Türkiye'deki Doğal Afetlerin Dağılışı ve Oluşum Şekilleri

24.04.2018 - 18:31

Türkiye çok çeşitli iklim ve fiziki yapısıyla çok zengin bir doğaya sahiptir. Bununla birlikte Türkiye'de doğal afet çeşitliliği de fazladır. Ülkemizdeki doğal afetlerin dağılışı çeşitli etmenlere dayanmaktadır. Doğal afetler ve etkileri konusunda doğal afetleri genel olarak anlattık. Bu yazıda Türkiye'de doğal afetler konusunu kısaca özetleyeceğiz.

Doğal afetlerin oluşumunda iki ana faktör etkilidir. Bunlar:

  1. İklim
  2. Yer şekilleri

Şeklindedir. Türkiye'de hem iklim hem de yer şekli çeşitliliği fazladır. Bunun sonucu olarak ülkemizde yaşanan doğal afetlerin etkileri de çeşitlidir. Türkiye'de neredeyse bütün doğal afet türleri görülmektedir. Türkiye'de görülmeyen doğal afetler için genellikle tsunami örneği verilir.

Ana doğal afet türleri şöyle sıralanabilir:

  • Deprem
  • Sel ve taşkın
  • Kuraklık
  • Erozyon
  • Kütle hareketleri
  • Çığ
  • Fırtına, kasırga ve hortum gibi olağanüstü hava olayları
  • Volkanlar
Türkiye'deki Doğal Afetlerin Dağılışı

Türkiye'de Doğal Afetler

Türkiye'de doğal afetler çeşitlidir. Ülkemizde hava koşullarının ve yer şekillerinin farklılık göstermesinin bir sonucu olarak çok çeşitli doğal afetler görülmektedir. Türkiye'deki doğal afetlerin sonuçları bazen çok ağır olmaktadır. Örneğin bir depremde binlerce kişi hayatını kaybetmekte ve büyük miktarda can kaybı yaşanmaktadır. 17 Ağustos 1999 depreminde binlerce kişi hayatını kaybetmiştir. Bu depremin ekonomik maliyetinin de 20 milyar dolar civarında olduğu tahmin edilmektedir.

Ülkemizde yaşanan doğal afetlerin etkileri plansız yerleşmelerle daha da artmaktadır. Plansız yerleşme ve kontrolsüz nüfus artışı madde ve manevi zarar olasılığını ciddi bir şekilde yükseltmektedir.

Şimdi ülkemizdeki doğal afetleri ve bu afetlerin en çok görüldüğü bölgeleri ele alalım.

Türkiye'de Deprem

Yer kabuğunun ani sarsılmasına deprem denir. Deprem kısa süreli bir doğal afettir ancak etkileri çok büyüktür. Ülkemizde görülen doğal afetlerin yaklaşık %60 kadarı deprem kökenlidir. Depremlerin dağılışı ile fay hatlarının dağılışı büyük oranda paralellik göstermektedir. Türkiye'de fay hatları genel olarak doğu - batı ekseninde yer almaktadır.

Türkiye'nin Alp - Himalaya deprem kuşağı üzerinde yer aldığı bilinmektedir. Bu yüzden ülkemizde bazen büyük depremler olmaktadır. Bu depremlerin büyüklüğü dayanıksız yapılarla birlikte büyük bir şiddete yol açabilmektedir. Türkiye'deki deprem bölgeleri üç ana kuşağa ayrılır.

Batı Anadolu deprem kuşağı: Marmara bölgesinin güneyi ile Ege bölgesinin kıyı kesimi arasında dağılım gösterir. Bu bölgede çok fay hattı ve çöküntülü arazi bulunmaktadır.

Doğu Anadolu deprem kuşağı: Doğu Anadolu deprem kuşağı Hatay ilinden ülkemize giriş yapar. Ardından Kahramanmaraş üze­rinden Adıyaman, Malatya, Bitlis, Bingöl ve Van Gölü civarına kadar da devam eder. Bu kuşak Kuzey Anadolu fay hattıyla Muş, Erzurum civarında birleşir.

Kuzey Anadolu deprem kuşağı: Türkiye'nin en doğusundan en batısına kadar uzanan geniş bir deprem kuşağıdır. Van'ın kuzeyinden başlayarak kuzeye doğru Karadeniz bölgesinin altında ve bölgeye paralel bir şekilde uzanır. Marmara denizi ve Çanakkale'ye kadar da devam eder.

Deprem gerçekten çok yıkıcı bir olaydır. Depremlerin neden olduğu can ve mal kayıplarını azaltmak için çeşitli önlemler almak gerekir. Deprem öncesi ve deprem sonrası uygulanacak bu önlemler depremin yıkıcı etkisine karşı alınacak tedbirleri içeririr.

Türkiye’de Sel veTaşkın

Türkiye'de sel ve taşkınlar oldukça sık görülmektedir. Sel ve taşkınların ülkemizdeki ana sebebi sıcaklığın yükselmesiyle karların erimesidir. Bu duruma ilkbahar yağışları de eklenince sel ve taşkınlar kaçınılmaz olur. Sel ve taşkınlardan korunmanın ana yolu sel bölgesinin yerleşim yeri olarak kullanılmamasıdır. Maalesef ülkemizdeki hızlı nüfus artışının bir sonucu olarak çeşitli sel bölgelerinde yerleşmeler artmıştır.

Ekonomik amaçlarla dere ve su yataklarının doldurulması da sel riskini arttırmıştır. Ülkemizde görülen doğal afetlerin yaklaşık %15 kadarı sel ve taşkınlardan oluşmaktadır. Doğanın hor kullanılması, ormanların tahrip edilmesi, arazi yapısının bozulması sel felaketine davetiye çıkarmaktadır.

Nehir ağızlarına kurulmuş yerleşim yerleri bu açıdan risk altındadır. Akdeniz'in doğusunda Adana ve Hatay, doğu Karadeniz'de Trabzon ve Giresun gibi şehirlerde sel riski fazladır. İstanbul yerleşimin çok sık olduğu bir yer olarak ciddi sel tehlikesi altındadır.

Sel ve taşkınlar büyük ekonomik yıkımlara neden olmaktadır. Örneğin seraların su altında kalması tarımsal üretimi ciddi olarak olumsuz etkilemektedir.

Türkiye’de Heyelan

Heyelan ülkemizde sık görülen bir kütle hareketidir. Eğimli alanlarda tabakaların hareket etmesi heyelanı meydana getirir. Türkiye'de Doğu Karadeniz bölgesi heyelan riskinin en yüksek olduğu bölgedir.

Eğimli alanlarda tabakaların da eğim yönünde uzanması, kalitesiz toprak bolluğu ve yağış gibi olaylar heyelanı tetikler. Karadeniz bölgesinin doğusunda bu şartların birçoğu vardır. Bu nedenle bölgede sıkça heyelan olayları görülmektedir. Türkiye'de heyelan biriken kar kütlelerinin eridiği ilkbahar dönemlerinde sık meydana gelmektedir.

Ülkemizde heyelanın etkisiyle çeşitli heyelan set gölleri oluşmuştur. Abant Gölü ve Tortum Gölü heyelan set göllerine örnektir.

Türkiye'deki Diğer Doğal Afetler

Türkiye'deki diğer doğal afetleri kaya düşmesi, çığ olayları, orman yangınları, kuraklık şeklinde sıralayabiliriz. Bu olaylar ülkemizde görülmekle birlikte ülkemizdeki ana doğal afetler içerisinde daha küçük bir paya sahiptir.

Kaya düşmesi ülkemizdeki doğal afetlerin %5 kadarını oluşturmaktadır. Bu oran aslında epey yüksektir. Kaya düşmesinin ana sebebi eğimdir. Türkiye eğim ortalaması yüksek bir ülkedir.

Erozyon heyelana göre daha yavaş ilerleyen bir süreçtir. Erozyonda buzullar çok etkilidir. Türkiye ılıman kuşakta yer aldığı için buzul erozyonuna pek rastlanmaz. Ancak akarsu ve rüzgar erozyonu kısmen görülür.

Ülkemizdeki bir diğer doğal afet de kuraklıktır. Kuraklık özellikle karasallığın etkili olduğu İç Anadolu bölgesinde ve Güneydoğuda tarım üretiminin düşmesine neden olmaktadır. Bu da önemli bir maddi hasara yol açmaktadır.


Etiketler:
  • coğrafya    
  • Yorumlar
    Yorum Yap