Past Continuous I was doing) - Süregelen Geçmiş Zaman, 1), " />
Temel İngilizce

Past Continuous I was doing) - Süregelen Geçmiş Zaman

 

 past_continuous

Usage:

1) We use the past continuous somebody/something was in the middle of doing something in the past

"Yapıyordum" ya da "yapmaktaydım" biçiminde ifade edebileceğimiz Past Continuous Tense, Türkçeye Süregelen Geçmiş Zaman olarak çevrilebilir.

 

  • I was sleeping at 9 p.m last night: (dün gece saat 9 da uyuyordum)
  • They were living in Istanbul last year: (geçen sene Istanbulda yaşıyorlardı)
  • What were you doing at midnight last night ? (dün gece yarısı ne yapıyordun?)
  • She was having dinner with some friend yesterday evening: (dün akşam bazı arkadaşlarıyla yemek yiyordu)
  • It was rining when went out (dışarı çıktığımızda yağmur yağıyordu)

 

2) When one action is interruped by another action in the past. We usually use when or while entences.

Past continuous,geçmişte bir olay devam ederken başka bir olay tarafından kesilmesi durumunda kullanılır. Yani bir olay olurken araya başka bir olayın meydana gelmesi. Böyle cümlelerde when ya da while kullanılır

 

  • He was watching TV when the telephone rang (telefon çaldığında televizyon izliyordu)
  • They were not studying when I arrived home (eve vardığımda ders çalışmıyorlardı)
  • While I walk home, it began to rain (eve yürüken yağmur başladı)
  • While they was sleeping last night, someone went into the home (evdekiler uyurken, eve hırsız girdi)


3)  Parallel actions

Bir olay olurken aynı esnada devam eden başka olayın olması durumunda. Genellikle While ile kullanılır.

 

  • I was studying while he was sleeping (o uyurken ben ders çalışıyordum)
  • While he was reading a book, they were playing a game. (o kitap okurken onlar oyun oynuyordu)
  • While I was speaking on the phone, my friend was trying to get my attention (ben telefonla konuşurken, arakadaşım dikkatimi çekmeye çalışıyordu)
  • We were eating the dinner and discussing the plans as well (akşam yemeği yerken,planlarımızıda görüşüyorduk)
  • I was watching television and she was listening the music  in her room

 

4) Repetition – irritation with 'always / Constantly'

Tekrar tekrar olan ve öfkeye neden olan eylemlerde kullanılır. Always ve Constantly ile kullanılır.

  • He was always coming to class late (sınıfa hep geç geliyordu)
  • She was constantly gossiping with her friend about a man. (Kadın arkadaşıyla bir adam hakkında devalı dedikodu yapıyordu)
  • They were always talking unnecessarily in the room. (odada gereksiz yere konuşuyorlardı)
  • He was constantly complaining about working conditions (çalışma şartlarından hep şikayet ederdi)