Hücre Teorisi

06 Ekim 2017 04:57

Hücre teorisi biyolojinin temel prensiplerinin başında gelir. Bu teori farklı bilim insanlarının katkılarıyla bugünkü halini almıştır. Hücre teorisinin tarihsel gelişimi adlı yazıda hücre ile ilgili bilgilerimizin nasıl bugünkü hale geldiğini anlatmıştık. Şimdi biraz daha konunun kendisi üzerinde duralım.

Theodor Schwann, Matthias Schleiden, ve Rudolph Virchow’un hücre teorisine katkıları ile modern hücre teorisi ortaya çıkmıştır. Hücre teorisi maddeler halinde şöyle özetlenebilir.

  1. Yaşayan bütün canlılar hücrelerden meydana gelmiştir. Canlılar tek hücreli ya da çok hücreli olabilir.
  2. Canlılığın temel birimi hücredir.
  3. Hücreler daha önce var olan hücrelerden oluşurlar.
  4. Hücreler genetik bilgilerini sonraki nesillere aktarırlar.
  5. Farklı hücreler aralarında iletişim kurarak birlikte iş bölümü yapabilirler.

Yukarıdaki 5 madde hücre teorisi açısından özet olarak ele alınabilir. Hücre teorisine ek olarak gen teorisi, evrim teorisi, termodinamik ilkeleri gibi konular da canlı yaşamını anlamamamız açısından önemlidir.

hücre teorisi

Hücre ile İlgili Temel Bilgiler

Tüm canlı organizmalar, normal bir şekilde işlev görmek üzere hücrelerden oluşur ve hücrelere bağımlıdırlar. Bununla birlikte, tüm hücreler aynı değildir. Ökaryot hücreler ve prokaryot hücreler olmak üzere iki tür hücre vardır.

Ökaryot hücrelere örnek olarak hayvan, bitki ve mantar hücresi verilebilir. Prokaryot hücreler ise bakteri ve arkeler olarak düşünülebilir.

Hücreler, belirli fonksiyonları yerine getiren organelleri veya küçük hücresel yapıları içerir. Hücreler aynı zamanda DNA (deoksiribonükleik asit) ve RNA (ribonükleik asit) içerirler. Bu moleküller hücresel aktiviteleri yönetmek için gerekli olan genetik bilgiyi taşır.

Hücresel Üreme

Ölen hücrelerin yerine yenisini koymak ve türün devamlılığını sağlamak için hücreler çoğalırlar.

Ökaryotik hücreler, hücre döngüsü adı verilen karmaşık bir dizi olayla büyür ve çoğalırlar. Döngünün sonunda, hücreler mitoz veya mayoz bölünme süreçleri yoluyla bölünecektir. Vücut hücreleri mitoz yoluyla çoğalır. Buna karşın üreme hücreleri mayozla çoğalır.

Prokaryotik hücreler, ikili bölünme denilen eşeysiz üreme şekli ile çoğalır.

Daha yüksek organizmalar aynı zamanda eşeyli üreme yeteneğine de sahiptirler. Bitkiler, yosunlar ve mantarlar, sporlar olarak adlandırılan üreme hücrelerinin oluşmasıyla çoğalırlar. Hayvansal organizmalar, tomurcuklanma, parçalanma, rejenerasyon ve partenogenez gibi süreçler yoluyla eşeysiz olarak çoğalabilirler.

Hücresel Süreçler

Rudolph Virchow gibi bilim adamlarının katkılarıyla gelişen hücre teorisi zaman içerisinde bize hücrede ne gibi süreçlerin meydana geldiğini göstermiştir. Hücreler, bir organizmanın hayatta kalması için gerekli olan bir dizi önemli işlemi gerçekleştirirler.

Hücreler tüketilen besin maddelerinde depolanan enerjiyi elde etmek için hücresel solunumun karmaşık sürecine girerler. Bitkiler, algler ve siyanobakterileri içeren fotosentez organizmaları ise fotosentez yapabilirler. Fotosentezde, güneşten gelen ışık enerjisi glikoza dönüştürülür. Glikoz, fotosentetik organizmaları tüketen ve diğer organikler tarafından kullanılan enerji kaynağıdır.

Hücreler aynı zamanda endositoz ve ekzositoz denilen aktif taşıma yöntemleriyle dış ortamla madde alış verişi gerçekleştirir. Endositoz, makrofajlar ve bakteriler tarafından görülen maddelerin içeri alınarak sindirme sürecidir. Ekzositoz ise artık maddelerin dışarı atılmasıdır. Bu işlemler, hücreler arasında molekül taşınmasını da mümkün hale getirir.

Hücre hareketi, doku ve organların gelişimi için hayati önem taşıyan bir süreçtir. Mitoz ve sitoplazma bölünmesi  için hücre hareketi de gereklidir. Hücre göçü, motor enzimler ile hücre iskeletini oluşturan mikrotübüller arasındaki etkileşimlerle mümkün olur.

DNA eşlenmesi çok önemli bir hücresel süreçtir. Aynı zamanda DNA’dan RNA üretilmesi de protein sentezi ve hücre metabolizması açısından en temel görevdir.


Etiketler:
  • biyoloji    
  • Yorumlar
    Yorum Yap