Teokrasi Nedir?

17.03.2018 - 18:47

Devletin yasa ve kurumlarının belirli bir dine göre şekillendiği devlet idaresine teokrasi denir. Bu yazıda teokratik devlet kavramı üzerinde duracağız ve teokrasi nedir sorusunu cevaplamaya çalışacağız.

Monarşi, oligarşi, cumhuriyet gibi yönetim sistemlerini benimseyen bazı devletlerin tarih boyunca çeşitli dönemlerde teokratik karakter kazandığını görmekteyiz. Bu nedenle teokrasi dini ideolojinin olduğu her devlette az ya da çok kendini göstermektedir. Ancak teokrasinin yönetim şekli olarak belirlendiği ülkede bu yasal zeminde de devletin kimliği haline gelmektedir.

teokrasi nedir

Teokrasinin Kökeni

Eski Yunancada "Teo" tanrı demektir. "Kratos" ise düzen anlamını taşımaktadır. Dolayısıyla teokrasi "tanrının düzeni" anlamına gelmektedir.

Teokrasi ile idare edilen bir devletin ilahi yönetim altında faaliyet gösterdiği söylenir. Dini kutsal kitap genellikle ilahtan bir mesaj olarak kabul edilir ve toplumun kurallarını formüle etmek için kullanılır.

Teokratik devlette genellikle yaratıcı adına siyasi otorite olduğunu iddia eden bir yönetici sınıfı tarafından yönetilir. İdarecilerin genel görevi yaratıcının koyduğu düzeni topluma ve devlete hakim kılmaktır. Hatta Mısır'da uzun bir dönem süren anlayaşına göre hükümdar tanrının kendisidir.

Eğer din adına faaliyet gösteren monarşik bir düzen varsa, yani tek bir kişi devlet idaresini din adına gerçekleştiriyorsa burada da teokratik monarşi ortaya çıkmaktadır.

Eski Türk devletleri de başta olmak üzere çoğu devlet yönetiminde idarecinin tanrı tarafından görevlendirildiğine inanılırdı. Ancak bu dönem tanrıların gönderdiği yazılı kitaplar olmadığı için yasalar belirli bir kutsal metine dayanmamaktaydı. Yani bu devletleri teokratik devlet olarak sınıflandırmamız biraz güçtür.

Din Devlet İlişkisi

Bugün liberal teoriye göre devlet iş birliğine dayanan teknik bir aygıttır. Yani devletin herhangi bir ideolojisi olamaz. Ancak tarih incelendiğinde birçok devletin ya bir ideolojiyle kurulduğunu ya da kurulduktan sonra bir ideolojiyi güttüğünü görmekteyiz.

Din bireylerin ve doğal olarak da toplumların hayatı için son derece önemli bir kurumdur. Bilinen tarihin ilk yıllarında dinin etkisi toplum üzerinde oldukça fazlaydı. Ancak dinler yazılı metinlere dayanmadığı için dini ideolojiler devlet düzenini belirlemede yeterli olmuyordu.

Şurası bir hakikat ki birçok çıkarın devreye girdiği siyasi kurumları pür bir dini inanç veya ideolojiyle yönetmek güçtür. Çünkü devlet idaresine çeşitli bireysel çıkarlar da doğal olarak dahil olacaktır. Bu nedenle din devlet ilişkisi tarih boyunca tartışılan bir konu olmuştur.

Teokrasi nedir sorusunu felsefe açısından sorarsak, tanrı inancına bağlı olarak yapılan yönetim biçimidir sonucuna ulaşırız.

Din ve devlet geriliminde özellikle Hristiyan dünyasının yaşadığı ikilem tarihsel olarak laiklik kavramını ortaya çıkarmıştır.

Tek Tanrılı Dinler ve Teokrasi

Dinin devlet yaşamına hakim olması ve kurumsal devletlerin ortaya çıkması paralel bir şekilde gelişmiştir. Tek tanrılı dinleri bu konuda diğerlerinden ayırmak gerekir. İbrahimi dinler kutsal metinlere dayandığı için devlet idaresi ile ilgili maddeler de içermektedir.

Musevilik, Hristiyanlık ve İslam ele alındığı zaman Hristiyanlığın İslamiyet ve Museviliğe göre devlet idaresinde daha laik olduğu görülmektedir. Çünkü Hristiyanlık devlet idaresini kısmen boş bırakarak toplumların inisiyatifine bırakmıştır. Ancak ne ilginçtir ki Hristiyanlıkta çok önemli bir kurum olan kilise, devletle çekişmeye girmiş ve bunun sonucunda asırlar süren bir karmaşa yaşanmıştır.

Bu nedenle laiklik felsefesi teorik olarak en laik din olan Hristiyanlığın içinden çıkmıştır.

Musevilik ve Teokrasi

İlk Çağ filozofları devletleri yönetim şekillerine göre oligarşi, demokrasi ve monarşi şeklinde sınıflandırmaktaydı. Ancak yazılı metne ve keskin kurallara dayanan Musevilik inancı Yahudi toplumu tarafından benimsenmiş ve Yahudilerin kurduğu devlete doğrudan Tevrat egemen olmuştur.

Bu açıdan bakıldığında tam anlamıyla teokrasinin Musevilik ile ortaya çıktığı fikri yürütülebilir.

İslam ve Teokrasi

İslam dini insanlığa geldiğinde sadece ruhsal meselelere el atmadı. Kişinin bütün ömrüyle ilgili çizgiler çizdi. Kabileler şeklinde yaşayan bir yapıyı devletleştirdi. Bu nedenle İslamiyetin Kuran ve Hadis başta olmak üzere ortaya çıkan kaynakları devlet yönetimiyle ilgili doğrudan yasa koyucu hükümler içerdi.

İslamiyetin egemen olduğu toplumlarda devletin teokratik yapı kazanması çok yaygındı. Bugün dahi teokrasilerin önemli bir kısmının İslam inancına sahip toplumların var olduğu devletler olduğunu görmekteyiz.

İslamiyet'in uzun süre hakim unsuru olan Türklerin tam anlamıyla bir teokrasi benimseyip benimsemedikleri tartışmalıdır. Çünkü Türkler İslamiyetten önce de teşkilatçı bir toplumdu. Dolaysıyla tarihten getirdikleri siyasi yapılarını da kurdukları İslam devletlerine yansıttılar.

Örneğin Osmanlı Devletinde Şer-i hukukun yanında geleneklere dayanan örfi hukuk da mevcuttu.

Günümüzde Teokrasi ile Yönetilen Ülkeler

Birçok devletin idaresinde din belirli oranda etkinken teokrasi diyebileceğimiz devletler şunlardır:

  • Vatikan
  • İran
  • Suudi Arabistan
  • Yemen
  • Sudan
  • Moratinya
  • Afganistan

Bunlardan Vatikan dışındakiler İslam ülkeleridir. İslam ülkelerinde esas kaynağı kuran ve hadisler olan şeriat yönetimi mevcuttur. Şeriatın farklı ülkelerde farklı yorumlarının olduğu, hatta bu yorumların bazen birbirine zıt teşekkül ettiğini de görmekteyiz.

Teokratik devletlerden özellikle Vatikan ilginç bir konumdadır. Vatikan devletinin yönetimi tamamen dini esaslara dayanır ve dinseldir. Bu açıdan Vatikan teokrasinin vücut bulmuş halidir. Ancak Vatikan devletinin başkanı olan Papa seçilerek iş başına gelir. Yani bir nevi seçimli teokratik monarşi örneği olarak da yorumlanabilir.


Etiketler:
  • siyaset    
  • Yorumlar
    Yorum Yap