ATP (Adenozin Trifosfat) Nedir?

22 Aralık 2016 20:11

Adenozin trifosfat yani ATP; karbon (C), hidrojen (H), oksijen (O), azot (N) ve fosfat (P) içeren, tüm canlı hücrelerinde enerji dönüşümlerinde rol alan organik bir bileşiktir. Biyolojide karşımıza çok çıktığı için ATP nedir diye merak etmiş olabilirsiniz. ATP yapısında adenin bazı, riboz şekeri ve üç fosfat grubu içeren özel bir nükleotittir.

Azotlu organik bir baz olan adeninin beş karbonlu bir şeker olan riboza bağlanmasıyla oluşan yapıya “adenozin”; bu yapıya sırasıyla birinci, ikinci ve üçüncü fosfat gruplarının eklenmesiyle oluşan bileşiklere de sırasıyla adenozin monofosfat (AMP), adenozin difosfat (ADP) ve adenozin trifosfat (ATP) adı verilir.

ATP’nin fosfat grupları arasında yer alan iki bağa “yüksek enerjili fosfat bağı” denir. Bu bağlar kırıldığında enerji açığa çıkar. Canlı hücreler bu enerjiyi hücre içerisinde gerçekleşen metabolik faaliyetlerde kullanır.

ATP açılımı adenozin trifosfat, formülü C10H16N5O13P3 şeklindedir. ATP'nin yapısı resimde gösterilmiştir.

atp nedir, atp'nin yapısı

ATP’nin Görevi Nedir?

Canlı hücrelerde ATP’nin üç temel işlevi vardır. Bu işlevler şöyle özetlenebilir:

  1. Taşıma işleri: Hücre zarında aktif taşıma, endositoz ve ekzositoz gibi madde alışverişi olaylarını kapsar.
  2. Kimyasal işler: Hücrede aktivasyon enerjisi olarak ATP’nin kullanıldığı bütün kimyasal tepkimeleri kapsar.
  3. Mekanik işler: Sil ve kamçı hareketleri ile kas hücrelerinin kasılmaları gibi hareketle ilgili olayları kapsar.

Sonuçta hangi hücresel iş için gerekli olursa olsun ATP’nin hidroliziyle fosfat gruplarının uzaklaştırılması “defosforilasyon”; tersi bir işlemle fosfat gruplarının eklenmesi sonucu ATP sentezlenmesi olayına “fosforilasyon” denir.

fosforilasyon ve defosforilasyon

ATP Sentezi ve Özellikleri

ATP sentezi dört farklı fosforilasyon yöntemi ile gerçekleştirilir.

Substrat düzeyinde fosforilasyon: Tüm canlılarda görülen ortak bir olaydır. Enzimler yardımıyla substrat adı verilen organik besinlerin yakılması sonucu açığa çıkar enerjiden ATP sentezlenmektedir. Substrat düzeyinde fosforilasyon hem oksijensiz solunumda hem oksijenli solunumda ortak olarak görülür.

Oksidatif fosforilasyon: Organik besinlerin enzimler ve son basamakta oksijenin de yer aldığı bir seri indirgenme-yükseltgenme işlemi sonucu yıkılması ve açığa çıkan enerjiden ATP sentezlenmesidir. Bu fosforilasyon çeşidi mitokondri veya mezozoma sahip oksijenli solunum yapan canlılarda gerçekleştirilir.

Fotofosforilasyon: Işık enerjisinin klorofil denilen özel bir pigmentle soğurulması sonucu açığa çıkan enerjiden ATP sentezlenmesidir. Bu fosforilasyon şekli sadece fotosentez yapan canlılarda gerçekleşir. Örneğin bazı bakteriler, algler, yeşil bitkiler bu yolla ATP sentezleyebilir.

Kemofosforilasyon: Çeşitli inorganik maddelerin oksidasyonu sonucu açığa çıkan enerjiden ATP sentezlenmesidir. Bu fosforilasyon şekli yalnızca kemosentez yapan bakterilerde görülür.

Hangi yöntemle olursa olsun bir hücrede sentezlenen ATP yine o hücre içinde harcanır; başka hücrelere aktarılamaz. Dolayısıyla her canlı hücre kendi ATP’sini sentezleyebilmek zorundadır. Yani canlılarda hücreler arası ATP geçişi görülmez. Ayrıca unutmamak gerekir ki ATP hücrede depolanmaz, tüketildiği kadar üretilir. Efor gerektiren bir işle meşgul olduğumuzda soluk alıp vermenin artması bu durumun en güzel kanıtıdır.


Etiketler:
  • biyoloji    
  • Yorumlar
    Yorum Yap