Hidrosfer (Su Küre) ve Özellikleri

04 Kasım 2017 06:01

Dünya’nın yapısını oluşturan parçalardan biri su küre dediğimiz hidrosfer tabakasıdır. Hidrosfer, Dünya yüzeyinde veya yakınında bulunan kesikli su tabakasıdır. Dünya yüzeyinde bulunan sıvı ve donmuş yüzey sularını, topraklarda ve kayada tutulan yeraltı suyunu ve atmosferik su buharını içerir.

Su, Dünya'nın yüzeyinde en bol bulunan maddedir. Sıvı ve katı (buz) olarak yaklaşık 1,4 milyar kilometre küp su bulunur. Bu su okyanusları, gölleri, akarsuları, buzulları ve yeraltı sularını kapsar.

Su tabakası yüzeyde karalarla bölünür. Yani süreksiz bir devamlılık gösterir.

Hidrosferle ilgili en önemli kavramlardan biri su döngüsü kavramıdır. Su döngüsü, suyun bir kaynaktan diğerine hareket etmesiyle meydana gelir. Su döngüsü atmosferde 15 kilometre kadar yukarısı ve yerin 5 km aşağısı aralığındaki 20 km’lik bir sahada gerçekleşir.

hidrosfer su küre

Su küre (hidrosfer) nedir kısaca öğrenmiş olduk. Şimdi de Su küre hakkında daha detaylı bilgi paylaşalım.

Su Küre Hakkında Bilgi

 Dünya yüzeyinin yaklaşık olarak %71’i suyla kaplıdır. Böyle bakıldığında su kürenin ne denli büyük olduğunu kolaylıkla kavrayabiliriz. Dünya’daki suyun büyük bölümü okyanus ve denizlerdeki büyük su kütlelerine yer alır.

Kuzey Yarım Kürede su yüzeyin %61’ini oluştururken Güney Yarım Kürede bu oran %81 olmaktadır.

Dünya’da bulunan her su molekülü aynı zamanda su kürenin bir parçasıdır. Dünyadaki suyun %97’sini okyanus ve denizler, %2’sini buzullar geri kalan %1’ini de bütün yeraltı ve yerüstü tatlı sular oluşturmaktadır.

Göller, nehirler, dereler vb. su kaynakları hidrosfer içerisinde yaklaşık %1 kadar bir orana sahiptir.

Su Döngüsünün Önemi

Su küre içerisindeki en önemli olay su döngüsüdür. Su döngüsü ile ilgili başlı başına bir yazı kaleme almıştık. Kısaca değinmek gerekirse su döngüsü su kaynakları arasında suyun iklim ve akışkanlık etkisiyle yer değiştirmesidir.

Yukarıda değindiğimiz gibi bütün suların çok büyük bir bölümü okyanus ve denizlerde bulunur. Ancak su sabit değildir. Buharlaşmanın etkisiyle su yüzeylerinden atmosfere su karışmaktadır. Bu su yağmur olarak yeryüzüne dönmektedir.

Böylece okyanustaki bir su göle, göldeki bir su da okyanusa geçiş yapabilir. Böylelikle su kütleleri arasında sürekli bir geçiş devam etmektedir.

Hidrosfer Özellikleri

Biraz da hidrosfer özellikleri üzerinde duralım.

Dünya’da su yüzeyleri yaklaşık 360 milyon km2’dir. Bunun da yaklaşık 350 milyon km2’sini tuzlu sular oluşturur. Geri kalanını ise tatlı su yüzeyleri oluşturmaktadır.

Hidrosfer özelliklerini incelerken coğrafyada karşımıza çıkan su kütleleri üzerinden gidelim.

Yağmur Suyu

Her yıl yaklaşık 110.300 kilometreküp yağmur yağmaktadır. Atmosferdeki toplam su 0,013 x 106 kilometreküp civarındadır.  Bu su yağış ve buharlaşma nedeniyle ortalama her 9.6 günde bir döngü yapmaktadır. Yani bu süre zarfında ortalama olarak atmosferdeki su miktarı kadar yağış yağmakta ve bir o kadarı da tekrar buharlaşmaktadır.

Yağmur suyu saf değildir. İçerisinde çözülmüş gazlar, bazı tuzlar, çeşitli toz parçacıklar, bazı canlı mikroorganizmalar ve atık maddeler bulunur. Yağmur suyundaki bu yapıların kaynakları okyanuslar, topraklar, gübreler, hava kirliliği ve fosil yakıtlardır.

Okyanus ve Nehirler

Bütün denizler okyanuslara bağlıdır. Bu nedenle denizleri de okyanusların bir parçası olarak düşünebiliriz.

Tatlı su kaynağı olan nehirler ise denizlere dökülür. Yağışla birlikte nehir kaynakları de beslenmektedir.

Okyanustaki su miktarı nehirlerdekinin yüzlerce katıdır. Ancak karada yaşayan canlılar (biz dahil) tatlı su kaynakları çok önemlidir. Bu nedenle nehirler yaşamımızın vazgeçilmezleri arasındadır.

Nehir ve okyanus sularının yapısına baktığımız zaman ciddi farklılıklar görmekteyiz. Örneğin okyanus suyundaki tuz miktarı nehir suyuyla kıyaslandığında çok daha fazladır. Yine diğer minerallerin oranı da iki su tipi arasında farklılık gösterir.

İçerdiği tuzlardan dolayı okyanus suyu nehir suyuna göre daha yoğundur.

Göller

Göller nehirlerden farklı durgun sulardır. Turizm, taşımacılık, tatlı su balıkçılığı, tarım gibi faktörler açısından göl suları önemlidir.

Göller kaynaklarını denize aktarmadıkları için durgun su sınıfına girerler. Ancak göller de su döngüsü ile dinamik bir yapı taşırlar.

Göllerin bulundukları coğrafya itibariyle özellikleri farklılık gösterebilir. Bu farklılıklar mineral derişimi, yaşayan canlı türleri, pH gibi faktörlere karşımıza çıkabilir.

Yeraltı Suları

Tatlı su kaynaklarından biri de yeraltı sularıdır. Yeraltı suları kara yüzeyinin altında bulunan sulardır. Kuyularla biz yeraltı sularına ulaşmaya çalışırız. Yerin altında yağmurun süzmesiyle su birikir. Bu su birikintileri bazı kanallardan geçerek su kaynağı oluştururlar.

Yeraltı suları toprağın verimliliği açısından çok önemlidir. Nehir ve göl gibi sulardan ozmos ile toprağa su geçmektedir. Aynı şekilde yeraltı sularından da nehir ve göllere su geçişi olmaktadır.

İçme suyu, tarım, hayvancılık açısından yeraltı suları çok önemlidir.

Buzullar

Çok göz önüne almasak da aslında buzullar okyanuslarda sonraki en büyük su kaynaklarıdır. Buzullarda katı fazdaki suyun miktarı bütün göl, nehir ve yeraltı sularından daha fazladır.

Kutup noktalarına doğru birikmiş olan buzulların kütleleri inanılmaz boyutlara ulaşabilmektedir. Buzulların bu bölgede yoğunlaşmasının sebebi ekvatordan kutuplara doğru gittikçe sıcaklığın düşmesidir.

Küresel ısınma etkisiyle bugün buzul kütleleri kademeli olarak azalmaktadır. Buzulların erimesi su seviyesinin yükselmesi anlamına gelir.

Su Tabakasında Neler Bulunur?

Su tabakası yani hidrosfer içerisinde canlı ve cansız birçok öge barındırır. Su tabakasını oluşturan yapıları yukarıda gördük. Denizler, okyanuslar, buzullar, göller, nehirler, yeraltı suları, atmosferdeki su buharı bir araya gelerek su tabakasını oluşturur.

Su tabakası canlı faktörler açısında da çok çeşitlidir. Balıklar başta olmak üzere milyonlarca canlı türü sularda yaşar. Aynı zamanda çeşitli bitki ve mikroorganizmalar için de su kaynakları yaşam alanı oluşturmaktadır.

Dünya’da fotosentez ile atmosfere kazandırılan oksijenin büyük bölümünü suda yaşayan algler üretmektedir. Yani sudaki alglerin fotosentez ile ürettiği oksijen bütün orman ve yeşil alanlardan daha fazladır. Bu açıdan da bakıldığında su tabakası bizim için çok önemlidir.

Su tabakası ekonomik faaliyetler açısından bizim için çok önemlidir. Deniz ürünleri bizim için önemli bir besin kaynağıdır. Aynı zamanda deniz taşımacılığı düşük maliyetli ulaşım ve ticaret için çok faydalıdır.


Etiketler:
  • ekoloji    
  • Yorumlar
    Yorum Yap