Monosakkaritler

12 Aralık 2016 15:05

Canlıların temel bileşenleri arasında karbonhidratlar yer almaktadır. Karbonhidratların en küçük yapı taşı olan monosakkaritler 3 – 8 karbon atomuna sahip, daha küçük birimlere sindirilemeyen basit şekerlerdir. Monosakkaritlerle ilgili aklımızda en çok tutmamız gereken şey bunların karbonhidratın en temel hali olmasıdır. Bu nedenle sindirilmeleri söz konusu değildir.

Monosakkarit Çeşitleri

Monosakkaritler öncelikle karbon sayısına göre sınıflandırılır. Adlandırma da karbon sayısının Latince karşılığıyla yapılır. Aynı sayıda karbonu olanlar içerisinde de bağ ve molekül yapısına göre farklı monosakkaritler mevcuttur. Üç karbon içeren monosakkaritler “triozlar” olarak adlandırılır. Bunlar canlılarda özellikle fotosentez ve solunum gibi olaylarda ara ürün olarak oluşurlar. Örneğin; gliseraldehit bu triozlardan biridir.

Dört karbon içeren monosakkaritler olan “tetraozlar” ise özle bazı metabolik olaylarda ara üründürler. Örneğin bir tetroz olan eritroz amino asit sentezinin ara ürünlerindendir.

Beş karbon içeren monosakkaritler “pentozlar” olarak adlandırılır. Bunların en önemli örnekleri DNA’nın yapısına katılan deoksiriboz ve RNA ve ATP’nin yapısına katılan riboz şekeridir.

Altı karbon içeren monosakkaritlere “heksozlar” denir. Bunlar daha karmaşık karbonhidratların yapı taşı olarak kullanılır. En önemli altı karbonlu monosakkaritler; glikoz (üzüm şekeri), früktoz (meyve şekeri) ve galaktoz (süt şekeri)’dir. Bu üç monosakkarit de aynı bileşik formülüne sahiptir. C6H12O6 biyoloji dersinden aşina olduğumuz bu üç şekerin de molekül formülüdür. Atomların birbirine bağlanışı farklı olduğu için bu şekerler birbirinin izomeridir.

Glikoz ve früktoz fotosentez ürünü olup yeşil bitkilerde sentezlenirken galaktoz sütte bulunan hayvansal bir şekerdir.

Hem bitki hem de hayvan dokularındaki karbon atomlarının tek kaynağı glikozdur. Diğer altı karbonlu şekerler her zaman glikoza dönüştürülürler. Aynı şekilde canlı vücudunda bulunan yağ ve proteinler de glikoza çevrilebilir ya da glikozdan sentezlenebilirler.

Glikoz insan ve diğer memelilerin kanında bulunması gereken bir şeker olduğundan “kan şekeri” olarak da adlandırılır. İnsan kanında yaklaşık 80-90 mg/dl glikoz bulunur. Bu miktarın azalması ya da artması metabolizmanın işleyişinde sorunlara yol açacağından glikozun kandaki düzeyi hormonlar tarafından sıkı bir şekilde düzenlenir. Örneğin; insülin hormonunun yeteri kadar salgılanmaması durumunda kan şekeri normalin üzerine çıkar ki bu durum şeker hastalığı olarak bilinir.

monosakkaritler

Yukarıdaki resimde monosakkaritlerin molekül yapılarına örnek gösterilmiştir. Monosakkaritlerin yapılarına karbonun yanında hidrojen ve oksijenin de katıldığına dikkat ediniz.


Etiketler:
  • biyoloji    
  • Yorumlar
    Yorum Yap