Tarih

Yakınçağ'da Avrupa

1789 Fransız İhtilali'nden günümüze kadar geçen döneme Yakınçağ denilmiştir. Fransız İhtilali'ni anlatmadan önce Avrupa devletlerinin yönetim tarzlarına, İngiltere ve Amerika'daki demokrasi hareketlerine bakılmalıdır. Çünkü bu gelişmeler Fransız ihtilali'ne ortam hazırlamıştır. 

1. İngiltere'de Demokrasi Hareketleri

Avrupa'da mutlakiyetten parlamenterizme geçiş çalışmaları İngiltere'de başlamıştır. İngilizler, 1215'te krallarına Büyük Şart (Magna Charta) denilen bir fermanı kabul ettirerek parlamento yönetimini kurdular. 

Bu fermana göre kral, halkın onayı olmadan vergi toplayamayacak, kanunsuz kimseyi tutuklayamacak, hapis ve sürgün edemeyecekti. Parlementer sistem bazen işletilerek, bazen askıya alınarak XVII. yüzyıla kadar gelindi. XVII. yüzyıl mutlakiyetle özgürlüğün mücadelesine sahne olmuştur. 

Bu yüzyılda İngiltere'de mutlakiyete karşı özgürlük mücadeleleri başladı ve I. Çaris parlamentoyu dağıttı (1629). Bu olay üzerine Kromvel başkanlığında iç isyanlar çıktı ve isyan başarıya ulaşarak cumhuriyet ilan edildi (1648). Kromvel, parlamentoyu dağıttı ve ölümünden sonra yeniden iç isyanlar başladı. Yeni kral, parlamento tarafından hazırlanan İnsan Hakları Bildirisi'ni kabul ve ilan etti (1688). Böylece İngiltere'de meşruti yönetim kurulmuştur.

2. ABD'nin Kurulması

Amarika'nın 1492'de keşfinden sonra İspanyollar, Portekizliler, Fransızlar ve İngilizler bu kıtada toprak sahibi oldular. İngilizler, Amerika'daki topraklarını genişlettikten sonra İngiltere başta olmak üzere çeşitli ülkelerden göçmenler yerleştirerek koloniler kurdu. XVIII. yüzyıl ortalarında bu kolonilerin sayısı 13'e yükseldi. Koloniler ABD'nin temelini oluşturmuştur. İngilizlere bağlı olan koloniler İngiliz Kralının tayin ettiği bir vali tarafından yönetiliyor ve bir de meclisleri bulunuyordu. Amerika'da yaşayan bu insanların İngiltere'nin özgür vatandaşlarından farkı yoktu. 

1756 - 1763 yılları arasında İngiltere'nin Avusturya, Fransa ve Rusya ittifakıyla yaptığı savaşlar (Yedi Yıl Savaşları) İngiltere'nin maliyesinin bozulmasına neden olmuştur. İngiltere'nin mali durumunu iyileştirmek için yeni vergiler konması Amerika'daki kolonilerin tepki göstermesine neden oldu. 

1774'de toplanan I. Filedelfiya Kongresi'nde İngiltere ile savaşa karar verildi. II. Filedelfiya Kongresi'nde (1776) 13 sömürge bağımsızlıklarını ilan ettiler. İnsan Hakları Bildirisi kabul edilerek onaylandı.

Fransa, İspanya ve Hollanda'dan yardım alan koloniler, İngilizleri yendiler. İngilizler barış istemek zorunda kaldı ve Versay (Versaille) Antlaşması imzalandı (1783). Bu antlaşmaya göre;

  1. İngilziler 13 sömürgenin bağımsızlığını tanıdılar. 
  2. Antillerden bazı adaları ve Senegal'i Fransa'ya verdiler.

Bağımsızlıklarını ilan eden eyaletler içişlerinde serbest olmak kaydıyla bir araya gelerek Amerika Birleşik Devletleri'ni kurdular (1787).

ABD'nin Kurulmasının Sonuçları

  • İnsan Hakları Beyannamesi ilan edilerek demokratik bir rejim kurulmuş ve Avrupa'ya örnek olmuştur.
  • Avrupa'ya karşı denge unsuru olmuştur.
  • Avrupa kültür ve medeniyeti yeni bir yayılma alanı bulmuştur.
  • Göçler sonucunda Avrupa'da işsizlik azalmış, siyasi ve dini kavgalar önemini kaybetmiştir.

3. Fransız İhtilali

Fransız İhtilali'nin ortaya çıkmasında, Fransa'nın dışındaki ve içindeki gelişmelerin etkisi olmuştur.

a. Siyasal Nedenler

Fransa, XVI. yüzyıldan beri, katı bir mutlakiyetle yönetiliyordu. Kral, Tanrıdan başka kimseye hesap vermek zorunda değildi. Adaletsiz ve zorla toplanan vergiler, kralın zevk ve eğlencesi için kullanılıyordu. XVIII. yüzyıl sonlarında halk bu duruma isyan etmiştir. 

b. Sosyal Nedenler

Fransa'da halk soylular, rahipler, burjuvalar ve köylüler olmak üzere dört sınıfa ayrılmışlardı. Toplumda eşitliğin olmaması, soyluların ve rahiplerin geniş imtiyazlara sahip olması, zenginleşerek devlete vergi ödeyen burjuvaların siyasal haklar istemesi, hiçbir hakkı olmayan ve en ağır işlerde çalışan köylülerin burjuva sınıfını desteklemeleri Fransız İhtilali'nin çıkmasında etkili olmuştur.

c. Fransız Aydınların Etkisi

XVIII. yüzyılda Fransa'da birçok aydın yetişti. Aydınlar, Fransız İhtilali'nin fikir yapısını hazırladılar. Monteskiyo, Volter, Dalamber, Didero ve Jan Jak Russo yazdıkları eserlerde Fransa'nın rejimini eleştirdiler, yeni çözüm yolları ileri sürdüler. Aydınların bu çalışmaları Fransa'da halkın rejimine karşı kışkırtılmasını ve ihtilalin hazırlanmasını sağlamıştır.

d. Dış Nedenler

1215'ten beri İngiltere'de halkın istekleri kral tarafından dikkate alınıyordu. XVII. yüzyıldan itibaren de İngiltere'de Meşruti Krallık yerleşmişti. Böylece kralın yetkilerine anayasal bir kısıtlama getirilmişti. Bunun yanında halkın temsilcilerinden oluşan bir meclis yönetime katılıyordu. Ayrıca Amerika'da yayınlanan İnsan Hakları Bildirisi, Fransayı derinden etkilemiştir. Fransız halkı bu tür hakların kendilerinin de hakkı olduğunu düşünüyordu. Bu da İhtilalin ortaya çıkmasında etkili oldu.

e. Ekonomik Nedenler

Fransız İhtilali'nin en önemli nedeni ekonominin bozulmasıdır. Bunun temel nedeni Fransa'nın özellikle XVIII. yüzyılda katıldığı savaşlar ve devletin yaptığı israftır. Bu nedenle halkın sırtına binen vergi yükü artmış ve geçim sıkıntısı ortaya çıkmıştır. 

Ekonomiyi düzeltmek amacıyla alınan tedbirler işe yaramayınca Fransa Kralı XVI. Lui Fransa'nın bir çeşit Milli Meclisi olan Etejenero'yu toplantıya çağırarak gerekli tedbirleri almasını istedi (1789). Bu toplantıda soylular ve rahipler ile halkın temsilcileri arasında anlaşmazlık çıkınca, halkın temsilcileri Etejenero'yu Milli Meclis ilan ettiler.

Milli Meclis, meclisin onayı olmadan vergi toplanmaması kararı aldı. Kral bu kararı kabul etmediği gibi kuvvet kullanarak Milli Meclisi dağıtmak istedi. Bu gelişme karşısında halkın temsilcileri anayasa hazırlanmadan dağılmamaya karar verdiler. Milli Meclis anayasa hazırlıklarına başladıktan sonra kendini Kurucu Meclis ilan etti.  Kral, yabancı askerlerle meclisi dağıtmak isteyince, ayaklanan halk Bastil Hapishanesi'ni basarak siyasi tutukluları serbest bıraktı (14 Temmuz 1789). Böylece bütün dünyayı derinden etkileyecek Fransız İhtilali başlamış oldu. 

İhtilalin Sonuçları

  • Mutlak Krallıkların yıkılabileceğine olan inanç oluştu.
  • Demokrasi anlayışı Avrupa'da gelişmeye başladı ve egemenliğin halka ait olduğu kabul edildi.
  • Milliyetçilik ilkesi siyasi bir karakter kazanarak çok uluslu devletlerin parçalanmasında etkili oldu.
  • Eşitlik, özgürlük ve adalet ilkeleri yaygınlaşmaya başladı.
  • Yenicağ kapandı, Yakıncağ başladı. 
  • İnsan Hakları Bildirisi dünya çapında bir bildiri haline geldi.
  • 1792 - 1985 İhtilal Savaşları başladı. Önce Fransa ile Avusturya ve Prusya arasında başlayan savaşlara İngiltere ve Rusya da katıldılar. Savaşlar Napolyon'un yenilgisiyle sonuçlandı. Viyana Kongresi ile Avrupa'nın siyasi durumu yeniden düzenlendi. 

İhtilal Karşısında Osmanlı İmparatorluğu 

Osmanlı İmpartorluğu başlangıçta ihtilali Fransa'ya özgü bir iç sorun olarak değerlendirdi ve tarafsızlığını ilan etti. Fransa'daki gelişmelerden endişe duymadı. 1795'te Fransa'daki yeni rejimi tanıdı. Fransız İhtilali, Osmanlı ülkesinde iki türlü etki yaptı. Bir yandan yayılan düşünceler Osmanlı İmparatorluğu'nda demokrasi hareketlerini başlattı. Öte yandan İhtilalle ortaya çıkan Milliyetçilik akımı Müslüman olmayan toplulukların arasında hızla yayıldı. Birçok milliyetçi isyan çıktı. XIX. yüzyıl bu açıdan "Ayaklanmalar Yüzyılı" olmuştur. Milliyetçilik düşüncesi Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılmasında önemli rol oynamıştır. 

 4. Eski Düzene Dönme Çabaları ve Tepkiler

Viyana Kongeresi (1815)

Fransız İhtilali'nden sonra impartor olan Napolyon, bütün Avrupa devletlerini hakimiyeti altına almak istedi. Bu yüzden Avrupa'da Fransa ile diğer ülkeler arasında Napolyon Savaşları başaldı (1805 - 1815). Bu savaşlarda Napolyon yenilmiştir.

Avrupa devletleri Avrupa'da bozulan sınırları ve siyasi dengeyi yeniden düzenlemek ve Avrupa'nın geleceğini belirlemek amacıyla Viyana'da 1815 yılında bir kongre düzenlediler. Osmanlı Devleti bu kongreye katılmadı. Kongreye 90 kadar devlet katılmış olsa da kongrenin hakimleri Fransa'nın yenilmesinde etkili olan İngiltere, Rusya, Avusturya ve Prusya olmuştur. Bu kongrede;

  • Hakim devletlerin istekleri doğrultusunda Avrupadevletlerinin sınırları çizilmiştir.
  • Fransız İhtilali ile ortaya çıkan fikirler dikkate alınmakmış, siyasi amaçlar öne çıkmıştır. 
  • Sınırlar belirlenirken milliyet, dil ve din gibi faktörler göz önüne alınmadığı için Avrupa'da barış ve huzur ortamı oluşmamıştır.
  • Hakim devletler kurdukları düzeni koruyabilmek için aralarında bazı antlaşmalar yapmışlardır. 
  • Rusya şark meselesini ortaya atarak Osmanlı Devleti'nin paylaşılmasını istemiş ancak bu durum İngilterenin çıkarlarına ters düştüğünden kabul edilmemiştir.
  • Büyük devletler yeni topraklar kazanmıştır. 
  • Mutlak Krallık sistemi sürdürülmeye çalışılmıştır.

 Viyana Kongresi Antlaşması'yla, Belçika ile Hollanda, İsveç ile Norveç birleştiler. Fransa, ihtilalden önceki sınırlarına geri çekildi. Napolyon'un son verdiği ülkelerin kralları ülkelerine dönerek tahtlarına yeniden sahip oldular.

Viyana Kongresi'nden Navarin Olayı'na kadar geçen döneme (1815 - 1827) Avrupa'da Restorasyon Dönemi denilmiştir. Bu dönemde büyük devletler Viyana Kongresi kararlarını uygulayabilmek ve Mutlak Krallık yönetimi devam ettirebilmek için kendi aralarında Kutsal İttifak ve Dörtlü İttifaklar kurmuşlardır.

Restorasyon Dönemi'nde çözülme 1827 yılında İngiltere'nin Dörtlü İttifak'tan ayrılmasıyla başlamıştır. İngiltere meşrutiyetle yönetildiği ve yapılan uygulamaların milletlerin içişlerine karışmak olduğu düşüncesinin oluşması nedeniyle ittifaklardan ayrılmıştır.  Milliyetçilik isyanlarına karşı çıkan  Avusturya İmparatorluğu Rum İsyanında Dörtlü İttifak'a üye olmayan Osmanlı Devleti'nin yanında yer almıştır. İttifak 1830 yılında bütünüyle dağılmıştır.

1830 İhtilalleri

Viyana Kongresi'nin getirdiği düzene ilk karşı çıkan Fransızlar olmuştur. Viyana Kongresi'nden sonra Fransa Kralı ülkede asıl gücü elinde bulunduruyordu. Bu arada iktidardaki krallık taraftarları basın ve düşünce özgürküğüne sınırlamalar getirdiler. Anayasının tanıdığı hakları vermediler. Bu nedenle muhafazakarlarla Liberaller arasında tartışmalar başladı. Kral X. Şarl meclisi dağıttı. Yapılan yeni seçimi muhalifler kazanınca kral, meclisi bir kez daha dağıttı ve basın özgürlüğünü kaldırdı. Bu gelişmeler üzerine halk ayaklandı, kral tahttan indirilerek daha liberal düşünceleri benimseyen Lui Flip tahta çıkarıldı (1830). 

 1830 İhtilallerinin Sonuçları

  • Yeni kral anayasaya sadık kalacağına dair yemin etmiştir.
  • Fransa'da Meşruti Krallık kurulmuştur.
  • Fransa'da başlayan ihtilaller diğer Avrupa ülkelerine de yayılmıştır.
  • Avrupa'da liberal demokrasiler güçlenmiş ve parlementer sisteme geçiş hızlanmıştır.

1848 İhtilalleri

Milliyetçilik hareketleri ve liberalizmin güçlenmesi ile birlikte Sanayi İnkılabı ile ortaya çıkan içsi sınıfının bir takım haklar talep etmesi ihtilale neden olmuştur. 

Fransa'da kral işçilerin sorunlarını çözmeyi ihmal etti. Ayrıca kişi hürriyetlerini kısıtlamış, kendi iktidarını kuvvetlendirme yoluna gitmiştir. Bu durum ihtilalin patlak vermesine neden oldu. İhtilalin çıkmasında liberallerin ve sosyalistlerin büyük etkisi olmuştur. 

İhtilalin Sonuçları

  • Kral istifa etmiş ve Fransa'da Cumhuriyet ilan edilmiş, sosyal hukuk devleti kavramı doğmuştur. Halka seçim hakkı tanınmıştır.
  • İdam cezası kaldırılmış ve esir ticareti yasaklanmıştır. Avusturya'da toprak köleliği kaldırılmıştır.
  • 1848 İhtilalleri İtalya, Avusturya, Prusya, Belçika, Hollanda ve İngiltere'de görülmüştür.
  • Avrupa'da liberalizmde önemli gelişmeler olmuştur.
  • İtalya ve Almanya'da siyasi birliğin kurulmasına zemin hazırlanmıştır.
  • Avrupa'da krallar halklara yeni haklar vermişlerdir. İngiltere'de seçim hakları genişletilmiş ve işçi sınıfına yeni haklar verilmiştir. 
  • Avrupa'da sosyalist akımlar yayılmaya başlamıştır. 
  • Rusya ihtilalden XX. yüzyıl başlarına kadar zarar görmemiştir. 

XIX. yüzyıl boyunca Avrupa devletleri Osmanlı Devleti'ne karşı çifte standart uygulamışlardır. Bu devletler, Viyana Kongresi'nden sonra monarşilerin güçlü siyasi kuruluşlar olarak devamını amaçlayan bir siyaset izlediler. Bu nedenle sert önlemler almş, 1830 ve 1846 İhtilallerini kanlı bir şekilde bastırmışlardır. Ancak monarşi ile yönetilen Osmanlı Devleti'ni desteklemek yerine parçalanmasını ve yıkılmasını hızlandırı faaliyetler içine girmişlerdir. Başta Rusya ve Avusturya olmak üzere Avrupa devletleri Osmanlı devleti'ndeki azınlık isyanlarını desteklediler. Bu durum Avrupalıların diğer ülke ve devletlere çifte standart uyguladığını gösterir.

İtalya ve Almanya'nın Siyasi Birliklerini Kurmaları

Viyana Kongresi, İtalya'yı yedi hükmete ayırmıştı. Bunlar içinde Piyemonte en güçlü devletti. İtalyan aydınları siyasi birliği kurmak amacıyla Korbonari adlı örgütü kurarak çalışmalara başladılar. İtalyan birliğinin kurulması için Avusturya'nın ülkeden çıkarılması gerekiyordu. Piyomente Kırım Savaşı'na katılarak Fransa'nın desteğini sağladı. 1859'da Avusturya İtalyanlara yenildi. 1870 yılında İtalya siyasi birliğini kurdu. Ardından sömürgecilik çalışmalarına başladı. Papalık ise siyasi gücünü kaybederek sadece dini yönünü koruyabilmiştir. 

Viyana Konresi'nde Germenya Konfederasyonu'nun kurulması kararı alınmıştı. Bu durum Avusturya ile Prusya'nın karşı karşıya gelmesine neden olmuştur. Alman birliğinin kurulmasında Prusya Başbakanı Bismark'ın çalışmaları etkili oldu ve Prusya güçlü bir duruma geldi. Danimarka, Avusturya ve Fransa'ya karşı yapılan savaşlar sonunda Alman birliği 1871 yılında kurulmuştur. Prusya Kralı I. Vilhelm Alman İmparatoru oldu. Avrupa'nın önde gelen devletlerinden biri olan Almanya, sömürgecilik hareketlerine başladı. 

Almanya ve İtalya'nın siyasi birliklerini kurmasıyla;

  • Avrupa'da güçler dengesi değişikliğe uğramıştır.
  • Fransa ve Avusturya güç kaybına uğramıştır. 
  • Avrupa'da bloklaşmalar başlamıştır.

Almanya önderliğinde 1872 yılında Rusya ve Avusturya ile Üçlü İmparatorluklar Birliği kuruldu. Fakat 1878 Berlin Kongresi'nde Almanya'dan yeterince destek göremeyen Rusya bu birlikten ayrıldı. Rusya'nın yerine İtalya'nın girmesiyle Üçlü İttifak kuruldu (1839).

5. Sanayi İnkılabı ve Sömürgecilik

Avrupa'da Rönesans hareketleriyle bilimsel gelişmeler başladı ve sonraki dönemlerde de devam etti. Modern bilimin temelini atan Avrupalı bilginler, pratik bilgiler üzerinde araştırmalar yaptılar. Bu gelişmeler sonucunda bilim ve teknoloji ilişkisi Sanayi İnkılabı'nı doğurdu. Çeşitli alanlarda araştırma yapan bilginler, bilimin insanlığın hizmetine girmesini sağladılar. 

Yeni buluşların üretime uygulanması ve bunların en önemlisi olan buhar gücüyle çalışan makinaların kullanılması, makinalaşmış endüstriyi doğurdu. Böylece insan ve hayvan gücünün yerini makinalar aldı. Bu gelişmelere Endüstri veya Sanayi İnkılabı denmiştir. 

XVIII. yüzyılın sonlarına doğru Avrupa'nın ekonomik yapısında önemli değişiklikler meydana geldi. Coğrafi Keşiflerle başlayan sömürgecilik ve bilimsel buluşların tekniğe uygulanması sanayileşmeye neden oldu. İlk önce İngiltere'de başlayan makinalaşma, kısa zamanda diğer ülkelere yayıldı. İngiltere'den sonra Fransa, Hollanda, Alman devletleri ve Avusturya'da sanayileşme hızla gelişti. 

Sanayi Devrimi'nin Sonuçları

  • Üretim arttı. Hammadde kaynakları ve pazar bulmak önemli bir sorun haline geldi. 
  • Avrupa ülkeleri arasında hammadde ve pazar rekabeti ortaya çıktı. Bu gelişmeler sonucunda devletler bloklaşmaya başladı ve birbirine karşı tedbirler aldılar. 
  • Ülkeler sanayi ve tarım toplumu gibi sınıflandırmaya tabi tutuldu. Toprak mülkiyetinden sanayi sermayelerine yönelme oldu.
  • Büyük sermaya birikimleri oldu ve büyük şirketler kuruldu.
  • Sömürgecilik gelişti.
  • Kapitalizm, sosyalizm ve emperyalizm gibi akımlar doğdu.
  • Avrupa'da refah düzeyi yükseldi ve nüfus arttı. Köyden kente göç başladı. İşçi sınıfı ortaya çıktı. Çekirdek aile yaygınlaştı.
  • Sanayi Devrimi, I. Dünya Savaşı'na giden yolun başlangıcı oldu.

Sanayi Devrimi sonucunda Osmanlı İmparatorluğu'nda küçük atölyeler ortadan kalkmış, işsizlik artmış, dış ticarette denge bozulmuştur. Osmanlı Devleti, XIX. yüzyılın ortalarından itibaren Avrupa mallarının istilasına uğramıştır. Sonuç olarak Osmanlı Devleti, dışarıya hammadde satan ve dışarıdan mamul madde alan bir ülke haline gelmiştir. Ekonomide başlayan bu gelişme siyasi çöküşü hızlandırmıştır.