DNA Nedir?

03 Eylül 2016 01:24

DNA kelimesini sıkça duyuyoruz ama DNA nedir biliyor muyuz? DNA testi, DNA uyumu gibi ifadeler de karşımıza çok çıkıyor. Hele biyoloji dersine baktığımız zaman DNA’nın karşımıza çok sık çıktığını görürüz. Buna rağmen dna nedir dendiğinde uygun bir cevap veremiyoruz. DNA konusunu biyolojide nükleik asitler başlığı altında ele alırız. Peki, dna nasıl bir asittir? Nükleik asit ne demektir? Bunları bilmediğimiz zaman bu kavram havada kalacaktır.

dna nedir

DNA denir bilmek için önce nükleik asidi anlamız gerekiyor. Nükleik asitlerin konusuna biyoloji kapsamında mutlaka çalışmalısınız. Nükleik asit çekirdek asidi demektir. Asidik özellik gösteren DNA ve RNA hücre çekirdeğinde yer alan nükleik asitlerdir. Bunlardan DNA üzerinde duracağız.

İnsan hücresinde bütün özellikleni şifreleyen kodlar vardır. Bu kodlar insanda DNA dediğimiz yapıda mevcuttur. Bir insanı biyolojik özellikleri açısından detaylıca anlatan kod bilgisi bir DNA’da yazılıdır. Burada o kadar fazla bilgi vardır ki çözmek imkansızdır. Şöyle ki bu bilgi her hücrede ayrı bir şekilde bulunur. Yani bizim burnumuzun yapısını anlatan kod bölümü kulağından tutun da ayak parmağımızda bulunan hücrede bile aynı şekilde yazılmıştır. Her hücrede bütün genetik özelliklerimiz olduğu gibi mevcuttur.

DNA nedir bilmek istiyorsak onun açılımıyla başlamalıyız. DNA deoksiribonükleik asit ifadesinin kısaltmasıdır. Bu asit bir canlının yaşaması, gelişmesi ve üremesi için gerekli yönetim komutlarını içerir.

DNA Yapısı

DNA nükleotit dediğimiz moleküllerden meydana gelmiştir. Nükleotitler merdiven gibi birbirine eklenerek DNA’yı oluşturur. Nükleotit nedir adlı yazıda bu konuyu anlatmıştık. Bu nedenle üzerinde tekrar durmayacağız. Özetle DNA’yı oluşturan bu yapılar bir baz, bir fosfat gurubu ve bir şekerden oluşur. Eğer DNA oluşturulacaksa bu şeker DNA’ya adını veren 5 karbonlu deoksiriboz şekeridir.

DNA o kadar uzundur ki düzgün bir şekilde katlanmadan hücre çekirdeğine sığmasına imkân yoktur. DNA’da 3 milyon kadar molekülün bir araya geldiği tahmin edilmektedir. Çift zincirli olan DNA’nın sarmal şekilde katlanması da bundan dolayıdır. Eğer katlanmasa o uzunlukta bir şeyin hücreye sığmasına imkân olmayacaktır.

DNA’nın Keşfi

DNA 1869 yılında Alman biyokimyacı Friedrich Miescher tarafından keşfedildi. Ancak 1953 yılına gelene kadar bu molekülün önemi kavranmamıştı. 1953 yılında bir gurup bilim adamı DNA’nın sarmal yapısı keşfetmiştir. Bu bilim adamları DNA’nın genetik bilgiyi taşıma ihtimalini de ortaya koymuşlardır. Daha sonra yapılan deneylerle de bu doğrulanmıştır.

DNA’nın keşfinin bu kadar yeni sayılabilecek bir dönemde olması aslında biyoloji biliminin ne kadar yeni olduğunu da göstermektedir. İnsan genetiği ile ilgili çalışmaların ve üretilen bilginin de bu kadar yeni olması bu nedenledir.

DNA nedir biliniyor olsa bile DNA’nın içine girip o kodları okumak daha birçok bilimsel araştırma gerektirmektedir. Çünkü bu saha o kadar küçük bir sahadır ki burada keşif yapmak oldukça zordur.

DNA’da gerçekleşen bozulmalar ve mutasyonlar bugün tam kavranmış değildir. Ancak teknoloji geliştikçe DNA nedir sorusuna verdiğimiz cevabın tutarlılığı da artmaktadır.


Etiketler:
  • biyoloji    
  • Yorumlar
    Yorum Yap