Edimsel Koşullanma (Operant Conditioning) Nedir Nasıl Çalışır?

13 Kasım 2016 08:49

Edimsel koşullanma ödül ve ceza mekanizmalarıyla istenilen davranışın öğretilme metodudur.

Bu metotta yapılan davranış ve ona verilen cevap arasındaki ilişkiye dayanılarak o davranışın yapılması veya o davranıştan kaçınılması istenir.

Örneğin bir laboratuvar faresi mavi butona bastığında yiyecekle ödüllendirilirken kırmızı butona bastığı zaman elektrik şokuna maruz kalıyorsa fare bir süre sonra mavi butona basması gerektiğini öğrenip kırmızı butona basmaktan kaçınır. Belli bir davranış kalıbını ödül, ceza mekanizmasıyla öğrenmiş olur. Bununla ilgili deney edimsel koşullanmanın en bilinen deneyleri arasında yer alır.

skinner kutusu

Edimsel Koşullanma İlk Ne Zaman Kullanıldı?

Edimsel koşullanma davranış bilimci B. F. Skinner tarafından ilk defa kullanılan bir terimdir. Bu yüzden Skinnerian Şartlanma (conditioning) olarak da bilinir. Bir davranışçı olan Skinner içgüdülere, içten gelen düşüncelere bakmanın davranışı nedenselleştirmede gereksiz olduğuna inanıyordu. Skinner'a göre davranışı açıklamada sadece dıştan gelen gözlemlenebilir uyarılara bakmak yeterliydi.

20.yüzyılın başlarında davranışçılık psikolojideki en büyük güçtü.

Skinner edimsel (operant) terimini "davranış, yeni kalıplarını dış çevre üzerinden üretir" (active behaviour that operates upon the environment to generate consequences (1953))şeklinde açıklamıştır. Yani diğer bir ifadeyle, Skinner'in teorisi her gün dış ortamda gösterdiğimiz öğrenilmiş davranışlarımızın nasıl kazanıldığını açıklar.

Skinner teorisini oluştururken psikolog Edward Thorndike'den de oldukça etkilenmiştir. (law of effect)

Özet olarak Skinner Teorisi’ne göre yapılan eylem, arzu edilebilen sonuçlar doğuruyorsa tekrarlanma eğilimindedir. Tam tersi arzu edilmeyen sonuçlar doğuruyor ise kaçınılma, o işten uzak durma eğilimi yaratır.

Edimsel koşullanma basit bir temele dayanır. Davranış pekiştirici kuvvetler tarafından desteklenirse güçlenir, güçlendikçe gelecekte vuku bulma olasılığı bir o kadar artar. Eğer siz sınıfta bir fıkra anlatırsanız ve bu fıkraya herkes gülerse, bir dahaki sefere tekrar fıkra anlatmak istemeniz ve insanların buna gülmesi oldukça olası şeylerdir.

Aksine istenmeyen sonuçlar doğuran davranışlar zayıflar ve gelecekte tekrar oluşma ihtimalleri azalır. Bir fıkra anlattınız ve kimse gülmediyse bir dahaki sefere tekrar fıkra anlatmak istememeniz oldukça olasıdır.

Davranış Çeşitleri

Skinner respondent davranış ve operant davranış olmak üzere 2 farklı davranış biçimi tanımladı. Respondent davranışlar otomatik,refleksif davranışları tanımlar.Sıcak bir yere dokunduğunuzda elinizi hızlıca çekmeniz veya doktorun diz kapağınıza refleks çekiciyle vurduğunda bacağınızın yukarı kalkması gibi davranışlardır.

Bu davranışları asla öğrenemezsiniz. Bunlar istem dışı otomatik davranışlardır.

Öte yandan operant davranışlar ise bilinçli yapılan davranışlardır. Bu tip davranışların bazıları kendiliğinden bazıları maksatlıdır ama davranışların sonuçları gelecekte tekrarlanıp tekrarlanmayacağının göstergesi olacaktır ki bu operant şartlanmada öğrenme sürecinin en önemli parçasını oluşturur.

Klasik şartlanma(classical conditioning)'da respondent davranışların öğrenme sürecindeki rolü dikkate alınırken Skinner'a göre öğrenme sürecinde respondent davranışların rolü önemsizdir. Skinner’a göre öğrenme sürecinin temelini operant şartlanma oluşturur.

Skinner operant şartlanma üzerine yeteneklerini ortaya koymak için farklı cihazlar icat etti. Bunlardan biri de operant conditioning chamber günümüzde daha çok kullanılan adıyla Skinner kutusu. Bu kutuda temel olarak fare veya güvercin olmak üzere bir hayvan bulunmaktadır. Ayrıca hayvanın ödülüne ulaşması için basmasının yeterli olduğu bir düzenek bulunmakta.

Hayvanların davranış yanıtlarını izlemek için ayrıca Skinner bir cummulatif recorder geliştirdi. Bu cihazla hayvanların yanıtları rahatlıkla izlenebiliyordu.

Edimsel Şartlanmanın Elemanları

Edimsel koşullanmanın yani şartlanmanın temel iki elemanı vardır. Bunlar pekiştirme ve cezadır.

edimsel şartlanmanın elemanları

1. Pekiştirme (Reinforcement)

Bir davranışı güçlendiren, teşvik eden her şey bu grupta yer alır.

İki tür pekiştirme vardır:

  1. Pozitif pekiştirme, bir davranışın sonucu istenen bir durumdur, dolayısıyla o davranışın tekrar yapılma arzusunu artırır, ödül mekanizmasını uyarır.
  2. Negatif pekiştirme, bir davranışta istenmeyen sonuçlar doğuran durumlar için kullanılır ve o davranışın bir daha yapılmamasına yönelik arzuyu arttırır.

Her iki durumda da bir takım davranışlarda güçlenme görülmüş olur.

2. Ceza (Punishment)

Bir davranışın olumsuz sonucu o davranışın daha az yapılmasına neden olur.

İki tür ceza yöntemi vardır. Bunlar:

  1. Pozitif ceza: olumsuz sonuçlar doğuran bir davranışı zayıflatmak için yapılan uygulamalardır.
  2. Negatif ceza: olumlu sonuçlar doğuran bir olayı zayıflatan uygulamaların kaldırılmasıdır.

Her iki durumda da davranışlarda azalma görülür.

Pekiştirme Programı (Reinforcement Schedules) Nedir?

Edimsel (operant) koşullandırma metodu kullanılarak davranışların pekiştirilmesi metodunun zaman ve miktar parametreleri kullanılarak çeşitlendirildiği bir programdır. Bu programın 2 alt tipi vardır.

1. Devamlı Pekiştirme (Continuous Reinforcement)

Özellikle birine(insan veya hayvan)yeni bir davranış kazandırmada çok etkili bir yöntemdir. Ancak zorlayıcı olabilir, oldukça fazla dikkat ve kaynak gerektirebilir. Evet, birine daha önce uygulamadığı bir davranışın kazandırılmasında rol oynar ama gerçek dünyada çok etkili olduğu söylenemez. Örneğin çocuğunuza defalarca gece yatmadan dişlerini fırçalamasını söyleseniz de sizin olmadığınız, bir şey söylemediğiniz bir ortamda bu davranışı uygulamama ihtimali hiç de düşük değildir.

2. Kısmi Pekiştirme (Partial Reinforcement)

Bu metotta pekiştirme belli zaman dilimlerinde gerçekleşir. Öğrenilmiş davranışların edinilmesi kısmi pekiştirmede oldukça zaman alsa da yok olmaya oldukça dirençlidirler.

Kısmi pekiştirmede dört temel yöntem vardır:

Sabit Oranlı Program (Fixed-ratio schedules)(FR): Bu programda teşvik belli bir sayıya ulaşılınca ortaya çıkar. Mesela bir araba satıcısının ya da pazarlamacının her 5 araba satışından prim alması gibi.

Değişken Oranlı Program (Variable-ratio schedules)(VR): Bu programda ise sabit bir sayı yoktur. Tahmin edilemeyen sürekli değişen sayılara ulaşarak teşvik edilir. Bu program üst düzeyde bir cevap oranı yaratır. En iyi örnekleri kumar, loto gibi şans oyunlarıdır. Diğer yandan yine bir araba satıcısının önce 3 sonra 5 sonra 9 araba satışından prim kazanması da bu duruma örnek verilebilir.

Sabit Zaman Dilimli Program (Fixed-interval schedules)(FI): Teşvik belli bir zaman dilimi geçtikten sonra verilir. Bu program zaman aralığı bitimine doğru yüksek cevap miktarı verdirse de zaman aralığı bitip periyodun yeniden başladığı ilk zamanlarda zayıflamış yanıtlara neden olur. Örnek olarak her ayın 15 inde maaşını alan memurları ya da pedala basarak yiyecek alabilen bir düzenekteki deney faresinin pedala bastıktan 2 dk sonra ancak yiyeceğini alabilmesinin örnek olarak gösterilebileceği programlardır.

Değişken Zaman Dilimli Program (Variable-interval schedules)(VI): Öngörülemeyen bir zaman diliminde meydana gelen teşvik programıdır. Düşük yanıt oranları üretir. Örneğin pedala basarak yiyeceğini alan bir deney faresinin ilk başta 3 dk daha sonra 15 dk daha sonra 1 dk sonra gibi değişen zaman dilimlerinde yiyeceğini alması örnek verilebilir.

pekiştirme programı

Edimsel Koşullanma Örneği

Bu konuda birçok örnek bulabiliriz. Mesela sınavdan yüksek not alan ve ebeveynlerinden ya da öğretmeninden ödül kazanan bir çocuğu ya da projesini bitiren ve prim kazanan bir çalışanı düşünelim.

Bu örneklerde, ödül sözü ya da olasılığı davranışta pekiştirmeye yol açar. Davranışta pekiştirmenin ödül ve ceza ikilisiyle sağlandığı durumlar edimsel koşullanma durumlarıdır.


Etiketler:
  • psikoloji    
  • Yorumlar
    Yorum Yap