Albert Einstein Kimdir?

31 Ekim 2016 10:30

20. yüzyılın en büyük bilim adamı Albert Einstein, bilim tarihi açısından inanılmaz bir noktadadır. Bilim felsefesinin yeniden inşa edilmesine neden olmuş bu bilim adamını yakından tanımak gerekir. Einstein Türkiye'de de bilim ve zeka denince akla gelen kişilerin başındadır. Ancak nasıl bir yaşam sürdüğü ve neler yaptığı pek bilinmez. Bu yazıda Einstein üzerinde duracağız.

albert einstein kimdir

Albert Einstein Hakkında Kişisel Bilgiler

Albert Einstein 14 Mart 1879 ve 18 Nisan 1955 yılları arasında yaşamıştır. Balık burcu olan Einstein, Almanya'nın Ulm kentinde, Yahudi bir çift olan Hermann ve Pauline Einstein'ın çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Doğumundan 1 sene sonra yani 1880 yılında baba Hermann Einstein'ın işleri bozuldu ve Münih'e taşındı. Niyeti Münih'te kardeşi Jakob ile yeni bir elektrik işi kurmaktı.

Münih'te 1 sene sonra yani 1881 yılında kız kardeşi Maya dünyaya geldi. Albert, Maya ile ömrünün sonuna kadar çok yakın bir ilişki kuracaktır.

Albert Einstein Tembel Miydi?

Okullarda çocukları cesaretlendirmek ya da eğitim sistemini eleştirmek için yıllardır anlatılır bu. Albert Einstein'ın tembel ve başarısız bir öğrenci olduğu, okuldan atıldığı gibi söylentiler dolaşmaktadır. Bu söylentilerin küçük de olsa bir haklılık payı vardır.

Einstein küçüklüğünde deha olarak anılan bir çocuk değildi. Bebekliğinde kafa yapısının sivri olması anne ve babasını endişelendirmiştir. 3 yaşına kadar konuşmaması da ailenin onunla ilgili endişesini arttırmıştır. 

Okul hayatında da Einstein örnek bir öğrencinin çizgisinde değildi. Hatta öğretmenleri onun sorumsuz ve asi bir öğrenci olarak görüyorlardı. Ödevlerini tam olarak yapmayan Einstein'ın yine de notları çok iyiydi. Zannedildiği gibi sınıfta kalan ve dersleri yapamayan bir öğrenci değildi. Sadece normal eğitim sistemini fazla sıkıcı buluyordu. Kafasında okulda anlatılanların dışında sorular dolaşıyordu. Örneğin Einstein gökyüzünün neden mavi olduğunu merak ediyordu.

11 yaşına gelince Albert Einstein'ın hayatı değişti. Hayatını değiştiren de ondan 10 yaş büyük olan tıp öğrencisi Max Talmud oldu. Max Talmud Yahudi gelenekleri gereği haftada bir gün Einstein ailesinde akşam yemeği yiyordu. Bu süre içerisinde Einstein'a rehberlik eden Talmud ona çeşitli bilim ve felsefe kitapları gösterdi. Bu kitapları okuyor ve içeriğini tartışıyorlardı.

Albert Einstein ve Politeknik Enstitüsü

Albert Einstein 15 yaşındayken babasının tekrar işleri bozuldu. Bunun sonucunda aile İtalya'ya taşındı. Ancak Einstein Almanya'da kalarak liseyi bitirmeyi planlıyordu. Bu onun ailesiyle ilk ayrılışı oldu. Ancak kısa bir süre sonra bu durum ona zor geldi ve ailesine katılmak için liseyi bıraktı.

Einstein sonrasında doğrudan İsviçre'nin Zürih kentindeki Politiktenik Enstitüsüne (ETH) prestij sınavıyla girmeyi düşündü. İlk sene girdiği sınavı geçemedi ancak 1 sene sınava hazırlanarak Ekim 1896'da sınavı geçti.

ETH yıllarında Einstein yine okulu sevmedi. Bolca devamsızlık yaptı. Ancak son günlerde çalışarak bir şekilde okulu bitirdi. 1900 yılında mezun olduktan sonra iş aradı. Ancak iş bulabilmesi için okuldaki hocalarının  tavsiye mektubu yazması gerekiyordu. Einstein parlak bir öğrenci olmadığı için iş bulamadı. 2 yıl boyunca Albert Einstein düzenli bir iş sahibi olamadı. Kısa süreli işlerde çalıştı. Bu süre içerisinde bilim yayınlarını kendi imkanlarıyla takip ediyordu.

2 yıl düzensiz iş hayatının ardından bir arkadaşı ona Bern kentinde iyi bir iş buldu. İsviçre Patent Ofisinde memurluk yapacaktı. Düzenli iş bulduktan sonra ailesinin çok karşı çıkmasına rağmen okul arkadaşı Mileva Maric ile evlendi. Çiftin 1904 ve 1910'da Hans Albert ve Eduard adında iki erkek çocukları dünyaya geldi.

Albert Einstein ve Bilim Hayatı

Albert Einstein'ın bilim için çok büyük sermayesi yoktu. Elinde sadece beyni vardı. Bu beyin bilim adına büyük işler yapacaktı. Einstein'ın bilim serüveni şöyle ilerledi:

Patent Ofisi Memuru

Einstein tam 7 yıl boyunca patent ofisinde memur olarak çalıştı. Haftanın 6 günü işe devam ediyordu. Buradaki işi basitçe şuydu. Eline gelen patent başvurularını değerlendirip bunların kayda uygun olup olmadığını değerlendiriyordu. Eğer patente uygunsa daha önce benzer bir patentin verilip verilmediğine bakıyordu.

Patent memurluğu sırasında Zürich Üniversitesinden 1905 yılında doktorasını aldı. Bu süre içerisinde derin düşüncelere dalan Einstein en büyük bilimsel keşiflerinin temelini burada atacaktı.

Einstein Dünya Algımızı Değiştiriyor

Patent ofisinde çalışırken Einstein'ın elinde sadece bir kalem, kağıt v e beyni vardı. 1905 yılında 5 tane bilimsel makale yazdı. Bu yazılardan üçü 1905 Eylül ayında önemli bir fizik dergisinde yayımlandı.

Çalışmalarının birinde Einstein ışığın sadece dalga değil aynı zamanda da tanecik özelliği taşıması gerektiğini savundu. Fotoelektrik etki olarak gösterilen bu çalışmayı Einstein kendisi devrimsel olarak nitelendirdi. 1921 yılında yine bu çalışmadan dolayı Nobel fizik ödülü alacaktı.

Çalışmaların birinde de Einstein Rölativiye Teorisi olarak anılan teoriyi ortaya koyuyordu. Bu teori dünya algımızı tamamen değiştirecekti. Çünkü Einstein zaman ve uzayın sabit olmadığını iddia ediyordu. Ona göre tek sabit ışık hızıydı. Zaman ve uzay gözlemcinin baktığı yere göreceliydi.

Örneğin trende yolculuk yapan biri ileri bir top fırlattığında topun hızının yerdeki birine, trendeki birine ve uzaydan Dünyayı hareketli gören birine göre farklı olduğunu biliyoruz. Hızın göreceliği gibi zamanın da göreceli olduğunu Einstein göstermiştir.

Einstein aynı zamanda madde ve enerjinin de kesin olmadığını ifade etmiştir. Ona göre madde ve enerji birbirine dönüşebilir kavramlardır. E = m.c2 formülü basitçe bu ilişkiyi ele almaktadır.

Einstein tüm bunları ortaya koyduğunda 26 yaşındaydı ve Newton'dan beri en büyük buluşlardı bunlar. Üstelik elinde büyük imkanlar ve üniversiteler yoktu.

Bilim Dünyası Einsten'ı Fark Ediyor

Albert Einstein'ın fark edilmesi hemen olmadı. İlk başlarda bilim dünyası 26 yaşında, başarısız bir eğitim hayatı olan bir patent memurunun böylesine büyük iddialarını fark etmedi. 1909 yılında yani bu yayınlardan 4 yıl sonra ilk kez Zürich Üniversitesi ona öğretmenlik teklifinde bulundu. Üniversitede öğretmen olarak işe başlayan Einstein daha önce öğretmenlerinin kendisine davrandığından farklı bir tutum sergilemeye çalıştı.

Zaman içerisinde Einstein'ın ünü gittikçe artmaya başladı. Çalışmalarını inceleyen bilim insanları hayret içerisinde kaldılar. Kendisine birçok yerden cazip teklifler geldi. Einsten daha sonra Çek Cumhuriyetindeki Alman Üniversitesine geçti. 1913 yılında Berlin Üniversitesi Einstein'a profesörlük teklif etti. Einstein bu teklifi kabul etti ancak eşi Mileva Berlin'e gitmeyi istemedi.

Kısa bir süre sonra Albert ve Mileva çifti ayrıldı. Resmi olarak da 1919 yılında boşandılar.

Einstein Dünyaca Ünlü

Birinci Dünya Savaşı yıllarında Albert Einsten Berlin Üniversitesinde yeni teoriler üzerinde çok yoğun çalışıyordu. Artık bekar biri olduğundan bazen yemek yemeyi ve uyumayı bile unutuyordu.

1917 yılında bu yoğun çalışma temposu vücudunda bir alarm verdi ve Einstein rahatsızlık geçirdi. Safra kesesinde taşlar çıkan Einstein'a doktorlar dinlenmeyi önerdiler. Kuzeni Elsa bu sürede ona yardımcı oldu. İkisi bu süreçte çok yakınlaştı ve Einstein'ın boşanması tamamlandıktan sonra evlendiler.

Bu yıllarda genel görelilik teorisi Einstein tarafından ortaya kondu. Teori yer çekimi ve ivmenin uzay ve zaman üzerindeki etkisini açıklıyordu. Eğer teori doğruysa güneşin çekimi yıldızlardan gelen ışığı eğiyor demekti. Einstein teorisinin test edilmesini istedi. Eğer testte bu durumun böyle olmadığı ispatlanırsa Einstein teorisinden vazgeçmeyi kabul ediyordu.

Teorisin test edilmesi için uygun hava koşulları ve güneş tutulması gerekliydi. Nihayet 1919 yılında Arthur Eddington ve Sir Frances Dyson adında iki İngiliz astronom ilgili deneyi yaptılar. Deneyin sonucu 1919 yılının Kasım ayında yayımlandı.

Deney Einstein'ın teorisini doğruluyordu. Bu bütün dünya için büyük bir haberdi. Çünkü dünya harbinden bunalmış insanlar insanlık adına güzel haberler duymak istiyorlardı. Birçok kişi teorinin ne dediğini anlamadı bile. Ancak mütevazi giyimi ve konuşmayısıyla bir bilim adamının devrim niteliğindeki bilimsel çıkışı herkesi heyecanlandırmıştı. Böylece Albert Einstein dünyaca ünlü oluyordu.

Bütün dünyadan birçok kurum Einstein'ı ülkelerine ziyaret için davet ediyordu. Gazeteciler sürekli onunla konuşmak ve resmini çekmek istiyordu. Yeni eşiyle birlikte Einstein birçok yeri ziyarete gitti. Japonya'dayken Nobel fizik ödülünü aldığını duydu. Bütün parayı çocuklarının bakımına harcaması için eski eşine verdi.

Einstein Vatan Haini

1920 ve 1930 yılları arası Einstein için güzel geçti. Birçok yeri gezip gördü. Bu denli ünlü olmanın zorlukları da vardı. Her şeyden önce bilime ayıracak vakit çok azalıyordu. Daha da kötüsü 1933'te Adolf Hitler Almanya'da iktidara yürüdü. Ülkedeki politik hava bir anda hızlı bir şekilde değişmeye başladı.

Einstein tam bu sırada Amerika'ya gitmişti. Almanya'nın karanlığa gömülmesiyle bir daha dönmeyecekti. Naziler onu hemen vatan haini ilan ettiler ve evini aradılar. Buldukları kitapları yaktılar.

Gelen ölüm tehditlerinin sonucunda Einstein New Jersey'deki Princeton Üniversitesi'nde çalışmaya karar verdi. 17 Ekim 1933'de üniversiteye vardı.

Avrupa'dan gelen haberler bu dönemde Einstein'ı epey üzdü. 20 Aralık 1936'da kuzeni ve eşi olan Elsa hayata veda etti. 3 yıl sonra İtalya'daki faşist rejimden kaçan kız kardeşi Maja Amerika'ya onun yanına taşındı. 1951 yılında vefat edene kadar kardeşi onla kaldı.

Naziler iktidara gelmeden önce Albert Einstein politik olarak pasifistti. Ancak Nazilerin yaptıklarını görünce bu düşünceleri değişti. Onları durdurmak için ne gerekiyorsa yapılmalıydı diye düşünüyordu.

Einstein ve Atom Bombası

Temmuz 1939'da  Leo Szilard ve Eugene Wigner Einstein'ın ziyaret etti. Bu ihtimal çok büyük bir felaket demekti. Bunun üzerine Einstein Amerikan başkanı Roosevelt'e mektup yazarak uyarıda bulundu. Bunun üzerine Manhattan Projesi başkan Roosvelt tarafından devreye kondu. Proje kapsamında Amerika, İngiltere ve Kanada nükleer silah geliştirmek için iş birliği yaptı. Gerekçe ise Almanlardan önce hareket edip silahı onlara karşı kullanmaktı.

Einstein'ın bu mektubu yazması atom bombasını teşvik ettiğine dair delil olarak kullanıldı. Einstein bu nedenle eleştirildi. Ancak kendisi bir bilim adamı olarak atom bombası yapımında çalışmamıştır.

Albert Einstein'ın Son Yılları

Albert Einstein 1922'den hayatının sonuna kadar uzun dönemden beri tartışılan birleşik alan teorisi üzerinde çalıştı. Amacı temel parçacıkların arasındaki bütün temel kuvvetleri içeren bir teori üretmekti. Ancak çalışma sonuç vermedi.

II. Dünya Savaşından sonra Einstein insan hakları üzerinde çok durmaya özen gösterdi. Barıştan yana bir tutum sergiledi. 1952 yılında İsrail'in ilk cumhurbaşkanı Chaim Weizmann ölünce İsrail devleti kendisine cumhurbaşkanlığı teklif etti. İlk cumhurbaşkanı büyük bir kimyacıydı. Bu nedenle başbakan ikincisinin Einstein olmasını teklif etmişti. Einstein cisimlerle uğraşmaya alıştığını ve insanlarla uğraşma gerektiren siyasi görevde başarılı olamayacağını ifade etti. Yaşını da bahane ederek teklifi reddetti.

12 Nisan 1955'te Einstein evinde düştü. 6 gün sonra yani 18 Nisan 1955'te ise vefat etti. 4 yıldır anevrizması vardı. Einstein öldüğünde 76 yaşındaydı. Arkasında büyük bir bilim bıraktı.


Etiketler:
  • bilim    
  • biyografi    
  • Yorumlar
    Yorum Yap