Edebiyat

Tanzimat Edebiyatı

1860 yılından 1896 yılına kadar süren edebiyattır.

Hazırlık Dönemi

1839 Tanzimat Fermanı'ndan 1860'ta ilk özel gazetenin çıkışına kadar geçen süreye hazırlık döne­mi denir. Bu dönemin ayırıcı özelliği edebiyatımızda Batılı anlamda yeniliklerin başlamasıdır.

  • 1831'de ilk resmi gazete (Takvim-i Vekayi) çıktı.
  • 1840'ta ilk yarı resmi gazete (Ceride-i Havadis) çıktı.
  • Batıdan ilk şiir çevirileri (Tercüme-i Manzume) yayın­landı.
  • İlk modern tiyatro oyunu (Şair Evlenmesi) yazıldı.
  • İlk roman çevirisi (Telemak) yapıldı.

I. Dönem Tanzimat Edebiyatı

1860'ta ilk özel gazetenin (Tercüman-ı Ahval) yayın­lanmasından 1878'de I. Meşrutiyet'in kaldırılmasına kadar süren döneme Tanzimat Birinci Dönem denir. Bu dönemin ayırıcı özelliği hazırlık döneminde­ki denemelerin ardından Batılı anlamda özgün edebi eserlerin halkın bilinçlendirilmesi amacıyla verilmeye başlamasıdır.

Dönemin Özellikleri

  • Sanatçılar genellikle Fransa'da eğitim görmüşlerdir, Batıcı ve yenilikçidir.
  • Sanatçılar şair, romancı, tiyatro yazarı, devlet adamı vb. çok yönlü kişilerdi.
  • Sanatlarını toplumun Batılı değerleri kavraması amacıyla kullandılar.
  • Eserlerinde çoğunlukla vatan, ulus, bağımsızlık, hak, adalet, eşitlik kavramlarını işlediler.
  • Edebi eserlerdeki konular değişmişti ancak biçim olarak eskiden kopamadılar.
  • Çoğunlukla Divan şiirinin nazım biçimlerini kullandılar. Hece ölçüsünü de denediler.
  • Edebiyatımıza birçok ilk bu dönemde girdi: roman, makale, eleştiri, noktalama işaretleri, tiyatro, vb.
  • Dilde sadeliği amaçladılar ancak başarılı olamadılar.

II. Dönem Tanzimat Edebiyatı

I. Meşrutiyet'in kaldırılmasıyla başlayan ve 1896'da Servet-i Fünun dergisi çev­resinde yeni bir edebiyat topluluğunun oluşmasına kadar süren ve ilk dönemden farklı olarak toplumsal sorunlardan uzak durarak sanatı ön plana çıkaran edebi­yat dönemine Tanzimat İkinci Dönem denir. 

Dönemin Özellikleri

  • Toplumsal ve siyasi konulardan bireysel konulara geçildi.
  • Eserler, toplumsal kaygılarla değil sanat kaygısıyla verildi.
  • Şiirde konu birliği sağlandı.
  • Aruz ölçüsü ile birlikte batı şiir teknkleri de kullanıldı. 
  • Şiirde romantizm, roman ve öyküde realizm ve natüralizmin etkisi görüldü.
  • Dilde sadeleştirme çabaları terk edildi.
  • Şiir düz yazıya yaklaştırıldı.
  • Tiyatro eserleri oynanmak için değil okunmak için yazıldı.

I. Dönem Tanzimat sanatçıları

Şinasi (1826 - 1871)

Gazetecidir. Fransa'da eğitim görmüştür. Batılı anlamda eser veren ilk sanatçıdır. İbrahim Agah Efendi ile 1860'ta ilk özel gazetemiz olan Tercuman-ı Ahval gazetesini çıkardı. Bu gazetenin ilk sayısında ilk makaleyi yayınladı. Dilin sadeleşmesi için çabaladı. İlk kez noktalama işaretlerini kullandı. Batı şiirinden örnekler çevirdi. Batılı anlamda ilk tiyatro eserini yazdı.

Eserleri: Şair evlenmesi, Müntehabat-ı Eşar, Durub-ı Emsal-i Osmaniye, Tercüme-i Manzume, Tercümal-i Ahval Mukaddimesi

Namık Kemal (1840 - 1848)

Şair, romancı, tiyatro yazarı, devlet ve düşünce adamı. "Vatan şairi" olarak da bilinir. İlk şiirleri Divan edebiyatı etkisindedir. Şiirimizi Divan şiiri etkisinden kurtarmak için çabaladı. Şiirlerinde karşı olmasına rağmen Divan edebiyatı biçimlerine bağlı kaldı. Konuları gerçek hayattan ve siyasi kavramlardan (vatan, millet, bağımsızlık...) seçti. Divan edebiyatındaki söyleyiş ve parça güzelliği yerine içeriğe ve konu bütünlüğüne önem verdi. Hece ölçüsüyle denemeleri olmasına rağmen çoğunlukla aruzu kullandı. Toplumun bilinçlendirilmesi amacıyla sade bir dili savunmasına rağmen ağır bir dil kullandı. Tiyatroyu faydalı bir eğlence olarak gördü. Romanlar' tek­nik yönden sağlam değildir. Kahramanları romantizmin etkisiyle iyiler ve kötüler olmak üzere ayrılmıştır. Aynı zamanda gazeteci olan Namık Kemal mücadeleci bir kişiliğe sahiptir.

Ziya Paşa (1825 - 1880)

Şair, devlet adamı, gazetecidir. Edebiyat anlayışında netlik olmayan şairimiz, Batılı anlayışı savunmasına rağmen şiirlerini içerik ve biçim açısından Divan edebiyatının özelliklerine uygun yazdı. Ancak hak, adalet, kanun gibi kavramları Namık Kemal gibi o da kullandı. Halk edebiyatına savunmasına rağmen hece ölçüsüyle pek eser vermemiştir.

Şemsettin Sami (1850 - 1904)

Dil bilimci, romancı, devlet adamıdır. İlk Yerli romanımız olan Taaşşuk-ı Talat ve Fıtnat'ı yazdı. Dil alanında bilimsel çalışmalar yaptı. Dilin sadeleşmesi ve konuşma diline yaklaşmasının gerekliliğini vurguladı. İlk Türkçe ansiklopediyi yazdı.

Ahmet Mthat Efendi (1844 - 1912)

Gazeteci, romancı, hikâyeci, tiyatro yazarı, devlet adamıdır. Geniş halk topluluklarına seslenmeyi ve eserleriyle onları eğitmeyi amaçlamıştır. Dili sadedir. Kendini halkın öğretmeni olarak kabul etti. 200'e yakın eser yazdı. Her türde roman yazdı. Eserlerinde genel olarak Doğu-Batı kültürü çatışmasını işledi. Eserleri teknik yönden zayıftır. Eserlerinde olayların akışını keserek okuyucuya seslenir. Tercüman-ı Hakikat yanında birkaç gazete ve dergi daha çıkardı.

Ahmet Vefik Paşa (1823 - 1891)

Tiyatro yazarı ve çevirmeni, devlet adamıdır. Tiyatro alanında yaptığı çalışmalarla ünlüdür. Moliere'den 16 çeviri ve uyarlama yaptı. Döneminin milliyetçilik ve Türkçülük akımlarının öncüsüdür.

II. Dönem Tanzimat Sanatçıları

Recaizade Mahmut Ekrem (1847 - 1914)

Fransa'da eğitim görmüş ve Batı edebiyatını savunan sanatçımız döneminin öncü ismidir. Eski edebiyatı savunan Muallim Naci ile eski-yeni edebiyat tartışmalarında yeni-Batılı edebi­yatı savundu. Sanatın sanat ve güzellik için yapılması gerektiğini savundu. Daha çok aşk ve doğa konularını işledi. Dili ağır ve süslü olan sanatçı Servet-i Fünuncuları bir araya topladı ve Servet-i Fünun hareketine önderlik etti.

Abdülhak Hamit Tarhan (1852 - 1937)

Şair, oyun yazarı, devlet adamıdır. "Şair-i azam" ve "tezatlar (zıtlıklar) şairi" olarak ünlendi. Eskiyi kesin bir dille reddetti. Sanatın, sanat ve güzellik için yapılması gerektiğini savundu. En çok ölüm konusunu işledi. Manzum ve mensur tiyatro eserlerinde tekniğe önem vermedi, bunları okunmak için yaz­dığını söyledi. Ağır bir dil kullandı. Görevleri dolayısıyla birçok ülkeyi gezdi ve gördüklerini eserlerine yansıttı.

Samipaşazade Sezai (1860 - 1936)

Romancı, öykücü, oyun yazarı ve devlet adamıdır. Batı edebiyat anlayışını savundu. Namık Kemal ve Abdulhak Hamit Tarhan'ı izledi.

Nabizade Nazım (1862 - 1893)

Romancı ve öykücüdür. Eserlerinde gözlem ve gerçekliği ön plana çıkardı ve diğer sanatçıların aksine kişiliğini gizlemeyi başardı. Köy hayatını bir konu olarak seçen ilk edebiyatçımızdır.

Muallim Naci (1850 - 1893)

Şair, edebiyat araştırmacısı, devlet adamıdır. Klasik medrese eğitimi aldı. Dönemindeki sanatçıların aksine aruzu ve dil hassasiyetini savundu. Recaizade Mahmut Ekrem'le eski-yeni tartışmaları yaptı. Fransız edebiyatından çeviriler yaptı. Aruzu Türkçeye başarıyla uygulamak için çaba gösterdi.