Ekolojik Denge Nedir?

01 Eylül 2017 23:20

Ekoloji ekosistemi inceleyen bilim dalıdır. Ekolojik denge, genetik tür ve ekosistem çeşitliliğinin büyük oranda istikrarlı kaldığı, doğal miras yoluyla kademeli olarak değişime uğrayan bir organizma topluluğunun dinamik denge hali şeklinde tanımlanabilir.

Kısaca bir ekosistemdeki tür sayısının istikralı devam etmesi ekolojik dengedir. Ekolojik dengenin korunması demek ekosistemde biyolojik çeşitlilik sağlanması demektir.

Burada en önemli nokta, bir ekosistemdeki doğal dengenin korunmasıdır. Bu denge, yeni türlerin girmesi, bazı türlerin ani ölüme uğraması, doğal tehlikeler ya da insan etkisinden kaynaklanan nedenlerden dolayı bozulabilir. Bu yazıda insan nüfusunun ve gelişimin ekolojik dengeyi nasıl etkilediği üzerinde duracağız.

ekolojik denge nedir

Ekolojik Denge Nasıl Bozulur?

Denge halindeki bir ekosistem incelendiğinde işlerin kendiliğinden yürüdüğünü görürüz. İnsan müdahalesi olmayan bazı örneklerde yüzyıllarca sağlıklı bir şekilde varlığını sürdüren ekosistemler vardır.

Varlığını sürdüren ekosistemlerin bütün üyeleri arasında görev dağılımı vardır. Bitkiler besin üretir, otçullar bitkileri yer, etçiller otçulları yer, ayrıştırıcılar ise hepsini ayrıştırarak toprağı besin ve mineral açısından zenginleştirir. Buharlaşan suya karşılık yağmurlarla sistemin su ihtiyacı giderilir. Ekolojik dengede sistemin kendi kendini temizleyebilme özelliği vardır. Bu durum sadece orman ekosistemlerinde değil, çöl veya sucul ekosistemlerde de böyledir.

Ekosistem dengesinin bozulması genellikle aşağıdaki faktörlerle olur.

  • Yeni işgalci türlerin ekosisteme girmesi
  • Kilit taşı niteliğindeki tür veya türlerin tamamen yok olması
  • İklim koşullarının radikal olarak değişmesi
  • İnsanların ekosisteme ekonomik nedenlerle müdahale etmesi

Yukarıdaki durumlar gerçekleştiğinde ekolojik denge bozulur. Peki, ekolojik denge bozulursa neler olabilir?

Dengenin bozulduğu yaşam alanlarında aşamalı olarak çoraklaşma başlar. Canlı türleri azalır. Biyoçeşitlilik ciddi manada düşer.

Yukarıdaki durumlara birer örnek verelim. Örneğin bir orman ekosisteminde yangın çıkarsa ormanı oluşturan en temel varlık olan ağaçlar yanar. Bu durumda ormanda yaşayan canlıların da göç etmesi gerekir. Bunun sonucunda orman alanı çorak bir alana dönüşür ve yaşam tamamen yok olur.

Bir göl ekosisteminde birçok su canlısının ve balıkların birlikte yaşadığını düşünelim. Aşırı avlanma ile göldeki balıkları tüketirsek zamanla balıkların yediği diğer canlıların sayısında bir patlama yaşanacaktır. Sonrasında temizlenmeyen kirlenme ile göl yaşamı aşamalı olarak sona erecektir. Ya da iklim koşullarının değişmesiyle göl kurursa yine göl ekosistemi ortadan kalkacaktır.

Vietnam savaşı yapıldığında ormanlık alanlar savaş alanına çevrildi. Bu nedenle birçok ormanın yaşam dengesi bozuldu. Bu da birçok orman ekosisteminin dengesini yitirmesine neden oldu.

Yukarıdaki örneklerde görüldüğü gibi çevresel dengenin bozulmasında insan faktörü çok etkilidir. Ancak dengenin bozulması için ille de insanın rol oynaması gerekmez. Bir ekosisteme hastalık yapan bir parazit işgalci tür olarak girdiği zaman yine ekosistem canlılığını yitirir.

Ekolojik Dengeyi Korumak İçin Yapılması Gerekenler

Yukarıda da değindiğimiz gibi günümüzde insan ekolojik dengenin en önemli tehdididir. Özellikle son yüzyıllarda insan nüfusunun ve tüketim kabiliyetinin bu denli artması birçok ekosistemi yok etmiştir. En basit haliyle insan sayısının artması yeni doğal alanların tahrip edilerek yerleşim alanına çevrilmesi manasına gelir.

İnsan nüfusu daha azken ve sanayi bu kadar gelişmemişken insanlar doğayla nispeten daha uyumlu yaşıyorlardı. Çünkü insanın zarar verebilme kapasitesi sınırlıydı. Bugün Dünya’da insanın girmediği çok az doğal alan kalmıştır.

İnsan faktöründen etkilenmediği halde yine dengesini yitiren ekosistemler olacaktır. Tarihte de hep olmuştur. Koşulların değişmesiyle ekosistemler zamanla yerini başka ekosistemlere bırakmıştır. Ancak insanların devreye girmesiyle ekolojik dengeler geri dönüşümsüz bir şekilde hızla bozulmaya başlamıştır.

Ekolojik dengeyi korumak için ilk yapılması gereken doğayı tanımaktır. Doğa tanındığında ve doğayla birlikte yaşama öğrenildiğinde insanın doğaya bu denli zararı azaltılabilir. Şunu unutmamak gerekir ki ne kadar gelişirsek gelişelim yaşadığımız doğadan başla bir doğaya sahip olamayacağız.

Doğayla uyumlu yaşamak doğal alanları tahrip etmemekle başlar. Örneğin yerleşim yeri yapmak için ağaç kesmek, beslenmek için aşırı avlanmak gibi faaliyetlerin sınırlandırılması gerekir. Doğanın hızla tahrip olmasının sonucunda birçok devlet bu konuda yasal düzenlemeler çıkarmıştır. Ancak yasalar dahi insanın hırs ve ihtirasını durduramamıştır.

Bireysel olarak dünyaya daha az atık bırakmak ekolojik dengeyi korumak için yapılabilecek en basit ve en önemli adımdır. Çünkü hayvan artığı doğada çok kısa bir sürede eriyip temizlenirken insanların ürettiği sanayi atıkları doğayı kalıcı olarak kirletmektedir. Daha az ürün ve daha az enerji tüketmek insanlığın kurtuluşudur.

İnsanoğlu kullandığı ürünlerde doğaya uygun davranırsa yine ekolojik dengeye katkı sağlamış olur. Örneğin geri dönüşümlü ürünlerin kullanılması ve teşvik edilmesi, fosil yakıtlar yerine güneş enerjisi ve rüzgâr enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılması doğaya olan zararımızı azaltacaktır.


Etiketler:
  • ekoloji    
  • Yorumlar
    Yorum Yap