Tarih

Türkiye Tarihi

Türk tarihini incelerken biz hem Orta Asya Türk tarihini hem de Anadolu Türk tarihini incelemek durumundayız. Türkiye tarihi ya da Anadolu tarihi Türkler 1000 yıldır bu topraklarda yaşadığı için çok önemlidir. Türkiye tarihini genel olarak Selçuklular ve Anadolu kurulan ilk Türk beylikleri çerçevesinde inceleyeceğiz.

Anadolu’nun Türkleşmesi

Anadolu'nun Türkleşmesi buraya akınlar düzenleyen ve zamanla yerleşen akıncılar aracılığıyla gerçekleşmiştir.

Anadolu’ya İlk Türk Akınları

Türkiye Tarihi, Malazgirt Meydan Savaşı Zaferiyle başlamıştır. Daha önce Türkler Anadolu'ya çeşitli akınlar yapmışlar fakat bunların hiçbiri Anadolu'ya yerleşmek amacıyla olmamıştır.

Anadolu'yu bir Türk vatanı haline getiren Oğuz Türkleri olmuştur. Oğuz beylerinden Anadolu'ya keşif amacı ile ilk akını düzenleyen Çağrı Bey'dir. Çağrı Bey'den sonra Büyük Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey tarafından Selçuklu ailesinden İbrahim Yinal ve Kutalmış Beyler Anadolu'nun fethi için görevlendirilmiştir.

Anadolu'nun fethi için yapılan ilk ciddi savaş 1048 Pasinler Savaşı'dır. Bizans ve Gürcü kuvvetlerine karşı yapılmış olan bu savaşı Büyük Selçuklu Devleti kazanmış, Bizans'ın Doğu Anadolu Bölgesindeki gücü kırılmıştır. Türklere Anadolu'nun kapılarını açan savaş ise Malazgirt Savaşı olmuştur.

Malazgirt Savaşı'nın kazanılmasında Bizans ordusunda bulunan Uz ve Peçenek Türklerinin Selçuklu ordusu tarafına geçmelerinin etkisi büyüktür.

Malazgirt Savaşının Sonuçları

  • Anadolu'nun kapıları Türklere açılmıştır.
  • Türkler  Anadolu'da hızlı bir şekilde fetih hareketi yapmaya başlamışlardır.
  • Doğudan göç eden Türkler, Anadolu'ya yerleşmeye başlamış, Anadolu kısa süre içinde Türk yurdu haline gelmeye başlamıştır.
  • Türk komutanları fethettikleri bölgelerde kendi beyliklerini kurmuşlardır.
  • Anadolu'da Türklere karşı koyacak güç kalmamıştır.
  • Bizans'ın kışkırtmalarıyla Haçlı seferleri gerçekleşmeye başlamıştır.

Anadolu’da Kurulan İlk Türk Beylikleri

Anadolu'da kurulan beylikler, Sultan Alparslan tarafından uygulanan fetih politikası sonucu ortaya çıkmıştır. Sultan Alparslan Malazgirt Zaferinden sonra komutanlarını     Anadolu'da fethettikleri toprakların kendilerinin olması şartıyla serbest bırakmıştır. Böylece Alparslan'ın komutanları Anadolu'da çok hızlı bir şekilde fetih hareketi yapmaya ve fethettikleri bölgelerde iç işlerinde serbest, dış işlerde ise Büyük Selçuklu Devletine bağlı, Anadolu'da görülen ilk Türk beyliklerini kurulmuşlardır. Anadolu'da kurulan ilk Türk beylikleri bu toprakların hızlı bir şekilde Türkleşmesini başlatmıştır. Bu beylikler vasıtası ile Anadolu'nun büyük bir bölümü her açıdan Türkleşmiştir.

Danişmentliler (1080 - 1178)

Alparslan'ın komutanlarından Danişmendoğlu Ahmet Gazi tarafından Sivas, Niksar, Tokat çevresinde kuruldu.

Ermenilerin yaşadığı Kilikya'yı hâkimiyetlerine alan Danişmendoğulları, Ermeni ve Süryani halkının yardımı ile Malatya'yı ele geçirerek sınırlarını iyice genişletmişlerdir. En güçlü dönemlerini ise Danişmendoğlu Emir Gazi döneminde yaşamışlardır.

Anadolu'ya saldırıya geçen Haçlılara karşı Türkiye Selçuklu Devleti ile askeri ittifak yapmışlar ve haçlılarla mücadele etmişlerdir. ll. Kılıçaslan zamanında Anadolu Selçuklu Devleti tarafından ortadan kaldırılmışlardır.

Mengücekler (1080 - 1228)

Alpaslan'ın komutanlarından Mengücek Gazi tarafından Erzincan, Kemah, Divriği ve Şebinkarahisar bölgesinde kurulmuştur.

Alâeddin Keykubat zamanında Anadolu Selçuklu Devleti tarafından yıkılmıştır.

Saltuklular (1072 - 1202)

Alpaslan'ın komutanlarından Ebulkâsım Saltuk Bey tarafından Erzurum, Bayburt, Tercan, İspir ve Oltu çevresinde kurulmuştur. Haçlılarla mücadele ederek Anadolu'yu Haçlılara karşı savunmuşlardır.

Rükneddin Süleyman şah zamanında Anadolu Selçuklu Devleti tarafından ortadan kaldırılmışlardır.

Artuklular (1102 - 1409)

Büyük Selçuklu komutanlarından Artuk Beyin çocukları tarafından Hasankeyf, Mardin ve Harput'da kurulmuştur. Artuk Gazi Diyarbakır kuşatması sırasında Melikşah'la arası bozulmuş, kısa bir sür sonra öldürülmüştür.

Artuk Bey'in ölümünden sonra bu beylik üç kola ayrılmıştır.

Hasankeyf (Diyarbakır) Artukluları: Kurucusu Artuk Gazi'nin oğlu Sökmen bey'dir. Bu beylik daha sonraki zamanlarda Eyyubiler tarafından yıkılmıştır.

Mardin Artukluları: Kurucu Artuk Bey'in oğlu İlgazi Bey'dir. Bu beylik Karakoyunluları saldırıları neticesinde yıkılmıştır.

Harput Artukluları: Kurucu imameddin Ebu Bekir gazidir. Bu beylik ise Anadolu Selçuklu Sultanı Alâeddin Keykubat tarafından yıkılmıştır.

Çaka Beyliği (1081 - 1093)

Bizans'a yönelik akınlarda görev yapan Çaka Bey, bu akınlar sırasında esir düşmüş, bir süre Bizans'ta esaret hayatı sürmüştür. Bizans'ta bulunduğu dönemlerde denizcilik sanatını öğrenen Çaka Bey, Bizans'tan kaçıp İzmir'e gelmiş, İzmir ve çevresini ele geçirerek burada kendi beyliğini kurmuştur. İzmir'de bir tersane kurarak ilk Türk donanmasını kurmuş ve Bizans'a karşı fetih hareketlerinde bulunmuştur. Midilli, Rodos, Sakız ve İstanköy adalarını ele geçirmiştir.

Bizans'a karşı daha etkili bir şekilde fetih hareketi yapmak için Türkiye Selçuklu Devleti hükümdarı I. Kılıçarslan'la ittifak kurmuş ise de bu ittifak Bizans'ın kışkırtmaları neticesinde bozulmuştur. Kılıçarslan kayınpederi olan Çaka Beyi öldürtmüştür.

Çaka Beyin öldürülmesi üzerine bu beylik yıkılmış, toprakları ise Bizans'ın eline geçmiştir. Çaka Bey, İlk Türk donanmasını kuran ilk Türk denizcisidir.

Diğer Beylikler

Sökmenler (Ahlatşahlar) (1110 - 1207) : Van Gölü çevresinde yaşamışlardır.

Dilmaçoğulları (Togan Arslanoğulları) (1085 - 1394): Bitlis ve çevresinde yaşamışlardır.

İnaloğulları (Yınaloğulları) (1098 - 1183) : Diyarbakır ve çevresinde kurulmuşlardır.

Çubukoğulları (1085 - 1213): Harput ve çevresinde kurulmuş olup Ermenilere karşı mücadele etmişlerdir.

İnançoğulları (1261 - 1368): Lâdik (Denizli) çevresinde yaşamışlardır.

Tanrıvermişoğulları (1081-1093): Efes ve çevresinde kurulmuştur.

Anadolu'da Kurulan ilk Türk Beyliklerinin özellikleri

  • Malazgirt Savaşı ile başlayan günümüze kadar gelen Türkiye tarihini başlattılar.
  • Anadolu'nun Türkleşmesinde etkili oldular. Anadolu'daki şehirleri imar ederek büyüttüler.
  • Yerleşim yerlerine Türkçe isimler verdiler.
  • Türk - İslâm kültürünün yayılmasını sağladılar. Haçlılarla mücadele ettiler.
  • Kurucularının ismiyle anılırlar.
  • Anadolu'nun güvenli bir memleket haline gelmesini sağladılar.
  • Anadolu'nun ticari potansiyelini arttırdılar.

Türkiye (Anadolu) Selçuklu Devleti (1075 - 1308)

Türkiye Selçuklu devleti anadolu Türk tarihinde çok önemli yeri olan bir devlettir. Türkiye tarihinin oluşmasında bu devlet çok büyük rol oynar. Bu nedenle Türkiye tarihini anlamak için bu devleti incelemek durumundayız.

Kutalmışoğlu Süleyman Şah (1074-1086)

Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah Batı Anadolu'nun fethi için Amcası oğlu Kutalmışoğlu Süleyman şah ve Mansur Beyi görevlendirmiştir. Süleyman Şah Bizans'ın elinden İznik, Konya ve çevresini ele geçirmiştir. Kardeşi Mansur Bey ise Eskişehir, Kütahya ve Afyon'u almıştır. Kısa bir süre sonra iki kardeş arasında çıkan iktidar mücadelesini Süleyman Şah kazanmış, 1075'te İznik Başkent olarak Türkiye Selçuklu Devleti'ni kurmuştur.

Türkler genellikle düşman bölgelerine yakın olan şehirleri kendilerine başkent seçmiştir. Böyle davranmalarının sebebi fetih hareketlerini hızlandırmaktır.

Süleyman Şah, İstanbul'un Anadolu yakasını ele geçirmiş ve bir gümrük idaresi kurarak, boğazdan geçen gemilerden gümrük vergisi almaya başlamıştır. Doğuya yönelen Süleyman Şah Çukurova ve Antakya'yı ele geçirmiştir. Antakya'nın fethi devletin Güneyde, Suriye Selçuklu Devletiyle sınır haline gelmesine neden olmuştur. Bu durum iki Selçuklu devletinin karşı karşıya gelmesine neden olmuş, yapılan savaşı kaybeden Süleyman Şah savaş sırasında şehit olmuştur.( 1086 )

Not: Merkezi Anadolu'da olan ilk Türk - İslam devletidir.

I. Kılıçarslan Dönemi (1092 - 1107)

Bizans'a karşı Çaka bey'le ittifak yapmışsa da Bizans'ın kışkırtmaları neticesinde bu ittifak sona ermiştir. Haçlıların Anadolu'ya saldırması üzerine İznik ve Batı Anadolu'yu Bizans'a bırakarak başkentini Konya'ya taşımıştır. Haçlılarla başarılı savaşlar yapmışsa da Haçlı ordusunun çok kalabalık olmasından dolayı kesin çözüm elde edememiştir. Büyük Selçuklu Devletiyle giriştiği taht kavgasında başarısız olmuş geri çekilirken Habur Nehri'nde boğularak ölmüştür.

I. Mesut Dönemi (1116 - 1155)

Bizans'a kaştı başarılı mücadeleler yapmış sınırları genişletmiştir. Bizans'ın kışkırtmaları neticesinde Anadolu'ya saldırıya geçen II. Haçlı ordusunu Konya Ovasında büyük bir yenilgiye uğratmıştır.

I. Mesut Döneminde Anadolu bayındır bir ülke haline gelmiştir. Türkiye Selçuklu Devleti adına ilk para bu dönemde basılarak kullanılmaya başlanmıştır.

Mesut Döneminde Anadolu Selçuklu Devleti tam bağımsız bir devlet haline gelmiştir.

II. Kılıçarslan Dönemi (1155 - 1192)

Anadolu Türk siyasi birliğini sağlamak amacıyla beylikler üzerine seferler yapmış, büyük oranda bu arzusunu gerçekleştirmiştir. Bizans İmparatorluğu Türkleri Anadolu'dan atmak için büyük bir orduyla harekete geçmesi üzerine iki taraf Miryakefelon Savaşında karşı karşıya geldi. Yapılan savaşı II. Kılıçarslan kazanmıştır.

Bu savaşın kazanılmasıyla Anadolu kesin olarak bir Türk yurdu haline gelmiş ve Anadolu'nun tapusu Bizans'tan alınmıştır. Bizans'ın, Anadolu'yu geri alma ümidi sona ermiş ve Bizans savunmaya çekilmiştir.

II. Kılıçarslan ülkeyi eski Türk geleneğine göre oğulları arasında paylaştırdı (1192). Bu durum ülkede kardeşler arasında taht kavgalarının başlamasına neden oldu.

Rükneddin Süleyman Şah Dönemi

Bizans'la yaptığı mücadele neticesinde, Bizans yıllık vergiye bağlanmıştır. Türk siyasi birliğini büyük oranda sağlamış, Kilikya Ermenileri üzerine seferler yaparak Çukurova'yı ele geçirmiştir.

I. Gıyaseddin Keyhüsrev Dönemi

Samsun ve çevresini alarak, Karadeniz ticaretini güvenlik altına almıştır. Antalya'yı ele geçirerek,

Akdeniz'e ulaşmıştır. Türkiye Selçuklu Devleti adına ilk denizcilik faaliyetleri bu dönemde başlatılmıştır.

l. İzzeddin Keykavus Dönemi

Sinop bu dönemde alınarak ithalat ve ihracat merkezi haline getirilmiştir. Trabzon Rum Pontus Krallığı'yla ve Venediklilerle ticaret anlaşması yapılmıştır.

I. Alâeddin Keykubat Dönemi

Tahta geçtiği yıllarda batıya doğru gelen Moğol tehlikesine karşı tedbirler almıştır. Doğu Anadolu'daki kaleler tamir ettirmiş ve askeri yönden güçlendirildi. Alanya bu dönemde feth edilmiş ve burada Alaiye tersanesi kurulmuştur. Böylece Akdeniz'de ikinci bir ticaret limanı ve askeri üs elde edilmiştir. Kırım'ın Suğdak limanını ele geçirilerek, Karadeniz ticaret yollarını denetim altına almıştır.

Alâeddin Keykubat Döneminde, Anadolu siyasi birliği tam olarak sağlanmıştır.

1230 yılında Harzemşahlar Yassı Çemen Savaşında mağlup edilmiş, bu savaş Harzemşahlar Devleti'nin yıkılmasına neden olmuştur.

Harzemşahlar Devletinin yıkılması ile Moğollarla aradaki tampon bölge ortadan kalkmış oldu. Böylece Anadolu Moğol istilasına açık hale geldi.

Alaeddin Keykubat döneminde Anadolu Selçuklu Devleti, siyasi, ekonomik ve kültürel alanda en parlak dönemini yaşamıştır. En geniş sınırlara bu dönemde ulaşılmış ticaret gelişmiştir. İlk altın para yine bu dönemde basılmıştır.

II. Gıyaseddin Keyhüsrev Dönemi

II. Gıyaseddin Keyhüsrev zayıf bir kişiliğe sahip olduğu için devlet yönetiminde vezir Sadeddin Köpek etkili olmuştur. Bu kişi kendisine rakip olarak gördüğü değerli komutan ve devlet adamlarını ortadan kaldırtmıştır.

Bu dönemde Anadolu Selçuklu Devleti zayıflama sürecine girmiştir. Dönemin en önemli olaylarından biri Baba İshak (Babailer) ayaklanmasıdır. Moğol baskısından kaçarak Anadolu'ya gelen Türkmenlerin ekonomik sıkıntılarından kaynaklanan bir isyandır. Bu isyan güçlükle bastırılmış, devletin gücünün zayıfladığını göstermiştir.

Kösedağ Savaşı (1243)

Anadolu Selçuklu Devleti'nin zayıfladığını fark eden Moğollar önce Erzurum'u alarak yağmadılar. Ardından Moğol ordusu ile Anadolu Selçuklu ordusu Kösedağ'da karşı karşıya geldiler. Türkiye Selçuklu Devleti bu savaşı kaybetmiştir.

Bu savaş sonunda;

  • Moğollar, Kayseri'ye kadar bütün Anadolu şehirlerini yağmaladılar.
  • Anadolu Selçuklu Devleti, Moğol egemenliğine girdi.
  • Anadolu Selçuklu Devleti'nde taht kavgaları başladı. Böylece devlet, dağılma sürecine girdi.
  • Anadolu'nun ekonomik, ticari ve sosyal hayatı geriledi.
  • Anadolu Türk birliği bozuldu. Türkmen beyleri bağımsızlıklarını ilan ettiler.
Bu savaş sonuçları itibariye Osmanlılarla Timur arasında yapılan Ankara savaşına benzer.

Sultan II. Mesut'un ölümüyle devlet tamamen yıkıldı (1308). Böylece Anadolu'da Anadolu Türk Beylikleri Dönemi başladı.

Anadolu’da Görülen İkinci Türk Beylikler Dönemi

Türkiye Selçuklu devleti yıkılınca Türkiye tarihi için yeni bir dönem açılmıştır. Anadolu'da yeniden beylikler kurulmaya başlamıştır.

Karamanoğulları

Konya merkez olarak kurulmuştur. Osmanlı'yı en çok uğraştıran beyliktir. Kendilerini Anadolu Selçuklu Devleti'nin mirasçısı olarak görmüşlerdir.

Karamanoğulları Mehmet Bey resmi dili Türkçe ilan etmiştir.

l. Murat zamanında Osmanlı - Karaman savaşları başladı. Yıldırım Bayezid Karamanoğulları'nı Osmanlı'ya bağladı. 1402 Ankara Savaşı'ndan sonra Karamanoğulları yeniden kuruldu. Fatih zamanında Konya alındı. ll. Bayezid Karamanoğullarını tamamen ortadan kaldırılmıştır.

Karasioğulları

Balıkesir ve çevresinde Danişmentli ailesine mensup Karasi Bey tarafından kuruldu.

Bergama, sındırgı, Bigadiç, Edremit, Ayvalık, Ezine, Çanakkale'ye kadar olan sahayı ele geçirdiler. Denize kıyı olduklarından tersane kurmuşlar küçükte olsa bir donanmaya sahip olmuşlardır. Orhan Bey zamanında Osmanlı Devletine bağlanan İlk Türk Beyliği olmuştur. Karasioğulları Beyliğinin Osmanlıya bağlanması üzerine bu donanma Osmanlı Devletinin eline geçmiş, Osmanlı Devletinin donanmasının çekirdeği oluşturulmuştur. Karesi komutanlarından Hacı il Bey, Evrenos Bey ve Ece Halil Osmanlı Devleti'nin hizmetine girmişlerdir.

Bu beylik Osmanlı'ya bağlanan ilk beyliktir. Denizci olan Karasioğulları'nın Osmanlı'ya bağlanmasıyla Osmanlı'nın ilk kez donanması olmuştur. Bu sayede Osmanlının Rumeli'ye geçişi hızlanmıştır.

Germiyanoğulları

Kütahya ve çevresinde egemen olan bir Türk Beyliğidir.

I. Murat zamanında Germiyanoğulları'ndan çeyiz olarak Emet, Simav ve Tavşanlı bölgeleri alınmıştır.

II. Murat zamanında Osmanlı Devleti tarafından tamamen ortadan kaldırılmıştır.

Hamitoğulları

Antalya ve Göller yöresinde kurulmuştur. Yalvaç, Karaağaç, Beyşehir, Seydişehir ve Alaşehir'i I. Murat Döneminde Osmanlı'ya satmışlardır.

Yıldırım  Bayezid tarafından Osmanlı'ya bağlanmıştır. 1402 Ankara Savaşı'ndan sonra yeniden kurulmuş olan bu beylik, daha sonraki dönemde, II. Murat bu beyliğe son vermiştir.

Aydınoğulları

Aydın ve çevresinde egemen olan bir beyliktir. Denizci olan bu beylik, Umur Bey zamanında Sakız, Bozcaada, Trakya kıyılarına kadar seferler yapmışlardır.

Bizanslılarla mücadele sonucunda İzmir'i ele geçirmişlerdir.

Yıldırım Bayezid zamanında Osmanlı'ya bağlanan bu beylik, 1402 Ankara Savaşı'ndan sonra yeniden kurulmuş, ll. Murat bu beyliğe son vermiştir.

Candaroğulları (İsfendiyaroğulları)

Kastamonu, Sinop çevresinde kurulan bir beyliktir. Denizcilikle uğraşmışlardır.

Yıldırım Bayezid, Kastamonu başta olmak üzere Candaroğulları topraklarının büyük bir kısmını ele geçirdi. 1402 Ankara Savaşı'ndan sonra yeniden kurulan bu beyliği Fatih sultan Mehmet son vermiştir.

Saruhanoğulları

Manisa ve çevresine egemen, Denizci bir beyliktir. Yıldırım Bayezid zamanında Osmanlı'ya bağlanmış, 1402 Ankara Savaşı'yla tekrar kurulmuşlardır. Çelebi Mehmet bu beyliğe son vermiştir.

Eşrefoğulları

Merkezleri Beyşehir'dir. Moğol (ilhanlı) valisi Timurtaş bu beyliğe son vermiştir.

Eratna Beyliği (Devleti)

Sivas ve Kayseri çevresinde kurulmuştur. Vezir Kadı Burhaneddin Eratna Beyliği'ne son vermiştir.

Kadı Burhaneddin Devleti (1381 - 1398)

Merkezi Sivas'tır. Timur tehlikesi ortaya çıkınca beylik topraklarını Osmanlı Devletine bırakmıştır.

Menteşeoğulları

Muğla ve çevresinde egemen denizci bir beyliktir. Yıldırım Bayezid döneminde Osmanlı Devletine bağlandı. 1402 Ankara Savaşı'ndan sonra yeniden kurulan bu beyliğe ll. Murat son verdi.

Alaiye Beyliği

l. Alaeddin Keykubat'ın aldığı Alanya kışlık merkez olarak kullanılmıştır. Türkiye Selçuklu Devleti Merkezi otoritesi zayıflayınca bölge Karamanoğulları'na bağlı beylerin eline geçmiştir. 1427'de Memlükler'e bırakılan bölge, Fatih Sultan Mehmet Döneminde Osmanlı Devletine katılmıştır.

Taceddinoğulları

Beyliği Niksar ve çevresinde kurulmuştur.

Yıldırım Bayezid zamanında Osmanlı himayesine girdi. ll. Murat zamanında Osmanlılara katılmıştır.

Sahipataoğulları

Afyon ve çevresinde kurulmuştur. Karamanoğulları'yla yaptığı mücadeleyi kaybedince önce Moğol sonra Germiyanoğulları'nın hâkimiyetine girmişlerdir.

Dulkadiroğluları

Maraş ve Elbistan çevresinde Memlükler'e bağlı olarak kurulmuşlardır.

Memlükler'e karşı giriştikleri bağımsızlık mücadelesinde zaman zaman Osmanlı Devleti'nde yardım istemişlerdir. (Bu durum Osmanlı - Memlük çatışmalarının nedenlerinden biri olmuştur.)

1515 Turnadağ Savaşı'yla Yavuz Sultan Selim bu beyliğe son vermiştir.

Ramazanoğulları

Adana ve çevresinde Memlükler'e bağlı olarak kuruldular.

Yavuz zamanında Osmanlı Devleti'ne bağlandılar.

Karakoyunlular

Karakoyunlular beyliğinin kurucusu Bayram Hoca'dır.

Akkoyunlu hükümdarı uzun Hasan bu devlete son vermiştir.

Akkoyunlular

Kurucusu Kara Yülük Osman Beydir. 1473 Otlukbeli Savaşı’nda Fatih Sultan Mehmet, Uzun Hasan'ı yenilgiye uğratınca devlet yıkılış sürecine girmiştir.

Uzun Hasan Kur'an-ı Kerimi Türkçeye çevirten ilk Türk liderdir.

Osmanoğulları

l. Alaaddin Keykubat zamanında, Moğol istilası sırasında Ertuğrul Gazi komutasında Anadolu'ya geldiler. Ankara yakınlarında Karacadağ bölgesine yerleştiler. Kösedağ savaşından sonra Moğol katliamından kaçarak Bizans uç bölgesi olan Söğüt ve Domaniç bölgesine yerleşen Kayı Aşireti, Osman Bey döneminde Beylik, Orhan Bey döneminde ise devlet haline gelmiştir.

Osmanoğulları’nın Kısa Sürede Büyük Bir Devlet Haline Gelmelerinin Sebepleri;

  • Uç beyliği olması, (Bizans'la sınırdır.)
  • Kutsal - Cihat (Gaza) politikası uygulaması,
  • Gaza politikası uygulayan Osmanoğulları'nı diğer Anadolu beyliklerinin desteklemesi,
  • İskân Politikası uygulaması, (Bizans ve Balkanlara yerleşim siyaseti)
  • Türkmenlerden nüfus olarak beslenmesi
  • Adil, başarılı komutan ve devlet adamlarının olması

Anadolu Selçuklu ve Beylikler Döneminde Uygarlık

Türkiye Selçukluları ve sonrasında gelen beylikler dönemindeki kültür ve uygarlığı anlamak Türkiye tarihi açısından çok önemlidir. Bunu devlet yönetimi, sosyal ve ekonomik yapıyı ve orduyu inceleyerek anlayabiliriz.

Devlet Yönetimi

Büyük Selçuklu Devleti örnek alınmıştır. Ülke hükümdar ailesinin ortak malıdır uygulaması aynen devam ettirilmiştir.

Hükümdarlık alametleri - Tuğ, Çetr (sultan şemsiyesi), sancak, otağ, nevbet (davul çalmak), hilat (elbise), saray, taht, hutbe, mühür ve para bastırmaktır.

Anadolu Selçuklu hükümdarları Sultan unvanı yanında Rüknettin Keykubat, Keykavus, Keyhüsrev gibi Farsça unvanlar da kullanmışlardır. Sultanın görevi: halkın refah ve huzurunu temin etmek, adaletli olmak ve ülkenin güvenliğini sağlamaktı. Müslüman olmayan halkada aynı şekilde davranılmıştır.

Sultan çocukları “melik” ünvanı ile eyaletlere vali olarak gönderilmiştir. Bilgili, tecrübeli komutanlar olan atabeyler de Meliklerin yetiştirilmesi için görevlendirilmiştir.

Sultanlar hutbelerde kendi adından önce Halifenin  adını okuturlardı. Manen bağlı oldukları Abbasi halifesine hükümdarlıklarını onaylatırlardı.

Sultanların oturduğu ve devlet işlerinin yürütüldüğü Saray (Dergâh, Bargâh) en önemli devlet kurumuydu.

Saray görevlileri: En önemli görevli hacibler'dir. Hacibler'in başında sultandan sonra en çok sözü geçen Hacib’ül Hüccab bulunurdu. Bunların görevleri Sultanı ziyarete gelenleri karşılamak, sultanla divan ve saray çalışanları arasındaki ilişkiyi sağlamaktı.

Sultanın güvenliğini sağlayanlara ise Candar denirdi.

Devlet işleri Büyük Divan (Divan-ı Saltanat) tarafından yürütülürdü. Büyük Divana bağlı diğer divanlar ise şunlardır.

divanlar

Memleket Yönetimi

Anadolu Selçuklu Devleti, devlet yönetimini kolaylaştırmak için ülkeyi, eyaletlere ayırarak yönetmişlerdir. Eyaletlerin başında Melik unvanlı şehzadeler veya Emir adı verilen askeri valiler bulunurdu.

Eyaletlerde Büyük Divan'a benzer küçük bir divan bulunurdu. Şehirlerin güvenliğini subaşılar sağlardı.

Şıhne adı verilen valiler güvenlik ve zabıta işlerini yürütürlerdi. Belediye işlerini ise Muhtesip adı verilen devlet görevlileri yürütürdü.

Adalet işlerine Kadı, mali işlere muhasıl'lar bakardı. Bizans ve Ermeni sınırlarındaki bölgeleri Uç beyleri yönetirken, bu beyliklerin başında Ulu Bey adıyla üst yönetici görev yapardı.

Melikler sultandan izin alarak para bastırırlar ve hutbe okuturlardı. Meliklerin adları hutbelerde daima sultandan sonra okunurdu. Vezirleri olan melikler ise doğrudan sultana bağlı olurlardı.

Muhtesipler pazarların fiyat denetimlerini, ölçü ve tartı aletlerinin kontrollerini, üretilen ve satılan malların kalitesini kontrol ederdi. Uç beyleri sınırları korur, savaş sırasında sultanın yanında yer alırlardı.

Toprak Yönetimi

Toprak devletin malıdır. Toprağı işleyen çiftçiler bu toprakları ekip biçtikleri sürece kullanırlardı. Devlet, üretiminin artırılması için kurallar koyardı. Mülkiyeti devlete ait olan topraklara miri topraklar denirdi.

Miri topraklar dört bölüme ayrılır.

Has topraklar: Geliri hükümdara ait topraklardır.

İkta topraklar: Görev karşılığında meliklere, valilere, komutanlara ve başarılı askerlere ayrılan topraklardır. İkta sahipleri gelirlerin bir kısmıyla Sipahi denilen atlı asker beslemek zorundadır.

Mülk topraklar: Devlet adamlarına başarılarından dolayı verilen topraklardır. Mülk sahibi topraklarını satabilir, devredebilir, miras yoluyla çocuklarına bırakabilirdi.

Vakıf topraklar: Geliri Sosyal Hizmetlere ayrılan topraklardır. Vakıf topraklarının harcaması vakıf şartnamesinde (vakfiye) belirtilmiştir.

İkta Sistemi

İkta sahipleri devletten maaş almazlar, kendilerine verilen toprakların vergileri ile geçinirlerdi. Halka zulüm yapan İkta sahibinin toprağı elinden alınırdı.

İkta sahipleri gelirlerinin azalmaması için halkı çalışmaya teşvik eder, onlara tohumluk ve çift hayvanı verirdi.

İkta sahipleri gelirlerinin bir bölümü ile (vergi yerine) Sipahi denen atlı asker yetiştirirdi. Bu askerden oluşan orduya İkta Ordusu denirdi. Bu sistemle üretimin devamlılığı sağlanıyordu.

Ordu

Ordunun başkomutanı Sultan'dır. Sultan sefere çıkmadığında Emir'ül ümera ünvanı ile vezir orduyu komuta ederdi. Türkiye Selçuklularında ordu bölümlere ayrılıyordu.

Hassa Ordusu

  • Hükümdarın şahsına bağlı kuvvetlerdir.
  • Devşirme usulüyle yetiştirilen askerlerden oluşur.
  • Maaşlı ve devamlı askerlerdir.
  • Kışlalarda bulunurlar, atlı askerlerden oluşurlardı.
  • Başarılı Devşirme çocuklar sarayda görev yaparlardı.

İkta Ordusu

İkta sahiplerinin yetiştirdiği askerlerdir. Tamamen Türklerden oluşan atlı askerlerdir. Anadolu Selçuklu ordusunun temelini oluşturur.

Savaş sırasında   toplanır. Ordunun sağında ve solunda görev alırlardı. Vilayetlerdeki komutanına subaşı denirdi. Subaşılar bulundukları bölgenin asayişini sağlamakla görevliydiler.

Türkmenler

Türkmenler uç bölgelerde yaşarlardı. Her an savaşa hazır bulunurlardı.

Sınırların güvenliğinden sorumludurlar. İkta ordusundan sonra en önemli güçtür. Gönüllülerden oluşurdu.

Bu ordu sınıflarının dışında savaş sırasında bağlı beylik ve devletlerin gönderdiği askerler de vardı.

Donanma

Türkler Anadolu'ya gelince denizcilik faaliyetleri başlamıştır. Çaka Bey ilk Türk donanmasını kurmuştur. Anadolu Selçuklularında ilk donanma Süleyman şah zamanında Ebulkâsım tarafından Gemlik'te kurulmuştur.

Antalya, Alanya ve Sinop'ta tersaneler açılmıştır. Donanma komutanına Reis’ül Bahir veya Emir’ül sevahil denirdi.

Anadolu Selçuklularında ordu teşkilatı Büyük Selçuklularla aynıdır. Donanması olan ilk Türk Devleti Anadolu Selçuklu Devleti'dir.

Anadolu Beylikleri ve diğer Türk Devletlerinde de ordunun temelini Tımarlı sipahi ve çerik denilen aşiret kuvvetleri oluştururdu.

Hukuk

Türk İslâm Devletlerinde hukuk şer-i ve örf-i Hukuk olarak ikiye ayrılırdı.

Şer-i Hukuk

Kuran ve Hadislere dayalı hukuktur. Evlenme, boşanma, nafaka, miras, alacak, hırsızlık gibi davalar şer-i hukukla ilgilidir. Vakıfları denetleme, vakfiyeleri düzenleme işlerini yürütmek şer-i hukuk kurallarına göre düzenlenirdi.

Bu yargı sisteminde davalara Kadılar bakardı. Kadıların başkanına Kad’ül Kudât denir ve başkent Konya'da oturdu.

Şer-i hukuka göre, gayri Müslimlerin güvenlikleri devletin sorumluluğundadır. Bunlar devletin yasa ve hükümlerine uymak zorundadır.

Örf-i Hukuk

Geleneklere (töre) dayalı hukuktur. Devlete isyan, devletin düzenini bozma, kanunlara uymama gibi siyasi suçlarla ilgili davalar örf-i hukukla ilgilidir.

Vergisini ödemeyenlerde örf-i hukuk sistemine göre yargılanırdı. Bu davalara Emir-i Dad bakardı.

Din ve İnanış

Anadolu'ya gelen Türkler arasında şeyhler, dervişler ve mutasavvıflar bulunmaktaydı. Yerleştikleri yerde kendi tekke ve zaviyelerini kurmuşlardır.

Anadolu'da pek çok tarikat kurulmuştur. Anadolu'nun Türkleşmesi ve İslâmlaşmasında etkili olan bu tarikatlardaki Türkmenlere Horasan erenleri denilmiştir. Horasan erenlerinin yolundan gidenlere ise Mürit veya derviş denilmiştir.

Anadolu’da Kurulan bazı tarikatlar

Mevlevilik: Kurucusu Mevlana Celaleddin -i Rumi'nin oğlu Sultan Veled'dir.

Bektaşilik: Kurucusu Hacı Bektaş’ı Veli’dir.

Ekberlik: En büyük İslâm düşünürlerinden Muhyiddin Arabî'nin fikirleri ışığında Sadettin Konevi tarafından kurulmuştur.

Nakşibendîlik, Kadirilik, Rufailik gibi tarikatlar da görülmektedir.

Sosyal ve Ekonomik Hayat

Sosyal Hayat

Türkler Anadolu'ya gelince birçok yeni köy kurup tarım ve hayvancılıkla uğraşmışlardır.

Şehirlere yerleşmeye başlayan Türkler Cami, medrese, hastane, yol, köprü ve saraylar yaparak Anadolu'yu bayındır bir ülke haline getirmeye başlamışlardır.

Hristiyan halkı himaye etmiş, din ve mezhep ayrımı yapmadan herkese eşit davranmışlardır.

Anadolu'daki birçok şehir, kasaba, köy, nehir ve göllerin adlarını Türkçeleştirmişlerdir. Anadolu'da Süryani, Rum, Ermeni ve Türkler huzur içinde yaşamıştır.

Ahilik

Ahi Evran’ın kurduğu dini, ekonomik, sosyal yapısı olan esnaf örgütüdür. Her meslek sahibi Ahilik teşkilatına üyedir.

Her esnaf kolu kendi alanında kontrol yetkisine sahiptir. Merkezi Kırşehir ve Ankara'dır.

Ahi teşkilatı üyeler arası sorunları çözer, Devlet - esnaf ilişkilerini düzenler, hileli davrananları örgütten dışlar, üretilen malın kalitesini denetler, fiyatını tespit ederdi.

Usta - Çırak ilişkisi ile meslek eğitimi verilirdi. Müslüman olmayan Ahi teşkilatına giremezdi.

Ahilik Abbasilerde Fütüvvet Teşkilatı'nın özelliklerini taşır. Osmanlı'da Ahilik yerine Lonca Teşkilatı bulunurdu. Gayrimüslimler de üye olabilirdi.

Ahilik teşkilatı Hıristiyan esnaf ve zanaatlar karşısında Müslüman esnaf ve zanaatkârların gücünü koruyabilmesi için kurulmuştur.

Ekonomik Hayat

Anadolu Selçukluları ticareti geliştirmek için yollar, köprüler, hanlar, bedesten ve kervansaraylar yaptırdılar, Tüccarın malını sigortaladılar ve Deniz ticaretine önem vermişlerdir.

İran, Gürcistan, Bizans, Venedik, Floransa ve Arap ülkeleriyle ticaret yapmışlardır. Canlı hayvan, hayvan ürünleri, yün, tiftik, deri, dokuma ürünleri, ipek, demir, bakır, kereste ve şap sattıkları en önemli ihraç ürünleri arasında yer almaktadır.

Maliye

Türkiye Selçuklu Devletinde Mali işlere Divan-ı İstifa bakardı. Bu kurumun başkanına Müstevfi denirdi.

Hazine-i Amire (Devlet hazinesi) ve Hazine-i Hassa (Sultanın şahsına ait hazine) olarak iki hazine bulunurdu.

Devletin Başlıca gelir kaynakları: Savaş ganimetleri, gümrük vergileri, halktan alınan vergiler, bağlı beylik ve devletlerden alınan vergiler, maden tuzla ve orman gelirleridir.

İlk madeni parayı l. Mesut, ilk altın parayı II. Kılıçaslan bastırmıştır. Bakır, gümüş ve altın paralar bastırmışlardır. Paralarda sultanların resimleri bulunurdu. Selçuklu paralarına dirhem ve dinar denmiştir.

Dil ve Edebiyat

Türkiye Selçuklularında bilim ve yazışma dili Arapça, edebiyat dili ise farsça idi. İranlıların devletin ileri kademelerine gelmesiyle 13. yüzyılın ikinci yarısında devletin yazışma dili de Farsça olmuştur.

Zamanla Arapçanın bilim, Farsçanın edebiyat dili olarak kullanılmasına Aşık Paşa “Garipname” adlı eserinde tepkisini dile getiren şiirler yazmıştır. Anadolu Selçukluları ve Beylikler döneminde Türk edebiyatı şu üç tarzda gelişmiştir:

Halk Edebiyatı

Halk şairlerine Ozan denilmiştir. Kopuz veya Çöğür adı verilen sazlarıyla seçtikleri şiirleri söylerlerdi.

Türk - Bizans mücadelelerini anlatan Battal Gazi Destanı en önemli halk edebiyatı eseridir.

Oğuzların Rumlarla, Gürcülerle ve diğer boylarla mücadelesini anlatan Dede Korkut Hikâyeleri 14. yüzyılda yazıya geçirilmiştir.

Aşık Paşa Garipname adlı eserini Türkçe yazarak milli edebiyatın oluşmasına öncülük etmiştir.

Tasavvuf Edebiyatı

Tasavvuf  edebiyatının en büyük temsilcilerinden biri Mevlana Celaleddin-i Rumi'dir. Eserleri: Mesnevi, Divan-ı Kebir, fihi Mafih ve Mektubat'dır.

Tasavvuf edebiyatının en büyük temsilcilerinden biri de Yunus Emre'dir. Eserleri; Divan ve Risalet'ün Nushiyyedir.

Hacı Bektaş Veli'nin Makalat adlı eseri önemlidir.

Divan Edebiyatı

Anadolu'da ilk divan şairi Hoca Dehhani dir.

Hoca Dehhani tasavvuf edebiyatı dışında kaside ve gazeller yazmıştır. En önemli eseri: Selçuklu Şehnamesidir. Germiyanlı Ahmedi'nin Divan, İskendername ve Cemşid'ül Hurşid adlı eserleri önemlidir.

Anadolu'da yaşayan insanların çoğu Türk olduğundan Türkçe en çok konuşulan dildir.

Beylikler döneminde beyler, Türkçenin yayılmasını ve resmi dil olarak kullanılmasını sağladılar.

Karamanoğlu Mehmet Bey, Türkçeyi resmi dil ilan etti.

Bilim ve Sanat

Bilim

Anadolu Selçukluları bilime önem verdiler ve bilim adamlarını korudular. Konya, Sivas, Kayseri, Amasya, Mardin, Erzurum ve Erzincan gibi şehirlerde birçok medrese ve kütüphaneler yaptırdılar.

Selçuklu medreselerinde dini ilimlerin yanında Matematik, astronomi, Tıp ve Fen bilimleri de okutuldu. Muhyiddin Arabî, Necmettin Dâye, Mevlana Celaleddin-i Rumi ve babası Bahaeddin Veled en ünlü düşünürlerdir.

İbn-i Bibi Alaaddin Keykubat dönemi Selçuklu Tarihini yazdı. Muvaffakuddin Abdüllatif Tıp, fizik ve felsefe alanında eserler verdi.

Aydınoğlu İsa Bey ise o dönemin en ünlü bilim adamlarındandır.

Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan bilim adamlarını korudu ve çalışmalarına destek verdi. İdrisi Bitlisi (Tarihçi) ve Ali Kuşçu (Matematik, Astronomi) Uzun Hasan'ın yanında çalışmalar yapmışlardır.

Alaaddin Keykubat zamanında Moğol istilasından kaçan birçok bilim adamı Anadolu'ya geldi.

Muhiyyiddin  Arabi Anadolu'da tasavvufun gelişmesinde ve Sadreddin Konevi’nin yetişmesinde büyük rol oynardı.

Necmettin Dâye l. Alâeddin Keykubat adına Siyasetname yazdı.

Darüşşifa denilen hastanelerde Tıp eğitimi ve hastaların tedavisi yapılıyordu.

Sanat

Topluma hizmet amaçlı dini, sosyal ve ticari nitelikte Kervansaray, imaret ve cami gibi birçok mimari eser Anadolu'da yapılmıştır.

Mimari eserlerde taş işlemeciliği, yazılar ve geometrik şekiller ile süslemeler ön plandadır.

Anadolu’daki Mimari Eserler

Anadolu'da ilk beyliklere, Selçuklulara ve Anadolu beyliklerine ait birçok mimari eser inşa edilmiştir.

Danişmentler: Kayseri Ulu Cami, Tokat Yağıbasan Medresesi, Kayseri Danişment Gazi Kümbeti.

Yağıbasan Medresesi Anadolu'daki ilk medresedir (1157).

Mengücekliler: Divriği ulu cami ve şifahanesi (Turan Melik), Kayıtbay Cami, Divriği Külliyesi, Divriği Sitte Melik Kümbeti (Sivas).

Divriği Külliyesi Anadolu'nun en eski külliyesidir.

Saltuklular: Erzurum Ulu Cami, Kale Cami Emir Sultan ve Mama Hatun Kümbeti.

Artuklular: Mardin Ulu Cami, Diyarbakır Ulu Cami, Malabadi Köprüsü, Artuklu Sarayı, Diyarbakır surları geliştirildi.

Türkiye Selçuklularının Eserleri

Camiler: Konya Alaaddin Cami, Malatya Ulu Cami, Konya Sahip ata Cami, Niğde Alaaddin Cami, Kayseri Hacı Kılıç Cami, Kayseri Hunat Hatun Cami ve Külliyesi, Amasra Burmalı Minare Cami, Amasya Gök medrese Cami, Afyon Ulu Cami, Ankara Aslanhane Cami, Beyşehir Eşrefoğlu Cami, Sivrihisar Ulu Cami.

Mescitler: Konya Küçük Karatay Mescidi, Konya Erdemşah Mescidi, Konya Taş Mescit, Akşehir Güdük Minareli Mescit, Harput Alaca Mescit, Konya sırçalı Mescit, Çankırı Taş Mescit.

Saray ve Köşkler: Konya II. Kılıçaslan Köşkü, Beyşehir Kubbealtı Sarayı (Kubadabat), Kayseri Kudabiye Sarayı, Alanya Alaiye Sarayı.

Darüşşifalar (Bimarhane): Kayseri Gevheri Nesibe Hatun Darüşşifası, Amasya Darüşşifası, Sivas Keykavus Darüşşifası, Kayseri Gıyasiye Darüşşifası.

Medreseler: Konya Karatay Medresesi, Konya ince Minareli Medrese, Konya Sırçalı Medrese, Sivas Gök Medrese, Erzurum Çifte Minareli Medrese, Kayseri Çifte Medrese, Kırşehir Cacabey Medresesi.

Külliyeler: Kayseri Hunat Hatun Külliyesi (ilk Selçuklu Külliyesidir.), Kayseri Hacı Kılıç Külliyesi, Konya Sahipata Külliyesi.

Türbe ve Kümbetler (Mezar anıtları): Kayseri Döner Kümbet, Konya II. Kılıçaslan Kümbeti, Konya Gömeç Hatun Türbesi, Kırşehir Cacabey Kümbeti.

Kervansaraylar: Alay Han (Aksaray - Kayseri), Evdir Han (Alanya - İsparta), Sultan Han (Kayseri - Sivas), Şerefza Han (Antalya - Alanya), Altunapa Han (Beyşehir - Konya) Çay Han (Afyon - Çay), incir ve Karagöz Hanları (Antalya - İsparta).

alay han kervansarayı

Alay Han Kervansarayı Anadolu’daki ilk kervansaraydır.

Kaleler ve Surlar: Anadolu’ya gelen Türkler şehirlerin etrafındaki kaleleri ve surları onardılar Surlar üzerine kuleler inşa ettiler.

Konya, Alanya, Tokat ve Amasya’ya kaleler inşa ettiler. Surların içinde bir iç kale bulunurdu, iç kale sığınak görevini görür, içinde ev, cami, su kuyusu ve tahıl ambarları bulunurdu.

Resim ve Heykel: Kale surlarını, saray kapılarını, insan ve hayvan kabartmalarıyla süslediler. Dini yapılarında çift başlı kartal, at üstünde avcılık yapan insan kabartmaları görülür. II.Keyhüsrev, insan tasvirli paralar bastırmıştır.

Müzik: Hükümdarlık alametlerinden Nevbet saray önünde her gün belirli vakitlerde çalınırdı. Mevlevi ve ahi zaviyelerinde musiki tasavvuf müziğinin temelini oluşturmuştur.

Anadolu Selçuklularında Süsleme Sanatları

  • Ana malzeme taştır (Taş oymacılığı).
  • Portallerde (anıtsal giriş kapısı) birbirine geçme, daire, sekiz ve on iki uçlu yıldız ve geometrik motifler.
  • Simetrik yerleştirilmiş prizmatik öğeler insan ve ejder motifleri (Susuz Han’da)
  • Melek kabartmaları, tek ve çift başlı kartal tasvirleri Sivas Gök Medresede yer alan hayvan figürleri Orta Asya Hayvan takviminin uygulandığı bir tasvirdir.
  • Karatay medresesinde, sekiz köşeli çini panolarda kadın, erkek figürleri yer almaktadır.
  • Sırlı tuğla, çini mozaik, süslemelerde geometrik desenler, bitki motifleri ve yazı şeritleri kullanılmıştır.
  • Taş işçiliği yanında ahşapta süsleme malzemesi olarak kullanılmıştır.
  • Kumaş, halı, kilim dokumacılığı, hat sanatı, tezhip, ciltçilik, oymacılık, kakmacılık ve maden işlemeciliği de gelişmiştir.

Anadolu Beylikleri Eserleri

Camiler:

  • Antalya Yivli minare Cami Hamitoğulları
  • Selçuk İsa Bey Cami Aydınoğulları
  • Milas füruz Bey Cami Menteşeoğulları
  • Balat ilyas Bey Cami Menteşeoğulları
  • Adana Ulu Cami Ramazanoğulları
  • Birgi Ulu Cami Aydınoğulları.

Mezar Anıtları:

  • Ahlat Emir Bayındır Kümbeti
  • Kayseri Sırçalı Kümbeti
  • Konya Hüdavend Hatun Kümbeti
  • Hasankeyf Zeynel Mirza Türbesi
  • Sivas Günlük Minare Kümbeti
  • Kırşehir Aşık Paşa Türbesi.

Medreseler:

  • Karaman Hatuniye Medresesi
  • Niğde Ak Medrese (müze)
  • Milas - Beçin Ahmet Gazi Medresesi
  • Manisa ishak Bey Medresesi
  • Kütahya Vacidiye Medresesi
  • Erzurum Yakutiye Medresesi