Tarih

Osmanlı Devletinde İsyanlar ve Islahatlar

Osmanlı devletinde zamanla gerilemeler olmuş ve bunun sonucunda otoriteye karşı ayaklanmalar artmıştır. Bu duruma çözüm arayan devlet bozulan düzeni yerine oturtmak için farklı alanda ıslahatlar yapmıştır.

Osmanlı Devleti’nin Duraklama ve Gerilemesini Hazırlayan Etmenler

Osmanlı Devleti kuruluşundan XVII. yüz yıla kadar sürekli ilerleme ve gelişme göstermiş ancak XVII. yüzyıldan itibaren hemen hemen her alanda bir gerileme sürecine girmiştir.

Osmanlı Devleti’nin Duraklama Dönemine girmesinin iç ve dış nedenleri vardır.

İç Nedenler

Osmanlı devletinin iç yapısında görülen ve gerilemeye sebebiyet veren nedenlerdir. İçsel bu faktörleri birkaç başlık altında toplayabiliriz.

Devlet Yönetiminin ve Merkezi Otoritenin Bozulması

Osmanlı padişahlarının ordunun başında sefere çıkmaması orduyu olumsuz etkiledi.

Kardeş katli uygulamasının kaldırılması, Ekber ve Erşad sisteminin getirilerek Kafes Usulünün uygulanması daha güçsüz hükümdar portesini ortaya çıkardı.

Fatih Kanunnamesi sancaklara çıkarak uzun süre yönetimde aktif görev almış, yetişmiş, tecrübeli şehzadelerin tahta çıkmasını sağlamaktaydı.

I. Ahmet şehzadelerin sancaklara çıkma uygulamasını kaldırdı, bu durum deneyimsiz şehzadelerin devletin başına geçmesine yol açtı. Önemli noktalara rüşvetle memur alınmıştır. Merkezi otorite zayıfladıkça rüşvet, adam kayırma yaygınlaşmıştır.

Yönetimi yerinde öğrensin, halk ile yakınlaşsın diye şehzadeler sancaklara görevlendirilirdi. Kafes Usulü ile şehzadeler deneyim kazanmadan padişah olmuştur. Yönetim sadrazamlara bırakılmış, saray kadınları devlet işlerindeki etkinliğini artırmış, Bazen çocuk yaşta padişahlar başa geçmiştir.

İmparatorluğun Karakteri

Osmanlı Devleti sınırları üç kıtaya yayıldığından değişik din ve kültürlere sahip birçok etnik unsurlar bu devletin bünyesine girmiş, devlet çok uluslu bir karakter kazanmıştır.

Ordu ve Donanmanın Bozulması

Devşirme usulüne aykırı olarak Yeniçeri ocağına asker alınması ordu düzenini bozmuştur. Maaşlı askerler olan Yeniçeri sayısının her geçen gün artması maliyenin de bozulmasında etkili olmuştur.

Yeniçeri Ocağına askere alma işleminde uygulanan kanuna, Kanun -i Kadim denilirdi.

Tımar topraklarının usulsüz dağıtılması ve savaşların uzun sürmesinden dolayı Tımar sahiplerinin topraklarla ilgilenememesine neden olmuştur. Aynı zamanda savaşlardan dolayı devlet para ihtiyacını karşılamak için köylüden aldığı vergi oranını arttırmıştır. Bu vergileri ödeyemeyen köylü toprağını terk ederek şehirlere göç etmiş, Üretim durmuş, toprağa bağlı olarak yetiştirilen Tımarlı Sipahilerinin sayısının azalmasına neden olmuştur.

Denizlerden anlamayan devlet adamları Kaptan-ı Deryalığa getirilmiştir. Donanmanın bozulmasındaki en büyük etmen denizci yetişmemesidir. Denizcilik bilgisi olmayanların donanmada görevlendirilmesi Osmanlı Devleti’nin denizlerdeki üstünlüğünü sona erdirmiştir.

Ordu ve Donanmanın bozulmasından Avrupa’nın teknolojik olarak gelişmesi Osmanlı’nın bunları takip edememesi de etkilidir.

Maliye’nin Bozulması

  • Ordu ve Donanmanın bozulmasıyla Osmanlı’nın savaşlarda yenilmesi, Savaş ganimeti elde edememesi ve savaşların uzun sürmesi,
  • Yeniçeri sayısının artması Ulufe adı verilen Yeniçeri maaşlarının artması, aynı zamanda sık sık padişah değişikliği yapılmasından dolayı Yeniçeriye ödenen Cülus bahşişlerinin artması,
  • Gelir kaynaklarının azalması, saray masraflarının artması, gelir gider dengelerinin bozulması,
  • Tımar sisteminin bozulması, Toprak gelirlerinin azalması, iltizam Usulünün yaygınlaşması,
  • Her devlete verilen Kapitülasyonlar sayesinde gümrük gelirlerinin azalması,
  • Osmanlı’nın kontrolünde olan ipek ve Baharat Yolu’nun Coğrafi keşiflerle önemini yitirmesi gibi nedenler maliyenin bozulmasında etkili olmuştur.

İltizam; Tımar topraklarının vergilerinin peşin paraya bağlı olarak açık arttırma usulüyle satılmasına denilmektedir.

İlmiye (ulema) Teşkilatının Bozulması

Medreselerde pozitif bilimlerin XVII. yüzyıldan itibaren okutulmaması ve skolâstik eğitim kurumlarına dönüşmesi.

Beşik Uleması uygulaması ile medrese eğitimi bile görmeyen birçok kişiye müderrislik unvanı verilmiştir.

İlmiye sınıfının bozulmasıyla ulema sınıfı nüfuslarını kendi çıkarları için kullanmaya başladı. Yeniçeri Ordusuyla işbirliği yaparak Batı tarzı yapılan ıslahatlara karşı tavır aldılar.

Toplumsal Yapıdaki Bozulmalar

Tımar sisteminin bozulmasıyla toprağı bırakan köylüler şehirlere göç etti. Devletin köylüye ağır vergi yüklemesi ve savaşlardan kaçan Yeniçerilerin Anadolu’ya gelerek eşkıyalık yapması, halkın devlete olan güveninin azalmasına neden olmuştur. Duraklama dönemi boyunca Anadolu’da yaşanan bu isyanlara Celali isyanları denmiştir.

Maliyenin bozulmasıyla halktan toplanan vergilerin artırılması Celali isyanlarının çıkmasında etkili olmuştur.

Hızlı nüfus artışı, şehirlerde yaşayan Zanaatkârlar ve esnafın sıkıntı çekmesi, işsizliğin artması, hırsızlığın, isyanların olmasında etkili olmuştur.

Dış Nedenler

Osmanlı devletinin gerilemesinde Osmanlı'nın iç yapısından kaynaklanmayan dış nedenler de rol oynamıştır.

İmparatorluğun Doğal Sınırlarına Ulaşması

Üç kıtada egemen olan Osmanlı Devleti’nin güçlü devletlerle sınır olması devlet için fethedecek alan bırakmamıştır. Yeni komşu olunan güçlü devletlerle savaşmak da daha zor olmuştur.

Osmanlı Devleti’nin Avrupa’daki Bilim ve Teknikteki Gelişmelerden Yararlanamaması

Coğrafi Keşiflerle zenginleşen Avrupalı devletlerin Rönesans ve Reform hareketleriyle bilim kültür ve sanat alanında gelişmesi Osmanlı Devletini geride bıraktı.

Coğrafi keşiflerle zenginleşen Avrupalı her alanda ileri giderken Osmanlı bu gelişmeleri takip edemedi.

Osmanlı Devleti’nde İsyanlar

Osmanlı Devletinde çeşitli zamanlarda devlete karşı ayaklanmalar ve isyanlar olmuştur. İlk dönemden itibaren görülmeye başlayan bu isyanlar devletin zayıflamasıyla birlikte artmıştır.

Kuruluş Dönemi İsyanlar

Şeyh Bedrettin İsyanı: Çelebi Mehmet Döneminde yaşanmış bir isyandır. Devlet tarafından bastırılmıştır. Osmanlı Devletinde görülen ilk dini nitelikli isyandır.

Yükselme Dönemi İsyanları

Şahkulu isyanı, Bozoklu Celali isyanı, Mısır’da Canberdi Gazali isyanı, Ahmet Paşa isyanları, Anadolu’da çıkan isyanlar, Kalenderoğlu ve Babazunnun isyanlarıdır.

Bu isyanlar içinde Kalenderoğlu ve Babazunun isyanları dini nitelikli olup geriye kalanlar siyasi nitelikli isyanlardır.

Duraklama Dönemi İsyanları

Duraklama Dönemi isyanları Merkez, Anadolu ve Eyalet isyanları olarak üç gruba ayırabiliriz.

Merkez İsyanları

İstanbul’da Yeniçeri Ordusu tarafından çıkartılan isyanlardır. Askeri karakterli bu isyanların çıkmasında Ulufe (maaşlarını) ve Cülus bahşişlerini zamanında alamayan Yeniçerilerin, Saray kadınlarının ve devlet adamlarının çıkarları doğrultusunda kışkırtmasıyla çıkarılan isyanlardır.

Yetişmiş birçok devlet adamının öldürülmesine sebep olan bu isyanlar merkezi otoritenin bozulmasına sebep olmuştur. Duraklama Döneminde çıkan merkez isyanları III. Murat, Genç Osman, IV. Murat ve IV. Mehmet zamanlarında çıkmıştır.

I. Murat zamanında saraydaki altın ve gümüş kaplar eritilerek cülus bahşişi olarak dağıtılmıştır. XVIII. yüzyılda batı tarzı ıslahatlara karşı çıkan isyanlarda da yeniçeriler etkili olmuştur.

Anadolu İsyanları (Celali İsyanları)

Bu isyanların çıkmasında Rüşvet, adam kayırma, vergi usulsüzlüğü, Tımar topraklarının hak etmeyen kişilere dağıtılması ve iltizam usulünün yaygınlaşmasıyla Mültezimlerin halka baskı yapması etkili olmuştur.

XVII. yüzyıl boyunca bu isyanlar yaşanmıştır. Osmanlı Devleti sorunları çözmek yerine Baskı ve Şiddet politikası ile isyanları bastırmıştır.

Celali isyanlarının başlıcalarıKarayazıcı, Canbulatoğlu, Deli Haşan, Vardar Ali Paşa, İpşir Paşa, Abaza Haşan Paşa isyanlarıdır.

Bu isyanlarla Anadolu’da, Can, mal güvenliği kalmadı. Köylüler haraca bağlandığı için tarımsal hayattan koptular.

Eyalet İsyanları

Osmanlı Devleti’ne bağlı beylik ve devletler tarafından çıkartılmıştır. Osmanlı Devleti’ne vergi ödemek istemeyen Erdel, Eflak ve Boğdan gibi bağlı eyaletlerde çıkmıştır.

İsyanlarda Fener Rum Patrikhanesi’nin etkili olduğunu gören Köprülü Mehmet Paşa patrikhanenin kapısında dönemin patriğini astırmıştır. Bu isyanlarda milliyetçilik hareketlerinin etkisi yoktur. Fransız ihtilalı bu olaylardan çok sonra gerçekleşmiştir.

Gerileme Dönemi İsyanları

Bu dönemde çıkan isyanlar batı tarzı ıslahatlara karşı olmuştur. Bu isyanlar;

Lale devri ıslahatlarına karşı Patrona Halil İsyanı, III Selim devri ıslahatlarına karşı; Kabakçı Mustafa İsyanıdır.

Çöküş Dönemi İsyanları

Fransız ihtilalından etkilenerek kendi bağımsız devletlerini kurmak isteyen milletler tarafından çıkarılmıştır. (Sırp isyanı, Yunan isyanı).

Bağımsızlık için isyan eden milletlere Avrupalı Devletler destekler verdi. Mısır valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa isyanı ile Mısır sorunu Avrupa meselesi oldu. Avrupalı Devletler 1840 Londra Konferansında bu sorunu çözdü. Çöküş döneminde çıkan en önemli isyan 31 Mart Vakası’dır. Rejimi değiştirmeye yönelik tek isyandır.

Osmanlı Devletinde Islahatlar

Osmanlı Devleti gerilemelere ve bozulmalara karşı çeşitli ıslahatlar uygulama yoluna gitmiştir.

XVII. Yüzyıl Islahatları (Duraklama)

Eski düzeni yeniden sağlama politikası esastır. Baskı ve şiddete dayalıdır.

Islahatlar köklü değil, yüzeyseldir. Bu nedenle ıslahatlar kalıcı olamamış ve ıslahatlar ıslahatçı devlet adamlarının görev süreleriyle sınırlı kalmıştır.

XVII. Yüzyılda ıslahat yapmaya zorlayan nedenler şunlardır:

  • Devlet otoritesinin zayıflaması
  • Uzun süren savaşların olması ve savaşların kaybedilmesi
  • Maliyenin bozulması
  • isyanların çıkması

XVII. yüzyıl (Duraklama) Dönemi Islahatçıları:

I. Ahmet Dönemi Islahatları

Veraset sistemine yeni bir düzenleme getirmiştir.

Ekber ve Erşad sistemi ile hanedanın en yaşlı en bilge kişisi devletin başına geçmesi karara bağlanmıştır. (Kardeş katli yasası sona ermiştir.) Şehzadelerin sancaklara gönderilmesi usulüne son verilmiş, Kafes Usulü getirilmiştir.

Kafes usulü şehzadelerin devlet yönetimi konusunda deneyimsiz olarak tahta çıkmasına neden olmuştur.

Kuyucu Murat Paşa Islahatları;

I. Ahmet dönemi sadrazamıdır.

Anadolu’da yaşanan Celali isyanlarını baskı ve şiddet yolu ile sona erdirmeye çalışmıştır.

II. Osman (Genç Osman) Dönemi Islahatları

Halka yakın olmak için Saray gelenekleri dışına çıkıp, Şeyhülislam Esat Efendinin kızıyla evlenmiştir. Genç Osman, Şeyhülislam’ın fetva verme yetkisi dışındaki bütün yetkilerini elinden almıştır.

Kadı ve müderrislerin ödeneklerini azalttı.

Yeniçeri Ocağının bozulmuş olduğunun farkına varan ilk Osmanlı Padişahıdır. Ancak genç ve tecrübesiz olması bu fikrinin Yeniçerilere kadar ulaşmasına neden olmuştur. İstanbul’da başlayan Yeniçeri isyanı neticesinde öldürülmüştür.

IV. Murat Dönemi Islahatları

Çocuk denecek yaşta tahta çıkan bir padişahtır. Hükümdarlığının ilk yılları annesi Kösem Sultanın etkisinde geçmiş ise de gençlik yıllarına geldiğinde annesinin nüfuzunu kırarak yönetimi ele geçirmiştir. Bu dönem ıslahatları baskı ve şiddet yolu ile gerçekleştirilmeye çalışılmıştır.

Gece sokağa çıkma yasağı uygulamıştır. Tütün, içki yasağını getirilmiştir. Yeniçeri ve sipahilerin zorbalarını ortadan kaldırmış Yeniçeri Ocağını disiplin altına almayı başarmıştır.

Devletin Kötü gidişatının sebeplerini öğrenmek ve ona göre ıslahatlar yapmak için bilim adamlarına raporlar hazırlatmıştır.

Devrin aydınlarından olan Koçi Bey hazırladığı raporu IV. Murat’a sundu. Ancak IV. Murat’ın ölümüyle uygulanamamıştır. Koçi Bey bu raporu Deli İbrahim’e de sunacaktır ancak dikkate alınmayacaktır.

Tarhuncu Ahmet Paşa Islahatları

IV. Mehmet devri sadrazamıdır. Osmanlı Devleti’nde ilk kez Denk Bütçe hazırlayarak maliyeyi düzenlemeye çalışmıştır.

Saray masraflarını kısan Tarhuncu Ahmet Paşa çıkarları bozulan saray kadınlarının düşmanlığını kazanmıştır.

Devlet borcu olan kişilerin borçların tahsil ederek hazineye aktarmıştır.

Devlette birinci kademede görev yapan devlet adamlarının maaşlarından kesintiler yaparak bu kesintileri hazineye aktarmıştır.

Tarhuncu Ahmet Paşa son derece iyi niyetli çalışmalar yaparak, döneminde denk bütçeyi sağlamış, devlet mali olarak düzene girmiştir. Ancak yapmış olduğu çalışmalar bazı çevrelerin çıkarını zedelediğinden öldürülmüştür.

Köprülüler Devri Islahatları

IV. Mehmet zamanında Köprülüler soyundan arka arkaya üç sadrazam geldiği için bu döneme Köprülüler devri denir.

Köprülü Mehmet Paşa

Şartlı sadrazam olan ilk devlet adamıdır, ilmiye sınıfı içindeki kavgalara son verdi. Maliyeyi düzeltti. Asayişi sağlayarak Anadolu’da ki Celali isyanlarına son verdi. Venediklilerin Çanakkale boğazında ki ablukasını kırarak Girit’te, kuşatmada bulunan Osmanlı donanmasına askeri yardım ulaştırmayı başardı.

Köprülü Fazıl Ahmet Paşa

Devlet giderlerini kısarak bütçe açığını kapatmaya çalışmış, orduya yönelik bir takım düzenlemelerde bulunmuştur.

Köprülü Fazıl Ahmet Paşanın sadrazamlığı döneminde, Avusturya ve Lehistan ile yapılan savaşlarda başarılı olunmuş, Girit fethedilmiştir.

Merzifonlu Kara Mustafa Paşa

Köprülü Mehmet Paşa’nın damadı olan Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Viyana’yı alarak Osmanlı’yı eski günlerine ulaştırmak istedi. 1683 II. Viyana Kuşatması başarısız olunca Merzifonlu idam edildi.

XVIII. YY. Islahatları (Gerileme)

Osmanlı Devleti bu dönemde Avrupa’nın karşında geri kalmış olduğunun farkına varmıştır. Bu sebepten bu dönemde yapılan ıslahatlar Batılı tarzda gerçekleştirilmiştir, ilk Batılılaşma hareketleri bu yüzyılda başlamıştır.

Savaşlarda yenilgi ve toprak kayıplarının olması askeri ıslahatların ön plana çıkmasına neden olmuştur.

XVIII. yüzyıl ıslahatları devlet politikası haline getirilmeye çalışılmıştır. III. Osman dışında bütün XVIII. yüzyıl padişahları ıslahatlar yapmıştır. XVIII. yüzyıl ıslahatları; Lale Devri, I. Mahmut Devri, III. Mustafa Devri, I. Abdülhamit Devri, III. Selim Devri ıslahatlarıdır.

Osmanlı Devleti Batıdan örnek almaya başlamasıyla Avrupa’nın üstünlüğünü kabul etmiştir.

Avrupa ordularının teknik alanda güçlendiği tespit edildi. Osmanlı Devleti’nin Gerileme Dönemi’nde ıslahat hareketleri genel olarak askeri ve teknik alanda yoğunlaşmıştır.

XVII. yüzyıl ıslahatları köklü olmasına rağmen, yeniçeri ayaklanmalarıyla kesintiye uğramıştır. Bu nedenle ıslahatlar kalıcı ve sürekli olamamıştır.

Lale Devri (1718 -1730)

Lale Devri 1718 Pasarofça Barış Antlaşması ile başlayan bir dönemdir.

Dönemin Padişahı III. Ahmet, Sadrazamı ise Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’dır.

Lale Devri Islahatları

Osmanlı Devleti Avrupa’da ki gelişmeleri yakından takip edebilmek için önemli başkentlerine ilk defa geçici elçilikler açmıştır. (Paris, Viyana ve Londra) Osmanlı Devletinin elçi olarak ilk görevlendirdiği kişi ise Paris elçisi 28. Mehmet Çelebidir.

Bu dönemde Sait Efendi ve İbrahim Müteferrika tarafından, İstanbul’da ilk Türk Matbaası açılmıştır. Matbaada ilk basılan eserler; Vankulu Lügati, Cihannüma ve Naima Tarihi gibi edebiyat, coğrafya ve tarih kitaplarıdır.

Sağlık alanında bir ilk olarak Çiçek aşısı uygulaması başladı. Yeniçeri Ocağından ayrılma bir grup askerle ilk defa Tulumbacılar (itfaya Örgütü ) Ocağı kurulmuştur. Kâğıt, Kumaş, Çini imalathaneleri açıldı.

Doğu Klasikleri Türkçeye tercüme edilmiştir. Birçok Kütüphane açılmıştır. Bu kütüphaneler içinde en önemlileri Yeni Cami ve Enderun Kütüphaneleridir.

Karakalem Portre çalışması ilk defa bu dönemde yapılmıştır. Sivil Mimari gelişti. Özellikle Kâğıthane deresi ve Göksu’da batı tarzı parklar, bahçeler ve köşkler yapıldı. Mimari alanda Batı’nın Gotik Baro ve Rokoko tarzı eserler yapılmıştır.

Lale Devri ıslahatları Patrona Halil İsyanı’yla sona ermiştir. Devletin bu dönemde son derece büyük israfta olması, Doğuda İran savalarının devam etmesi ve başarısız olunması, işsizliğin fazlaca artması ve halkın sefalet içinde olması bu isyanın çıkmasına neden olmuştur, isyana halk din adamları ve yeniçerilerde destek olmuştur.

Matbaada dini eserlerin basılması yasaklanmıştır. Hattatlık önemli ve genel bir meslektir. Osmanlı Devleti Matbaanın açılmasından sonra işsizliğin artmasını engellemek için bu kararı almıştır.

Sivil Mimaride en güzel örnek günümüze kadar gelebilen III. Ahmet Çeşmesi’dir.

İstanbul’daki Laleli ve Nuri Osmaniye Cami batı mimari eserlerinden kopya edilmiştir.

Devrin ünlü şairi renkli sadabat eğlencelerinin vazgeçilmez adamı Nedim, resim sanatının ünlü minyatür ustası ise Levni dir.

Lale Devrinde askeri ıslahatlar yapılmamıştır.

I. Mahmut Devri Islahatları (1730 -1754)

Batı tarzı askeri ıslahatlar yapan ilk padişahtır. Fransız asıllı Humbaracı Ahmet Paşa (Kont dö Boneval) Humbaracı ocağını batı tarzında düzenleme yapılmıştır.

Ordu, bölük, alay, tabur şeklinde kısımlara ayrılmıştır.

1734 yılında ordunun teknik subay ihtiyacını karşılamak amacıyla Hendasehane Okulu açıldı. Resmi ve mali işlerde kullanılmak üzere Rumi Takvim düzenlenerek Hicri Takvimin yanı sıra kullanmaya başlanmıştır.

İlk kez ordunun modernize edilmesi için Avrupalı askeri uzmanlardan yararlanıldı.

Humbaracı Ahmet Paşa’nın orduyu yeniden düzenlemesi, topçu ve humbaracı ocağını ıslah etti. 1736 - 1739 Osmanlı - Rus, Avusturya savaşlarında başarılı olunmasını sağladı.

Fransa ve İsviçre gibi ülkelerden teknik elemanlar getirtilmiştir.

III. Mustafa Devri Islahatları (1757 -1774)

Batı tarzı askeri ıslahatlara devam edildi. Baron dö Tot (Macar asıllı) ve Koca Ragıp Paşa’nın çalışmalarıyla sürat topçuları ocağı kuruldu. Topçu ocağı ıslah edildi.

Deniz subayı yetiştirmek için Mühendishane-i Bahr-ı Hümayun (Deniz mühendishanesi) okulu açıldı. Tersaneler ıslah edildi.

Gereksiz harcamalar kesilerek maliye düzeltilmeye çalışıldı. İlk kez III. Mustafa zamanında iç borçlanmaya gidildi (Esham sistemi).

Tıp ve astronomi kitapları Türkçeye çevrildi.

I. Abdülhamit Devri Islahatları (1774 -1789)

Sadrazam Halil Hamit Paşa Sürat topçuları ocağını geliştirdi. 2000 kişilik topçu sınıfı oluşturdu. Humbaracı ve Lağımcı ocakları geliştirildi.

Usulsüz ulufe alım satımını engellemek için Yeniçeri sayımı yapıldı. Yerli malı kullanımı özendirildi.

Güce kuvvete dayalı asker yetiştirmek için İstihkâm Okulu açıldı.

Ağrı, Doğu Beyazıt İshak Paşa Sarayı (1784) bu dönemde yapılmıştır.

III. Selim Devri Islahatları (1789 -1807)

III. Selim devletin bütün kurumlarında ıslahat yapılmasını istemiştir.

Devlet adamlarından Danışma Meclisi (Meşveret Meclisi) oluşturularak yapılacak ıslahatlar hakkında raporlar (lahiya) hazırlanmasını istedi.

Tamamen batı tarzında Nizam-ı Cedit Ordusu kuruldu. Bu ordu batı tarzında kurulan ilk ordudur. Fransa ve İsveç’ten teknik eleman getirilerek düzenlenen bu orduya, Yeniçeri Ocağının tepkisini çekmemek içinde yeniçeri askerlerinden de aktarımı yapılmıştır. Her ne kadar Yeniçerilerin tepkisi çekilmek istenmemişse de kurulan bu orduya tepkileri her geçen gün artmıştır. Bu sebepten de kısa bir süre sonra nizam- ı Cedit ordusu kaldırılmıştır.

Nizam-ı Cedit ordusunun masraflarını karşılamak için İrad-ı Cedit hazinesi oluşturuldu.

Selimiye Kışlası Nizam-ı Cedit ordusunun kışlasıdır. Ayrıca Kütahya ve Karaman’da da Nizam-ı Cedit askerleri eğitilmeye başlanmıştır.

Daha önce kurulan Kara ve Deniz mühendishaneleri geliştirildi. Mühendishane-i Berr-i Hümayun kuruldu. I. Mahmut zamanında kurulan Hendasehane Okulu bu okula dönüştürüldü.

Askeri okullarda Fransızca yabancı dil eğitimi zorunlu hale getirildi. Paris, Viyana, Berlin ve Londra’da Daimi Elçilikler açıldı.

İlk Devlet Matbaası açıldı (Matbaa-i Amire). Yerli malı kullanımı özendirildi. Nizam-ı Cedit ordusunun tek tip kıyafeti yerli malı olmasına kararlaştırıldı.

1793 yılında beyaz ay ve yıldızdan (sekiz köşeli yıldız) oluşan al bayrak kabul edildi.

Yeniçerilere zorunlu eğitim getirildi. Şeyhülislamın yetkileri kısıtlandı.

Vezir sayısı azaltıldı. Eyaletlerin yönetimi yeniden düzenlendi.Çeviriler yapıldı, kütüphaneler (Kıraathane) açıldı.

1807 Kabakçı Mustafa İsyanı ile III. Selim tahttan indirildi ve yerine IV. Mustafa getirildi.

Reform niteliğinde ıslahatlar yapan ilk padişahtır. III. Selim daha önce yapılan ıslahatlara göre daha geniş boyutlu ıslahatlar yapmıştır. Devlet ve toplum yapısına yeni bir düzen getirmek istediğinden Nizam-ı Cedit (Yeni Düzen) devri denir.

Cezzar Ahmet Paşa komutasında Nizam-ı Cedit Ordusu, Akka önlerinde Napolyon’un ordusunu yenmiştir.

Yerli malı kullanımının teşviki açık Pazar durumuna gelen Osmanlı ekonomisini düzeltmek içindir.

Kabakçı Mustafa isyanının çıkmasında sadaret kaymakamı Köse Musa Paşa ile Şeyhülislam Ataullah Efendi ve ulemalar etkilidir.

XIX. Yüzyıl Islahatları (Dağılma)

Bu yüzyılda Osmanlı Devleti’nin savaşlarda aldığı yenilgiler, azınlık ayaklanmaları, Avrupa’nın açık pazarı olması köklü ıslahatlar yapılmasını zorunlu kılmıştır. Bu dönem Osmanlı Devletinde demokrasi hareketleri de başlamıştır, idari, eğitim, kültür, askerlik, sağlık, ekonomi ve sosyal alanlarda batılılaşma hareketleri görülür.

II. Mahmut Devri Islahatları (1808 -1839)

III. Selim Kabakçı isyanı ile tahttan indirilince yerine IV. Mustafa getirilmişti. III. Selim ıslahatlarını destekleyen Rusçuk Ayanı Alemdar Mustafa Paşa III. Selim’i tekrar tahta çıkartmak için ordu topladı ve İstanbul’a geldi. Bu sırada III. Selim öldürülünce, onun yetiştirdiği II. Mahmut’u tahta çıkardı.

II. Mahmut tahta çıkınca Alemdar Mustafa Paşa sadrazam oldu. II. Mahmut padişah olur olmaz 1808’de Ayanlarla Sened-i İttifak adlı sözleşmeyi imzaladı.

1808 Sened-i İttifak

Ayanlarla II. Mahmut arasında imzalanmıştır. Buna göre, Ayanlar ıslahatları destekleyecek, Padişah ayanların varlığını kabul edecekti.

Sened-i ittifak Osmanlı’daki ilk demokrasi hareketi olarak kabul edilir. İngiltere’de Kral ile Asil sınıf arasında imzalanan 1215 Magna Carta’ya benzetilir. Bu anlaşma ile Osmanlı Devleti merkezi otoritesini güçlendirmeye çalışmıştır.

Sened-i ittifakla ekonomik güce sahip olan Ayanları siyasi güçte kazanmış oldular.

Alemdar Mustafa Paşa Nizam-ı Cedit ordusu yerine Sekban-ı Cedit ordusunu kurdurdu.

Askeri Alanda Yapılan Islahatlar

Sekban-ı Cedit Ordusu kaldırılarak yerine Eşkinci Ocağı kuruldu. Yeniçeriler karşı gelince Padişah Eşkinci Ocağını kaldırdı.

Devletin başına bela olan Yeniçeriler İstanbul’da halka zulmetmeye, eşkıyalık yapmaya başlayınca, bu duruma halkın tepkisi her geçen gün artmaya başladı. Halkın bu tepkisine müderrisler medrese öğrencileri de destek vermiş ve İstanbul’da Yeniçerilere karşı büyük bir isyan başlamıştır. Bu durumdan istifade eden II. Mahmut yayınladığı fermanla ocağı kaldırmıştır. 1826 yılında gerçekleşen bu olay Vakayı-i Hayriye olarak anılmıştır.

Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması yapılan ıslahatların daha kalıcı olmasını sağlamıştır. Osmanlı padişahlarının devlet yönetimindeki otoriteleri yeniden sağlamıştır.

Asakir-i Mansure-i Muhammediye ordusu tümen, tabur, bölük gibi bölümlere ayrıldı. Tek tip kıyafetlerinde yerli malı kumaş zorunlu oldu.

Yeniçeri Ocağı’nın yerine Asakir-i Mansure-i Muhammedi’ye Ordusu kuruldu. Bu ordu bugünkü Türk ordusunun temelidir.

Tıp, Harp ve Mızıka-i hümayun okulları açıldı. Askere gidecekleri ve vergi ödeyecekleri belirlemek için ilk nüfus sayımı yapıldı.

Taşraların güvenliği için Redif birlikleri kuruldu. Dar’ül Şurayı Asker-i (Askeri Şura) kuruldu. Ordunun yönetime yeni bir şekil verilerek Seraskerlik (Başkomutanlık) makamı kuruldu.

İdari Anlamda Yapılan Islahatlar

  • Divan-ı Hümayun kaldırılarak Nazırlıklar kuruldu. (Meclis-i Hass-ı Vükela) kuruldu.
  • Devlet memurlukları dâhiliye ve hariciye diye iki bölüme ayrıldı.
  • Memurlar için terfilerinde esas olmak üzere Rütbe ve Nişan esası kabul edildi.
  • Müsadere Usulü kaldırıldı. (Özel Mülkiyet güvence altına alındı.)
  • Devlet memurlarının pantolon, ceket, gömlek, fes giymesi zorunlu hale getirildi.
  • Memurların yargılanması için Dar’üş Şura-i Bab-ı Ali kuruldu.
  • Devlet memuru ve tercüman yetiştirmek için Mektebi Maarif-i Adliye ve Mektebi Ulum-ı Edebiyye (lise) okulları açıldı.
  • Tımar (Dirlik) sistemi kaldırıldı. Memurlara maaş bağlandı.
  • Köy ve mahallelerde muhtarlık uygulaması başlatıldı.
  • Padişah resimleri devlet dairelerine asılmaya başlandı.
  • Posta ve Polis (Redif birlikleri) teşkilatları kuruldu. Pasaport ve Karantina uygulaması başlatıldı. Tercüme Odaları açıldı.

II. Mahmut “TebaamdanMüslümanları camide, Hıristiyanları kilisede, Musevileri Havra’da tanımak isterim” diyerek din ve mezhep ayrımı yapılmadığını belirtmiştir. Fatih Sultan Mehmet’te Ortadokslar’ın dinlerine, kültürlerine karışmamıştır. Yunanistan’a bağımsızlık bu dönemde verilmiştir.

Eğitim ve Kültür Alanındaki Islahatlar

  • Avrupa’ya ilk kez öğrenci gönderildi.
  • Rüştiye, İdadi ve Sultaniler açıldı, ilköğretim İstanbul’da zorunlu oldu.
  • Tıp, Harp ve Mızıka-i Hümayun okulları açıldı.
  • Batı tarzı müzik serbest bırakıldı.
  • 1831 yılında Takvim-i Vakay-i adlı ilk resmi gazete çıkartıldı.

Medreselerin yanında batı tarzı eğitim veren okulların açılması eğitim ve kültürel hayatta ikilikleri ortaya çıkarmıştır.

Ekonomi Alanındaki Islahatlar

  • Çuha (kumaş) fabrikası açıldı.
  • Yerli malı özendirildi.
  • Silah ve cephane fabrikaları açıldı.
  • Yollar yaptırıldı. (Ticaretin gelişmesi için)
  • Türk tüccarlara gümrük kolaylıkları getirildi. (Avrupa mallarıyla rekabet edebilmek için)
  • İlk vapur (Buğu Gemisi) 1827 yılında satın alındı.
  • Ülke içinde seyahatlere çıkan ilk padişah II. Mahmut’tur.

II. Mahmut Döneminde kalıcı ıslahatlar yapılmıştır. Ancak dış siyasette ve ekonomide tavizler verilmiştir. (Hünkâr iskelesi Antlaşması, Balta Limanı Antlaşmaları gibi)

Tanzimat Dönemi Islahatları (1839 -1876)

Tanzimat Dönemi Padişahları Abdülmecit (1839 - 1861), Abdülaziz (1861 - 1876) ve V. Murat (1876) tır.

Bu dönem Tanzimat Fermanının ilanından 1876, I. Meşrutiyet’in ilanına kadar geçen dönemdir.

Fransız kanunlarından yararlanılarak 1840’tan itibaren Laik kanunlar çıkartıldı. Ticaret, borç, arazi ve deniz hukukuyla ilgili kanunlar Batı’dan alınmıştır. Şer-i mahkemelerin yanında Nizamiye mahkemeleri ve Karma Hukuk Mahkemeleri kurulmuştur. Mahkemeler açık ve bağımsız hale getirilmiştir.

1868 Şura-i Devlet (Danıştay) ve Divan-ı Ahkâm-I Adliye (Yargıtay) kuruldu.

1868 - 70 Ahmet Cevdet Paşa ilk medeni kanun olan Mecelle’yi hazırladı.

İslâm hukukunun batı normları tekniği ile düzenlenmesi için hazırlanmıştır. Mecelle 1926 İsviçre Medeni kanun kabul edilmesine kadar Türkiye Cumhuriyeti tarafından kullanılmıştır.

tanzimat dönemi meclisleri

  • 1859 Mekteb-i Mülkiye ve 1869’da Mekteb-i Tıbbiye açıldı.
  • Galatasaray Sultanisi açıldı. (Osmanlıcılık düşüncesini aşılamak için.)
  • Dar’ül Fünun adıyla ilk üniversite açıldı.
  • Dar’ül Muallim (öğretmen okulu) açıldı.
  • Eğitim işlerini yürütmek amacıyla Meclis-i Maarif-i Umumiye kuruldu.
  • 1865’te Darüş’şafaka kuruldu.
  • 1857'de Maarif Nezareti (Eğitim Bakanlığı) kuruldu.
  • Kız sanat okulu ve Kız okulları açıldı.Encümen-i Daniş kuruldu. (Bilim akademisi) Ders kitapları hazırlamak için
  • 1864 Vilayet Nizamnamesi çıkartılarak ülke vilayet, sancak, kaza ve köy diye yönetim birimlerine ayrıldı. Vilayet ve kazalarda kurulan meclislerde halkın yönetime katılması sağlandı.
  • Merkezi yönetimi güçlendirmek için valilerin yetkileri azaltıldı.
  • Islahat fermanı ilan edildi (1856).
  • Osmanlı basın hayatı gelişti, gazeteler çıkartıldı. Bunlar Ceride-i Havadis (1840) Tercüman-ı Ahval (1860), Tasvir-i Efkâr (Şinasi - 1862) dir.
  • 1862'de Düstur Dergisi çıkartıldı. Bu dergide devlet kanunları yayımlanmıştır.
  • İlk telgraf hattı çekilmeye başlandı ve bu hat 9 Eylül 1865 faaliyete geçti.
  • İzmir - Aydın, İstanbul - İzmit arasında demiryolu yapıldı.
  • Bahriye Nezareti kuruldu. Batı tarzı polis teşkilatı oluşturuldu.
  • 13 Ocak 1863 ilk Osmanlı posta pulu basıldı ve satışa sunuldu.
  • 1839 ile kâğıt para olan Kaime İngiliz darphanelerinde bastırıldı. Halk bu parayı kullanamayınca yerine Mecidiye bastırıldı.
  • 1847 Osmanlı’nın ilk bankası Bank-ı Dersaadet açıldı.
  • 1854 Kırım Savaşı sırasında ilk Dış Borç İngiltere'den alındı.
  • Dolmabahçe Sarayı yaptırıldı.
  • 1856 İngiliz Sermayesi ile Bank-ı Osmanî ve 1863’te Bank-ı Osman-i Şahane gibi bankalar açıldı.
  • 1858 Arazi Kanunnamesi ile toprak reformu yapıldı. Toprağın özel mülkiyete geçmesine izin verildi.
  • 1864 Mithat Paşa tarafından Memleket Sandıkları kuruldu.
  • Azınlık ve Yabancı okullar açıldı.
  • 1873 ilk resim sergisi Şeker Ahmet Paşa tarafından açılmıştır.
  • İstanbul’da ilk Tünel (1874) açıldı.
  • Abdülaziz Avrupa seyahatine çıktı. (Avrupa seyahatine çıkan ilk padişahtır.)
  • 1861 yılında ilk Osmanlı Maden Kanunu çıkartıldı.
  • 1840 Hereke - Dokuma, İstanbul - fes, Bakırköy - Bez fabrikaları açıldı.
  • 1868 Süveyş Kanalı açıldı. (Akdeniz yeniden önem kazandı.)
  • Tanzimat dönemi aydınları; Namık Kemal, Ziya Paşa, Ali Süavi, Ahmet Mithat Efendi, Bunlar Yeni Osmanlılar diye örgüt kurdular (1865).

II. Abdülhamit Devri Islahatları

  • 1876 Kanuni Esasi ile Anayasa ilan edildi. (1877 - 78) Osmanlı - Rus savaşı sırasında uygulamadan kaldırıldı.)
  • Mekteb-i Hukuku Şahane (Hukuk Mektebi), Mekteb-i Tıbbîye-i Şahane, Mülkiye-i Şahane (Siyasal Bilimler), Hendese-i Mülkiye (Teknik Okul), Halkalı Yüksek Ziraat Mektebi, Veteriner Mektebi, Orman ve Madenler Mektebi açıldı.
  • Kız öğrenciler için Kız öğretmen okulları açıldı. (Muallimat Mektebi)
  • 1893 Sanay-i Nefise Mektebi (Güzel Sanatlar Akademisi) Osman Hamdi bey tarafından açıldı, ilk müze Osman Hamdi Bey tarafından açılmıştır.
  • Tarih araştırmaları için Tarih-i Osmani Encümeni kuruldu.
  • Mithat Paşa tarafından tarımı geliştirmek için 1864’te kurulan Memleket Sandıkları geliştirildi. 1888 Ziraat Bankası oldu.
  • 1888 yılında Bursa’da ipekçilik Enstitüsü kuruldu. Tanzimat döneminde hazırlanan Mecelle bu dönemde uygulamaya geçti.
  • Haydarpaşa Tren istasyonu, Tıbbiye-i Şahane ve Numune hastanesi açıldı - (Alman mimarisi)
  • Mimar Kemalettin (1870 - 1927) son dönemin en ünlü mimarıdır.
  • Ermeni tehlikesine karşı doğuda Hamidiye Alayları oluşturuldu.
  • Demiryolu yapımına önem verildi. Almanya’nın yardımı ile Bağdat - Hicaz demiryolları yapıldı, istibdat döneminde Teşkilat-ı Mahsusa (istihbarat örgütü) kuruldu.
  • Ümmetçilik fikri istibdat döneminde ortaya çıktı ve devlet politikası haline getirildi.
  • 1881 Muharrem Kararnamesi ile II. Abdülhamit Avrupa Devletlerine olan borcu ödeyemeyeceğini duyurdu. 1881 Avrupalı Devletler alacaklarını tahsil etmek için Osmanlı Devletinin hazinesine el koyan Duyun-u Umumiye Kurumu’nu kurdu.
  • II. Abdülhamit döneminde; Sırbistan, Karadağ, Romanya, Bulgaristan bağımsız oldu. Kıbrıs’ın yönetimi İngilizlere bıraktı - 1882 İngilizler Mısır’ı işgal etti.