Felsefe

Varlık Felsefesi

Varlığın var olup olmadığını, varsa ne olarak var olduğunu sorgulayan felsefenin alt dalına ontoloji yani varlık felsefesi denir. Varlık felsefesi var olan her şeyi varlık olarak ele alır ve varlığın özünü, anlamını, temel unsurlarını genel olarak araştırır. Varlık konusu felsefenin en temel konusudur. Çünkü bilinen ilk filozoflar varlığın ana kaynağının ne olduğu sorusu üzerinde durmuşlardır. Varlıkla ilgili türlü konu ve soruyu kendine problem eden varlık felsefesi, varlık kavramını soyut ve somut var olan her şey anlamında kullanır. Bu nedenle felsefede gerçek ve ideal varlık ayrımı yapılır.

Gerçek varlık: Belirli bir zaman ve yer içerisinde somut olarak bulunan ve sürekli bir oluş ya da değişim geçiren varlıktır. Çevremizde somut olarak gördüğümüz bilgisayar, felsefe kitabı, kapı gibi varlıklar gerçek varlıklardır.

İdeal varlık: Belirli bir zaman ve mekân içerisinde yer almayan bu nedenle herhangi bir dönüşüm geçirmeyen varlıktır. İnsan zihninin bir ürünü olan rakamlar, kavramlar ve doğaüstü varlıklar idealar dünyasına aittir.

Felsefenin Varlığa Yaklaşımı

Felsefe varlığa eleştirel bir tavırla yaklaşarak var olup olmadığını, varsa ne şekilde var olduğunu inceler. Varlığı şu ya da bu varlık olarak değil, bir bütün olarak her haliyle ele alır. Varlık dediğimiz şey maddesel bir şey olabildiği gibi ideal dünyasına ait bir kavram da olabilir. Dolayısıyla hem olgular açısından hem de düşünsel açıdan varlığı konu edinir. Varlığın özünü, kaynağını düşünme yoluyla keşfetmeye çalışır. Varlık felsefesi varlıkla ilgili temel soruları sorarak varlığı anlamaya çalışır. Ancak bakış yönü bu açıdan bilimden farklıdır. Çünkü bilim bu konuda kuşkuları önemsemeyip sadece elde olanla ilgilenir.

Varlığı Reddeden Yaklaşım

Bir şey gerçekten var mıdır sorusuna hayır diye yanıt veren Nihilizm ile Taoizm görüş olarak bu kategoriye girer. Nihilizm sözcük olarak hiççilik anlamına gelmektedir. Bu görüşe göre bütün olgular ve değerler aslında yoktur. Nietzsche, Çerniçevksy ve Gorgias bu görüşün en önemli temsilcileridir. Bu görüşte olan filozoflar her türlü varlığı ve otoriteyi reddetmişlerdir. Onlara göre eğer bir şey var olsaydı mutlaka başlangıcı ve sonunun olması gerekirdi. Bu yüzden varlık aslında yoktur.

Taoizm düşüncesi milattan önce bir Çinli düşünür tarafından ortaya konmuştur. Bu görüşe göre gerçek yol olan Tao ezeli ve ebedidir. Bunun dışındaki her şey aldatıcı ve aslında gerçek olmayandır. Tao ise gözle görülüp algılanamayacağı için betimlenemez ancak mistik bir duygu ile hissedilebilir.

Varlığı Kabul Eden Yaklaşım

Var olan şeylerin bulunduğunu kabul eden felsefi anlayışa realizm denir. Realistler varlığı kabul etmelerine rağmen varlığın ne olduğu konusunda birbirlerinden ayrılmışlardır. Bu da varlık ile ilgili farklı bakış açılarının oluşmasına neden olmuştur.

Devinizm

Varlığı oluş olarak alan bu yaklaşıma göre varlık vardır ancak statik açıdan ele alınamayacak bir süreçtir. Her şey her an değişim halindedir. Temel doğru evrenin bir nehir gibi sürekli akış içinde oluşudur. Bunun dışında üzerinde uzlaşılabilecek temel bir doğru yoktur. Bu akımın en önemli temsilcileri Heraklitos ve Whitehead adlı filozoflardır.

İdealizm

Bu yaklaşım, var olan her şeyin kaynağını sadece düşünce yoluyla ulaşılabilecek soyut bir gerçeklikten aldığını savunur. Platon, Aristotales, Farabi ve Hegel gibi filozofların savunduğu bu görüşe göre varlık ideadır. Evrende gördüklerimiz ideaların yansımasıdır. Katı bir idealist olan Berkeley ise varlığın zihinsel bir algıdan ibaret olduğunu, algı dışında bir varlığın var olmadığını ileri sürmüştür.

Materyalizm

Bu yaklaşım tek gerçekliğin somut olarak bulun maddeden ibaret olduğunu savunur. Evreni bir makine gibi düşünürsek doğadaki bütün maddeler bu makinenin birer parçası gibidir. Materyalistler maddenin hareket ve dönüşümü açısından mekanik materyalizm ve diyalektik materyalizm olarak ikiye ayrılırlar. Karl Marx diyalektik materyalizmi savunurken T. Hobbes ve La Mettrie mekanik materyalizmi savunmuştur.

Düalizm

Varlığın öz ve yapı bakımından birbirine indirgenemeyen ya da birbirinden bağımsız olarak aynı ölçüde var olabilen idea ve madde şeklinde iki parçadan oluştuğunu savunan felsefi görüştür. Yani varlık hem idea hem de maddedir. Descartes ve Spinoza bu görüşün en önemli temsilcileridir.

Varlık Fenomendir Yaklaşımı

Bu görüşe göre varlık onu algılayan özneden bağımsız değildir. Varlık kendisine yönelmiş bir öznenin algısıyla var olur. Varlığa ve bilgiye ulaşmanın tek yolu bilinçtir. Çünkü her şey bilinç tarafından kurulmuştur.