Sitoloji Nedir?

05.05.2018 - 18:35

Sitoloji biyolojinin bir alt dalıyken bugün kendi başına bir bilim sahası haline gelmiştir. Hücreyi inceleyen bilim dalına sitoloji denir. Sitolojinin çalışma sahası hücredir.

Canlılığın en küçük yapı birimi hücredir. Tek hücreli canlılardan çok hücreli gelişkin canlılara kadar yaşayan bütün organizmalar hücreden meydana gelmiştir. Öyleyse canlılık en temelde hücre bazında ele alınmalıdır.

Hücre bilimi olan sitoloji sadece hücreyi gözlemekle kalmaz aynı zamanda hücreyle ilgili birçok soruya da cevap arar. Sitoloji uzmanına sitolog denir.

Siyolojiyle histoloji karıştırılmamalıdır. Sitoloji hücreyi incelerken histoloji hücrelerin bir araya gelerek oluşturduğu dokuyu inceler.

sitoloji nedir

Sitoloji Neyi İnceler?

Sitolojinin hücre bilimi olduğunu söyledik. Bu nedenle elbette sitoloji hücreyi inceler. Ancak bu dışarıdan görüldüğü kadar basit ve tek düze bir süreç değildir.

Hücreyi incelemek açısından sitoloji bilimi iki temel şeyi yapar. Bunlardan biri normal hücreyi incelemek ikincisi ise hastalık açısından hücreyi ele almaktır. Bu da sitolojinin tıp için önemli bir kaynak olmasına neden olmuştur.

İnsan vücudu milyonlarca hücreden oluşur ve bunlar, hastalıkların teşhisine yardımcı olmak için uygun hazırlıklardan sonra mikroskop altında örneklenebilir ve mikroskop altında incelenebilir.

Bu süreç, hem hücre çekirdeğinin hem de hücrenin sitoplazmasının anormal değişiklikleri için tek tek hücrelere bakmayı içerir. Çekirdek, hücreyi kontrol eden genetik materyali içerir ve hangi hücrenin nasıl bir yapıya bürüneceğini belirler. Hücrelerin hangi dokuya ait olacağı çekirdekteki DNA ile belirlenmiştir. Çekirdekteki değişiklikler, genetik materyalin büyüklüğü, şekli ve görünümündeki değişikliklerle bir sitolog tarafından değerlendirilebilir. Böylece kanseri teşhis etmek için bu yöntem kullanılabilir.

Kanser dediğimiz şey hücrenin kontrolsüz çoğalmasıdır. Çoğalma ise hücre döngüsünün bir parçasıdır. Sitologlar hücre döngüsünü inceleyerek kanseri incelerler. Sitoloji çalışmalarının gelişmesi kanserle mücadele konusunda da imkanları arttırmaktadır.

Sitolojik Bulgu

Sitoloji laboratuvarında yapılan çalışmalar sonucunda elde edilen bulguya sitolojik bulgu denir. Bu bulgular genellikle sitoloji raporu ile toparlanıp sunulur. Bu da sağlık açısından ele alınması gereken bilgilerin derlenmesi anlamına gelmektedir.

Sitolojik bulgu genellikle hastalığı teşhis etmek için kullanılmaktadır. Ancak bunun yanında özellikle çalışmaların gelişmesiyle hücresel özellikleri inceleyerek hastalık öncesi süreçte erken tanı yapılabilmektedir. Bunun sonucunda hastalıkla mücadele şansı da artmaktadır.

Canlılığın temeli olan hücreyi incelemek canlının durumunu analiz etmenin yöntemlerinden biridir. Özellikle hücresel duruma yansıyan rahatsızlıklarda sitolojik bulgu çok önemlidir.

Sitolojinin Tarihçesi

Hücre biliminin tarihi mikroskobun icat edilmesi ve geliştirmesiyle ortaya çıkmıştır. Robert Hooke, 1665 yılında "hücre" kelimesini ilk kullan kişidir. Mikroskopla (iki veya daha fazla merceği olan bir mikroskop) mantar dilimlerine bakarken ve küçük odaları hatırlatan çok küçük, düzensiz kutuları gözlemleyip bunlara odacık manasına gelen hücre adını takmıştır. Hooke, 1665'te yayınlanan "Micrographia" adlı kitabında gördüğü yapıları çizdi.

Ancak daha sonra ortaya çıktı ki Hooke aslında hücreyi değil kutucuk olarak hücre duvarını gördü. Anton van Leeuwenhoek, 1683'te insan vücut sıvılarında bulunan örneklere daha yakından bakmak için daha güçlü bir büyütücü mikroskop kullandı. Hareket edebilen ve dolayısıyla canlı olan küçük hücre örnekleri fark etti. Daha gelişmiş mikroskobu ile Van Leewenhoek, kırmızı kan hücresinin çekirdeği de dahil olmak üzere hücrelerdeki yapıları gözlemleyebildi.

İşte bunlar sitoloji biliminin tarihçesinin ilk safhalarıydı. Hücreyle ilgili bilgilerimiz zamanla bu alanda yapılan çalışmalarla artacaktı.

Hücrenin bütün canlı organizmalar için ne denli önemli olduğu fikri hücre teorisi ortaya çıkınca anlaşıldı. En erken (klasik) hücre teorisi 1838'de bitki bilimci Matthias Schleiden ve hayvan bilimci Theodor Schwann tarafından geliştirildi. Her biri, üzerinde çalıştıkları canlıların hücrelerden oluştuğuna dair aynı sonuca vardı. Klasik hücre kuramı, daha önce sözü edilen bilim adamlarının fikirlerini aşağıdaki noktalara özetledi:

  • Tüm organizmalar bir veya daha fazla hücreden oluşu.
  • Hücreler hayatın temel fonksiyonel ve yapısal birimleridir.

1858'de Rudolf Virchow, klasik hücre teorisine şu fikri ekledi:

  • Hücreler sadece ata hücrelerden meydana gelir.

Etiketler:
  • bilim    
  • Yorumlar
    Yorum Yap