Biyoçeşitliliği Etkileyen Faktörler

26.02.2018 - 05:28

Biyoçeşitliliği etkileyen birçok faktör vardır. Bu faktörler insan kaynaklı (beşeri) ya da doğa kaynaklı olabilmektedir. Biyoçeşitlilik ekosistemlerdeki canlıların genetik çeşitliliğini kapsayan ve canlıların farklılığından kaynaklanan zenginliktir. Biyolojik çeşitlilik ekosistem dengesi için de önemli bir kavramdır. Çünkü ekosistemlerde canlılar arasında görev paylaşımı vardır. Bu paylaşım sayesinde ekosistemler dengeli bir seyir izlemektedir.

Biyoçeşitlilik hakkında genel bilgiliyi verdikten sonra biyoçeşitliliği etkileyen faktörler üzerinde duralım.

biyoçeşitliliği etkileyen faktörler

Aşırı Kullanım

Biyolojik çeşitliliği etkileyen insan kaynaklı faktörler içerisinde aşırı kullanım ilk sırada gelmektedir. Bir ekosistemde kullanım sonucu oluşan azalmayı ekosistem zaman içerisinde denge mekanizmasıyla tamamlar.

Ancak aşırı kullanım sonucunda ekosistemlerin telafi edemeyeceği azalmalar meydana gelmektedir. Balıkçılığı bunun için bir örnek olarak kullanabiliriz. Avlanma mevsiminde balıkçılar denizlerdeki balıkları azaltırlar. Yasak başladığı andan itibaren denizdeki balık miktarları normal seviyesine gelir. Ancak aşırı avlanma olduğu zaman ekosistemde üreyecek kadar balık kalmaz. Bu nedenle bir türün tükenmesi tehlikesi ortaya çıkar.

Orman ekosisteminde ağaçların kullanımı, kereste üretimi gibi ticari faaliyetlerin kontrolsüz yapılması aşırı kullanım için örnek olarak gösterilebilir. Bu açıdan bakıldığı zaman sürekli nüfusu artan ve tüketim ihtiyacı çeşitlenen insan aşırı kullanım açısından en büyük tehdittir. Aşırı kullanım biyoçeşitliliği etkileyen beşeri faktörler içerisinde en önemlisidir. Ancak insan dışı avcılar ve tüketiceler de kontrolsüz hareket ettiğinde bu sonuç ortaya çıkmaktadır.

Doğal Ortam Kaybı

İnsan popülasyonları büyümeye devam ettiği için gelişme, çiftlik hayatı, tarım ve kirlilikten kaynaklanan habitat kaybı ve parçalanması biyoçeşitlilik üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Tropikal yağmur ormanlarının yok edilmesi, belki de bu inanılmaz derecede farklı ekosistemlerde doğrudan türlerin kaybolması ve dolaylı olarak artan küresel ısınma tehdidi yoluyla biyoçeşitlilik üzerindeki en sert etkiye sahiptir.

Tropik yağmur ormanları, dünyanın türlerinin en az %50'sini içerisinde barındırmaktadır. Ayrıca oksijen üretimi ve karbondioksit tüketimi konusundaki rolleri nedeniyle "dünyanın akciğerleri" olarak da biliniyor. Günümüzde, dünyanın tropikal yağmur ormanlarının yarısından azı, birkaç bin yıl önce var olanlardan kalmaktadır ve bu tahribat, günde yaklaşık 80.000 dönümlük bir oranda devam etmektedir.

Günümüzdeki orman ekosistemlerin önemli bir kısmı binlerce yıl öncesinden bize miras olarak kalmıştır. Ancak beşeri faktörlerin ve doğa olaylarının etkisiyle ciddi bir tükenme sorunu baş göstermiştir. Ek olarak, habitat parçalanması, ekosistemlerin ve popülasyonların daha küçük, izole edilmiş, bazen sürdürülemez paketlere bölünmesi, bazı popülasyonların hastalığa ve diğer olumsuz koşullara karşı savunmasızlığı arttırarak biyoçeşitliliğin kaybolmasına neden olur.

Bazı canlıların hayatta kalabilmesi için habitatların büyük olması gerekir. Doğal ortamlar kayboldukça türlerin var olması da zorlaşmaktadır. Asit yağmuru, hava kirliliği, gübreler, herbisitler ve zehir ilaçları gibi kirleticiler, habitatları ve türlerini çeşitli şekillerde değiştirir ve yok eder.

İstilacı Türler

Yerli olmayan, yabancı veya istilacı türler, doğal olarak ya da bilinçsiz olarak bir ekosistemden diğerine nakledilen bitkiler, hayvanlar, hastalıklar ya da diğer organizmalardır. Özellikle adalar veya tatlı su habitatları gibi izole edilmiş ekosistemlerde, yeni ekosistemlerinde yerli türlerle rekabet etmeleri, bunlarla mücadele etmeleri veya bunlarla mücadele etmeleri biyolojik çeşitlilik için tehdit oluşturabilirler.

Günümüzde en önemli istilacı tür insandır. Bu nedenle istilacı türleri hem beşeri faktör hem de doğal faktör olarak ele alabiliriz. İnsanlar tüketim için girdikleri bir doğal ortamda türlerin var olmasını tehdit etmektedir. Bir ormanda yaşayan canlılardan biri yok edildiğinde o ekosistemin rekabet ve denge unsurları da zarar görmektedir.

Doğal ortam kaybının olması istilacı türleri de beraberinde getirmektedir. Örneğin bir ormanın yok olmasıyla başka bir ortama göç eden yırtıcılar yeni ortamın denge koşullarına da zarar vermektedir.

İklim Değişikliği

İklimin biyoçeşitliliğe etkisi oldukça büyüktür. Temelde canlıların yaşayabildiği belirli iklim koşulları vardır. Bu koşullar değiştiği zaman birçok tür yok olmaktadır. Bu nedenle iklim ve biyoçeşitlilik birbiriyle yakından ilişkili iki kavramdır.

İklim değişikliği doğal ortamın değişimi açısından daha kademeli bir süreçtir. Doğal ortam kaybı gibi aniden ortaya çıkmaz. Tarihe baktığımız zaman çeşitli çağlarda gezegenimizin sıcaklık ve yağış rejimi değişiklikler göstermiştir.

Sanayi sürecinin başlamasıyla artan küresel ısınma iklim değişikliğinde çok büyük bir etki göstermiştir. Ortam sıcaklığı çok hızlı bir şekilde artmaya başlamıştır. Buzulların erimesi, kuraklığın belirgin bir şekilde artması biyoçeşitliliği olumsuz etkileyen faktörler açısından ilk sıralarda gelmektedir.

Yukarıda saydığımız faktörler biyoçeşitliliği azaltan etkilere sahiptir. Bunun tersini de mümkündür. Örneğin doğal ortamların korunması ve ıslahı, iklim koşullarının düzelmesi ve aşırı kullanımın sonlandırması biyoçeşitliliğe katkı sağlar ve bunu arttırır.


Etiketler:
  • ekoloji    
  • Yorumlar
    Yorum Yap