bey geçti. Bu sırada Bursa kuşatma altındaydı. Orhan Bey kısa sürede Bursa'yı fethederek Osmanlı Devleti'ne başkent yaptı (1326). Bursa ekonomik yönden Osmanlı Devleti için ikinci bir merkez olmuştur. 

1. Anadoludaki Gelişmeler

Maltepe (Pelekanon) Savaşı

Bursa'nın fethinden sonra batı yönünde Osmanlı akınları devam etti. Akçakoca ve Abdurrahman Gazi Kocaeli Yarımadası'ndaki bazı kaleleri (Kandıra, Aydos, Samandıra, Karamürsel) alarak boğaza indiler. Osmanlıların Üsküdar'a kadar ilerleyişi Bizans İmparatorluğu'nu telaşlandırdı ve Osmanlı kuvvetlerini durdurmak için İmparator III. Androkinos harekete geçti.

Bizans İmparatorluğu Osmanlı ilerleyişini durdurmak, Osmanlıların eline geçen kaleleri geri almak ve İznik'i Osmanlı kuşatmasından kurtarmak amacıyla Anadolu'ya son defa büyük bir ordu gönderdi. Osmanlı kuvvetleri ile Bizans kuvvetleri bügünkü Maltepe (Pelekanon) mevkiinde karşılaştı. Savaşı Osmanlılar kazandı.

Savaşın sonucunda;

  • Anadolu'da Bizans'ın etkinliği sona ermiş ve Osmanlılar daha etkili hale gelmiştir.
  • İznik yeniden kuşatılmış ve şehir teslim olmuştur (1331). İznik'ten sonra Gemlik ve İzmit de fethedilmiştir (1337).

Bu gelişmelerden sonra Kocaeli Yarımadası tamamen Osmanlı hakimiyetine girdi. Osmanlılar Bizans karşısında güçlü bir devlet haline geldiler. Savaş alanlarına yakın olduğundan İznik bir süre Osmanlı Devleti'ne başkentlik yapmıştır. 

1335'te İlhanlıların İran'daki hakimiyetleri sona erdi. İlhanlıların yıkılışı Osmanlıların Anadolu'daki bağımsızlığını pekişirdi. Çünkü Osmanlı Devleti İlhanlılara vergi veriyordu.

Karesioğulları Beyliği'nin Osmanlı Topraklarına Katılması (1345)

Karesi Bey'in ölümünden sonra oğulları arasında mücadeleler başladı. Dursun Bey'in kardeşi Demirhan Bey'e karşı Osmanlılardan yardım istemesi üzerine Orhan Gazi bu olayla ilgilenmeye başladı. Orhan Bey sefere çıkarak Balıkesir, Bergama, Edremit Körfezi, Manyas ve Kapıdağı yörelerini Osmanlı Devleti'ne kattı (1345).

Daha sonra Çanakkale ve çevresi de alınarak Karesioğullarının topraklarının tamamını Osmanlı Devleti'ne katılmıştır (1360).

  • Bu beyliğin Osmanlı Devleti'ne katılmasıyla;
  • Osmanlıların Rumeli'ye geçişi kolaylaşmıştır. 
  • Osmanlılar Karesioğullarının donanmasına sahip olmuştur.
  • Karesi Beyliği'nin komutanları Osmanlı Devleti'nin hizmetine girmiştir.
  • Osmanlı Devleti Adalar Denizi'ne ulaşmıştır.

Orhan Bey zamanında Marmara Adaları (1552), Bolu ve Ankara Osmanlı topraklarına katılmıştır (1354).

2. Balkanlardaki Gelişmeler

Türklerin Rumeli'ye Geçişi (1353) 

Bizans ile Osmanlılar sürekli savaş halindeydi. 1341'de Bizans İmparatoru III. Andronikos'un ölümü Osmanlı - Bizans ilişkilerinde yeni bir dönemi başlattı. Bizans İmparatoru olmak isteyen Kantakuzenos önce Aydınoğullarından (1344'e kadar) daha sonra Osmanlılardan yardım istedi. Bu istek Türklerin Rumeli'ye geçişini kolaylaştıracak bir gelişmeydi. Kantakuzenos bir yandan asıl imparator V. Yuannis, adalarda Venedik ve Cenevizlilerle diğer taraftan da Balkanlarda Sırp ve Bulgarlarla uğraşıyordu. Bu nedenle sürekli Osmanlıların yardımına ihtiyaç duyuyordu. Rumeli'ye geçen Osmanlı kuvvetleri Kantakuzenos'un Rumeli'ye hakim olmasını sağladı. Bu yardımları devam ettirmek isteyen Kantakuzenos Osmanlılara Bolayır yakınlarındaki Çimpe kalesini üs olarak verdi.  Böylece Türkler Rameli'de ilk defa toprak sahibi oldu ve fetihler için önemli bir üs elde edildi (1353).

Çimpe'den sonra Gelibolu, Bolayır, Çorlu, Tekirdağ, Lüleburgaz, Keşan ve Malkara fethedildi. Bu arada fethedilen yerlere Anadolu'dan getirilen Türkmenler yerleştirilmiştir.

3. Devlet Teşkilatının Kurulması 

Orhan Bey Dönemi'nde fetihlerin yanında devletin teşkilatlandırılmasına önem verilmiştir. Orhan bey, devlet işlerinde kendisine yardımcı olması için vezir tayin etmiş ve Divan'ı kurmuştur. 

Orhan Bey, kadı tayin ederek hukuk teşkilatının, İznikte ilk medreseyi kurarak eğitim teşkilatını, yaya ve müsellem adıyla ilk düzenli orduyu kurarak askeri teşkilatın temellerini atmıştır. Ayrıca Karamürsel'de Osmanlı tersanesi kurulmuştur (1327).

Osmanlıların Rumeli'de İskan Siyaseti

Osmanlılar Orhan Bey Dönemi'nde Balkanlara geçtiler. Orhan Bey'in temel politikası Balkanlara yerleşmekti. Bu nedenle ilk defa Orhan Bey Dönemi'nde Bolayır ve Tekirdağ taraflarına Karesi bölgesinden bir kısım yörük yerleştirilmiştir (1357).  

İskan Politikasının Amaçları

  • Fethedilen yerlerin siyasi, askeri ve sosyal yönden güvenliğini sağlamak
  • Fethedilen yerlerin elde tutulmasını sağlamak
  • Boş sahaları yerleşime açmak, doğudan gelen göçebe Türkmenleri yerleşik hayata geçirerek bunların yerleşik unusurlara verdiği zararları önlemek

Osmanlılar iskan siyasetini uygularken, İslamlaştırma yoluna gitmemiştir. İskan genellikle konar - göçer Türkmen toplulukların Balkanlara yerleştirilmesi ve fethedilen bölgelere bazı grupların kendiliğinden yerleşmesi şeklinde gerçekleşmiştir. İskan politikası uygulanırken bazı ilkeler temel alınmıştır. Örneğin aralarında anlaşmazlık bulunan iki aileden biri iskan edilmiştir. İskan politikası XIV. yüzyılın ortalarında başlayıp XVI. yüzyılın sonlarına kadar 150 yıl devam etmiştir. 

I. Murat Dönemi

Anadolu'daki Faaliyetler

Orhan Bey'in ölümünden sonra yerine 34 yaşındaki I. Murat tahta geçti. Ancak kardeşleri I. Murat'ın hükümdarlığını tanımayarak isyan ettiler. I. Murat'ın kardeşleriyle mücadelesini ve karşık ortamı değerlendiren Karamanoğulları Ankara'daki Ahileri kışkırttılar. Ahiler karışıklıktan faydalanarak Ankara'ya hakim oldular. Balkanlardan iyi haberler gelmemesine rağmen I. Murat ilk iş olarak Ahiler üzerine yürüyerek Ankara'yı tekrar geri aldı (1362). 

I. Murat'ın oğlu I. Bayezid Germiyanoğullarından evlendi. Germiyanoğulları çeyiz olarak Kütayha, Tavşanlı, Emet, Simav ve çeversini Osmanlılara bıraktı (1381). Bu toprakları alan Osmanlılar Hamitoğullarıyla komşu olmuştur. I. Muran Dönemi'nde Osmanlıların isteği üzerine Hamitoğulları Isparta, Yalvaç, Akşehir, Beyşehir, Seydişehir ve Karaağaç'ı 80.000 altın  karşılığında sattılar (1381). Böylece Anadolu'da barışçı yollarla genişleyen Osmanlı Devleti, Karamanoğullarıyla sınır komşusu oldu. Bu durum daha sonra taraflar arasında savaşlara neden olmuştur.

Osmanlıların Germiyanoğulları ve Hamitoğullarından toprak alması Karamanoğullarını kuzey ve batıdan çevirmelerine neden oldu. Karamanoğulları I. Murat'ın Balkanlardaki meşguliyetinden faydalanarak Osmanlı topraklarına girip Beyşehir'i işgal ettiler. Anadolu'daki prestijini korumak ve Balkanlarda fetihler yaparken arkasını sağlama almak isteyem I. Murat, Karamanoğullarının üzerine yürüdü. İki taraf arasında yapılan savaşı Osmanlılar kazandı (1387). Taraflar arasında ilk barış yapıldı. Böylece iki devlet arasında ilişkiler başlamış oldu. Bu olayın ardından Karamanoğulları, Osmanlıların üstünlüğünü kabül etmiş ve Orta Anadolu'da Osmanlı üstünlüğü sağlanmıştır.

I. Murat Dönemi'nde Anadolu'da Türk birliğini sağlama çalışmaları hızlandı ve bazı beylikler Balkanlardaki savaşlarda Osmanlılara yardımcı kuvvet gönderdiler. 

Osmanlıların Anadolu'daki bu başarıları Memlüklerin dikkatini çekmiş ve Memlükler I. Murat'a elçi göndermişlerdir. Bu durum Anadolu'da siyasi üstünlüğün Osmanlılara geçtiğini göstermektedir. 

Rumelideki Faaliyetler

Önce Süleyman Paşa'nın sonra da Orhan Bey'in ölümü üzerine Balkanlarda Osmanlı ilerleyişi bir süre durdu. I. Murat Anadolu'daki işleri yoluna koyduktan sonra ilk defa beylerbeylik rütbesi verilen Lala Şahin Paşa ile kaybedilen toprakları geri almak ve fetihleri devam ettirmek amacıyla Balkanlara geçti. I. Murat stratejik önemi anlaşılan Edirne'nin fethedilmesini istiyordu.

Edirne'nin Fethi (1362)

Gerekli önlemleri aldıktan sonra Bizans ve Bulgar kuvvetleriyle yapılan Sazlıdere Savaşı'nı kazanan Osmanlılar Edirne'nin yönetimini 1362 yılında ele geçirdi. Aynı yıl içinde Gümülcine, ertesi yıl Filibe Osmanlı yönetimi altına girmiş ve doğrudan Çatalça'ya kadar gelinmiştir. Böylece Osmanlılar İstanbul'a buğday, pirinç ve vergi geliri sağlayan Meriç vadisine hakim oldular. Bu gelişmeler üzerine Bizans, Osmanlı Devleti'yle anlaşma yapmak zorunda kaldı. Bu anlaşmaya göre Bizans, Osmanlıların Balkanlardaki fetihlerini kabüllendi. Karşılığında ise İstanbul'un yiyecek ihtiyacının karşılanmasını sağlamıştır. 

Edirne ve Filibe'nin alınması Makedonya'da bulunan Sırplarla, Bulgarlar ve Bizans'ın bağlantısı kesti. Bundan sonra Osmanlılara Balkan fetihlerinin yolu açılmıştır. Orhan Bey Dönemi'nde Maltepe Savaşı'yla Bizans'ın Anadolu'daki etkinliği sona erdi. I. Murat Dönemi'nde Çatalca'ya kadar olan Bizans topraklarının Osmanlıların eline geçmesi üzerine Bizans'ın dünya ile karadan bağlantısı kesilmiştir. Bizans dış dünya ile ilişkilerini deniz yollarıyla kurmak zorunda kalmıştır. 

Balkanlarda Genişleme Dönemi

Sırp Sındığı Savaşı (1364)

Savaşın Nedenleri

  • Osmanlıların Edirne ve Filibe'yi alarak Balkanlarda ilerlemeleri
  • Sırpların ve Bulgarların isteği üzerine Papanın Hristiyan milletleri bir savaş için teşvik etmesi
  • Bizans'ın karadan dış dünya ile bağlantısının kesilmesi üzerine Hristiyan aleminden yardım istemesi
  • Osmanlıların Balkanlara kesin olarak yerleşme politikasına karşılık Haçlıların Balkanlarda Türkleri istememesi

Papa'nın teşvikiyle Macar Kralı Layoş'un liderliğinde Sırp, Bulgar, Eflak, Bosna kuvvetlerinden oluşan bir Haçlı ordusu kuruldu. Haçlı ordusu Edirne'ye doğru yürüyüşe geçerek Meriç nehri kıyısında konakladı. Bu sırada Rumeli Beylerbeyi Lala Şahin Paşa tarafından on bin kişilik bir kuvvetle keşif amacıyla gönderilen Hacı İlbeyi ani bir baskınla Haçlıları perişan etti (1364). Ölenlerden çoğu Sırp olduğu için bu harbe Sırpların kırıldığı manasına gelen Sırp Sındığı ismi verilmiştir. 

Savaşın Sonuçları

  • Osmanlılar Balkanlarda kendilerine karşı düzenlenen ilk seferde Haçlıları yenmiş oldular.
  • Türklerin Balkanlardaki ilerlemesi ve genişlemesi hızlandı. 
  • Savaş alınlarına yakın olan Edirne 1365 yılında Osmanlı Devleti'nin başkenti oldu.
  • Macarların Balkanlardaki etkisi azaldı. 1367 yılına kadar Trakya'nın fethi tamamlandı.

Sırp Sındığı Savaşı'ndan sonra Osmanlı ilerleyişi karşısında çaresiz kalan Bulgarlar, 1369 senesinde Osmanlı hakimiyetine girmeyi ve ödemeyi kabul ettiler. Sırp kuvvetleri ise Meriç nehri kenarında yapılan Çirmen Savaşı'nda Osmanlılara mağlup oldular (1374). Osmanlılara karşı yaptıkları direniş hareketlerinde başarısız olan Sırplar, 1371 yılında vergi ve asker vermek şartıyla Osmanlı hakimiyetini tanıdılar. 

I. Kosava Savaşı (1389)

Osmanlılar Balkanlarda durumlarını sağlamlaştırmak amacıyla stratejik önemi olan yerlerin fethine önem verdiler. Bu amaçla 1380 yılında Balkanlarda yeniden fetihlere başlandı. Manastır, Sofya ve Niş fethedildi. Türklerin Balkanlardaki bu hızlı ilerleyişi karşısında Sırp, Boşnak, Hırvat, Arnavut ve Macar kuvvetleri Osmanlılara karşı birleştiler. Daha sonra Karamanoğulları da Haçlı birliğiyle anlaştı. I. Murat Karamanoğullarının desteklediği Bosna Krallığı üzerine kuvvet gönderdi. I. Murat Haçlı kuvvetlerinin birlemesini engellemeyi amaçlıyordu. Lala Şahin Paşa komutasındaki Osmanlı öncü birlikleri Ploşnik denilen yerde Sırp ve Bosna kuvvetleri tarafından pusuya düşürüldü  (1388). Bundan cesaret alan bulgarlar Haçlılara katılmaya karar verdiler. Ancak Vezir Çandarlı Ali Paşa bunu engelledi. Bulgarlar safdışı edildikten sonra Şumnu, Tırnova, Silistre ve Niğbolu alındı.

I. Murat Karamanoğulları, Aydınoğulları ve Saruhanoğullarından aldığı kuvvetlerle Balkanlara geçti. Haçlılarla yapılan Kosava Savaşı'nı Osmanlılar Kazandılar.

Savaşın Sonuçları

  • I. Murat savaş alanında dolaşırken bir Sırplı tarafından şehid edildi ve yerine tahta oğlu Yıldırım Bayazid geçti.
  • Osmanlılar Haçlılara karşı ilk büyük meydan savaşını kazandı ve Türklerin İslam dünyasındaki önemi arttı. 
  • Tuna'ya kadar olan Balkan toprakları Osmanlıların eline geçti. Balkanlarda Osmanlılar karşısında tek güç Macar Krallığı kaldı. 
  • Osmanlılar ilk defa bu savaşta sesinden yararlanmak amacıyla top kullandılar. 
  • Anadolu beylikleri ilk defa bu savaş için Osmanlı Devleti'ne yardımcı kuvvet gönderdiler. 

I. Murat Dönemi'ndeki Diğer Gelişmeler

  1. I. Murat, ülke topraklarının padişah ve oğullarının ortak malı olduğu ilan ederek merkezi otoriteyi kuvvetlendirdi. 
  2. Rumeli Beylerbeyliği kuruldu.
  3. Vezir-i azamlık, kazaskerlik ve defterdarlık kuruldu.
  4. Tımar sistemi kurularak uygulanmaya başlandı.
  5. İlk defa mali teşkilat kurularak uygulanmaya başlandı.
  6. Osmanlı Devleti tam teşkilatlı bir devlet haline geldi.
  7. Yeniçeri Ocağı kuruldu. Pençik sistemiyle bu ocağın asker ihtiyacı karşılandı.

I. Bayazid (Yıldırım) Dönemi

I. Kosava Savaşından sonra I. Murat'ın şehid olması üzerine yerine oğlu Yıldırım Bayazid tahta geçti. Bu dönemde hem Anadolu'da hem de Balkanlarda önemli gelişmeler oldu. 

Osmanlı - Bizans İlişkileri ve İstanbul'un Kuşatılması

Yıldırım Bayezid ile Karaman seferine katılan Bizans İmparatoru'nun oğlu Manuel, babasının ölümü üzerine padişahtan izin almadan İstanbul'a döndü. Ayrıca yeni imparator II. Manuel'in Macar Kralı ile haberleşmesi Osmanlıları harekete geçirdi. Yıldırım Bayezid Osmanlı tarihinde ilk defa 1391 yılında İstanbul'u karadan ve denizden kuşattı. O dönemde surları yıkacak toplar bulunmadığından bu kuşatma abluka şeklinde yapıldı. Yıldırım Bayezid 1395 yılında İstanbul'u tekrar kuşattı. Boğazı kontrol altına almak için Anadoluhisarı yaptırıldı. Bu gelişmeler üzerine Bizans İmparatoru başta Papalık olmak üzere Fransa ve Macarlardan yardım istedi. Haçlı kuvvetlerinin Osmanlı topraklarına girerek Niğbolu kalesini kuşatmaları üzerine Yıldırım Bayezid İstanbul kuşatmasını kaldırdı.

Yıldırım Bayazid Niğbolu Savaşı'ndan sonra İstanbul'u yeniden kuşattı. Bu kuşatma 1401 yılının ortalarına kadar devam etti. Ancak doğudan Timur'un Anadolu'ya girmesi üzerine Yıldırım Bayazid Bizans ile anlaşma yaparak kuşatmayı sona erdirdi. Bu anlaşmaya göre Bizans; Osmanlılara ödediği verginin artırılmasını, İstanbul'da bir Türk mahallesi kurulmasını, cami yaptırılmasını ve İstanbul'da bir Türk mahallesi kurulmasını, cami yaptırılmasını ve İstanbul'daki Türklerin davalarına bakmak üzere kadı tayin edilmesini kabul etmiştir. 

Balkanlardaki Gelişmeler

Yıldırım Bayazid, Eflak Voyvodasının Macarlarla birleşerek Osmanlı sınırlarına girmesi üzerine Rumeli'ye geçti (1392). Bu gelişmeler üzerine Macarlar geri çekildi. Eflak beyi Osmanlılara vergi ödemeyi kabul etti. Aynı tarihlerde Bulgarlar Macarlara yardım etti. Yıldırım Bayezid Bulgar Krallığına son verdi (1393). Ayrıca bu seferde Osmanlılar Selanik'i de topraklarına kattılar (1394).

Niğbolu Savaşı (1396)

Savaşın Nedenleri

  1. Türklerin İstanbul'u kuşatmaları üzerine Bizans'ın Avrupa'dan yardım istemesi
  2. Papanın Hristiyan dünyasını kışkırtması
  3. Türklerin Bulgar Krallığı ortadan kaldırdıktan sonra Tuna nehrine kadar ilerleyerek Orta Avrupayı tehdit etmeye başlaması
  4. Osmanlıların Bosna ve Arnavutluk'a akınlar yaparak buralara yerleşmek istemesi

Osmanlılara karşı düzenlenen Haçlı ordusunda Macar, Fransa, İngiltere, İskoçya, Almanya, Hollanda, Avusturya, İtalya İsviçre ve Güney Avrupa'dan gelen kuvvetler bulunuyordu. Haçlı kuvvetleri Osmanlı topraklarında ilerleyerek Niğbolu kalesini kuşattılar. Yıldırım Bayezid'in İstanbul kuşatmasını kaldırarak Balkanlara geçmesi üzerine Haçlılar ile Osmanlılar arasında Niğbolu Savaşı yapıldı. Üç saat kadar kısa bir süre sonra savaş Osmanlıların gaibiyetiyle sonuçlandı (1396).

Savaşın Sonuçları

  1. Osmanlılar Avrupa'da büyük bir zafer kazanarak hakimiyetlerini güçlendirdiler. Bu da Ankara Savaşı'ndan sonraki karışıklık döneminde Balkanlarda isyanların çıkmasını engellemiştir.
  2. Yunanistan üzerine seferler düzenlenmiş ve Mora Despotluğu Osmanlıların egemenliğini tanımıştır. 
  3. Haçlıların Türkleri Balkanlardan atma girişimi bir kez daha başarısızlıkla sonuçlanmıştır. 
  4. Bu zaferden sonra Mısır'daki Abbasi halifesi Yıldırım Bayezid'i Anadolu Sultanı ilan etti. Bu durum Osmanlıların Anadolu beylikleri üzerindeki etkisini artırmış ve Türk birliğinin sağlanmasını kolaylaştırmıştır. 
  5. Eflak ve Bosna'ya akınlar düzenlendi. Bulgarlar Osmanlı hakimiyetini kabul etmiş ve Bulgar Krallığı'na tamamen son verilmiştir. 

Anadolu'da Türk Siyasi Birliğini Kurma Çalışmaları

Osmanlılar Orhan Bey Dönemi'nden itibaren hem Anadolu'da hem de Balkanlarda genişlemeye başladılar. Orhan Bey Dönemi'nde Karesioğulları Osmanlı topraklarına katıldı. Ancak Anadolu beylikleriyle ilişkilerin hızlanması I. Murat zamanında olmuştur. 

a. Batı Anadolu'daki Beyliklerin Osmanlılara Bağlanması

I. Murat'ın I. Kosova Savaşı'nda şehid olması üzerine bu durumdan faydalanmak isteyen Anadolu beyliklerinden başta Karaman, Aydın, Saruhan, Menteşe ve Hamitoğulları Osmanlı topraklarına saldırdılar. Candaroğulları ise Osmanlıların yanında yer aldılar. Yeni padişah olan Yıldırım Bayezid, Rumeli'deki topraklarını güvenlik altına aldıktan sonra Anadolu'ya geçti. 

Yıldırım Bayezid, önce Germiyanoğullarını sonra da Aydınoğulları, Menteşeoğulları ve Saruhanoğullarını 1390 yılında Osmanlı Devleti'ne bağladı.