Etkili ve Verimli Ders Çalışma Teknikleri

10 Ekim 2015 16:37

etkili ve verimli çalışma

Bu yazıda adım adım ilerleyerek size etkili ve verimli çalışmanın bütün incelikleri anlatılacaktır. Etkili ders çalışma ve verimli ders çalışma teknikleri ders çalışma verimini maksimuma çıkarmak isteyen adayların mutlaka öğrenmesi gereken tekniklerdir. Sabırla okuyup öğrendiklerinizi uygulamaya koyarsanız ders çalışma kalitenizin yükselmemesi için hiçbir sebep yok. Sistematik ve verimli olmayan bir ders çalışmanın size yine faydası olabilir ama bu işi bir kere yapacaksanız doğru yapmanız çok büyük avantaj sağlanacaktır. Burada öğrendiklerinizi uygularsanız öğrenme hızınızı minimum 2 kat arttırırsınız. Bu da daha az sürede daha fazla ilerleme demektir. Hepimizin istediği de bu değil mi zaten? Şimdi konuya girmeden önce üzerinde duracağımız kavramları inceleyelim.

Etkili ders çalışma: Temel olarak ders çalışma sırasında öğrenmenin maksimum yoğunluklu olduğu çalışmadır. Bu şekilde zorlandığınız konuları daha iyi öğrenir ve öğrendiklerinizi geç unutursunuz. Etkili ders çalışma teknikleri ise öğrenmenin en üst düzeye çıkarılması için uygulanan tekniklerdir.

Verimli ders çalışma: Etkili çalışma ile benzerdir. Temel olay öğrendiğiniz bilginin çalıştığınız süreye olan oranını yüksek tutmaktır.

Örnek üzerinden şöyle anlatabiliriz. Diyelim ki bir tane konuya 1 saat çalıştınız ve konunun yarısını anlayabildiniz. Verimli çalışsaydınız bu konunun tamamını anlayabilirdiniz. Bu durumda ders çalışma veriminiz iki kat yükselecekti. Az ders çalıştığı halde çok başarılı olan öğrencilerle karşılaşmışızdır. Bunlara çoğu zaman gizlice ders çalışıyor veya fazla zeki gibi kendimizi avutan ithamlar yakıştırırız. Gerçekte durum böyle değildir. Daha az çalışarak daha fazla başarılı olmanın zekâ gibi etkenleri olsa da temel etken nasıl çalışacağını bilmektir. Yani özetle etkili ve verimli ders çalışmaktır.

Tekniklere geçmeden önce şunu belirtmekte fayda var. Daha az sürede daha çok şey öğrenmek derken kastettiğimiz ders çalışma sürenizi azaltmak değildir. Bunun yerine öğrendiklerinizi arttırmaktır. Yani şuanda 6 saat çalışıyorsanız doğru çalışma yöntemini kullanarak yine en az 6 saat çalışacaksınız. Sadece öğrendiğiniz miktar artacak. Bu teknikleri tembelliği arttırmak için değil başarıyı arttırmak için kullanacaksınız.

Özellikle çok vakti olmayanlar daha önce paylaştığımız verimli ders çalışmak ve etkili ders çalışma yazılarını özet niteliğinde okuyabilirler. Bu yazının yanında onları da okumak size daha farklı bakış açıları kazandırabilir. Şimdi bu kadar girişten sonra etkili ve verimli ders çalışma taktiklerine başlayalım.

Öğrenme Mekanizması

İnsanoğlunun öğrenme açısından biyolojik bir sistematiği vardır. Öğrenme bilgiyi algılayıp hafızaya kaydetme ve gerektiğinde ise kullanmak amacıyla geriye çağırma olayıdır. Öğrenme için bir uyarıcı olması ve bu uyarıcıya dikkat sarf edilmesi gerekir. Günlük hayatta birçok ses duyarız. Ancak dikkat etmediğimiz için öğrenme sağlayamayız. Öğrenmenin basamak basamak sistematiği şöyledir:

  1. Uyarıcı
  2. Duyusal kayıt
  3. Dikkat
  4. Algılama
  5. Kısa süreli hafıza
  6. Tekrar
  7. Uzun süreli hafıza
  8. Sınama
  9. Öğrenme

Gördüğünüz gibi 9 adımlık bir döngünün son halkasıdır öğrenme. 9. Adımın gerçekleşebilmesi için ilk 8 adıma ihtiyacımız var. Fakat öncesinde 8 adıma ihtiyacımız var dediğimizde bu sizi korkutmasın. Bu basamakları hızlı bir şekilde halledip öğrenmeye geçeceğiz.

Uyarıcı: Size bilgiyi veren başlangıç noktasıdır. Öğretmenin sesi, kitaptaki yazı, videodaki görüntü ilk uyarıcı olabilir.

Duyusal kayıt: Uyarıcıya sizin açık olmanızdır. Yani bin kişinin sohbet ettiği bir yerde siz dikkatinizi başka bir yere verirseniz insanların dediği hiçbir şeyi duymamış olursunuz. Bunun nedeni uyarıcı olmasına rağmen sizin duyusal kayıtta olmamanızdır.

Dikkat: Duyusal kayıtla kaydettiğinize yoğunlaşmanızdır. Otobüste giderken birçok kişi konuşmasına rağmen ilginizi çeken bir konuda konuşan birine algınızı açarsınız. Sonra dediklerini net duymaya başlar ve dikkat edersiniz. Artık onunla net bir irtibat haline geçmişsinizdir.

Algılama: Dikkatle aldığınız uyarıyı beyninizde yorumla ve neticelendirme işlemidir. Uyarıyı sistematik bir bilgi haline çevirirsiniz.

Kısa süreli hafıza: Öğrenmeye ciddi anlamda yaklaştığınız adımdır. Geçici hafızaya aldığınız şeyi geçici olarak öğrenmişsiniz demektir. Anlık bir bilgiye eriştiğinizde hafızanın bu yönünü kullanırsınız. Bilgiyi beyniniz fazla yükten kurtulmak için depolamaz. Bilgiyle işiniz bittiğinde ise hemen unutursunuz.

Tekrar: Bilgiyi tekrardan dikkatinize getirme işlemidir. Beyin bir bilgiyi çok tekrar ettiğinizi fark edince onun önemli olduğu kanısına varır ve değer verdiği uzun süreli hafızada ona yer açar.

Uzun süreli hafıza: Kısa süreli hafızadaki bilginin değerli olanının taşındığı ikinci hafızadır. Burada en değerli bilgiler korunaklı bir şekilde durur. Normal yaşantıda bu bilgi beyninizi yormaz. Bankadaki para gibidir. Lazım olduğu anda çeker ve kullanır.

Sınama: Uzun süreli bilgi artık sizindir. Ancak bu bilgiyi belirli bir koşul karşısında kullanmazsanız zamanla beyniniz bunun o kadar da gerekli olmadığını düşünecektir. Bu da unutmayı beraberinde getirecektir. Burada unutma bilginin çöpe atılması değil de yerinin kaybolmasıdır. Yani ne şekilde kodladığınızı çıkaramazsınız. Bu nedenle uzun süreli hafızayı arada sınama yoluyla uyarmak gerekir.

Öğrenme: Son basamaktır. En önemlisidir. İlk basamakları yerine getirdiğinizde sonuç olarak elinize geçendir. Ne kadar zamana yayılırsa o kadar kalıcı olur.

Uzun Süreli Hafızanın Çalışma Prensibi

Uzun süreli hafızanız bilginin en çok olduğu yerdir. Kalıcı bilgi burada tutulur. Onlarca bilgisayarın saklayabildiği bilgiyi burada tutabilirsiniz. Beynin bu alanını iyi kullanırsanız öğrenmeniz çok kolay olur. Bu bölüme kaydettiğiniz bilgiler burada durur. Unutma hadisesi bu bölmedeki bir bilgiye ulaşılacak yolu bulamama, karıştırma şeklinde olur. Mesela hatırlamadığınız bir şeyi hatırlamaya çalışın. Ona benzer birçok çağrışım aklınıza gelecektir. Bunun nedeni o bilgiye ulaşırken yolları karıştırmanızdır.

Uzun süreli hafızayı etkili kullanmak için bilgiyi buraya sistematik kaydetmek gerekir. Bu şekilde hafızanızın haritası elinizde olur ve yolu şaşırmazsınız. Etkili çalışmanın olabilmesi ve bunun etkili öğrenmeye dönüşebilmesi için öğrendiğiniz bilginin nereye ait olduğunu bilmeniz gerekir. Aşağıda iki tane resimde bu örnek gösterilmeye çalışılmıştır.

karşık bilgi

Düzensiz bilgiyi uzun süreli hafızada bulmak güçtür.

düzenli bilgi

Düzenli bilgiye kısa yoldan hemen ulaşılabilir.

Etkili Hafıza Teknikleri

Verimli ve etkili çalıştığınız zaman öğrendiklerinizin daha çok kalıcı olmasını da sağlarsınız. İnsan beyni unutmaya meyillidir. Bunu da kendini maksimum verimle kullanmak için yapar. Unutmak kötü bir şey değildir aslında. Zaten unutuyorum diye çalışmamaktır kötü olan. Çalıştıkça ve öğrendikçe hafızanızın kapasitesi de artacaktır. Bu konuda hiç şüpheniz olmasın. Bunun yanında çok ciddi oranda hafıza sorununuz varsa bir doktora görünmeniz sizin için daha iyi olur. Öğrendiklerinizi kalıcı kılmak için çeşitli hafıza teknikleri vardır. Bu yöntemleri kullanarak öğrendiklerinizin unutulmasını daha zorlaştırabilirsiniz. Ancak en etkili hatırlama yönteminin tekrar olduğunu da unutmayın.

Sayısız hafıza teknikleri olmasına rağmen hepsinin üzerinde durmak bilim adamların işidir. Biz sadece ders çalışma sürecinde işimize yarayacak en etkili olanlarını inceleyelim.

İlk Harf Yöntemi

Hâlihazırda birçok öğrenci tarafından kullanılan basit ama etkili bir yöntemdir. Öğrendiğiniz dizi şeklindeki bilgilerin baş harfinden çağrışım oluşturabilirsiniz. Mesela Hergele Necip Arsız Karısını Kesip Rendeledi. Bu cümlenin baş harfleri periyodik tablodaki soygaz elementlerini çağrıştırır size. He = Helyum, Ne = Neon, Ar =  Argon, Kr = Kripton, Xe = Xenon, Rn = Radon. Bu yöntem için bu tarz tekerlemelerden oldukça fazla vardır. Size kolay gelmesi açısından kendi tekerlemelerinizi de oluşturabilirsiniz. Böylece ders çalışmayı daha eğlenceli hale getire de bilirsiniz.

Not Almak

Not almak ders çalışırken öğrenmeyi etkili hale getiren yöntemlerin başında gelir. Sizin derse yoğunlaşmanız için bir şeyleri not etmeniz gerekir. Bu size kafanızı derste tutabilme imkânı sağlar. Not almadan yaptığınız çalışma sırasında aklınız başka bir yere gidebilir. Ancak not alma işlemi beyninizi yaptığınız asıl işe yoğunlaştırır. Bu nedenle not almayı hem ders dinleme sırasında, hem de kitaptan bireysel çalışma sırasında mutlaka uygulayın. Not alma meselesi başlı başına bir konudur. Asla hafife almamak gerekir. Burada bütün detaylarına girip sizi sıkmak istemiyoruz. Not almanın önemine binaen tekniklerini öğrenmeniz için ders çalışırken not almak yazısını mutlaka okumanızı tavsiye ederiz.

Motivasyon

Motivasyon sadece sizi dersin başına oturtmaya yarayan bir enerji değildir. Aynı zamanda çalıştığınız dersin verimini de arttırıcı bir faktördür. Motivasyon temelini istekten aldığı için isteyerek yapılan öğrenme mutlaka daha kalıcı olacaktır. Motivasyonu olan ve olmayan öğrencileri şöyle ayırt edebiliriz.

Motivasyonu Olan Motivasyonu Olmayan

Dersin başına oturması kolaydır.

Ders çalışmayı erteler.
İyi bir amaca odaklanmıştır. Ne yapmak istediğini bilmez.

Ders çalışma sırasında yoğunlaşabilir.

Ders çalışma sırasında uykusu gelir.
Öğrendiklerini kolay kolay unutmaz. Öğrendiklerini unutmaya meyillidir.
Çalışma sistematiği oluşturmuştur. Derse başkasının zoruyla oturur.
Kendine güven duyar. Güven sorunu yaşar.
Dinlenme zamanında rahat eder. Dinlenme zamanında kaygı taşır.

 

Motivasyon tabloda görüldüğü gibi birçok açıdan ders çalışan öğrenciye fayda sağlar. Eğer motivasyonunuz düşükse çalışmalarınızın bir yerde tıkanması da olasıdır. Sınav hazırlık maratonu gerçekten bir yarış olduğuna göre bunu bir ralliye benzetebiliriz. İki araba düşünün. Birincisi kaliteli, ikincisi kalitesiz; birincisinin usta şoförü var, ikincisinin yok; birincisi kaliteli yakıtla dolu, ikincisinin yakıtı kalitesiz; birincisi kısa yoldan direk gidiyor, ikincisi ise dolambaçlı yoldan gidiyor. Bu durumda hangisinin hedefe daha erken varması söz konusu olur sizce? Cevap çok açık değil mi? Ralli yarışına etki eden bu faktörlerin aslında sınav hazırlık maratonunda da aynen karşılığı vardır. Bu karşılığı şöyle bir eşleştirme ile gösterebiliriz:

Ralli Sınav Maratonu
Aracın kalitesi Öğrencinin kapasitesi
Usta şoför Kapasitesini kullanmayı bilen öğrenci
Yol uzunluğu Çalışma stratejisi
Kaliteli yakıt Motivasyon

 

Yukarıdaki benzetme aynen doğrudur. Yarışı kazanmak için yukarıdaki maddelerin hepsine ihtiyacınız var. Hepsine sahip olmasanız bile ne kadar çok kısmına sahip olursanız o kadar başarı şansınız artar. Buradan motivasyonun kaliteli yakıt olduğunu öğrendik. Şimdi bedenimize kaliteli yakıt olan yüksek motivasyonu nasıl sağlayacağımızı görelim.

Motivasyon Sağlama

Motivasyon yani güdülenme kişinin direk olarak kendisine bağlı olan faktörlerden kaynaklanır. Sizin genetiğiniz ve çevresel faktörleriniz bir şeye odaklanma ve isteklenme kapasitenizi belirler. Eğer gerçekten normal hayatta kafanıza koyduğunuzu mutlaka yapan biriyseniz isteklenme konusunda da ciddi bir problem yaşamazsınız. Ama bu konuda eksiğiniz varsa şunları düşünmenizde fayda var:

  • Çalışsanız da çalışmasanız da ömür bir şekilde geçecek.
  • Başarılı olmak size başarısız olmaya nazaran birçok avantaj sağlayacak.
  • Ailenizin umutları ve beklentilerini karşılamanın tek yolu azıcık zahmet çekmektir.
  • Başarılı insanlar daha çok saygı görürler.
  • Hedeflerinize ulaşmanız konusunda gideceğiniz yolun adıdır ders çalışmak.
  • Ders çalışmak birçok yeni ve güzel bilgi öğrenmenize olanak sağlayacak.
  • Çalışmamak size hiçbir şey kazandırmayacak.

Yukarıdaki maddeleri düşünürseniz ders çalışmanız gerektiğini hissedersiniz. Ancak yine de istek öğrencinin kendisine bağlıdır. Ders çalışmaya karşı tutumunuzu olumlu yöne çevirmezseniz ders çalışmanız için milyon tane sebep olsa bile siz çalışmamayı seçersiniz. Yani dersi sıkıcı, itici, fazla yorucu görürseniz olumsuz tutuma sahipsiniz demektir. Yapmanız gereken o kadar da zor bir şey değil. Milyonlarca insan yaşayabilmek için ağır işlerde gece gündüz koşturuyor. Sizin yapmanız gereken temiz, sıcak ortamınızda oturup biraz bir şeyler öğrenmek. Çok mu? İyi bir gelecek için bu kadarını da yapabilirsiniz.

Nasıl Ders Çalışmak Gerekir

Ders çalışmayı doğru bir şekilde yapmak öğrenmenin etkinliği açısından oldukça önemlidir. Yukarıda bahsettiğimiz hususlara önem verirseniz zaten kendiliğinden kaliteli bir öğrenme tekniği uygulamış olursunuz. Bunun yanında dikkat etmeniz gereken bazı başarı arttırıcı noktalar vardır.

Çalışma Ortamı

Ders çalıştığınız yerin sessiz, dikkat dağıtacak ortamlardan arınmış, düzenli ve temiz olması gerekir. Bunu sağlamak zor gelmesin size. Siz istekli olduktan sonra bir şekilde aileniz bile size bunu sağlar. Ders çalışılan odada asla televizyon, müzik aleti, oyun seti gibi cihazlar bulundurmamalısınız. Masanız, aydınlatmanız, rahat sandalyeniz, kitabınız, kâğıdınız, kaleminiz ve silginiz olacak. Ders çalışmayı mutlaka masa başında yapmanız gerekir. Sınavda da masa başında oturacaksınız zaten. Uzanarak soru çözmek gibi yöntemler çoğu zaman işe yaramaz. Eğer yorgunsanız uyuyun, dinlenin, sonra da dersin başına dinç bir şekilde oturun.

Çalışma masanız ve masa düzeniniz ders çalışmaya hizmet etmelidir. Masada dikkat dağıtacak veya sizi meşgul edecek başka şeyler olmamalıdır.

Planlı Çalışma

Planlı çalışmanın başarıyı arttırdığını hepimiz biliyoruz. Aslında planlı yapılan her iş plansız yapılan işlere göre her zaman daha iyi sonuç verir. Sınava hazırlanıyorsanız kendi planınızı hazırlayacak irade ve kapasiteye sahipsinizdir. Belli bir sorunla karşılaştığınızda planınızda değişiklikler yaparak telafi etme şansınız da her zaman bulunur böylelikle. Burada dikkat etmeniz gereken şey şudur. Planı dersin yerine koymayın. Asıl amaç ders çalışıp başarılı olmaktır. Birçok öğrenci her hafta çalışma düzenini değiştirir. Hatta her gün değiştiren öğrenciler de vardır. Bu öğrenciler kitapçıya gidip yeni sihirli bir kitap ararlar ve kapağını beğendikleri temiz bir kitabı satın alırlar. Sonra yeni hayaller, yeni planlar başlar. Sonuç olarak da o kitaplar dolapta birikir fakat sonuç yine değişmez. Kitapların sizin yerine ders çalışamayacağını unutmayın. Size başarıyı getirecek sihirli bir kaynak mevcut değil. Güvenilir bir kitapçıdan sene başında ihtiyacınız olan kitaplardan birer tane almanız yeterlidir. Hatta aynı anda birden fazla kitap almak karışıklığa neden olacağından her seferinde 2 kitap satın almayı deneyebilirsiniz. Kitabı eksiksiz bitirince gidip yenisini alırsınız. Bu şekilde planlı çalışmayı da gerçekleştirmiş olursunuz.

Planlı çalışma derken kast ettiğimiz günlük doyurucu miktarda ders çalışmadır. Herkesin hayat koşullarına yüzde yüz uyan bir saatli çalışma programı maalesef mevcut değil. Ancak yine de eğer düzeni olan biriyseniz saatli çalışma programı kullanmanız size avantaj sağlayacaktır.

Ders Çalışma Sırası

Ders çalışma düzeninizi oluştururken kolaydan zora sıralamak avantaj sağlar. Bu şekilde hem bir dersin en kolay netlerini erkenden kapmış olursunuz. Hem de derse giriş yapmış olursunuz. Bir dersin bir konusunu bilmeden diğer konu gerçekten iyi anlaşılmıyor. Bu nedenle derslere bir yerden giriş yapmanız gerekiyor. Bu giriş dersin kolay ve zevkli konularından olursa işiniz daha kolay demektir.

Kolay konulardan başlamak bazı durumlarda çeşitli sorunlara neden olur. Örneğin öğrenci her başladığı dersin bildiği konularına çalışır. Bilmediği konuya gelince de çalışmak istemediği için başka derse geçmesi gerektiğini düşünüp kitabı yarıda bırakır. Bu şekilde eski basit konular tekrar edilirken gerçek anlamda yeni bilgi öğrenilmemiş olur. Ayrıca bütün zor konuları sınava en yakın zamana bırakmak da mantıklı bir tutum değildir. Bu durumda yine kolay kısımlardan başlayarak şu yöntemi uygulayabilirsiniz. Bir dersi bir bütün olarak ele alın. O dersin kolay konusundan başlayın ama ders bitmeden asla bırakmayın. Böylece kolay konularla derse ısınırsınız. Zor konuları da öğrenip dersi tamamlarsınız. Tam zor konular sizi yormuşken ders biter ve siz yeni bir dersin kolay konusuna başlarsınız. Böylece sıkılmadan etkili ve verimli ders çalışmış olursunuz.

Dersi Dinlemenin Önemi

Birçok öğrencinin yaptığı hata öğretmenlerin anlattıklarını hafife almaktır. Öğretmen ders anlatırken kenardan başka ders çözmek çoğu zaman size fayda sağlamaz. İnsanın kitap başında oturarak ders çalışması için belli bir kapasitesi vardır. Bu kapasitenin üstüne çıkmanız sizi zorlayabilir. Daha fazla ders çalışmak için ders kaynaklarınızı çeşitlendirmek iyi bir yöntem. Şöyle söyleyelim. 6 saat masa başında oturup ders çalışıp yoruluyorsanız performansınız arttırmak için 2 veya 3 saat de etkili dinleme yapabilirsiniz. Bunun kaynağı okuldaki öğretmenleriniz, eğer alanına hâkim değilse kurstaki öğretmenleriniz veya videolu konu anlatım dersi olabilir. İyi bir dinleme sizi hem dinlendirecek hem öğretici olacaktır.

Dersi dinlerken mutlaka zihninizi açık tutmalısınız. Yoğunlaşmalı, anlamaya çalışmalısınız. Bu şekilde verimi en üst düzeye çıkarırsınız. Size dersi anlatan kişinin temel görevi size anlattığını öğretmektir. Bu nedenle anlamadığınız yerleri sormaktan asla çekinmeyin. Ders dinleme sırasında sürekli saate bakıp dersin bitmesine ne kadar var diye kontrol etmenin kimseye bir faydası yok. Böyle yapınca vakit daha da geçmez oluyor. Onun yerine derse odaklanmaya çalışsanız vaktin sıkılmadan ne kadar daha çabuk geçtiğini fark edeceksiniz.

Etkili ve verimli ders çalışma açısından yukarıdaki teknikler oldukça işinize yarayacaktır. Daha fazla ayrıntıya ihtiyaç duymadan bu tekniklerin genel hatlarını uygulamaya başlamalısınız. Eğer anlatılanları öğrendiyseniz artık başarılı olmaya hazırsınız demektir. Kafanızdaki noktasal diğer problemler için diğer yazılara bakmanızda fayda olabilir.


Etiketler:
Yorumlar
Yorum Yap