Başarıda Kıyas

10 Mart 2014 14:53

kıyas

İnsanlar ve görevleri arasında farklar vardır. Bazıları çok önemli işler başarabilir. Siz görevi üstlenmemişseniz, istekli olmazsanız, emek sarf etmezseniz başarı sağlayamazsınız. Başarı denince çok büyük şeyler düşünmek zorunda değilsiniz. Yapmak istedikleriniz yapıp hayatta daha mutlu olursanız başarılısınız demektir. Temel mesele de aslında budur. Çoğu zaman her şey yanlış gider ve istediklerimize asla ulaşamayız. Hatta bazen küçük bir şey istiyorsak bile bu durum böyledir. Mesela bir araba sahibi olmak istersiniz. Çevreyoluna çıkıp baktığınızda aynı anda binlerce araba görürsünüz. Üstelik her bir arabanın bir sahibi var. Hiçbiri de anormal derece mutlu değil. Onlar için basit bir şey ama siz araba sahibi olmayı başaramamışsanız sizin için bu büyük bir şey. Çünkü insanlar her zaman daha iyisini arar. Bulunduğu koşulları daha iyi bir noktaya taşımayı istemek her insanın doğasında vardır. Bu nedenle başarı denince aklınıza çok büyük hırslar ve ihtiraslar gelmemeli. Aksine, gayet hayatın içindeki temel bir olgu olarak değerlendirmelisiniz.

Mutlu olmak ve iyi bir hayat yaşamaktan bahsedilince insan nedense hep başkalarını düşünüp kıyaslama yapıyor. Aslında bu temel bir hatadır. Çünkü her insanın yapısı farklı olduğu gibi hayattan beklentisi de farklıdır. Kıyas sizi asla bir yere götürmez. Sizin için çok değerli olan bir şey başkası için çok basit olabilir. Bunun tersi de aynı şekilde mümkün. Siz dünyadaki en zeki insan olmak isteseniz bile sizden daha zeki insanlar mutlaka var olacaktır. Çevrenizde olmasa bile biraz uzakta sizden daha zeki insanlar muhtemelen vardır. Dolayısıyla bu tür meselelerde kıyas her açıdan sonuçsuzdur diyebiliriz. Kendinizi dünyadaki tek kişi gibi düşünün ve başkalarından bağımsız olarak ne istediğinize bakın. Hayallerinizi kurarken başkalarını önemsemeyin. Çünkü ne kadar başarılı olsanız da sizden daha fazlasını bekleyenler her zaman olacaktır. İnsan toplumun içinde öncelikle bir bireydir. Çoğulluk bildiren aile, millet, memleket gibi kavramlar daha sonra gelir. Sizi en iyi tanıyan yine ancak siz olabilirsiniz. Peki, bu durumda ne yapmalısınız? Başarı için ölçütünüz ne olacak? Değerlendirmelerinizi neye göre yapacaksınız? Şimdi de bu sorulara kısaca cevap vermeye çalışalım.

Eğer bir ölçüt oluşturmak istiyorsanız kendinizi yine kendinizle kıyaslayabilirsiniz. Bu kavram size çok yuvarlak ve anlamsız gelebilir ancak gerçekten yapmanız gereken tek şey bu. İnsanın koşullarını iyileştirmek istediğinden bahsetmiştik. Öyleyse iyileşen koşullarınızın farkına varabilmek için daha önceki koşullarınızla kıyas yapmanız en mantıklısı olacaktır. Kendinizle kıyaslandığınız zaman kıskançlık gibi bir derde de düşmezsiniz. Bir önceki durumunuza bir de şimdiki durumunuza bakın. Eğer gelişme varsa haberler iyi. Eğer gerileme varsa o zaman çözüm bulmanız gerekiyordur. Durumlarınızı kıyaslarken sayısal verilen kullanmak daha mantıklı olacaktır. Bir sınava girip 100 net yaptıysanız bir sonrakinde 110 net yapmak oldukça iyidir. Ama bir sonraki sınavda 90 net yaparsanız işte bu çözülmesi gereken bir durumdur. Bakın veriler sayısal olunca durum ne kadar da basit. Aksi takdirde insan geçmişteki sıkıntılarını şimdi hissetmediği için her zaman kendini en ön kötü anında hisseder. Bu çoğunlukla hissel bir yanılgıdır. Buraya kadar konuştuklarımızı şöyle özetleyebiliriz. Kendinizi başkasıyla değil de kendinizle kıyaslayın. Her zaman daha iyiyi hedefleyin ve sayısal veriler kullanın.


Etiketler:
  • başarı    
  • Yorumlar
    Yorum Yap