Felsefe

Din Felsefesi

Genellikle doğaüstü nitelikleri olan ve ahlaki öğeler taşıyan, farklı ritüeller içeren inanç sistemlerine din denir. Yaşama doğrudan etki eden din kavramının dayandığı temel öğe inançtır. Felsefede din kavramını ele alıp akla dayalı soruşturmalar yapan alana din felsefesi denir. Din felsefesi dinler gibi öğüt vermeyi veya doğru olanı vaaz etmeyi amaçlamaz. Din felsefesinin temel amacı din olgusunun dayandığı temel ilkeleri ve dinin temel kavramlarını sorgulamaktır. Bu açıdan din felsefesi teolojide bütünüyle farklı bir nitelik taşır. Belli bir dini ele alıp onun dogmalarını akılla temellendirmeye çalışan teolojiyle din felsefesi tamamen farklıdır. Çünkü din felsefisi genel anlamda din olgusunu nesnel bir zeminde inceler ve verileri tamamen nesnel ele alır.

Din felsefesinin Tanrı, peygamber, vahiy, mucize, iman, ibadet, kutsal gibi farklı farklı kavramları vardır. Her din bütün bu kavramları içermeyebilir. Ancak bu kavramlar çoğu din içerisinde mevcuttur. Din felsefesinin temel sorusu Tanrı'yla ilgilidir. Tanrı'nın varlığı din konusunda sorulabilecek en temel sorudur. Bu konuda üç tane temel görüş vardır. Bunları Tanrı'nın var olduğunu düşünenler, tanrıyı inkar edenler ve tanrının bilinemez olduğunu düşünenlerdir.

Tanrı'yı Kabul Eden Görüşler

Teizm: Yunanca "theos" sözcüğünden gelen teizme göre her şeyin yaratıcı olan Tanrı, her şeyi bilen ve her şeye gücü yeten, evrenin hakimi olan mutlak varlıktır. Tanrı mutlak güç sahibi olduğu için kainatta gerçekleşen her şey onun isteğiyle olur. Tanrı insan ile ve doğa ile son derece ilgilidir. Onun isteği olmadan hiçbir şey olmaz. Çünkü o her şeye müdahale eder.

Deizm: Latince "deus" sözcüğünden gelen deizm, aydınlanma döneminde ortaya çıkmış ve kâinatı yaratan fakat hiçbir şekilde müdahalede bulunmayan bir Tanrı anlayışıdır. Evrenin dışında olan Tanrı doğa üstü olduğu için doğa olaylarıyla pek ilgili değildir. Bu yüzden doğada mucize falan gerçekleşmez. Sadece doğa kanunları işler.

Panteizm: Yunanca "pan" ve "theos" sözcüklerinin bir araya gelmesiyle oluşan panteizme göre hem Tanrı her yerdedir hem de her şey Tanrı'dır. Tanrı kesinlikle sonsuzdur ve evrenin içine yayılmıştır. Evrenden başka gerçeklik yoktur ve bu gerçeklik aynı zamanda Tanrı'dır.

Tanrı'nın varlığıyla ilgili çeşitli kanıtlar ileri sürülmüştür. Ontolojik kanıta göre Tanrı kavramı varsa kendisi de vardır.  Kozmolojik kanıta göre evren varsa evreni var eden Tanrı da olmalıdır. Bu yüzden Tanrı vardır. Teolojik kanıt ise evrendeki düzeni ve her şeyin bir amaç doğrultusunda hareket etmesi Tanrı'nın varlığını gösterir.

Tanrı'yı Reddeden Görüşler

Tanrı'nın var olduğu kabul etmeyen görüşe ateizm denir. Ateizm, kâinatta ve doğada yaratıcı bir güç olmadığını, evrenin maddesel bir bütün olarak kendiliğinden var olduğunu ileri sürer. Bu nedenle ebedi yaşam veya ahiret hayatı gibi kavramları ateizm kabul etmez. Tanrı'nın varlığını reddeden filozoflar görüşlerini ispatlamak için çeşitli kanıtlar ileri sürmüşlerdir. Kötülük kanıtına göre dünyada kötülükler var olduğu için Tanrı var olamaz. Nihlist filozoflara göre ise insan özgür bir varlıktır. Tanrı ise insanın özgürlüğü kısıtlar. Bu yüzden Tanrı olamaz. Bazı filozoflar da Tanrı'nın var olmadığını madde ile açıklamaya çalışmışlardır. Bu filozoflara göre madde ezeli olduğu için yaratıcı bir güce ihtiyaç yoktur.

Tanrı'nın Bilinmezliği Görüşü

Yunan dilindeki bilinmez anlamına gelen "agunustos" sözcüğünden türeyen agnostisizm; insanın akıl yoluyla sonsuzluk veya yaratılış gibi metafizik konuları bilemeyeceğini savunur. Agnostikler Tanrı'nın varlığı veya yokluğu üzerine tez üretmenin sonuçsuz bir çaba olduğunu ileri sürmüşlerdir. Çünkü onlara göre bu tarz kavramlar üzerinde kesin bir yargıya varmak imkânsızdır. Bu görüşün ilk temsilcilerinden olan Protagoras, Tanrıların duyu organlarıyla algılanamayacağını ve insan ömrü çok kısa  olduğu için insanın bu tür meseleleri çözemeyeceğini ileri sürmüştür.