Kişileştirme Nedir?

17.11.2019 - 20:00

Türkçe birçok söz sanatını içeren bir dildir. Sanatlı anlatımda kullanılan tekniklerden biri de kişileştirme yani teşhis sanatıdır. Bugün çok soru çıkan sanatlardan biri olan kişileştirme üzerinde duracak ve kişileştirme nedir sorusuna basitçe cevap vereceğiz.

İnsan dışı varlıklara insanlara ait özelliklerin aktarılmasıyla ortaya çıkan mecazlı anlatıma kişileştirme ya da teşhis denir. Kişileştirme tekniği edebiyatta çok sık kullanılan bir söz sanatıdır.

Kişileştirme sanatı ile benzetme veya konuşturma sanatı karıştırılmaktadır. Ancak bunlar birbirinden farklı kavramlardır. Benzetmede iki şey birbirine benzetilir. Konuşturmada da insan dışı bir varlık konuşturulur.
Kişileştirme nedir

Kişileştirme Cümleleri

Kişileştirme sanatını anlamak için örnek cümleler ile konu üzerinde durmakta yarar vardır. Aşağıda 50 tane kişileştirme cümlesi yer almaktadır. Bunlardan en az 15 - 20 tane cümleyi dikkatle incelemeniz konuyu öğrenmek açısından size fayda sağlayacaktır.

Kişileştirme örnekleri:

  1. Yıldızlar uyuduğunda mehtap daha bir şen oluyor.
  2. Bir kısrak ağlıyor gözlerimin önünde.
  3. Güneş uyanınca yeni kederler başlıyor bu yaban ellerde.
  4. Bütün ağaçlar hep aynı şarkıyı söylüyor.
  5. Minik bir kuş hikayesini anlatıyor küçük çocuğa.
  6. Ey yeller, köyümün kokusunu geri verin bana!
  7. Güller uyuyor ama bülbül perişan olmuş aşktan.
  8. Kedinin bir sırrı var elbet ki saklamaya çalışıyor insandan.
  9. Bu şarkıyı ancak yağmur bu kadar güzel söyler.
  10. Toprak bu yıl çok bereketli ve cömert. Rüzgar ise çok merhametli.
  11. Benim tatlı manolya çiçeğim. Suyunu verdim. Neden küssün hala bana?
  12. Yalnızlığım yakarıyor sensizliğe dönmeyeyim diye.
  13. Çocukluğum bakıyor bana küçük bir çocuk parkında.
  14. Her taraf öyle ıssız ki çekirgeler bile söylemiyor şarkısını.
  15. Huzur benim bugün konuğum. Kimse bozamaz keyfimi!
  16. Dağlar cilve yapmayın boşuna. Ben sevdamsız duramam ki!
  17. Suya yaklaşıyorum içmek için. Su nazlı her zamanki gibi.
  18. Ay beste yapıyor tatlı tatlı. Senin güzelliğine bakıyor o da.
  19. Ey güzel nehir, ey güzel yosun, söyleyin ne etsin bu garip kul?
  20. Bağlar bu sene cömert. Toplanan meyvenin haddi hesabı yok.
  21. Yaz nasıl sıcaksa bahar o denli alkışlıyor açan yeşillikleri.
  22. Toprak, ey toprak, gizleyebilir misin bütün sırlarımı?
  23. Çam ağaçlarına sesleniyorum. Bu güzel kokuyu nereden çaldınız?
  24. Gök mağrur ancak bulutlar nazlı. Her yer şen, her türkü sazlı.
  25. Duvarlar bana bakıyor. Ben de duvarlara.
  26. Çarpılmış kapı yüzüme, sanki düşmanlık ediyor.
  27. Gün bile karanlık, gün bile düşman bana sensiz.
  28. Bülbül artık tasalanmasın. Güller eskisi gibi güzel değil artık.
  29. Bir rüzgar esse şimdi. Öpse yanaklarımızdan.
  30. Yıldızlar kaymıyordu sanki o gece. Yıldızlar ağlıyordu sanki hece hece.
  31. Ben öpemedim seni, varsın zengin sofralarında pahalı yemişler öpsün.
  32. Ömrüm o kadar hızlı tükendi ki, hep akrep ile yelkovanın yarışından.
  33. Nereden biliyorsun dağların küskün olmadığını? Neden kızıyorsun onlara?
  34. Yılan bile şaşırdı senin bu içten pazarlığına!
  35. Sokak lambaları ve banklar... Bir tek onlar dost bana.
  36. Güvercin gibi ürküyor aslan, yavrusunu kaybetmekten.
  37. Yağmurun yağacağı bulutların heyecandan nasıl da belli oluyor.
  38. Ay denize mi aşık yoksa denizdeki aksine mi? Sen beni mi seviyorsun yoksa bendeki kendini mi?
  39. Güneş bir haftadır nazlı doğup nazlı batıyor.
  40. Çam ağacı özenmiş, bu çam sakızına.
  41. Bana önceden gittiğini söyledi, bomboş odan ve dolabın.
  42. Arabam eskidi. Sanırım dinleme vakti geldi artık onun.
  43. Denizde bizi yakalayan merhametsiz fırtına az daha canımızı alıyordu.
  44. Kitaplar en iyi dostumdur. Onlar fısıldar bana sıcak sıcak hakikatleri.
  45. Sehpam ile çay bardağım çok iyi bir ekip oldular.
  46. Bilgisayarımın bana verdiği emeği kimse vermedi.
  47. Ekmek emek ister. Ekmek vermez kendini sana çabasız.
  48. Halılar dans ediyor, pencereler zil çalıyor sevinçten.
  49. Karnım gurulduyor. Sanırım bana bir mesaj veriyor.
  50. Sinem yırtıldı, yüreğim ağlıyor yine.

Buna benzer örnekleri çoğaltabiliriz. Ancak bu örneklerden de gördüğünüz gibi kişileştirmede insan olmayan canlı veya cansız bir varlığa insana ait özellikler aktarılmaktadır.

Kişileştirme Sanatı Soruları

Bazı örnek sorular çözerek konuyu daha iyi öğrenmeye çalışalım.


“Dağlar masum bakıyor bana. Dereler ise yine çok hırçın. Ben bir garibim. Ne gelir ki elimden”

#1: Yukarıdaki cümlelerde aşağıdaki söz sanatlarından hangisi bulunmaktadır?

A) Konuşturma B) Mübalağa C) Benzetme D) Kişileştirme E) Yerine koyma

Çözüm: Dağların masum bakması, delerin ise hırçın olması insana ait özelliklerdir. Bu nedenle cümlelerde kişileştirme vardır. Cevap D seçeneğidir.


(1) Bütün hafta çok çalıştım, artık bir tatili hak etmiştim. (2) Cuma gününden yola çıkıp saatlerce yol gittik. (3) Köpeğimizi de aldık yanımıza, gerçekten iyi bir dost oldu bütün yolda. (4) Sonra vardık cennet gibi otelimize. (5) Kimse bozamazdı artık keyfimizi!

#2: Yukarıdaki olayı anlatan kişi hangi cümlede kişileştirme yapmıştır?

A) 1 B) 2 C) 3 D) 4 E) 5

Çözüm: Cümlelerden 3. cümlede köpeğin dost olması bir kişileştirme örneğidir. Cevap C seçeneğidir.


#3: Aşağıdaki cümlelerin hangisinde kişileştirme yapılmıştır?

A) Ne kadar da kıvrımlı bu yollar.

B) Ne kadar da nazlı bir bebek!

C) Etrafında güzel kuşlar uçuyordu.

D) Sensiz nerelere gideyim bilmiyorum ki hiç.

E) Bütün kusurları toprak gizler.

Çözüm: Gizlemek insanlara ait bir eylemdir. Toprak gizler dendiği için cevap E seçeneğidir.


Benzer anlatım teknikleriyle ilgili daha fazla bilgiyi söz sanatları konu anlatımı kısmında bulabilirsiniz.


Etiketler:
  • türkçe    
  • Yorumlar
    Yorum Yap