Biyoloji

Canlılardaki Çeşitlilik

Biyosferdeki canlılar, morfolojik, anatomik, beslenme, üreme, gelişme gibi özellikler açısından çok çeşitlidirler. Belirtilen özellikleri birbirine benzeyen canlılar aynı grupta toplanır. Bu şekilde canlı hakkında daha derli toplu bilgiler edinme, canlıyı tanıma olanağı doğar. Canlıların ortak özelliklere göre gruplandırmaya sınıflandırma denir. 

Sınıflandırma Şekilleri

Kara veya su ortamına uyum sağlamış canlıların birbiriyle olan akrabalık derecelerini saptamak, yayılış alanlarını belirlemek ve onlara bilimsel nitelik kazandırarak isim vermek biyolojinin temel konularından biridir. İlkel kabileler bile kuş, balık, çiçek veya ağaçlara isim vermişlerdir. Fakat gerçek anlamda  ilk sınıflandırma çalışmaları milattan önceki devirlerde Aristo tarafından yapılmıştır. Aristo canlıları bitkiler ve hayvanlar; bitkileri otlar, çalılar ve ağaçlar, hayvanları ise kanlılar, kansızlar, suda yaşayanlar, karada yaşayanlar, uçanlar şeklinde sınıflandırmıştır. Burada Aristo'nun yaptığı gibi canlıları sadece gözle görünen birkaç benzer dış özelliğe göre gruplandırmaya suni (ampirik) sınıflandırma denir. Burada canlıların sadece dış görünüşleri ölçü alındığı için bilimsel olarak birbiriyle hiçbir akrabalığı olmayan birçok canlı aynı grup içerisine sokulmuştur. 

Bilimsel niteliği olan bugünkü sınıflandırmada ise canlıların bütün özellikleri dikkate alınır. Kök akrabalıklarına göre tapılan sınıflandırmaya filogenetik sınıflandırma denir. Filogenetik sınıflandırmada canlıların biyokimyasal ve moleküler yapıları, embriyolojik gelişmeleri, morfolojileri, anatomileri, beslenme, üreme ve boşaltım şekilleri gibi faktörler dikkate alınır. 

Doğal sınıflandırmaya göre ortak gen sayısı en fazla olan  ve birbiriyle çiftleştiğinde verimli döller meydana getiren canlılar topluluğuna tür denir. Aynı türe ait bireylerin en önemli ortak özellikleri şunlardır:

  • Kromozom sayıları eşittir. 
  • Aynı beslenme grubunda yer alırlar.
  • Solunum, sindirim, dolaşım, endokrin, sinir ve boşaltım sistemleri aynıdır. 
  • Ortak bir atadan gelmişlerdir. 
  • Ortak gen ve enzimleri fazladır. 
  • Morfolojik, anatomik, biyokimyasal yönden benzer özellikleri oldukça fazladır. 

Benzer türler cinsi, benzer cinsler familyayı (aile), benzer familyalar takımları meydana getirirler. Sistematik gruplar küçükten büyüğe doğru tür, cins, aile, takım, sınıf, şube ve alem şeklindedir.  Bu sistematikte en çok ortak özelliğin bulunduğu grup türdür. Türden aleme gidildikçe ortak özellikler azalmaya başlar. Bununla birlikte birey sayısı ve gen çeşitliliği artar. 

Türü Adlandırmak

Bir tür adı iki sözcükten oluşur. Birinci sözcük cins adı, ikincisi ise özel tanıtıcı addır. Bu iki sözcük bir araya gelince tür adını oluşturmuş olur. Örneğin Felis cinsinin sonuna leo sözcüğü gelirse aslan anlamına gelen Felis leo oluşur. Felis domesticus denseydi bu da bildiğimiz ev kedisine denk gelecekti. Aslan ve ev kedisi aynı cins içinde bulunurlar. İkinci sözcük bunların özelleşmesini sağlamaktadır. 

Bazı canlıların sınıflandırılmasına ciddi zorluklar yaşarız. Canlının hangi gruba gireceği net olmayabilir. Bu durumda kabullerden hareket ederiz. Örneğin virüslerin canlı olup olmadığı bile tartışılmaktadır. Doğal sınıflandırma esasına göre canlılar öncelikle hücresel organel bulundurup bulundurmamalarına göre prokaryot ve ökaryot olarak ikiye ayrılırlar. Prokaryotlar, bakterilerde ve mavi-yeşil alglerden oluşurlar. Ökaryotlar ise mantarlar, protistalar, bitkiler ve hayvanlardan ibarettir. 

Öglenanın bazı özellikleri şöyledir. Tek hücrelidir. Hücreleri ökaryot yapıdadır. Kamçılı ve göz lekelidir. Kloroplastlı olup fotosentez yapar. Görüldüğü gibi hem bitki hem de hayvanlara benzeyen özellikleri vardır. Bu nedenden dolayı botanikçiler öglenayı bitki, zoologlar ise hayvan olarak sınıflandırmışlardır. Genellikle protistlerdeki canlıların sınıflandırılmalarında böyle bir güçlük mevcuttur.

Prokaryot Hücre

Bütün bakteri çeşitleriyle mavi-yeşil alglerin hücreleri prokaryottur. Bu hücre tipinde belirgin çekirdek yoktur. Sadece ribozom organeli mevcuttur. Endoplazmik retikulum, sentrozom, mitokondri, kloroplast, golgi aygıtı gibi organeller yoktur. Bütün enzim çeşitleri hücre zarının iç kısmı üzerinde sitoplâzmada yer alır. 

Ökaryot Hücre

Hücre içerisinde özelleşmiş bölümler mevcuttur. Çekirdek materyali bir zarla çevrilmiştir. Mitokondri, lizozom gibi organeller gelişmiştir. Doğal sınıflandırma esasına göre canlıların tümü 5 ayrı alem içerisinde yer alırlar. Bu alemleri tipik bazı özellikleriyle bilmek gereklidir. 

Monera

Bu alemde prokaryot canlılar yer alır. Tek hücreli olan bakteriler ve mavi-yeşil algler bu alem içerisindedir. Mavi-yeşil algler sularda ve nemli ortamlarda yaşayan fotosentetik canlılardır. Hücrelerinde hem yeşil renk veren klorofiller, hem de mavi renk veren fikosiyanin pigmentleri bulunur. Bu canlıların çoğu koloni şeklinde hayatlarını sürdürürler. 

Protista

Bütün bireyleri tek hücreli ve ökaryottur. Her çeşit beslenme ve üreme şekline rastlanır. Bitkilere benzeyen gruplar algler ve cıvık mantarlardır. Hayvanlara benzeyen gruplarına protozoa denir. Protozoaların serbest, koloni ve parazit olarak yaşayanları vardır. Kamçılılar, kök ayaklılar, sporlular ve silliler şeklinde 4 gruba ayrılırlar.

Fungi (Mantarlar)

Çok hücreli ve hetetrof olarak beslenen organizmalardır. Bir kısmı parazit bir kısmı da çürükçül olarak beslenir. Hücrelerinde birden çok çekirdek bulunur. Genellikle yarı aydınlık ve nemli yerlerde yaşarlar. Üremeleri sporla olur. 

Çok basit yapılı bitkilerden sayılan algler gerçek kök, gövde ve yaprak taşımazlar. Fotosentez  çeşitli pigmentlerin yardımıyla gerçekleşir.

Bitkiler

Ototrof olarak beslenirler. Çok hücreli ve gelişmiş bir organizasyona sahiptirler.  Pasif hareket ederler. Gerçek kök, gövde ve yaprak taşırlar. Bitkiler çiçeksiz ve çiçekli bitkiler olmak üzere ikiye ayrılırlar.

Çiçeksiz (Tohumsuz) Bitkiler

En önemli grupları eğrelti otları ve karayosunlarıdır. Eğrelti otları bitkilerin evrimsel gelişimi sırasında iletim demetlerinin ilk görüldüğü gruptur. Gerçek kök ve yaprak oluşturmazlar. Üremeleri döl almaşı ile olur. Karayosunlarının iletim demetleri yoktur. Nemli yerlerde yaşarlar. Üremeleri döl almışı ile olur. Döl almaşı (metagenez) eşeyli ve eşeysiz üremenin birbirini takip etmesine denir.

Çiçekli (Tohumlu) Bitkiler

Açık tohumlu ve kapalı tohumlular şeklinde ikiye ayrılırlar. Açık tohumlu olanlarda tohum taslağı ve tohum herhangi bir örtüyle kaplanmamıştır. Genelde iğne yapraklı ve her zaman yeşil kalan bitkilerdir. Bütün bireyleri odunsudur. Tozlaşmaları rüzgârla olur. Çiçekleri tek eşeyli, küçük ve gösterişsizdir. Tek döllenme görülür.

Kapalı tohumu bitkilerde tohum taslağı ve tohum bir örtü kaplanmıştır. Üyeleri otsu veya odunsu olabilir. Yaprakları kısa ömürlüdür. Çiçekleri güzel ve gösterişlidir. Çift döllenme görülür. Monokotiller ve dikotiller olmak üzere ikiye ayrılırlar. Monokotiller yani tek çeneklilerin embriyolarında tek çenek yaprağı vardır. Genellikle tek yıllık ve otsu bitkilerdir. Buğday, mısır ve arpa gibi bitkiler bu sınıfa girer. Dikotiller yani çift çeneklilerin embriyolarında iki çenek yaprağı vardır. Tek veya çok yıllık olabilirler. Otsu veya odunsu türleri vardır. Fasulye, ceviz ve salatalık bu sınıfa örnek bitkilerdir.

Hayvanlar

Çok hücreli ve aktif hareket eden, hetetrof olarak beslenen organizmalardır. Omurgasızlar ve omurgalılar şeklinde ikiye ayrılırlar. Omurgalı hayvanlar genellikle omurgasızlara göre daha gelişmiştir.  Omurgalıların genel özellikleri şöyle özetlenebilir.

  • Vücutlarının sırt tarafında bir sinir kordonu bulunur.
  • İskeletleri vücutlarının içerisinde bulunur.
  • Boşaltım organı olarak böbrekler gelişmiştir.
  • Taşıma sistemleri kapalıdır.
  • Vücutları çok katlı epitelle kaplıdır.
  • Holozoik olarak beslenirler.
  • Eşeyli yolla ürerler. Balıkla ve kurbağalarda dış döllenme, sürüngen, kuş ve memelilerde iç döllenme görülür.