Gastrin Hormonu

27.10.2018 - 07:28

Midede bulunan g hücreleri tarafından salgılanmakta olan polipeptid yapıda bir hormondur. Midenin pilor kısmından pilorik mukoza tarafından salgılanır. Gastrin hormonun görevi: midedeki paryetal hücrelerden mide özsuyunu yani mide asidi salınımını uyarmaktadır.

Gastrin Hormonunun Yapısı

Gastrin molekülünün aktif kısmı triptofan-metiyonin-fenilalalin-asparagin içeren tetrapeptid yapısına sahiptir ve hormonun kendisi bir heptapeptiddir.

Gastrin hormonunun formülü (formülde hso3 sadece try'a bağlanmaktadır. gly'a bağlı olan try ve trp'dir.):

glu-gly-pro-trp-leu-(glu)5-ala-try-hso3-gly-trp-met-asp-phe-nh2

Gastrin hormonunun salgılanması:

  1. Sefalik faz: Bir gıdanın kokusu veya tadı omurilik soğanını uyarır.
  2. Parasempatik aktivasyonla vagus siniri üzerinden midede bir uyarı oluşur.
  3. Vagusun ganglion öncesi lifleri midede ganglion sonrası lifler üzerinde uyarı oluşturur.
  4. Ganglion sonrası liflerle paryetal hücrelerden asit salınımı ve aynı zamanda g hücrelerden gastrin salınımını uyarır.

Midenin gergin hâle gelmesi gastrin salgılanmasına sebep olur. bu hormon direkt kana geçip fundus hücrelerine karışır. Orada aktif bir şekilde hcl salgılanmasına sebep olur.

Gastrik asit, herhangi bir gıdayı sindirirken, aşağıdaki kimyasal tepkime meydana gelmektedir.

HCl + NAHCO3 rarr; NACl + H2CO3

Bu asit ortamda; principal hücrelerden gastrin hormonu salınmasını tetikler. Gastrin hormonu ise H2 reseptörlerinin duyarlılığını artırarak gastrik asit sekresyonunu uyarır. Yine bu asit ph'da pepsinojenin pepsine dönüşmesi ile birlikte özellikle protein sindirimini başlatılır.

Gastrin salınmasında fizyolojik uyarı olarak besinlerle alınan protinlerde bulunan aminoasitlerdir. Protein sindirim ürünü olarak bilinen aminoasitler ve peptitler ile uyarıcı etki oluşturur. Dolaşıma gastrin salınması antral şişme, vagal uyarı ve kolinerjik uyarı ve p adrenerjik uyarı ile olmaktadır.

Beslenme ile protein alımı → Aminoasitler → G hücresi uyarımı → Gastrin salınması → Mide asidinin artması.

Gastrinin fizyolojik kontrolü

Gastrin salgısında azalma: Gastrin salınımını inhibe eden yani azaltan en önemli faktör mide asiditesidir. Midedeki ph oranı 1'e düşünce gastrin yapımı %100 inhibe olmaktadır. Bununla birlikte duodenumda yağların mevcudiyeti gastrini inhibe eden hormonların salgılanmasına sebep olmaktadır. Gastrin salınmasının inhibisyonunda somatostatin hormonunun da rolü bulunmaktadır.

Somatostatin ile birlikte gastrin salınmasının inhibitasyonunda lokal olarak salınmış somatostatinin parakrin etkisinin aracı olduğu düşünülmektedir. Genellikle içerisinde somatostatin bulunan hücreler gastrin hücreleri ile yakın ilişkide olur ve sıklıkla somatostatin hücrelerinden gastrin hücrelere uzanan sitoplazmik uzantılar olduğu gösterilmiştir.

Gastrin hormonu düzeyinde gün içinde değerlerinde dalgalanma yaşansa da sabahları en düşük düzeyde olmaktadır.

Gastrin hormonunun normal değeri 100 pg/ml'den düşük olmalıdır. Hormon değerinin tam olarak belirlenmesi için, mutlaka sabah aç karnına gastrin hormonu testi yapılmalıdır. Bu test, zollinger-ellison sendromu olarak da bilinen gastrinoma hastalığının belirlenmesinde, mide asidinin yeterli salgılanmadığı hallerde ve pernisiyöz anemisi şüpheli hastaların tanısını koyabilmek için yapılmaktadır.

Gastrinoma, onikiparmak bağırsağı veya pankreas’ta gelişen bir tümör türüdür. Oluşan bu tümörden gastrin hormonu salgılamaktadır ve aşırı şekilde salgılandığı zaman mide asidinin de aşırı şekilde üretilmesine ve hastada inatçı mide ülserleri oluşmasına neden olur.

Pernisiyöz anemi, B12 vitamini eksikliğinde gelişen bir kansızlık türüdür. Bunun nedeni vitamin emilimi için midede gereken proteine (intrensek faktör) karşı savunma hücrelerinin saldırıya geçmesidir. Bundan dolayı yapılan beslenme diyetinde, yeterli olabilecek düzeyde B12 vitamini alınsa da yeteri kadar emilimi olmaz. Ağızdan ilaç alımı tedavisi de yanıtsız kalır ve hastalar parenteral yoldan (ağız dışı) B12 almak zorunda kalırlar.

Vücutta Gastrin Mekanizması

Gastrin hormonunu arttığında midede asit salgısı artmaktadır, gastrin hormonu azaldığında ise midedeki asit oranı düşer. Negatif feedback mekanizmasıyla da asit oranı düştüğü zaman gastrin hormonunun salınımı uyarılır ve gastrin miktarı artar. Aksine artmış bir mide asidi varsa gastrin salınımını düşürür. Bazen gastrin hormonunun yüksekliğiyle beraber mide asidi normal düzeyde, hafif yüksek veya daha yüksek düzeyde olabilmektedir. Buna neden olan hastalıklar ise değişiklik göstermektedir.

Normalde negatif feedback mekanizmasıyla:

Gastrin artarsa → Mide asidi artar
Gastrin azalırsa → Mide asidi azalır
Mide asidi artarsa → Gastrin azalır
Mide asidi azalırsa → Gastrin artar

Gastrin hormonunun artmasıyla birlikte mide asidinin arttığı durumlar:

  • Gastrinoma,
  • Midede bulunan g hücrelerinde aşırı bir çoğalma,
  • Mide ameliyatı sonrası iyileşme süreci.

Gastrin hormonunun artmasıyla birlikte mide asidinin normal olduğu durumlar:

  • Pernisiyöz anemi
  • Atrofik gastrit
  • Mide kanserlerinin bazısı
  • Ülser tedavisinde mide aist salgısını uyaran vagus sinirinin kesilmesi
  • Mide koruyucu tedavi alanlar.

Gastrin hormonunun artmasıyla mide asidinin hafif yüksek olduğu durumlar:

  • Romatoid artrit (iltihaplı romatizma hastalığı)
  • Şeker hastalığı (diyabet)
  • Böbrek yetmezliği (kreatinin değeri 3 mg/dl düzeyinden yüksek olduğu böbrek yetmezliği olanların yarısında gastrin yüksektir.)
  • Vitiligo
  • Feokromasitoma (böbrek üstü bezlerinde gelişen yüksek tansiyonla görülen bir tümör türüdür.)
  • Mide çıkış kısmında tıkanıklık
  • Vagus sinirinin kısmen kesilmesi

Gastri̇n hormonu düşüklüğünün nedenleri:
Gastrin’in düşük olması genellikle nadiren görülen bir durumdur.
Daha çok;

  • Hipotiroidi yani tiroid bezinin yeterli çalışmaması durumunda,
  • Bir takım antidepresan ve antikolinerjik ilaçlardan, vagus sinirinin ameliyatla kesilmesi ve ayrıca midenin bir bölümünün alınması durumunda görülmektedir.

Gastrin hormonu yüksekliği:
Çoğu zaman bir hastalıkla ilgili değildir. Bireylerin protein yönünden zengin beslenme yapmaları halinde gastrin hormonu seviyesi 2-5 kat yükselebilmektedir.


Etiketler:
  • tıp    
  • Yorumlar
    Yorum Yap