Pakistan

05 Mayıs 2016 06:28

pakistan

Pakistan 200 milyondan fazla nüfusuyla ve 796.095 km2 alanıyla oldukça büyük bir İslam devletidir. Aslında Hindistan ile geçmişte birlikte olan bu devlet çeşitli çatışmalar sonucunda ayrılmıştır. Hindistanlı Müslümanların bir kısmı da buraya göç etmiştir. Ülkede konuşulan dil Urduca dilidir. Bu dil Hindistan’da da kısmen konuşulmaktadır. Güney Asya’da yer alan Pakistan’ın başkenti İslamabad şehridir. Ülke 14 Ağustos 1947 yılında bağımsız olarak kurulmuştur. Hindistan’dan ayrılan bu ülke kuruluşu sırasında birçok siyasi ve askeri zahmete katlanmıştır.

Pakistan’da İslam kurallarını ön gören bir yönetim anlayışı vardır. Parlamenter sistem ülke idaresinde kullanılan temel sistemdir. Etnik yapı olarak da çeşitlilik gösteren coğrafyasının da etkisiyle 4 eyaletli federal bir sistem kullanılmaktadır. Pakistan Parlamentosu, 342 üyeli bir Ulusal Meclis ile 104 üyeli bir Senato’dan oluşmaktadır. Ayrıca, her eyaletin yerel olarak düzenlenen seçimlerle meclise giren temsilcilerinden oluşan eyalet meclisleri mevcuttur. Eyaletleri yöneten ve seçimle iktidar olan bir başbakanın yanı sıra merkezi hükümeti temsil eden ve devlet başkanının atadığı eyalet valisi de bulunmaktadır.

Pakistan’ın batısında İran ve Afganistan bulunur. Nüfus bakımından dünyanın 6. Büyük ülkesi olması itibariyle önemli olan bu devlet aynı zamanda kendisi gibi yüksek nüfuslu Çin ve Hindistan gibi ülkelere kuzeyinden komşudur. Şu an farklı bir devlet olan Bangladeş de geçmişte Pakistan’dan kopan bir parçaydı. Pakistan’da çok büyük bir oran Müslüman olmasına rağmen ülkede çok farklı etnik, bölgesel ve mezhepsel yapılanma görülür. Bu tarz ülkelerde ise yönetimi ayakta tutmak hayli zahmet gerektirir. Pakistan’ın devlet sembolü olan bayrağı da Türkiye bayrağına hayli benzemektedir. Sadece bizde kırmızı kızım onlarda İslamiyet’i temsil eden yeşil rengidir.

Pakistan Farsça temiz ülke manasına gelse de bu ülkenin ismi anlamından ziyade bir kısaltmayla ortaya çıkmıştır. Pencap, Afganya, Keşmir, Sind gibi yönetimsel bölgelerin baş harflerinin birleştirilmesiyle bu devlet ismi meydana gelmiştir. Uzun yıllar Birleşik Krallık ve Hindistan sömürgesinde kalan bu devlette İngilizce de yaygın olarak bilinmektedir. Ekonomisi hammadde ihracatı, tarım ve düşük hacimli ticarete dayanan bu ülkenin henüz ekonomik bir gelişmişlik düzeyinde olduğunu söylemek hayli güç. Nüfusu Türkiye’nin iki katından fazla olmasına rağmen toplam mal varlığının Türkiye’nin epey altında olması kişi başına düşen milli geliri epey düşürmüş, ülkede bireye düşen refah hayli azalmıştır.

Kurulduğu günden bu yana Türkiye ile iyi ilişkiler yaşayan bu ülke dünyanın en yoğun nüfuslu bölgesi olan Güney Asya’nın göbeğinde yer almaktadır. Yüksek nüfus miktarını ve nüfus artış oranını kaliteli iş gücüne dönüştürmemesi ülkenin kalkınamaması önündeki en büyük engeldir. Aslında Pakistan’ın bireysel aydınları ve bilim adamları epey fazladır. Ancak ülkenin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal koşulları bu bilim insanlarının ülkeye doğrudan hizmet etmesine engel olmaktadır. Okuryazarlık oranı şu an itibariyle yüzde 50 civarlarında dolanıyor olması Pakistan toplumunun hak ettiği eğitimi alamadığını gösterir. Eğitim anayasal bir güvenceye alınmış olmasına rağmen ekonomik yetersizlikler eğitimin kitlelere yayılmasına engel olmaktadır.


Etiketler:
  • coğrafya    
  • Yorumlar
    Yorum Yap